T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/618 Esas
KARAR NO : 2025/183
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 08/08/2023
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında uzun yıllara sirayet eden bir ticari ilişki bulunduğunu, davalının bu ticari ilişki sürecinde ödemelerde geri kalarak borcunu ödeme konusunda müvekkili şirkete sorunlar yaşattığını, müvekkili şirketin davalıya devamlı şekilde borcunu açıklayıcı ve ödeme ihtarı içeren elektronik postalar gönderdiğini, her yıl sonunda da kapama talep ettiğini, ancak davalı şirketin çok cüzi kısmi ödemeler yapmakla yetindiğini, borç miktarının da yükseldiğini, bugüne kadar yapılan görüşmelerde sonuç elde edilemediğini, bunun üzerine İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, faizsiz son bakiye alacağın 397.486,32-TL olduğunu, davalıya devamlı şekilde bakiye ve yıl sonları itibariyle borcun kapatılması ihtarları gönderildiğini ve alacakların talep edildiğini, bu elektronik postalar dikkate alındığında davalının her yıl sonundan itibaren temerrüte düşmüş durumda olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalının temerrüte düştüğü tarihler itibariyle, yaptığı kısmi ödemeler dikkate alınarak davalının temerrüt faizinin hesaplanmasını, bu kapsamda yaptığı kısmi ödemelerin Borçlar Kanunu'nun 100.maddesi kapsamında öncelikle faizden mahsubu ile asıl alacak ve ticari temerrüt faizinin hesaplanarak dava tarihi itibariyle tespitine; bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda tespit edilen asıl alacak ve ticari temerrüt faizlerine ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik; 397.486,32 TL asıl alacak ile cari hesap kapama dönemlerinden itibaren hesaplanarak işleyecek ticari temerrüt faizinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 74.000,00 TL faizin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları,
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/7 Talimat sayılı dosyası aracılığıyla davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 22.03.2024 tarihli rapor,
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; bilirkişi tarafından müvekkili şirkette yapılan incelemeler sonucunda dava tarihi itibariyle 397.486,30-TL alacağın ve dava tarihi itibariyle de 198.486,05-TL faiz alacağının bulunduğunun tespit edildiğini ve rapora itiraz edilmeyerek müvekkili şirketin alacak bedelinin netleştiğini, 22.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan tespite dayanarak faize ilişkin taleplerini 74.000,00 TL den 198.486,05 TL ye çıkararak, davanın kabulü ile; 397.486,30 TL asıl alacak ile dava tarihi itibariyle işlemiş 198.486,05-TL faize hükmedilmesini, dava tarihinden itibaren asıl alacağa yasa gereğice işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı borcun tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.
Tarafların tacir olması nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle alacak ve borç durumunun tespiti bakımından ticari defterlerini sunmaları ya da bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarlı davetiye çıkarılmış ve ihtarat yapılmış, davacı tarafça ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiştir. Davalı tarafça usulüne uygun olarak çıkartılan ihtarnameye rağmen ticari defterler dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yer de bildirilmemiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu adresin İstanbul olması nedeniyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/7 Talimat sayılı dosyası aracılığı ile davacı tarafın defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Şirkete ait ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış onaylarının yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bu nedenle sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, dava tarihi olan 10.08.2023 itibariyle cari alacaktan dolayı davacının davalı şirketten 397.486,30 TL alacağının bulunduğu, dava tarihinden önce ödeme kayıtlarının bulunduğu, son ödemenin 05.01.2022 tarihinde 6.500,00 TL olarak yapıldığı, dava tarihinden sonra ödeme bulunmadığı, davacının davalıyı TTK 1530. Maddesine göre temerrüde düşürmüş olduğu, Davacı Şirket tarafından düzenlenen faturaların TTK 21. maddesine göre düzenlenen faturaları izleyen 30 gün içerisinde ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğü, davacı Şirketin her yıl sonu itibariyle temerrüt faizinin hesaplanmasını talep etmiş olduğu, talebe bağlılık ilkesi gereğince yıl sonları itibariyle faiz hesaplaması yapıldığı, dava tarihi olan 10.08.2023 itibariyle 198.486,05 TL işlemiş faiz miktarı hesaplandığını, davacı Şirketin Davalı Şirketten Dava tarihi itibariyle 397.486,30 TL Asıl Alacak ve 198.486,05 TL işlemiş faiz miktarı talep edebileceği belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açıldığından, davacı vekilinin 11.09.2024 tarihli duruşmadaki talebi doğrultusunda davayı ıslah etmek üzere kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesi ile 74.000,00 TL talep edilmiş olan faiz taleplerini 198.486,05 TL 'ye yükselttiklerini belirtmiş, 397.486,30 TL asıl alacak ile dava tarihi itibari ile işlemiş 198.486,05 TL işlemiş faizin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.
6102 Sayılı TTK'nın 18/3. Maddesi uyarınca tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Aynı yasanın 1530. Maddesine göre ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde alacaklı kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulmayacağı haller hariç, sözleşmede ön görülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Sözleşme ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre 5.fıkraya aykırı ise, borçlu faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın borçlu mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.
Davacı tarafça her ne kadar cari hesap kesiminin karşı tarafa E-posta yolu ile gönderildiği beyan edilmiş ise de; UYAP üzerinden yapılan araştırmada davalının KEP adresinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafça bu adrese yapılan gönderilere ilişkin TTK'nın 18. Maddesinde yer alan koşullar bulunmadığından karşı tarafın onaylı, güvenli Elektronik posta adresi bulunmadığından davalının bu gönderilerle temerrüde düşmediği değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesine göre verilen kesin süre içerisinde defterlerini sunmadığı, 7251 sayılı kanunla HMK'nın 222/3 maddesindeki değişiklik gereği davalı tarafın defterlerini sunmaması ve davacı defterlerinin usulüne uygun tutulması nedeniyle sahibi lehine delil olarak kabul edildiği, taraflar arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmasa da HMK'nın 222. Maddesi ve TTK'nın faturaya ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça ticari defterlerini ibrazı hususunda ihtara rağmen herhangi bir beyan ve bildirimde bulunulmadığı, davacının sahibi lehine delil niteliği taşıyan ticari defterlerinde kayıtlı faturalara yönelik bir itiraz ve iade de olmadığı dikkate alındığında davacı tarafça fatura konusu hizmetin sunulduğu yönünde karine teşkil ettiği, bu hususun aksini ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesi ve herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle dava konusu faturalar konusu mal ve hizmetin davalıya sunulduğunun/teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu kabul karşısında davacının bu faturlarda yer alan ve ticari defterlerinde kayıtlı toplam 397.486,30 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı tarafça ödemeye ilişkin bir belge ve delilin sunulmadığı, davacı tarafça her ne kadar icra takibine kadar işlemiş faiz talep edilmiş ise de; TTK'nın 18. ve 1530. Maddelerinde borçlunun temerrüde ne şekilde düşeceğinin ve hangi tarihte alacaklının faiz talep edebileceğinin belirlenmiş olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede taraflar arasında ödemeye ilişkin belli bir tarih belirlenen yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalının ticari defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle incelenemediğinden faturanın karşı tarafa hangi tarihte ulaştığının tespit edilemediği ve davacı tarafça faturalara konu mal ve hizmetin teslimine ilişkin bir delil sunulmadığı, dava tarihinden önce davalıya temerrüde düşüren TTK'da sayılı şekilde bir ihtarın yapıldığı yönünde de dosyada bir delilin bulunmadığı, bu nedenlerle davacının dava tarihinden önce işlemiş faiz talep edemeyeceğinden dava tarihinden önceki döneme ilişkin işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 397.486,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 27.152,28 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 8.051,81 TL nispi harç ile 2.125,91 TL ıslah harcı indirildikten sonra bakiye 16.974,56 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı, 8.051,81 TL nispi harç ve 2.125,91 TL ıslah harcı olmak üzere toplamı 10.447,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 586,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 2.586,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.724,74 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 2.080,90 TL'sinin davalıdan, kalan 1.039,10 TL'sinin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 63.597,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
26/02/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.