T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/278 Esas
KARAR NO : 2025/774
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı ...Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.'den tomruk vasfında ürün siparişi verildiğini ve bu ürünlerin ücretlerinin de para ve çek verilerek ödenmesine rağmen ürünlerin tamamının müvekkiline teslim edilmediğini, anlaşılan ürün birim bedeli, karaçam alınırsa 1 tonu 1.800 TL, kızılçam alınırsa 1 tonu 1.600 TL olarak atölye teslim anlaşıldığını, müvekkili ... atölyesinin İzmir'de bulunduğunu, Davalı...davacı ... Kemalpaşa'daki atölyesine ürünü teslim edilirken nakliye hizmetinin davalı... ait olacağını, ton başı anlaşılan fiyatın atölye teslim fiyat olduğunu, müvekkilinin, nakit ve çek olarak toplam 1.198.000,00 TL ödeme yaptığını, öncelikle davalı şirketin sahip olduğu... plakalı ... marka, ...plakalı ...marka, ...plakalı... marka araçları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalının müvekkilinden sebepsiz zenginleştiği paralar ile...marka ve ...marka araçları satın aldığını, araçların edinme tarihlerine bakıldığında... 28.03.2022,... ise 26.11.2022 tarihinde edinildiğini, müvekkilinin ...eslim etmeyen kötü niyetli davalının müvekkilinden sebebsiz zenginleştiği paralar ile şirketin mal varlığını artırdığını, işbu alacak davası devam ederken davalı tarafın üzerindeki tüm mal varlıklarını üçüncü kişilere devrederek müvekkilinin haklarına kavuşmasını engellemek isteyeceğini, eğer tedbir talebinin kabul edilmezse geri dönüşü imkansız zararlar doğacağını, müvekkilinin mağdur olmasını önleyici nitelikteki tedbir talebinin ivedilikle kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin, davalı şirket yetkilisine tomruk sipariş etmek istediğini söylediğinde, şirket yetkilisi tarafından Mal Satış Sözleşmesi yapılacağını söylenmesine rağmen müvekkili ile yazılı sözleşme imzalanmadığını, yalnızca sözlü olarak 750 ton tomruk atölye teslimi konusunda anlaşıldığını, müvekkilinden anlaşılan ürünlerin tamamının ücreti alınarak anlaşılan tomruk miktarından daha az miktarda tomruk teslim edildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline; 1.600TL birim fiyat üzerinden vergiler dahil toplam 350.714,88TL tutarlı 185,76 ton... ile birim fiyatları 1.800TL (...) ve 1.600TL (...) olan toplam 284,599,00TL tutarlı 53,66 ton ...ve 102,82 ton ...teslim edildiğini, davalı şirket ile 750 ton tomruk alımı konusunda anlaşılmasına ve bedellerinin tamamının ödenmesine rağmen, davalı şirket tarafından müvekkiline toplam 342.24 ton tomruk verildiğini, davalının davacı müvekkili ile KDV dahil anlaşmasına rağmen faturaları keserken KDV 'leri üzerine eklediğini, hatta bir faturayı tevkifatlı birini tevkifatsız keserek hesaplarını belirsiz hale getirmeye çalıştığını, müvekkilinin satın aldığı tomrukları işleyerek sattığını, müvekkilinin satın aldığı 407.76 ton tomruğun kendisine teslim edilmemesi nedeniyle ticari kazanç kaybına maruz kaldığını, dolayısıyla tomrukların aynen iadesine karar verilecekse, müvekkilinin satın almış olduğu 407.76 ton tomruğun ödemesi yapılmaması nedeniyle teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu tüm zararlarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca anlaşılan fiyatın atölye teslim fiyatı olup, atölye teslim bir anlaşma olduğundan nakliyenin davalıya ait olduğunu, eğer malların aynen teslimine karar verilmez ise müvekkilinin fazladan ödediği paranın sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak tazminine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete 100.000,00TL, 250.000,00TL ve 15.000,00TL olmak üzere toplam 365.000,00TL nakit gönderildiğini, müvekkili tarafından muhatap şirkete, 200.000,00TL, 150.000,00TL, 200.000,00TL ve 200.000,00TL tutarlı çekler ve keşidecisi ... olan... 30.04.2022 tarihli 83.000,00TL tutarlı çek olmak üzere toplam 833.000,00TL tutarlı çekler verildiğini, müvekkilinin, davalıya nakit ve çek karşılığı toplam 1.198.000,00TL vermesine karşılık müvekkiline toplam 558.316,00 TL (vergiler hariç) tutarlı tomruk teslimi yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin fazladan 639.684,00 TL ödediğini, müvekkilinin fazladan 639.684,00 TL ödemesi ve sipariş verdiği tomrukların kendisine teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin ticari kazanç kaybına maruz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle müvekkilinin fazladan ödeme yaptığı kısma denk gelen miktarda kızılçam tomruğun müvekkiline aynen teslimine, müvekkilinin satın almış olduğu tomrukların zamanında teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu tüm zararların bilirkişi marifetiyle tespitiyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini, asıl talepleri kabul edilmez ise müvekkilinin fazladan ödediği belirsiz alacak 50.000 TL'nin sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren denkleştirici adalet ilkesi uygulanarak tazminine, davalı şirket müvekkilinden fazla para alarak müvekkilinin ticari kazanç kaybına neden olduğundan, bilirkişi marifetiyle tespitiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini, ayrıca her iki durumda da, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalı şirket üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
Artova Kaymakamlığı, Tokat Ticaret Sicil Müdürlüğü, Kemalpaşa Vergi Dairesi, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü, Artova Mal Müdürlüğü,... A.Ş. ve ... A.Ş. yazı cevapları,
SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 16.07.2024 tarihli rapor ve 29.05.2025 tarihli ek rapor
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, satım akdi kapsamında ödenen bedel karşılığı satın alınanların aynen teslimi ile satılanların teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine yönelik davadır.
Davacı tarafça davalı ile ürün birim bedelli karaçam alınırsa 1 tonu 1.800,00 TL, kızılçam alınırsa 1 tonu 1.600,00 TL olarak atölye teslim anlaşması karşılığı davacı tarafından nakit ve çek olarak davalıya 1.198,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından davacıya 342,24 Ton tomruk verildiği anlaşmanın KDV dahil olarak yapılmasına rağmen faturalar kesilirken KDV'lerin üzerine eklendiği, davalı tarafından davacıya toplam 558.316,00 TL (vergiler hariç) tomruk teslimi yapıldığı, davacının yaptığı ödemeden bu tutar mahsup edildiğinde davalının 639.684,00 TL sebepsiz zenginleştiği belirtilerek öncelikle bilirkişi tarafından tespit edilecek 407,76 ton kızılçam tomruğun davacıya teslimini ve satılan tomrukların zamanında teslim edilmemesinden dolayı uğranılan zararın tespiti ile tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça çıkartılan usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava dilekçesi ekinde her ne kadar mal satış sözleşmesi başlıklı satıcının davalı ...Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu sözleşme sunulmuş ise de sözleşmede alıcının... Tic. San. Ltd. Şti. olduğu, davacının sözleşmenin tarafı olmadığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.
TTK'nun 21/2. Maddesine göre, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."
6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
6098 Sayılı TBK'nın 209 ve devamı maddelerinde taşınır satışı düzenlenmiştir. Buna göre satıcı, satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Aksine sözleşme veya adet yoksa ölçme ve tartma gibi giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka bir yere taşıması gerektiğinde taşıma giderleri alıcıya aittir. Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanan yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.
Davacı bilanço esasına göre defter tuttuğu anlaşılmakla her iki taraf tacir olduğundan tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması bakımından defterlerin bulunduğu yerin bildirilmesi istenilmiş, davalıya bu hususta ihtarlı davetiye çıkarılmış, davalı tarafça ticari defterler dosyaya ibraz edilmediği gibi bulundukları yerde bildirilmemiş, davacı tarafça bildirilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Davacının ticari defterleri üzerinde alanında uzman SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; davacının yasal defter kayıtlarına göre davalıya 2022 yılında 635.313,88 TL'lik tek bir ödeme kaydı girildiği, söz konusu ödeme kaydına ait bir belgenin bulunmadığı, dava tarihi itibari ile davacının yasal defter kayıtlarına göre davalıdan herhangi bir borç yada alacağının bulunmadığı, tespit edilmiştir.
Davacı tarafça davalıya bir kısım çeklerle ödeme yapıldığı belirtilmekle ilgili bankalara müzekkere yazılarak çeklerin ön ve arka yüzü okunaklı örnekleri celp edilmiş, ödeme hususu sorulmuş, gönderilen çeklerin incelenmesinde; çeklerde davacının keşideci lehtar yada ciranta olarak bulunmadığı anlaşılmıştır.
SMMM bilirkişisinden davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan ödemeye ilişkin banka dekontları ve ticari defterleri birlikte değerlendirilerek ödemeye ilişkin tüm banka ve çek ödemelerinin araştırılması ve incelenmesi ve ayrıca tarafların Ba/Bs formlarına ilişkin analizlerin değerlendirilmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda taraflara ait Ba/Bs form bilgilerinin incelenmesinde davacının davalı şirketten 3 adet fatura karşılığında KDV hariç 870.316,00 TL alım yaptığı, hem davacının hemde davalının Ba/Bs bildirimlerinin birbirini doğruladığı, düzenlenen bir faturanın davacının ticari defterlerinde olmadığı, davacı tarafça deftere davalıya yapılan ödeme olarak kaydedilen 635.313,88 TL ödemenin dayanaklarının tespitinin yapılamadığı tespit edilmiştir.
Davacının iddia ve savunmaları ile toplanan tüm delillere göre; taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesinin bulunmadığı, davacının iddiasına göre davalıya satış sözleşmesi kapsamında avans olarak 1.198.000,00 TL ödeme yapıldığı ancak davalı tarafça bu ödeme karşılığı maldan yalnızca 342,24 ton tomruk verildiği, fazladan ödenen 639.684,00 TL olduğu belirtilerek ödeme karşılığı teslim edilmeyen 407,76 ton tomruğun aynen teslimi ile geç teslim nedeniyle uğranılan zararın tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davacının tacir olduğu ve ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafça davalıya 635.313,88 TL ödeme yapmış olduğu, faturaların bu ödeme karşılığı iki faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların Ba/Bs form analizlerinin incelenmesinde davacının davalı şirketten 3 adet fatura karşılığında KDV hariç 870.316,00 TL alım yaptığı ve bu hususun iki tarafında Ba/Bs formlarında tespit edilmiş olduğu, Ba/Bs bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan banka dekontlarının ticari defterlerinde yer alan ödeme kapsamında olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafça her ne kadar çeklerle avans ödemesi yapıldığı iddia edilmiş ise de yapıldığı belirtilen çeklerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi çeklerde lehtar, keşideci ya da ciranta olarak davacının isminin geçmediği, dava konusu edilen sözleşmeye istinaden kambiyo vasfına haiz çeklerin davacı tarafından davalıya avans olarak verildiğinin ispat edilemediği, davacı tarafça her ne kadar yapılan ödemeler avans ödemesi olarak yapıldığı iddia edilmiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin vergi dairelerince gönderilen Ba/Bs analizlerinin incelenmesinde, Ba/Bs bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve her iki tarafın bildirimine göre davacının davalıdan 870.316,00 TL'lik KDV hariç mal alımı yapmış olduğu, davacı tarafça davalıya yapılan ödemelere ilişkin davacının ticari defterlerindeki kayıtların bu tutarın altında olduğu, davacı tarafından davalıya avans ödemesi yapıldığı ve bu ödeme karşılığı malın teslim edilmediği iddiası ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL peşin karar ve ilam harcı, başlangıçta alınan 11.141,63 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 10.526,23 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ...maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/09/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza