T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/722 Esas
KARAR NO: 2024/37
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/12/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/08/2022 tarihinde davalı ...'in sürücüsü, diğer davalının maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın, davalı sürücünün tam kusurlu davranışı sonucunda çarpıştıklarını, müvekkiline ait aracın 05/09/2022 tarihinde servise bırakıldığını ve onarımı yapılarak 07/10/2022 tarihinde müvekkile şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin dava konusu aracı kiraya vererek gelir elde ettiğini, kaza nedeniyle 32 gün boyunca araçtan mahrum kaldığını, zararlarının tazmini amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiklerini, takibin itiraz üzerine durduğunu, beyanla takibin devamına, davalı tarafın %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar ekspertiz raporunda davacı şirketin araç maliki olarak adının yazmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın kaza tutanağındaki değerlendirmeye göre müvekkiline ait araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu iddia ettiğini, ancak kusur oranının adli tıp kurumu tarafından belirlenmesini talep ettiklerini, araç maliki olmayan davacı şirketin bu aracı kiralayarak gelir elde etmesinin de söz konusu olamayacağını, kazanç kaybı yönünden bir hesap yapılacak ise davacı tarafın yaptığı zorunlu giderlerin belirlenerek mahsubu gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen onarım süresinin makul olmadığını, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddi ile taraflarına %20 kötüniyet tazminatı takdir edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun davetiye ile tebliğine rağmen davalının dilekçeler aşamasında davaya cevap vermediği, duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DOSYANIN SAFAHATI
Eldeki dava ilk açıldığında İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş olup mahkemenin 13/06/2023 tarih... E. ... K.sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi sonucu Mahkememizin işbu... esasına kaydı yapılarak Mahkememizce yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle araç mahrumiyet zararı alacağına ilişkin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM ... HD'nin ... E. ... K., Ankara BAM... HD'nin... E.... K.sayılı ilamları )
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı tarafın eldeki davayı arabulucuya başvurmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı, dava tarihinin 21/12/2022 olduğu, her ne kadar dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ise de, mahkemece verilen görevsizlik kararı sonrasında dosya mahkememize gönderilmeden önceki aşamada da arabulucuya başvurulmadığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklene 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesine yer verildiği, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gözetildiğinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-TTK.'nun 5/A maddesi ve HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Karar tarihiyle alınması gereken 427,60-TL harcın başlangıçta alınan 178,34-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 249,26-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT md. 7/2 gereğince 17.900,00-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...' ye verilmesine,
5-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 18/01/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı