T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/778 Esas
KARAR NO : 2025/456
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, yapılan hizmet karşılığı davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmesi gereken tutarın 12.136,95 TL olduğunu, icra takibi öncesi ve sonrasında her türlü davalı borçlunun, aldığı hizmetin karşılığı olan borcunu ödemediğini, hesap ekstresi davalı borçludan tahsil edilemediğinden İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazında bulunduğunu, davalı tarafından yapılan itirazda yetkiye yönelik itiraz bulunduğundan dosyanın Torbalı İcra Dairesi'ne gönderildiğini, davalı tarafından Torbalı İcra Müdürlüğü'nde açılan dosyaya da kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, davalı şirkete her ne kadar borçların tahsili için ulaşıldığını ve ödeme yapmaları bilgisinin verildiğini, müvekkili şirketinin en kısa süre de ödenecek şekilde beklettiklerini, görüşmeler neticesinde borcun tahsiline yönelik bir netice alınamadığından icra takibi yoluna başvurulduğunu, söz konusu uyuşmazlıkta da davalı/borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibe konulan alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının borca itiraz etmesi kötü niyetli olup müvekkilinin alacağını elde etmesini zorlaştırma amacı taşıdığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne. davalı/borçlunun yasal dayanaktan yoksun ve haksız itirazının, iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu hakkında alacağın en az yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacaklı olduğunu iddia eden davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğu iddiası ile takibe ve davaya konu edilen alacağın dayanağını ispat etmekle mükellef olduğunu, davacı cari hesap sözleşmesinin varlığından söz etmişse de cari sözleşme yapıldığına dair herhangi bir yazılı belge olmadığından davacının dayandığı cari hesap ekstresinin hukuki açıdan geçersiz nitelik taşıdığını, bu nedenle davaya esas olamayacağını, cari hesap özeti olarak sunulan evrakta yer alan tarih ve miktarlar incelendiğinde de görüleceği üzere miktarların da yüksek olduğunu, ticari hayatın mali döngüsü ve sürekliliği göz önüne alındığında, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın yüksek meblağlı iş ve işlemlerinden karşılık alamadığı halde ifaya devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işbu davanın kötü niyetli olup herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını belirterek, davacının kötü niyetinin açıkça göstergesi olan, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz işbu davanın yetkisizliğine ve usulden reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların Ticari defter ve kayıtları
Torbalı İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası
SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 09.08.2024 tarihli rapor, 14.01.2025 tarihli ek rapor,
Davalı tarafça sunulan yemin metni ve davacının yemin edası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirket tarafından davalı aleyhine İzmir... Dairesi... Esas dosyası ile 01.01.2023-18.07.2023 tarihli hesap ekstresine dayalı 12.136,95 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı vekili tarafından borca ve yetkiye yapılan itiraz sonucu dosya kapatılarak Torbalı İcra Dairesi'ne gönderilmiş, Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının davacı olduğu, borçlunun davalı olduğu, ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlendiği, toplam 12.136,95 TL alacağa ilişkin takibin başlatıldığı, borçlu vekilince süresinde yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğu, süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaba dayalı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğundan ve her iki tarafta tacir olduğundan taraflara icra takibine konu cari hesap nedeni ile alacak ve borç durumunun tespiti bakımından ticari defterlerini sunmaları yada bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarat yapılmış, taraflarca ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiştir.
Taraflarca bildirilen ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 09.08.2024 tarihli rapor ve 14.01.2025 tarihli ek raporda; davalı tarafın ticari defterlerinin inceleneceği adrese gidilmesine rağmen davalının ticari defterlerinin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle sadece davacının ticari defterlerinin incelendiği, davacının incelemeye ibraz edilen 2022 ve 2023 yılına ait yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olup, söz konusu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı defterlerin kendisi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının 2022 ve 2023 yılına ait ticari defter kayıtlarında; taraflar arasında 14.11.2022 tarihinde başlayan, 25.05.2023 tarihinde sona eren ve hizmet satımından kaynaklı ticari ilişki olduğu, 2022 ve 2023 yılında davacının davalıya 11 adet gümrük müşavirliği hizmetine ilişkin düzenlediği fatura ve 11 adet masraf yansıtma dekontu olmak üzere toplam 12.136,695 TL'nin davalının cari hesabına borç kaydedildiği, 2022 ve 2023 yılında davalıdan yapılan tahsilatın olmadığı dolayısı ile davacının davalıdan alacağı olarak kayıtlı 12.136,695 TL'nin 2024 yılına devrettiği, davacının ticari defter kayıtlarında 18.07.2023 icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 12.136,695 TL alacağının kayıtlı olduğu, bu tutarın icra takibine konu asıl alacak tutarı ile aynı olduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davalı vekiline yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı tarafça yemin deliline dayanılarak karşı tarafa yemin teklif edildiği, Davacı şirket yetkilisi...'un 14.05.2025 tarihli duruşmada “Yetkilisi bulunduğum davacı... Gümrük Müşavirliği Lojistik Depolama İthalat ve İhracat Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı ... Reklam Tanıtım Danışmanlık Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini ve toplam 1.633 TL olmak üzere 2022 yılında düzenlenen 2 adet fatura ve 2 adet masraf yansıtma dekontu ile toplam 10.473,65 T'L olmak üzere 2023 yılında düzenlenen 9 adet fatura ve 9 adet masraf yansıtma dekontunun bu gümrük müşavirliği hizmetine binaen tanzim edildiğine, bu faturalar nedeniyle toplam 12.136,95 TL cari hesaba borç kaydedilerek davalı...Reklam Tanıtım Danışmanlık Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne icra takibi başlatılmış olduğuna ve bu alacağa ilişkin olarak davalı...Reklam Tanıtım Danışmanlık Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim" şeklinde yemini eda ettiği, yemininde ısrar ederek usulüne uygun olarak yemini eda ederek yemin delinin ikmal edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davanın taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, HMK'nın 222.maddesi uyarınca taraflara ticari defterlerini sunması için ihtarda bulunulduğu ve davalı tarafça ticari defterlerin incelenmek üzere hazır edilmemesi nedeniyle ibrazdan kaçınılmış olduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalıdan 12.136,95 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve lehe delil niteliğinin bulunduğu, davalının da ticari defterleri incelemek üzere hazır etmemesi nedeniyle ibrazdan kaçındığından davacının ticari defterlerine göre davalıdan 12.136,95 TL alacaklı olduğu, dava konusu hizmetin davacı tarafından sunulmadığı veya hizmetin karşılığı ödemenin yapıldığı hususunda ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalı tarafça sunulan delillerle bu hususların ispat edilemediği, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, davalıya yemin delilinin hatırlatıldığı ve davalı tarafça yemin metni sunulduğu, davacı şirket yetkilisi tarafından yeminin eda edilmiş olduğu, davacının icra takibine konu tutardaki hizmeti sunmadığı ve bedeli ödemediği davalı tarafça ispat edilemediğinden ve davacının ticari defterlerine göre davalıdan 12.136,95 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; Torbalı İcra Dairesi'nin...Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 12.136,95 TL asıl alacak üzerinden takibin aynen devamına,
Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 2.427,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 829,07 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL peşin harç indirildikten sonra bakiye 559,22 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı ile 269,85 TL peşin harç toplamı 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 5.750,00 TL bilirkişi ücreti ile 112,50 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 5.862,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 12.136,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
14/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim...
E-imzalıdır.