T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/857 Esas
KARAR NO : 2025/772
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait... plakalı araca 05/05/2023 tarihinde davalı sigortacı tarafından sigortalı, davalı... ait... plakalı araç tarafından çarpılmak suretiyle zarar verildiğini, müvekkilinin aracında hem maddi hasar oluştuğunu hem de meydana gelen kaza neticesinde aracın değer kaybına uğradığını, meydana gelen kazada...plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın sürücüsünde kusur bulunmadığını, bununla ilgili olarak... poliçe numarası ile sigortalı/davalı... sigorta şirketi olan diğer davalı Türkiye Sigorta A.Ş.’ye yazılı olarak başvurulduğunu, başvurunun davalı sigorta şirketine tebliğ edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, aracın mevcut kaza sebebiyle bir kısım parçalarının tamir edilerek onarıldığını, aracın gördüğü bu işlemler sebebiyle ve...kayıtlarına işlenen hasar sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş meydana geldiğini ve tespitinin gerektiğini, müvekkiline ait aracın bu kazadan ötürü değer kaybettiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacının, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, dava Şartı olarak İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Büro, ... Arabuluculuk sayılı dosyasında davalıların katılımı ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, görüşmeler sonucu anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak üzere 100-TL değer kaybı ve 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konu kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı aracın kusurlu olması sebebi ile müvekkili şirketin kaza tarihi olan 05.05.2023 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan 120.000,00-TL'lik poliçe limitine sahip olduğunu, davacının sigorta şirketine olan başvuru şartını eksik yerine getirdiğini, eksik evrak ile yapılan başvuru neticesinde davanın reddi gerektiğini, davacının aracındaki daha önceki kazaların hesaplanması hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gereken bir husus olduğunu, sigortalı aracın kazada kusursuz olduğunu, mezkur kazanın kaza tespit tutanağının yanlış tutulduğunu, bu hususlar dikkate alınarak dosyanın tekrar kusur incelemesine tabi tutulmasını talep ettiklerini, aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zamanaşımını kesip, saklı tutulan kısım için ise zamanaşımını kesmeyeceğini, bu sebeple de kısmi dava şeklinde yapılan bu başvuruda ıslah yapılması halinde, ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımının dolmasına bağlı olarak iş bu tarih itibariyle dava konusu edilmeyen kısma ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespiti gerektiğini, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olmasının, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, başvuran tarafından onarımı gerçekleştiren servise KDV ödemesi yapıldığına ilişkin belge sunulmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
05.05.2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
508001343 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi, 3/4598021 numaralı hasar dosyası
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve Türkiye Sigorta Şirketi yazı cevapları,
Trafik Bilirkişi ile Otomotiv/Makine Mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.03.2025 tarihli rapor,
Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 12.05.2025 tarihli ek rapor,
Davacı vekili sunmuş olduğu değer artırım dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen hasar/maddi tazminatını bilirkişi raporu doğrultusunda 521,00 TL artırarak 621,00 TL olacak şekilde artırdıklarını, 100,00 TL olarak belirtilen değer kaybı tazminatını bilirkişi raporu doğrultusunda 14.900,00 TL artırarak 15.000,00 TL olacak şekilde artırdıklarını belirterek, HMK 107/2 kapsamında sundukları artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini, son yüksek mahkeme kararları doğrultusunda artırım talepleri kabul görmez ise ıslah talebi olarak dikkate alınmasını, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, değer kaybı ve hasar/maddi tazminat bedeline haksız fiil tarihi olan 05/05/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ve tamamlama harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Davacı tarafça dava dilekçesinde, adına kayıtlı...plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... ait olan ... plakalı aracın karıştığı 05.05.2023 tarihli trafik kazası sonucu araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin tahsili talep edilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Davacının tazminat alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için Otomotiv/Makine Mühendisi ve Trafik Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda Trafik Bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç maliki ve sürücüsü davalı ... aracının arka kısımları ile o esnada şeridinde seyrine düz devam eden ve arkasında bulunan davacıya ait ... plakalı aracın sağ arka yan köşe kısımlarına çarptığı, davalı araç sürücüsünün yasak olmasına rağmen geri geri gitmesi ve bunu yaparken de dikiz aynaları ile arkasını etkin bir şekilde kontrol etmemesi nedeniyle dava konusu kazaya sebebiyet verdiğinden ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84.,67. ve137. maddelerinde belirtilen hükümleri ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının trafik kurallarına ve nizamlarına uygun bir şekilde seyri sırasında diğer sürücüye karşı zararlı sonucu öngörmesi ve kazayı önlemek adına tedbir alması mümkün olmadığından ve herhangi bir kurar ihlali de bulunmadığından kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmekle, kusur yönünden bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme Sigorta eksper raporu ile uyumlu olduğu ve raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, tespit edilen kusur durumlarına göre davalı sigorta şirketinin sorumluluk durumu değerlendirilmiştir.
Kaza sonucunda davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı yönünden Makine Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde; mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında meydana gelen kaza ile hasarın, hasar ile hasar onarım kalemlerinin uyumlu olduğu, aracın kaza nedeniyle ara tampon ve sağ arka çamurluk kısımlarında hasar meydana geldiği, değişmesi gereken yedek parçaların, dava konusu araca ait yedek parçalar olduğu ve değişmesinin gerektiği, yedek parça fiyatlarının ve işçilik bedellerinin piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, davacıya ait araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 4.071,00 TL hasar meydana geldiği, aracın kaza tarihi itibari ile ikinci el piyasa rayiç değerinin 425.000,00 TL olduğu ve bu nedenle aracın tamirinin ekonomik olduğu, değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; davacıya ait aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 425.000,00 TL, araç tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 410.000,00 TL olduğu, yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere aradaki fark olan 15.000,00 TL'nin araçtaki değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği, araçta 4.071,00 TL hasar bedeli ve 15.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin davalı araç maliki ile birlikte davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 3.450,00 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödeme 4.071,00 TL hasar bedelinden mahsup edildiğinde bakiye 621,00 TL hasar bedelinden 15.000,00 TL değer kaybı bedeli ile birlikte davalı araç işleteni ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davalı aracın kullanım amacı hususi olduğundan hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin başvurudan itibaren 8 iş günü sonunda temerrüde düştüğü, bu tarihten itibaren faizden sorumlu olduğu, davalı işletenin kaza tarihi itibari ile temerrüde düştüğü ve bu tarihten itibaren yasal faizden sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava konusu uyuşmazlık yönünden davacı ile davalı işleten arasındaki dava mutlak ve nispi ticari dava olmadığından davalı işleten yönünden dava Zorunlu Arabuluculuğa tabi olmadığı, davalı sigorta şirketi yönünden Sigorta Hukuku'nun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle dava mutlak ticari dava olduğundan sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 97. Maddesindeki başvurunun alternatif çözüm yöntemi olmadığı, sadece dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru şartı olan dava şartı olduğu, kaldı ki yargıtay içtihatları ile bu dava şartının da giderilebilir dava şartı olarak değerlendirildiği ve yargılamanın her aşamasında giderilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda değerlendirildiğinde sigorta şirketine başvuru koşulunun yalnızca bir dava şartı olarak nitelendirilmesi gerektiği, tarafların müzakere edebileceği bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak nitelendirilemeyeceği, tek taraflı başvuru zorunluluğunun arandığı, çözüm yöntemi olarak herhangi bir müzakere içermediği, tarafların karşılıklı görüşmesini içermediği, bu nedenle yalnızca dava şartı olarak nitelendirilebileceği ancak başvuru koşuluna bağlı bu dava şartının alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak değerlendirilemeyeceği, bu başvurunun yargıtay içtihatlarında giderilebilir dava şartı olduğunun açıkça belirtildiği, bu nedenle davalı sigorta şirketi ve davacı arasındaki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinden zorunlu arabuluculuk ücretinin tahsiline karar verilmiş, davalı işleten aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; 621,00 TL bakiye hasar bedeli ve 15.000,00 TL değer kaybı bedeli talebi olmak üzere toplam 15.621,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 02.06.2023 tarihinden itibaren davalı ... yönünden 05.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.067,07 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL nispi harç ile 427,60 TL tamamlama harcı indirildikten sonra bakiye 369,62 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL nispi harç ile 427,60 TL tamamlama harcı toplamı 967,30 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.209,75 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 9.209,75 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 15.621,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ... maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/09/2025
KATİP...
E-imza
Hakim ...
E-imza