T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/98 Esas
KARAR NO : 2025/181
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/02/2023
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan olan alacağını tahsil edebilmek amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlu tarafından 27/04/2022 tarihinde takibe itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olup itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, davalı tarafın tamamen müvekkili şirketi zarara sokmak amacıyla aralarındaki ticari ilişkinin gereklerine ve teamüllerine aykırı şekilde hareket ettiğini, nitekim davalı tarafa satışı ve teslimi gerçekleştirilen ürünlerin karşılığında müvekkili şirket tarafından; 26/01/2022 tarih ve ...numaralı, 31/01/2022 tarih ve ... numaralı, 03/02/2022 tarih ve ... numaralı, 14/02/2022 tarih ve ... numaralı faturaların tanzim olunduğunu, davalı tarafın söz konusu faturalara süresinde itiraz etmeyerek ticari defter ve kayıtlarına işlemiş olmasına rağmen faturaların karşılığı olan tutarları müvekkili şirkete ödemediğini, bunun üzerine cari ekstreye göre de alacaklı konumda olan müvekkili şirket tarafından İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, Ödeme emrini tebliğ alan davalı tarafın müvekkili şirketin alacağını tahsil etmesini engellemek adına haksız ve kötü niyetli bir şekilde takibe ve takibin ferilerine itiraz ettiğini, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını belirterek, davalı tarafın, İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet/icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir Ege serbest bölgede faaliyet gösteren iştirak firmaları ile birlikte çalışan ve sadece ihracat işiyle uğraşması nedeniyle belirli standartlarda çalışma zorunluluğu olan bir firma olduğunu, kuru meyve ve benzeri türevlerinin yurt dışına satışını yaptığını, bahsi konu davada İngiltere'de büyük bir mağaza zincir ile anlaşılmış olduğunu, mallarının temiz güvenli bir şekilde nakliyat için gerekli araştırmaların yapıldığını ve kolileme kısmında araştırmalar sonucunda en uygun firma olarak davacı yan tarafın seçildiğini, bu firmadan koli alımına gidildiğini, koli için belirli standartta çalışma prensibi ve alıcı müşterisinin kolileme ile ilgili isteklerini davacı yana bildirdiğini, bununla ilgili cezai şartları olduğunu ve kolilemenin eksiksiz olması gerektiğini davacı yan şirket yetkilisi ...’a bildirdiğini, bu istek kolilerin belirli güç ve etkiye dayanıklı olması ve görüntüsünün iyi olmasına ilişkin olduğunu, daha sonra davacı yan ile siparişler verdikten sonra kolileme yapıldığını, kolilerin düzgün bir şekilde konteynırlara yüklenmiş olduğunu ve usulüne uygun bir şekilde ihracat yapılarak İngiltere'ye gönderildiğini, müşterisinin malları teslim aldığında... kodlu kolilerin belirli kısımlarında hasarların ve ezilmelerin olduğunun görüldüğü, İngiltere'de tespit yapılarak müşteri tarafından davalıdan zararın tanziminin istendiği, bunun üzerine davacı firma ile iletişime geçildiği fakat muhatap bulunamadığını, söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu, saklama ve depolama koşullarına göre kolilerin 4 kN/m değerinde olması gerektiğinin davacı tarafından bilinmesine rağmen daha sonra TSE’de yapılan analizler sonucunda davacı firmanın ürünlerinin 3.3 kN/m olduğunun test edildiğini, bu kapsamda davacı yan tarafından ifa edilen ürünlerin tarafların arasındaki anlaşmada belirtilen niteliklere uygun olarak üretilmediğini, müvekkili firmanın ürünlerin istenilen niteliklere uygun olmadığı ve ayıplı ürün teslim edildiği bilgisini davacı firmaya mail yolu ile bildirdiğini, İngiltere’den müşterilerden gelen hasar şikayet raporlarında da davacı firmadan alınan ürünlerin hasarlı ve kullanılmaz durumda olduklarının görüldüğünü ve bu yüzden ticari kimliklerinin olumsuz etkilendiğini, davacı firmanın sözleşmeye konu ürünlerin ayıplı olarak teslim etmiş olduğunu, sözleşmeyi ihlal ederek karşı yan yükümlülüklerine uygun davranmadığını belirterek, davacının davasının reddini, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı şirket tarafından tanzim olunan 26/01/2022 tarih ve...numaralı, 31/01/2022 tarih ve ... numaralı, 03/02/2022 tarih ve... numaralı, 14/02/2022 tarih ve... numaralı faturalar
Ticari defter ve kayıtlar,
İzmir 27. Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası,
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası,
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve... Esas sayılı dosyaları,
Gıda Mühendisi ve Kimya Mühendisi bilirkişi refakatinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 08.11.2023 tarihli keşif tutanağı,
Gıda Mühendisi ve Kimya Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetince keşif sonrası düzenlenen 25.12.2023 tarihli rapor ve 10.06.2024 tarihli ek rapor,
Kimya Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 10.12.2024 tarihli rapor,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında davacı tarafından alacaklı sıfatıyla davalı aleyhine 4 ayrı fatura alacağı ayrı ayrı asıl alacak olarak belirtilerek toplam 257.440,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından faturalara konu ürünlerin ayıplı olduğu belirtilerek borca süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte tarafların beyanlarına göre davalının sipariş ettiği ebat ve ölçülere göre davacı tarafından bu siparişlere uygun olarak üretim yapılarak ürünün satılması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir.
Davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmiş ve davalı tarafça davacıya gönderilen İzmir 38. Noterliği'nce düzenlenen 29.04.2022 tarih, 6832 yevmiye numaralı ihtarname ile faturaların kabul edilmediği, gönderilen ürünlerin ayıplı olduğu, teslim edilen ayıplı/hatalı ürünlerin istenildiği takdirde iadesi için muhafaza altına alınmış olduğu, bu ayıp nedeniyle yurt dışı müşterileri tarafından da maruz kalınan zararların bulunduğu, yurt dışına gönderilen bu ürünlerin kusurlu olduğu belirtilerek gönderilen hatalı/ayıplı malların ayıpsız benzeri ile düzeltilmesine, alacak miktarının karşılıklı olarak görüşülüp bu ayıp nedeniyle müşterilerin karşılaştığı cezai şartlarda ilgili faturalarda mahsup edilerek güncelleme yapılması aksi taktirde gönderilen faturaları iptal ettiği ihtar edilmiştir.
Dava konusu faturalara konu ürünlerin istenilen şartlarda olup olmadığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığının belirlenmesi için bu kolilerle gıda da taşındığı dikkate alınarak varsa ayıbın/kusurun kolilerle gıda taşıyan davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını, ürünlerde üretimden kaynaklı ayıp olmadığının tespiti için alanında uzman Kimya Mühendisi ile birlikte Gıda Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetince mahallinde keşif yapılarak satışı yapılan ve kullanılmayan davalı nezdindeki depoda muhafaza edilen ürünler üzerinde gözlem ve inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 25.12.2023 tarihli raporda; "Dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde; İngiltere SGS firmasının düzenlediği Inspection Report (denetleme raporu) incelendiğinde, firmanın yurt dışına gönderdiği ve teslimat sırasında hasarlı olarak gözlemlenen ve raporlanan kolilerin hasar tipleri ve fotoğrafları bu denetleme raporunda belirtilmiştir. Genel olarak kutuların çöktüğü, orta yerlerinden ezilerek hasarlı oldu fotoğraflarda da detaylı şekilde belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Yine aynı şekilde... Ltd tarafından tutulan... (uygunsuzluk raporu) incelenmiş olup gönderilen birçok üründe kolilerin çökme yaptığı ve bunlara ait detayların fotoğraflar ile belgelendiği, durumun tespit ederek raporlandığı görülmüştür.
Türk Standartları Enstitüsü Ege Bölge Laboratuvarları Müdürlüğü'nde davalının talebi doğrultusunda kolilere ... taşıma ambalajlarında basma dayanımı,... oluklu mukavva kenar ezilme dayanımı tayini (mumsuz kenar yöntemi), ...oluklu mukavva Kağıt bileşenlerin ayrıldıktan sonra gramajların tayini testlerinin ...kodlu... adlı 10 adet ürün için yapılmış olduğu görülmüştür. Analiz Sonuçlarına göre,
numunede katmanların gramajı dıştan içi olacak şekilde 173-142-149 g/m2, kenar ezilme dayanımı 3.9 kN/m, basma dayanımı ise 862 N, olarak raporlanmıştır.
Davalı ve davacı taraf arasında yapılan elektrik posta yazışmalarında daha önce üretilen kolilerle davaya konu olan kolilerin arasında ağırlık farkının bulunduğu, Kasım 2021'de sevk edilen kolilerin 20'li bir bağı ile Şubat 2022'de sevk edilen kolilerin 20'li bir bağı arasında 235 g fark oldu yazışmalarda belirtilmiştir.
Aynı yazışmalar içinde ... kodlu koliler ile ilgili müşterilerden çok fazla şikâyet geldiğinin, ticari ilişkilerin durma noktasına geldiğinin, bununla ilgili çeşitli cezalar ve masrafların oluştuğunu, bu kolilerin kullanılamayacak olanlarının acil iade edilmesi gerektiğinin davalı tarafça davacı tarafa belirtilmiş olduğu, bu durumla ilgili yeni kolilerde kalite iyileştirmesinin yapılmasının gerektiğinin belirtildiği ve durumdan davacı yanın haberdar olduğu görülmüştür.
Kenar Ezilme Testi, bir kutunun dayanabileceği maksimum ağırlığı ve toplam istifleme gücünü belirlemeye yaran değerlerin ölçüldüğü bir test yöntemidir. Oluklu mukavvanın kenarlara doğru basınç dayanımının bir ölçüsüdür. Önceden tanımlanmış bir panel bölümünün kenarındaki iki sert plaka arasında sıkıştırılmasıyla ölçülür. Bu sıkıştırma, levha çökene ve bir tepe yüküne ulaşılana kadar olukların yönüne dik olarak gerçekleştirilir. Bu yük, birim genişlik başına kuvvet (lb/in, kN/m, vb.) olarak rapor edilir.
Bir kutunun kenarları ve köşeleri çoğunlukla yükü taşımaktan sorumlu olduğundan, karton üreticilerinin kalite kontrol ölçümlerini daha sağlıklı yapmasına ve kutu üreticilerinin koruyucu ambalajlarını üretmek için en uygun malzemeleri, işlemleri seçmelerine olanak verir. Test sonuçları, taşıma sırasında kutunun şeklini dikey ağırlık altında ne kadar iyi tutacağı hakkında fikir oluşturur. Böylece kolilenmiş ürünlerin nakliyesi sırasında ezilip ezilmeyecekleri, şekillerini koruyarak son kullanıcıya kadar güvenli bir şekilde gidip gitmeyecekleri öncesinden belirlenmiş olur.
Basma veya sıkıştırma dayanımı, bir malzemenin boyutunu küçültme eğiliminde olan yüklere dayanma kapasitesidir. Teste konu malzemeler için sıkıştırma direnci, deformasyon ve istifleme kapasitesini ölçmek amacı ile sıkıştırma ve basma testi uygulanır. Oluklu mukavva kutuların istifleme ve yük taşıma kapasitesinin test edilmesiyle, oluklu mukavva kutuların yukarıdan aşağıya doğru sıkıştırma mukavemetleri belirlenir.
SONUÇ ve KANAAT
Dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında dava konusu ürünlerin;
1)Davalı firmanın verdiği sipariş formunda davacı tarafça istenilen ölçülerde kolilerin üretildiği,
2)Davalı firmanın sipariş ettiği kolilerin nakliyattan sonra yurtdışı birkaç firmadan aynı benzer şikayetlerle rapor tutularak bozulma, çökme, yamulma gibi geri bildirimlerin ve buna bağlı cezai yaptırımların alındığı,
3)Davalı yan tarafından TSE’ de yaptırılan analiz sonuçlarına göre bir seri kolinin istenilen kenar ezilme dayanımı değerlerini karşılamadığı ve talep edilen minimum kenar ezilme dayanımı değerinden %3 daha az değere sahip olduğu,
4)Bu yüzden sevk edilen ürünlerin paletin en alt katmanında bulunan iki sırasındaki kolilerin çoğunlukla hasar aldığının, üst taraftakilerin bu eksikliği tolere edecek kadar yük taşıdıklarının,
5)Davalı ve davacı taraf arasında yapılan önceki yazışmalardan davaya konu olan kolilerin gramajlarının olması gereken değerlerden daha düşük olduğu,
6)Daha önce davacı tarafça üretilen düzgün koliler ile davaya konu olan kusurlu koliler arasında koli başına ortalama 11-12 gr civarı eksik gramaj olduğu,
7)Davacı tarafca üretilen kolierin gereken ağırlık ve dayanım değerlerini karşılayamadığı,
8)Davacı tarafça üretilen kolilerin gizli ayıplı olduğu ve davalı firmanın bu konuda zarar gördüğü" yönünde değerlendirme yapılarak görüş ve kanaat ifade edilmiştir.
Tarafların itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmış ve ayrıca dava konusu ürünlerin hali hazırda davalı nezdindeki depoda bulunduğu hususları dikkate alınarak bu ürünlerin bedelinin belirlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporlarda sonuç olarak; kök raporda bildirilen kanaat uyarınca ürünlerde gizli ayıp ve davalının zararının bulunduğu, ürünlerin kullanılamaz durumda olduğu tespiti yapılarak deponun Serbest Bölge de olduğu da dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; ürünlerin saklandığı depodaki saklama koşullarının kenar ezilme değerlerine etkisinin olmadığı, davaya konu bu ürünlerin ambalaj malzemesi olarak kullanılmasa da bir hurda değerinin olduğu ve buna göre ton başına 1.700,00 TL/ton olarak tespit edildiği, toplam hurda değerinin de 23.786,40 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller toplanan belge ve delillerle alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından üretilen kolilerin davalıya satıldığı, davalı tarafça bu kolilerin Serbest Bölge'den gıda kolileyerek yurt dışına satılmasına yönelik ürün paketlenmesi için kullanıldığı, davalı tarafça paketlenerek satılan ürünlerden kaynaklı üçüncü kişilerin şikayet ve yakınmaları ve bu kapsamda yapılan analiz ve değerlendirmeleri sonucunda davacı tarafından üretilerek davalıya gönderilen kolilerde ayıp ve kusur bulunduğunun tespit edildiği, üçüncü kişilerdeki zararın gıda ürünlerindeki bozulma ve sair nedenden kaynaklı olmadığı, kolilerin istenilen şartlarda aranan koşullarda ve standartlarda olmadığı, TSE tarafından yapılan analiz sonuçlarına göre bu kolilerin talep edilen minimum kenar ezilme dayanımı değeri olan %3 değerinden daha az değere sahip olduğu, bu nedenle sevk edilen ürünlerin paletin en alt katmanında bulunan iki sırasındaki kolilerin çoğunlukla hasar aldığı, ayrıca dava konusu kolilerin taraf arasındaki yazışmalardan anlaşılacağı üzere istenilen ve kararlaştırılan gramajlardan daha düşük değerde olduğu, istenilen koşullardaki ürünlere kıyasla kusurlu kolilerin koli başına 11-12 gram civarında eksik gramajının olduğu, davacı tarafından üretilen kolilerin gereken ağırlık ve dayanıklılık değerlerini karşılamadığı, bu hususun ilk gözlem ve kontrolde tespitinin mümkün olmadığı, bu hususların üçüncü kişilerin yakınmaları nedeniyle yapılan analizler sonucunda tespit edilebildiği, bu nedenle ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olduğu, davalı tarafından gönderilen ihtarname ile ayıp ihbarının yapılmış olduğu, ayrıca icra takibine yapılan itirazda da ürünlerin ayıplı olduğu yönünde ayıp def'inde bulunulduğu ve yine cevap dilekçesinde ayıp def'inde bulunulduğu, davalı tarafça hem karşı tarafa gönderilen ihtarname ile hemde cevap dilekçesinde ayıp def'inin yanında ürünlerin değiştirilmesini bekledikleri yönünde beyan ve cevaplarının olduğu hususu dikkate alındığında sözleşmenin feshedilmemiş olduğu, bu nedenle karşılıklı edimlerin ifası yerine davacının talep edebileceği tutarın belirlenmesi bakımından varsa ürünlerin hurda değerinin tespit edildiği ve bu tespit edilen hurda değeri kadar davacının alacaklı olduğu, bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere ürünlerin hurda değerinin 23.786,40 TL olduğu, davacının davalıdan bu tutar kadar alacaklı olduğu, bu nedenle bu miktar yönünden itirazın iptali gerektiği, fazlaya ilişkin talebin reddi gerektiği, ayıp nedeniyle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı ve davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı koşullarının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında borca itirazın kısmen iptali ile, 23.786,40 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Alınması gereken 1.624,84 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 3.109,24 TL nispi harç mahsup edildikten sonra artan 1.484,40 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı ile alınması gereken 1.624,84 TL nispi harç toplamı 1.804,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 1.912,35 TL keşif harcı, 1.135,00 TL... Araç ücreti, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 121,25 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 7.168,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 662,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 1.500,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.361,40 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinden bırakılmasına,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 288,27 TL'sinin davalıdan, kalan 2.831,73 TL'sinin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 23.786,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 37.384,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
26/02/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.