T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/108 Esas
KARAR NO: 2024/482
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/02/2024
KARAR TARİHİ: 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkiline ait olan ... plakalı araç park halindeyken davalı ...sevk ve idaresinde bulunan ...plaka sayılı ... Genel Müdürlüğü'ne ait aracın çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, dolayısıyla söz konusu kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve ... sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin ticaretle uğraştığını, kazaya karışan ... plakalı aracın, ticari işlerinde kullandığı, malzeme taşıdığı kamyonet olduğunu, aracın söz konusu kaza nedeniyle oluşan hasar ve hasar kayıtlarından kaynaklanan uğradığı bir değer kaybı bulunduğunu, yine aracın tamir süreci içerisinde, müvekkilinin ticari faaliyetlerinde kullandığı aracını kullanamamasından kaynaklı kazanç kaybına uğradığını, tamir sürecinin 17 gün sürdüğünü, müvekkili aracıyla benzer nitelikteki bir aracı 14 günlük kiraladığını ve kiralama bedeli olarak 42.000,00-TL ödeme yaptığını, ikame araç bedeli olarak uğradığı bu zararlardan da davalıların birlikte sorumlu olduğunu, tüm bu zararların mahkemece yapılacak yargılama sürecinde tespit edildikten sonra artırılmak üzere uğradığı zararların davalılardan tazmini gerektiğini, burada araç sürücüsü olarak davalı Bilal Şahin'in %100 kusurlu olması ve kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü olması nedeniyle sorumluluğunun yanında, aracın sahibi ve işleteni olan davalı ...'un da sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, söz konusu sorumluluk nedeniyle zararların tazmini için ticari arabuluculuk oluna başvurulmuş ise de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline ait araçta meydana gelen zararlar için ileride artırılmak suretiyle şimdilik değer kaybı için 100,00-TL, kazanç kaybı için 100,00-TL ve ikame araç bedeli olarak 42.000,00-TL olmak üzere toplamda 42.200,00-TL'nin, kaza tarihi olan 27.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sürücü Bilal Şahin'in tacir olmadığını, araç maliki ... Genel Müdürlüğü'nün de kamu hizmeti yaptığını belirterek ticari bir ilişki söz konusu olmadığından bu durumda Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davacıların talep sonucunu kesin olarak belirleyebilecek bilgi ve belgelere ulaşabilme imkanları olmasına karşın taleplerini belirsiz alacak davasına konu etmeleri mümkün bulunmadığından açılan davanın reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere müvekkilinin idaresindeki otobüsün seyrettiği sokakta yolların yağ ile kaplanmış vaziyette olduğunu ve kazanın asıl meydana gelme nedeninin de bu olduğunu, müvekkilinin tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen yere dökülen yağ nedeniyle kaygan olan zeminde idaresindeki aracın kaydığını ve söz konusu kazanın meydana geldiğini, davacının kazanç kaybına ilişkin talebinin fahiş olduğunu, kaza sonrası çekilen görüntülerde çarpma nedeniyle büyük bir hasarın meydana gelmediği ve aracın kullanımına engel olacak bir hasarın oluşmadığını, talep edilen değer kaybı bedelinin sigorta kapsamında olduğu halde, davacı yanın söz konusu sigorta şirketine başvuru yapmadığını, kaza sonrası çekilen fotoğraflardan aracın kısa sürede onarılabilecek şekilde hasar aldığının görüldüğünü belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Genel Müdürlüğü'nün 27.07.1943 gün 4483 Sayılı “... A.Ş. imtiyazıyla Tesisatının Satın Alınmasına Dair Mukavelenin Tasdiki ve Bu Müessesenin İşletilmesi Hakkında Kanun” ile kurulduğunu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir kamu kurumu olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/f ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7/p maddeleri gereğince İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilinde şehir içi toplu taşıma hizmetini yürüttüğünü, davacı her kadar davasını Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame etmiş ise de huzurdaki davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, İdarinin kuruluş kanunu ve yaptığı iş göz önüne alındığında dava sebebinin davacı ile İdare arasındaki ticari bir ilişkiden kaynaklanmadığını, İdarenin tacir sıfatına haiz olmadığını, davacıya ait aracın kullanım şeklinin hususi olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın mutlak veya nisbi ticari dava olmadığı ve talebin haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesiyle Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Bir davanın ticari dava sayılabilmesi için mutlak ticari dava veya nispi ticari dava olarak kabulü gerekir. Davamız, TTK 'nda ve Özel Kanunlarda yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Dava trafik kazası nedeniyle açılan maddi tazminat davasıdır. Davacı gerçek kişidir. Dava karşı araç sürücüsü ve işleteni aleyhine açılmıştır. Karşı araç işleteni ... Genel Müdürlüğü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na bağlı kamu kurumudur, TTK'nın 16/2 maddesi uyarınca tacir sayılmaz. Diğer davalı ...ise aracın sürücüsüdür, tacir değildir. Bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır ve davalılar tacir değildir. Bu nedenle açılan davada ticaret mahkemesi görevli olmayıp görevli mahkeme genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenlerle açılan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bu dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
5- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı Asmaşen Tarım Ürünleri vekilinin E-duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/06/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.