T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/18 Esas
KARAR NO : 2025/249
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç yedek parça satışı işi yapmakta olduğunu, davalı ... ise "... Otomotiv" adı altında şahıs firması olarak Düzce'de tır fren servisi - bakım işi yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin davalı tarafından istenilen tüm ürünleri fatura keserek Yeni ... Kargo Yurt İçi Taşımacılık Tic. A.Ş. unvanlı kargo firması aracılığıyla davalıya teslim ettiğini, dava konusu faturalara ilişkin tüm ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın bu faturaları ticari kayıtlarına işlediğini belirterek öncelikle müvekkili aleyhine başlatılan Düzce İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinin % 20 tazminat (248.254,11 TL) yönünden İİK m.170/4 uyarınca dava sonuna kadar durdurulmasını ve bu doğrultuda ilgili icra dairesine yazı yazılmasını, faturalı ticari satımdan kaynaklanan 100.000,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere) alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m.2 uyarınca işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
Faturalar, Ambar tesellüm fişleri örnekleri,
Düzce İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas - ... Karar sayılı dosya,
Düzce İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası ile icra dosyasına konu keşidecisi ... lehtarı da davacı şirket olan 15.04.2022 düzenleme tarihli 30.06.2022 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli, 15.04.2022 düzenleme tarihli 31.07.2022 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli, 15.04.2022 düzenleme tarihli 31.08.2022 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli, 15.04.2022 düzenleme tarihli 30.09.2022 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bonolar,
Düzce CBS'nın .. Soruşturma sayılı dosyası,
Düzce Ticaret Sicil Müdürlüğü, Düzce İcra Hukuk Mahkemesi, Düzce Vergi Dairesi Müdürlüğü, Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları,
SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.12.2024 tarihli rapor ve 11.02.2025 tarihli ek rapor,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu düzenlenen faturaya konu alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
Davalı gerçek kişi olduğundan davalı hakkında tacir araştırması yapılmış ve Düzce Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabında davalının bilanço esası bilgisinin yer aldığı belirtildiğinden davalının TTK'na göre tacir olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça açılan dava ile, davalı ile 2020 yılından itibaren yüksek hacimli ticari ilişkilerinin bulunduğu, buna istinaden fatura kesildiği ve davalı tarafa talep ettiği tüm ürünlerin kargo aracılığıyla gönderilip teslim edildiği, daha sonra davalı adına işleri fiilen yürüten Mustafa Kambur tarafından yeni bir şirket kurulduğu belirtilerek sonraki siparişlerin bu şirket üzerinden verileceği beyan edilmekle sonraki siparişlerin yeni şirket adına fatura edilerek teslim edildiği, bu aşamada yeni şirket ile çalışma koşulu olarak ...'ın hesabının kapatılmasının karşı taraftan istenildiği ve bu kapsamda aynı zamanda davalının kardeşi Mustafa Kambur tarafından keşidecisi davalı olan 300.000,00 TL bedelli, 15.04.2022 düzenleme tarihli ve 30.06.2022 vadeden başlamak üzere 1'er aylık vadeli 4 adet bononun keşide edildiği, güven ilişkisine dayalı olarak davalıya ait olduğu düşüncesi ile teslim alınan senetler hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça senetlere imza itirazında bulunulduğu ve Düzce İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda senetlerdeki imzanın keşideci davalıya ait olmadığının tespit edildiği ve davacı aleyhine %20 tazminat ve %10 para cezasına hükmedildiği, senetlerdeki alacağın konusu ile mahkememizde açılan davanın konusunun aynı olduğu belirtilerek Düzce İcra Hukuk Mahkemesi'nce hüküm altına alınan %20 tazminatın tahsili için başlatılan icra takibinin durdurulmasına ve 100.000,00 TL ticari satımdan kaynaklanan fatura bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 222. maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.
TTK'nun 21/2. Maddesine göre, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."
Her iki taraf tacir olduğundan HMK'nın 222.maddesi kapsamında değerlendirme ve inceleme yapılması için tarafların ticari defterlerinin bulunduğu yerin bildirilmesi istenilmiş, usulüne uygun ihtarlı davetiyeye rağmen davalı tarafça ticari defterler dosyaya sunulmamış ve bulunduğu yer de bildirilmemiştir.
Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10.12.2024 tarihli raporda; dosyaya getirtilen BA-BS kayıtları da incelenerek davalının BA kayıtlarına göre davacıdan 1.527.933,32 TL bedelli mal aldığı, davacı defterlerine göre davalı tarafça ödendiği görülen 994.823,00 TL tahsilat mahsup edildiğinde davacının dava tarihi itibari ile 533.110,32 TL davalıdan alacaklı olduğu belirlenmiş ve davalının BA kayıtları ve davacının kayıtlarına göre yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davacının davalıdan 533.110,32 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Dava dilekçesinde bahsi geçen senetlerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda inceleme yapılmak ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için SMMM bilirkişisinden ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 10.02.2025 tarihli ek raporda dava dilekçesinde belirtilen senetlerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilerek, kök raporda tespit edilen alacağın davacının sunulan ticari defterleri ile tarafların BA-BS kayıtları incelenerek tespit edildiği, davalının mal ve hizmet alımına ilişkin davacı kayıtlarında... Otomotiv- ... kayıtlarının incelendiği belirtilerek ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket hesabının incelenmediği ve davalı dışındaki tüzel kişi hakkında inceleme yapılmadığı yönünde tespit ve değerlendirme yapılmıştır.
Dava dilekçesi ve ekleri ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davacının davalıya satmış olduğu ürünlerin karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin kısmi dava ile tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davalının gerçek kişi tacir olduğu, tarafların BA- BS kayıtlarının ilgili vergi dairelerinden istenildiği, taraflara ticari defterlerinin ibrazı hususunda ihtarlı davetiye çıkarıldığı, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu, bu nedenle davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının ticari defterleri ile davalının vergi dairesine bildirmiş olduğu BA- BS kayıtlarının incelenmesinde, davacının davalıdan 533.110,32 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça vergi dairesine bildirilen alımlara yönelik ödeme olgusunu ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bu tutar yönünden ödemede bulunduğuna yönelik ya da bu tutara isabet eden malların alınmadığına yönelik aksini ispata elverişli bir delil sunulmadığı, bu nedenle davacının davalıdan 533.110,32 TL alacaklı olduğu, dava kısmi olarak açıldığından talep edilen 100.000,00 TL yönünden davanın kabulü gerektiği, her ne kadar davacı tarafça 300.000,00 TL bedelli 4 ayrı bononun davalı tarafından fatura bedellerinin karşılığı verildiği iddiasında bulunulmuş ise de senedin mücerretliği ilkesi dikkate alındığına ve davacının kayıtlarında bu senetlerin fatura bedellerinin ödenmesi için keşide edildiğine yönelik bir kayıt bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda senetlerin fatura konusu davacının alacağı tutarın karşılığında verildiğinin ispat edilemediği, bu nedenle senetlere yönelik icra takibi ve icra mahkemesi tarafından verilen kararlar yönünden bu davanın bu senetlerin esasına yönelik dava olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmış ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açılan davada davacının kısmi talebi olan 100.000,00 TL'nin talep gibi dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 6.831,00 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.707,75 TL nispi harç indirildikten sonra bakiye 5.123,25 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ile 1.707,75 TL nispi harç olmak üzere toplam 2.135,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 532,25 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 6.532,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/8275 Numaralı dosya için 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 Sayılı Kanun kapsamında davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/03/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.