T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/198 Esas
KARAR NO : 2025/532
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya ait... plakalı aracın 06.12.2023 tarihinde müvekkili...'e ait ... plakalı araca çarparak maddi hasar verdiğini, kazanın meydana gelmesinde ...plakalı aracın %50 oranında kusurlu olduğunu, yaşanan kaza nedeni ile müvekkilinin aracının hasarlandığını ve değer kaybı ile hasar kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketi müvekkilinin zararının tamamını karşılamadığını, kaza sonucu oluşan hasarın müvekkilinin aracının satımı kolaylaştıracak önemli bir avantajı kaybetmesine sebep olduğunu, müvekkilinin aracını satarken gerçek değerinin çok altında aracını satabilecek bu oluşan zararın da değer kaybı olarak adlandırılacağını, müvekkilinin aracının kaza öncesindeki hasarsız hali ile kaza sonrasındaki hasarlı hali arasında oluşan bir değer farkı olduğunu, bu değer farkının bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle, müvekkilinin aracının kullanılamaz hale geldiğini ve müvekkilinin aracını yaptırana kadar aracından mahrum kaldığını, müvekkilinin aracının 06.12.2023 tarihin den itibaren onarım süresince sanayide kaldığını, müvekkilinin aracının ... Oto Kaporta ve... Oto Kaporta isimli işyerlerinde tamir edildiğini, onarım süresinde müvekkilinin araçsız kalma zararının karşılanmadığını, davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkilinin, değer kaybı zararı olarak şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10,00 TL değer kaybı zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş den alınarak müvekkiline ödenmesine, hasar tazminatı olarak şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10,00 TL hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracından mahrum kalma bedeli olarak şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10,00 TL mahrumiyet bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Fatma Kılıç'dan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, talebi kabul anlamına gelmemek üzere, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından müvekkili şirketin oluşan zararlardan ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulabileceğinden bunun için öncelikle kazadaki kusur durumunun tespiti gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin başvuru öncesi 39,780.00-TL hasar tazminatı ödemesi yaptığını, davacının gerçek zararını karşıladığını, başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğu bulunmadığını, başvuranın aracı için alınan raporda tespit edilen tutarın tam olarak ödendiğini, talep edilen bakiye hasar tazminatı tutarının haksız ve reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olmakla beraber, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, bilirkişi incelemesinde dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri maddesi doğrultusunda Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, değer kaybı için müvekkil şirketin 20.000,00-TL ödeme yaptığını ve haksız talebin reddi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte her halükarda değer kaybı bedeli hesaplamasının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, tacir olan davacı Kurum ile davalı arasında sözleşmeden doğan bir hukuki ilişki bulunmadığını, haksız fiilden kaynaklanan ilişki bulunmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Karşıyaka Mahkemeleri olduğunu, davacının dava konusu olaya karışan aracın işleteni olmadığını, bunun sonucu olarak, araç mahrumiyet tazminatı talebinde bulunamayacağını, davacının ruhsatta sahibi göründüğü aracın kullanıcısı ve işleteni olan kişinin, dava konusu kazaya karışan ... olduğunu, dava konusu olayda bir talep hakları varsa dahi bu hakkın işleten olmayan davacıya ait olmadığını, bu hususun ispatı için isticvap ile davacının çağrılmasını talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın öncelikle hak düşürücü sürenin geçmiş olması ve istem hakkının zamanaşımına uğraması sebepleriyle de reddi gerektiğini, aracın ne kadar süre tamirde kaldığı, hasar miktarı vs. hususların açıklanmadığını, dava konusu olayda davalı müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının şerit ihlali ile kazaya sebebiyet verdiğini, olay sonrası 11.12.2023 tarihinde davalı müvekkilinin kusurunun bulunmadığının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına girdiğini, davanın tümden reddini talep etmekle birlikte, aksi kanaatte olunacaksa dahi davacının sözde aracından mahrum kalma süresinden doğan zararının ispatlanması gerektiğini, bu durumun ispatı noktasında da öncelikle aracın meydana gelen kaza sebebiyle hasar gören parçalarının tespiti, bu sözde hasarın ne kadar sürede tamir edilebileceğinin, diğer bir anlatımla makul onarım süresinin bilirkişi marifeti ile tespitinin gerektiğini, davacının aracının hasarı ile ilgili hiçbir bilgi ve belge sunmadığını, hasar - onarıma dair hiçbir delil de bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle yetkisiz mahkemede açılmış olması gözetilerek reddine, usul ve esastan tümden reddine, tüm yargılama harç, masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı,... sayılı Hasar Dosyası,... Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne ve ... Sigorta A.Ş. yazı cevapları,
İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20.09.2024 tarihli rapor,
Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 03.10.2024 tarihli rapor,
Davacı vekili tarafından sunulan ıslah ve değer artırım dilekçesi ile özetle; davayı araç mahrumiyeti yönünden 11.330,00 TL artırdıklarını, toplam değerin 11.340,00 TL olduğunu, araç mahrumiyet bedelinin temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan, araç değer kaybı yönünden 19.990,00 TL olarak artırdıklarını, toplam değer kaybı talebinin 20.000,00 TL olduğunu, araç değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, araç hasar tazminatı yönünden 118.389,55 TL artırdıklarını, toplam hasar talebini 118.399,55 TL olarak ıslah ettiklerini, araç hasar tazminatının temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacıya ödenmesi ile dava değerini belirli hale getirildiklerini ve ıslah ettiklerini belirterek, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcı ile tamamlama harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye hasar ve değer kaybı ile araç mahrumiyet zararı istemine yönelik maddi tazminat davasıdır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Her ne kadar davalı ... vekili tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, davalı sigorta şirketinin İzmir de Bölge Müdürlüğü bulunduğu anlaşılmakla, 2918 Sayılı KTK'nın 110/2.maddesi gereğince İzmir mahkemelerinin seçimlik yetkili yer mahkemesi olduğundan HMK'nın 7/1.maddesi de dikkate alınarak davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ...plakalı aracın karıştığı 06.12.2023 tarihli trafik kazasında davacıya ait araçta oluşan bakiye hasar ve değer kaybının davalı Sigorta Şirketinden, araç mahrumiyet bedelinin ise davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce kazanın oluşumuna ilişkin tarafların kusur durumunun değerlendirilmesi bakımından dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, kaza tespit tutanağı, kaza mahalline ilişkin fotoğraf çıktıları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle ATK tarafından düzenlenen 20.09.2024 tarihli raporda; davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu ...plakalı aracı ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahal dışı devlet yolunda seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurarak seyrini kendi seyir yönünün sağını takiben daha dikkatli sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek, kaza mahalli yolun virajlı ve eğimli bölümüne geldiğinde sevk ve idare hatası ile iki yönlü yolun karşı yön istikamet şeridine geçerek davacıya ait araç sürücüsünün seyir yönünü kapatarak kazaya sebebiyet verdiğinden kazanın oluşmasından %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahal dışı devlet yolunda seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde, iki yönlü yolun karşı yön istikametinden gelen ve şerit ihlali yapan davalı aracı sürücüsünün sevk ve idare hatası sonucu karıştığı kazada bir kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporu denetime elverişli olduğundan bu tespit ve değerlendirmeler ışığında davalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu dikkate alınarak bu kapsamda davalıların sorumluluk durumları değerlendirilmiştir.
Davacıların bakiye hasar ve değer kaybı ile araç mahrumiyet zararı alacağının belirlenmesi için Makine Mühendisi bilirkişiden rapor alınmış ve bilirkişi tarafından düzenlenen davacıya ait araçtaki kazaya ilişkin onarılan ve tamir edilen tüm parçalar ile değişim ve onarım bedeli de tek tek belirtilerek yapılan değerlendirmede, mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, aracın kaza nedeniyle sol ön podya, sol ön kapı, sol marşbiyel, B direği sol, motor kaputu kısımlarında hasar meydana geldiği, değişmesi gereken yedek parçaların, dava konusu araca ait yedek parçalar olduğu ve değişmesinin gerektiği, yedek parça fiyatlarının piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, araçta 81.050,81 TL yedek parça ve 53.000,00 TL işçilik bedeli olmak üzere KDV dahil toplam 158.179,95 TL hasar meydana geldiği belirtilmiştir.
Bilirkişi tarafından araçtaki değer kaybı yönünden yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 575.000,00 TL olduğu, araç tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 535.000,00 TL olduğu, yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere aradaki fark olan 40.000,00 TL'nin araçtaki değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, emsal araştırmasının usulüne uygun olarak yapıldığı, araçtaki hasarın sol ön podya, sol ön kapı, sol marşbiyel, B direği sol, motor kaputu kısımlarında meydana gelen hasar nedeniyle aracın tamir edilerek boyanması sonucunda değer kaybı oluşacağı, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve tramer kaydında kazası olmadığı da dikkate alındığında tespit edilen değer kaybının yerinde olduğu, davacıya ait araçta oluşan hasar tutarının 158.179,95 TL olduğu, bu kapsamda aracın ikinci el piyasa rayiç değeri hasar tutarının %50'sini aşmadığından pert-total işlemi yapılması gerekmediği, bu nedenle davacının davalılardan değer kaybı zararı talep edebileceği, kaza tarihi itibari ile poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, araç mahrumiyet bedeli istemi yönünden yapılan değerlendirmede; aracın kaza tarihi olan 2023 yılı Aralık ayındaki aynı donanım ve teknik özelliklere göre muadil bir aracın mevsim koşulları da dikkate alındığında günlük ortalama kira bedelinin 810,00 TL olduğu, aracın makul tamir süresinin ise düzenli ve sistemli bir çalışma ile 14 iş günü olduğu, buna göre ikame araç zararının 11.340,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacıya ait araçla davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı ve davalı ...'ın sürücüsü ve işleteni olan aracın karıştığı 06.12.2023 tarihli trafik kazasında davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığı, davalılardan sigorta şirketinin doğrudan zararlardan olan değer kaybı ve hasar bedelinden kaza tarihi itibari ile poliçe limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu ve buna göre davacıya ait araçta toplam 158.179,95 TL hasar meydana geldiği, ayrıca araçta toplam 40.000,00 TL değer kaybının oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından 22.01.2024 tarihinde 39.780,00 TL hasar bedeli ile 16.02.2024 tarihinde 20.000,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığı, bu ödemeler poliçe limiti olan 120.000,00 TL'den mahsup edildiğinde bakiye poliçe limitinin 60.220,00 TL olduğu, dava dilekçesi içeriğinde sonuç ve istem bölümünde açıkça değer kaybı zararı ile hasar tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesinin talep edildiği, davanın dava yığılması şeklinde açılmış olduğu ve hasar ve değer kaybı isteminin yalnızca davalı sigorta şirketine yöneltilmiş olduğu ve hasar ve değer kaybı zararının sigorta şirketinden tahsilinin talep edildiği, bir başka deyişle davalı işletenden hasar ve değer kaybı zararının talep edilmediği, hasar ve değer kaybına yönelik davanın sigorta şirketi aleyhine açılmış olduğu, davacının bu talebi ile bağlı olduğu, dava dilekçesinde açıkça sigorta şirketinden talep etmesi nedeniyle dolayısıyla davalı işleten ve sürücüden değer kaybı ve hasar tazminatı talebi olmadığından talep artırım dilekçesi ile değer kaybı ve hasar tazminatından kaynaklı zarara ilişkin talebin davalı işleten/sürücüye yöneltilemeyeceği, bu nedenle taleple bağlı kalınarak değer artırım dilekçesinde artırılan kısım yönünden değerlendirme yapılarak sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti kapsamında talebin ve sorumluluğun belirlenmesi gerektiği, buna göre yapılan değerlendirmede, bakiye 60.220,00 TL poliçe limiti kapsamında 20.000,00 TL bakiye değer kaybı zararı ve 40.220,00 TL hasar tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, dava değerinin belirlenmesine yönelik dilekçede sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak talepte bulunulduğundan sigorta şirketi yönünden fazlaya ilişkin talebin bulunmadığı, değer artırım dilekçesinde her ne kadar davalı işleten/sürücü hakkında değer kaybı ve hasar tazminatı talep edilmiş ise de dava dilekçesinde hasar ve değer kaybı tazminatı açıkça sigorta şirketinden talep edildiğinden bu zararlara yönelik talebin sigorta şirketin hasredildiğinden dava değerinin belirlenmesine yönelik dilekçede başlangıçta talep edilmeyen davalı işleten/sürücüden değer kaybı ve hasar bedelinin talep edilemeyeceği, davalı işleten/sürücü hakkında hasar ve değer kaybı yönünden açılmış bir dava bulunmadığından bu davalı hakkındaki bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davalı işleten/sürücüden araç mahrumiyet zararının talep edildiği ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada aracın düzenli ve sistemli bir çalışma ile 14 günde tamir edilebileceği, kaza tarihi itibari ile davacıya ait araçtaki özelliklerin aynısına sahip bir aracın günlük kira bedelinin 810,00 TL olduğu, buna göre toplam araç mahrumiyet zararının 11.340,00 TL olduğu, davalı işleten/sürücünün bu zarardan sorumlu olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-20.000,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının 16.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
2-40.220,00 TL bakiye hasar tazminatının 22.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
3-11.340,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 06.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı ... hakkında hasar ve değer kaybı talebini içerir dava açılmadığından bu davalı hakkında değer artırım dilekçesi ile talep edilen hasar ve değer kaybı bedeli talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Alınması gereken 4.888,26 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL nispi harç ile 2.556,00 TL ıslah ve tamamlama harcı mahsup edildikten sonra bakiye 1.904,66 TL harcın (davalı ...'ın yalnızca 358,66 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. İle birlikte sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL nispi harç ve 2.556,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.411,20 TL'nin (davalı ...'ın yalnızca 642,36 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. İle birlikte sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının yapmış olduğu 3.900,00 TL ATK Fatura ücreti, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 392,00 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 7.292,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.484,82 TL'sinin (davalı ...'ın yalnızca 656,22 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. İle birlikte sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-77155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.720,42 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, kalan 1.879,58 TL'nin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı ...'ın yalnızca 5.649,28 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. İle birlikte sorumlu olması kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
11-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
28/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.