T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/207 Esas
KARAR NO : 2025/7
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/03/2024
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/11/2023 tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Ankara Caddesi üzerinde Manisa istikametine doğru seyir halinde iken aracının sol ön kısımları ile; sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile Ankara Caddesi üzerinde; Manisa istikametinden Konak istikametine seyir halinde iken Manisa yol ayrımına geldiği esnada aracının ön kısımları ile çarpışması sonucu çift taraflı-ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza neticesinde ...'ın hayatını kaybettiğini, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerin oğlu müteveffa ...'ın kaza esnasında ... plaka sayılı araçta kusursuz yolcu konumunda bulunduğunu, kaza ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, müvekkillerinin söz konusu kaza sebebiyle henüz 21 yaşında olan oğullarını kaybettiklerini, müvekkillerinin meydana gelen trafik kazasında oğullarını kaybetmeleri nedeniyle bundan sonraki yaşamlarına onun destek ve yardımdan mahrum bir şekilde devam etmek zorunda kalacaklarının, müteveffa ...'ın kaza tarihinde çalıştığını, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğini, işbu dava açılmadan evvel müvekkilleri adına davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve tüm evrakların sigorta şirketine hem fiziki posta hem de e-posta vasıtası ile gönderildiğini, hasar dosyası açılmış ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmesi sonucu anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, dava değeri davacı tarafça biliniyor olduğundan belirsiz alacak davası açılarak talepte bulunulmasının hukuka uygun olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun müvekkili şirket tarafından değerlendirilebilmesi için 02.12.2023, 19.12.2023 ve 05.03.2024 tarihlerinde davacıdan eksik evrakların talep edildiğini, bildirimlere rağmen eksiklikler giderilmeden dava açıldığını, ayrıca kaza tarihi dikkate alındığında, hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı düşünüldüğünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsü ve davacı yayanın kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdii ile rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın KTK'nın 78.maddesine aykırı hareket ettiğini ve koruyucu önlemleri almadığını, müteveffanın müterafik kusuru nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun doğması durumunda tazminat miktarından indirim yapılması gerekeceğini, dava konusu olayda hatır taşıması olduğunun kabulü ile işbu hususun bir indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususu tespit edilmesinin gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken tazminat talep edenlerin ölen kişi ile ilişkileri, yaşları, medeni durumları ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadıkları konularının öncelikli olarak belirlenmesi gerektiğini, gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından PSD ve sair herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespiti gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen maddi tazminat talebi açıklanmadığından, poliçe kapsamında cenaze ve defin giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 02.11.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların murisinin vefat etmesi nedeniyle uğramış oldukları destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, aynı trafik kazasına ilişkin motosiklette bulunan diğer müteveffa ... mirasçıları tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı davasının açıldığı, olayın aynı trafik kazasından kaynaklandığı, olaya ilişkin soruşturma dosya aslının dosya arasında olduğu, sürücünün tespitine yönelik HTS kayıtlarının istenildiği ve sürücünün tespitine yönelik soruşturma dosyasındaki CD'ler ve Nüfus ve Emniyet Müdürlüğü kayıtları incelenerek motosiklet sürücüsünün tespitine yönelik bilirkişiden rapor düzenlenmesinin istenildiği, dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 166.maddesi gereğince aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar.
Davanın aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır.
Somut olayda, Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, her iki davanın da dava sebeplerinin aynı trafik kazasına dayandığı, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında aynı trafik kazası sonucu davalı sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, poliçe teminat limitine göre kaza başına ödenecek tutar yönünden paylaştırma hesabı yapılması gerekebileceği ve ayrıca sürücünün tespiti bakımından alınacak raporun her iki dosya yönünden de sonuca etkili olduğu, bu anlamda davalardan birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileme ihtimali olduğu gözetildiğinde her iki dosyanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi yönünden de uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizin iş bu dosyasının, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamaya birleşen dosya üzerinden devam edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin iş bu dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememiz esas sırasının birleştirme hususu şerh düşülerek kapatılmasına, birleştirme kararının derhal İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine,
3-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı nihai kararla birlikte yargı yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.