T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/252 Esas
KARAR NO : 2025/385
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/05/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin müvekkili tarafından davalı yan adına fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından işbu faturaya yönelik kısmi ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile taklip başlatıldığını, müvekkili alacağının likit ve muayyen olmasına rağmen davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğini, davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı ticari ilişki sonucu mal bedeline ait faturalar olduğundan davanın bu niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkin olduğunu bu nedenle TBK m.89/1 ve HMK m.l10 uyarınca alacaklı müvekkilinin muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesi ve mahkemesinin yetkili olduğunu beyanla davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, takibe haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin gerek işyeri gerekse yerleşim yeri adresinin İzmir Karşıyaka’da olduğunu, yetkili mahkemeninde Karşıyaka Mahkemeleri olduğunu, Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı tarafından takibe dayanak herhangi bir belgenin icra dosyasına sunulmadan takip başlatıldığını, müvekkilinin davacıya mal ve hizmet alımından kaynaklı bir borcu bulunmadığını, davacının alacaklı olduğunu belirterek başlattığı icra takibi ve bu icra takibine yönelik itiraz sonrası açılan işbu davanın haksız olduğunu, hukuka ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, kötü niyetle başlatılmış olan icra takibi nedeniyle davacı şirketin alacağın % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
1- İzmir ... İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası
UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklı/davacı ... Soğutma Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından borçlu/davalı ... aleyhine faturaya dayalı olarak 8.309,45-TL asıl alacak üzerinden 23.12.2022 tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı şirket vekili tarafından 02.01.2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin İzmir İli Karşıyaka ilçesinde ikamet ettiğinden yetkili İcra Müdürlüğünün Karşıyaka İcra Müdürlüğü olduğunu, alacaklı yanca takibe dayanak herhangi bir belgenin icra dosyasına sunulmadığını, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, herhangi bir hak kaybına uğramamak için yetkiye, borca, takip dayanaklarına, faizin türüne ve takibin diğer bütün ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiş, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 02.01.2023 tarihli kararı ile takibin i.i.k 66. madde uyarınca durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2-Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları
Davacı şirketin en son sicil kaydı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
3-Vergi Dairesi kayıtları
i)Davalının tacir araştırması için bağlı bulunduğu Manisa Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 22.05.2024 tarihli cevabi yazı ile davalı mükellefin 21/10/2022 tarihi itibariyle Yamanlar Vergi Dairesine nakil gittiği, mükellefin 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında Bilanço Usulüne göre defter tuttuğu ve brüt satışlarının sırasıyla 2.552.907,34 TL, 3.029.843,49 TL, 3.453.976,99 TL, 5.084.268,79 TL, 9.669.203,30 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiş, yazı ekinde 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait BA formlarının ibraz edildiği, incelenen formlara göre, davalının davacıdan mal-hizmet alışı kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
ii)Davacının BS formlarının celbi için bağlı bulunduğu Konak Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 24.07.2024 tarihli cevabi yazı ile mükellefin 01.03.2017 tarihinde Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğünden nakil geldiği bildirilerek yazı ekinde 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait BS formlarının ibraz edildiği, incelenen formlara göre, davacı tarafından davalı adına 2018 yılında toplam 1 adet fatura ile KDV hariç 6.254,00-TL mal-hizmet satışının bulunduğu anlaşılmıştır.
4-Takibe dayanak faturalar, Cari hesap dökümü
5-Taraf ticari defter ve kayıtları
6- Bilirkişi raporu
Mahkememizce taraf ticari defter ve kayıtları üzerine inceleme yapılmak suretiyle İddia ve savunmanın irdelenmesi, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının tespit edilmesi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve cari hesap ilişkisinin değerlendirilmesi, takip konusu edilen faturaların ve varsa ödemelerin defter kayıtlarında yer alıp almadığı, faturalara konu mal/ hizmetin teslimine ilişkin belgelerin nelerden ibaret olduğunun ve teslim edilip edilmediğinin varsa sevk irsaliyeleri de gösterilerek düzenlenecek tabloda davacı ve davalı defterlerine göre karşılaştırmalı olarak belirtilerek açıklanması, faturalar iade edilmiş ise iade faturalarının ve iade edilen miktarın taraf kayıtları itibariyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi hususlarında SMMM bilirkişiden aldırılan 13.02.2025 havale tarihli raporda özetle;
Davacıya ait incelemeye konu yasal defterlerinin açılış kayıtlarının muntazaman süresi içinde yaptırıldığı, yine TTK.nun 64/3 ve ilgili maddeleri gereği yaptırılması zorunlu sene sonu ibraz tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, davalıya ait incelemeye konu yasal defterlerinin açılış kayıtlarının muntazaman süresi içinde yaptırıldığı, yine TTK.nun 64/3 ve ilgili maddeleri gereği yaptırılması zorunlu sene sonu ibraz tasdiklerinin yaptırılmadığı,
Davacı ile davalı arasında 2017 yılından gelen ve 2018 yılında devam edip 2019 yılında sona eren hizmet ilişkisine yönelik ticari bir çalışma olduğu, bu çalışma kapsamında davacı tarafından davalı yan adına dosyaya sunulan faturalar içeriğindeki açıklamalar kısmında da yer aldığı şekli ile "malzeme, yedek parça, hizmet bedeli vs." açıklamalı faturalar tanzim edilerek bu faturalar içeriği malın ve hizmetin davalı yana verilmiş olduğunun görüldüğü,
Davacının, davalıdan yasal defter ve dayanağı belgeleri kapsamında 2018 yılına devreden 5.676,46.TL alacağının bulunduğu, yine davacı tarafından davalı yan adına 23.05.2018 tarihli 6.254.TL lık ve 11.07.2018 tarihli 1.024,79.TL lık faturaların tanzim edilerek davalı borcu olarak kayıtlara alındığı, davalı tarafından davacı yana 22.05.2018 tarihinde yapılan 6.254.TL lık ödemenin de davacı kayıtlarında yer aldığı, 2018 yıl sonu itibarıyla davacının davalıdan 6.701,25.TL tutarında alacaklı olduğu ve bu alacak bedellinin 2019 yılına devrettiği,
2019 yılı içerisinde davacı tarafından davalı yan adına sureti dosyada mevcut 31.09.2019 tarihli 1.608,20.TL tutarlı faturanın tanzim edildiği ve kayıtlara davalı borcu olarak intikal ettirildiği, davacının 2019 yıl sonu itibarıyla davalıdan 8.309,45.TL alacağının olduğu, bu bakiye alacağın 2020 ve sonraki yıllara davacı alacağı olarak devrettiği ve taraflar arasında davacı kayıtlarına intikal ettirilmiş başkaca bir ticari çalışmanın bulunmadığı görülmektedir.davacının yasal defterleri ile uyumlu muavin kayıtlardan görüleceği üzere davacının davalıdan 23.12.2022 takip tarihi itibarıyla 8.309,45.TL tutarında alacaklı olduğu,
Davalı yanca elektronik ortamda sunulan 2017 yılına ait 320.01.0010 kodlu davacı şirket ait muavin kaydı ile davalının 2018 yılı kasa defter görüntüsü incelendiğinde; davacının davalı adına tanzim ettiği 29.06.2017 tarihli 5.676,46.TL lık ve 11.07.2018 tarihli 1.024,79.TL lık toplamda 6.701,25.TL lık faturaların kayıtlara intikal ettirildiği, davalının dosya içeriğine sunduğu 6.254.TL lık ödemenin bu faturalardan tenzili halinde davalının davacı yana takip tarihi itibarıyla 447,25.TL borcunun kalacağının tespit edildiği,
Yine yapılan tetkiklerde davacı kayıtlarında davalı borcu olarak muhasebeleştirilen 23.05.2018 tarihli 6.254.TL ık ve 31.07.2019 tarihli 1.608,20.TL lık toplamda 7.862,20.TL lık iki adet faturanın varlığına rastlanılmadığı, rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yetki itirazı yönünden;
Davalı tarafça her ne kadar İcra Dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, davanın faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, TBK'nun 89.maddesi gereğince sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı taktirde para borçlarının götürülecek borçlardan olduğunu ifa zamanında alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde ödenmesi gerektiği, taraflar arasında bedelin ifasına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, HMK'nun 10.maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin seçimlik yetkili mahkeme olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın esası yönünden;
Dava, İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında başlatılan faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan faturaya dayalı takip nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, davacı tarafça faturalara konu malın/ hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, takibin yerinde olup olmadığı ve itirazın iptali şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı yan, ticari ilişki kapsamında davalıya teslim edilen mallara ilişkin tanzim eden fatura alacağının ödenmediğinden bahisle İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının vaki itirazı sebebiyle durdurulması sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı yan, takibe itiraz dilekçesinde ve Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesindeki beyanlarında yetki itirazlarının olduğunu, davacı tarafından takibe dayanak herhangi bir belgenin icra dosyasına sunulmadan takip başlatıldığını, davacının öncelikle davaya konu alacağın sebebini, alacak kalemlerini açıklaması gerektiğini, davacıya mal ve hizmet alımından kaynaklı bir borcun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkememizce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin irdelenmesi için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, taraf ticari defterleri ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki delillerden, tarafların incelenen ticari defterleri ile sunulan kayıt ve belgelerden, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun taraflarca iddia ve ispat edilmediği, bu durumda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, "önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu" olarak kabul edilen açık hesap ilişkisinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gereklidir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde yapılan tespitlerde, taraflar arasında 2017 yılında başlayan ve 2018 yılında devam edip 2019 yılında sona eren ticari ilişki olduğu, davacı tarafça başlatılan takipte 8.309,45-TL tutarında alacağın talep edildiği, takibin dayanağı olarak sunulan fatura ve hesap ekstrelerinin incelenmesinden davacı tarafından 29.06.2017 tarihinde 5.676,46-TL tutarlı, 23.05.2018 tarihinde 6.254,00-TL tutarlı ve 11.07.2018 tarihinde 1.024,79-TL tutarlı, 31.09.2019 tarihinde 1.608,20-TL tutarlı faturaların tanzim edildiği, davacı tarafından düzenlenen bu faturalardan 29.06.2017 tarihli 5.676,46-TL tutarlı ve 11.07.2018 tarihli 1.024,79-TL tutarlı faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 23.05.2018 tarihli 6.254,00-TL tutarlı ve 31.09.2019 tarihli 1.608,20-TL tutarlı faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından davacı yana 22.05.2018 tarihinde yapılan 6.254,00-TL ödemenin taraf ticari defter kayıtlarında birbiri ile uyumlu şekilde yer aldığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar davacı yan ticari defter kayıtlarında davacının davalıdan 8.309,45-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, davalı ticari defterlerinde davalının davacıya 447,25-TL alacaklı olduğu görülmektedir. Taraf ticari defterleri arasındaki farklılık davacı tarafından düzenlenmekle davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilen 23.05.2018 tarihli 6.254,00-TL tutarlı ve 31.09.2019 tarihli 1.608,20-TL tutarlı faturalardan kaynaklanmaktadır. Davacı tarafça faturanın düzenlenmiş olması tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Davacı tarafça ihtilafa konu oluşturan faturalara dayanak servis hizmetinin ifasına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gibi yemin deliline de dayanılmamıştır. Tüm bu hususlar kapsamında davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 447,25-TL olduğu tespit edildiğinden davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacak belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ayrıca davacının kötüniyetli olarak takip yaptığı davalı tarafça ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasındaki 447,25-TL'lik asıl alacak kısmı yönünden İTİRAZININ İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında (89,45-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu 615,40-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 167,93-TL'nin davalıdan alınarak, 2.952,07-TL'nin davacıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 427,60-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak işbu dosyada davacı tarafından yapılan (5.440,00-TL tebligat+posta+bilirkişi ücreti + 427,60-TL başvurma harcı) olmak üzere toplam 5.867,60-TL yargılama giderinden 315,79-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesap edilen 447,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın red edilen miktarı üzerinden hesap edilen 7.862,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden artan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 24/04/2025
Katip ...
E imza ¸
Hakim ...
eimza