T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/255
KARAR NO : 2025/585
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 26/10/2022
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İzmir... Tüketici Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin murisi ... numaralı ve 13/03/2021 tarihli poliçe ile tapuda İzmir İli Bayraklı İlçesi İlçesi ... Mah. ...Parselde kayıtlı... Mah. ...Sk. ... 2 Apt. No:...D Bayraklı-İZMİR dresindeki taşınmazını Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında sigortalattırdığını, müvekkillere ait taşınmaz 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem ve artçı sarsıntılar nedeniyle ağır hasar aldığını, davalı tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın az hasar tespiti dikkate alındığını, ancak hiçbir bilimsel veriye dayanmadan sadece gözleme dayalı hasar tespiti gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle bir kısım müvekkil tarafından İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş dosyası ile hasar durumu ile ilgili tespit yapıldığını, hazırlanan raporda; " Tespit konusu taşınmazın bulunduğu apartmanın girişinden başlamak üzere, ortak merdivenlerin bulunduğu duvarlar, duvarla merdivenin birleşim yerleri, bütün duvarlarda X şeklinde görülen deprem çatlakları olup sadece sıvanın değil duvarlarında aynı şekilde kırıldığını, bağımsız bölümlerdeki bölme duvarların hasar gördüğünü, bağımsız bölümlerin tüm iç duvarlarda sıva-duvar hasarının görüldüğü, duvarlarda oluşan X şeklinde görülen çatlağın deprem çatlağı şeklinde olup sadece sıvanın değil duvarlarında aynı şekilde kırıldığını, bağımsız bölümlerdeki bölme duvarların hasar gördüğünü, bazı bağımsız bölümlerde banyo+wc de bulunan seramiklerin kırıldığı ve döküldüğü, bazı bağımsız bölümlerde bulunan taşıyıcı kirişlerde 5-10 mm kesme çatlakların ve deformasyonların oluştuğu, donatılarda korozyonların meydana geldiği, bağımsız bölümlerin yer aldığı apartmanın bulunduğu ortak alanlarda da duvarlarda aynı şekilde deformasyonların bulunduğu, çatlak ve kırıkların meydana geldiği görülmüştür. Apartmanda depremde meydana gelen ötelemeden dolayı taşıyıcı sistem ile bölme duvarların birbirinden ayrıldığı ve binanın ötelendiği görülmektedir. Binanın bodru atında bulunan taşıyıcı sistem elemanı perdelerde 5-1O mm deprem çatlaklarının bulunduğu görülmüştür. Zemin katta bulunan işyerferinde sıyırılan ve açığa çıkarılan donatıların çürüdüğü, özelliği kaybettiği görülmüştür. lşyerinde bulunan kolonların bazılarında kabuk betonun koptuğu görülmektedir.Tespit konusu taşınmaz ile ilgili olarak Harita mühendisi tarafından düzenlenen rapora göre taşınmazın Elektronik Total Station adı verilen harita ölçüm aleti ile bina köşe noktaları zemin, 1. Kat ve 7. Kat olmak üzere eksen boyunca alım yapıldığı ve bu alımlar neticesinde yaklaşık %0,8 eğim görüldüğü, dönüklük ve deformasyon bulunduğunun tespit edildiği görülmektedir.Kolonların birleşim bölgelerinde etriye sıklaştırılmasının yapılmadığı, kanca kıvrımının 90 derece olduğu, korozyon bulunduğu, donatı sınıfının nervürsüz S220 olduğu, ortalama etriyenin 08/20 olduğu ve sıklaştırmanın bulunmadığının tespit edildiği, etriye aralığının uygun olmadığı tespit edilmiştir. Oturma problemine karşı iyileştirme yöntemlerinden jet grout çalışmasının yapılması gerektiği düşünülmektedir.Tespit konusu... Apartmanında meydana gelen hasarın depremden kaynaklandığı, meydana gelen hasarların ancak bu şekilde oluşabileceği, binanın bu şekilde kullanılmasının RiSKLi olduğu, beton malzemesindeki dayanımın projedeki ve yapıldığı tarihteki değerleri bile karşılamadığı ve belirtilen değerlerden oldukça düşük olduğu, donatı kalitesi ve yerleştirilmesinin yönetmelik standartlarını sağlamadığı, keşif esnasında girilen bazı bağımsız bölümlerde ve bodrum kat taşıyıcı sistem elemanı olan kirişlerde ve perdelerde kesme ve eğilme çatlaklarının oluştuğu ve bölme duvarlarda hasar meydana gelmesinin katlarda kat öteleme sınırlarının çok ötesine geçmesinden dolayı binanın bu haliyle RiSKLi olduğu, binanın çok katlı olmasından dolayı eğer güçlendirme yapılmasına karar verilirse zemin iyileştirme yapılması gerektiği ancak binanın yıkılmadan zemin iyileştirilmesi yapılmasının neredeyse imkansız olmasından dolayı binanın yıkılıp yeniden yapılması görüş ve kanaatine varılmıştır." tespiti yapıldığını, 29.02.2000 tarihli 4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanun afete maruz kalanlar için adli yardımın nasıl olacağı hakkında düzenleme yapıldığını, 4539 sayılı kanunun 3. maddesinde "Doğal afete maruz kalanların istemleri halinde, afetten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin her türlü dava ve işlemlerde adli müzaheret hükümleri uygulandığı, doğal afete maruz kaldığını beyan edenler bakımından 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve 468 inci maddelerindeki delil gösterme ve şahadetname verme şartları aranmaz." düzenleme yapıldığını, buna göre gelir durumunda bakılmaksızın afete maruz kalanın istemini yeterli bulduğunu, müvekkilin deprem nedeni ile mağdur olduğunu, bu nedenle de adli yardım talebinde bulunduklarını, 29.02.2000 tarihli 4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanun’un 3. maddesi gereğince müvekkil lehine Adli Yardım kararı verilmesini, zorunlu deprem sigortası yapılmış olan müvekkillerin taşınmazlarının 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem ve artçı sarsıntılar sonucu ağır hasar görmesi nedeniyle sigorta bedeli’nin şimdilik 100-TL tazminatın müvekkil 30.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; Davacı, bakiye tazminat taleplerine ilişkin müvekkil kuruma usulüne uygun bir şekilde başvurmadığından işbu davanın reddinin gerektiğini,... adına 13.03.2020-13.03.2021 tarihleri arasında tanzim edilmiş... nolu DASK poliçesine istinaden davacının deprem sonucunda konutunda meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkil kuruma yapılan hasar ihbarı neticesinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan eksper tespitleri neticesinde sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 04.03.2021 Tarihinde 4.979,35-TL ödeme yapıldığını, 26.01.2021-13.03.2021 tarihleri arasında tanzim edilmiş... nolu DASK poliçesine istinaden davacının deprem sonucunda konutunda meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkil kuruma yapılan hasar ihbarı neticesinde... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan eksper tespitleri neticesinde sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 29.07.2021 Tarihinde 6.261,09-TL ödeme yapıldığını, işbu ödemenin akabinde davacı, müvekkil kurum aleyhine bakiye tazminat taleplerine istinaden huzurdaki davayı ikame ettiğini, ancak ilgili ödemenin sigortalının zararlarını karşılamadığına ilişkin müvekkil kuruma başvuruda bulunmadığını, müvekkil kurumca konu zarara ilişkin yeniden değerlendirme yapılmasının önüne geçildiğini, bakiye hasar bedeline ilişkin yeniden talepte bulunmaksızın müvekkil kurum tarafından resen araştırma yapılması ve akabinde ödeme gerçekleştirilmesi mümkün olmadığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nın “Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde, Sigorta Ettirenin ya da Sigortalının Yükümlülükleri” başlıklı B.1 maddesi:“Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, aşağıdaki hususları yerine getirmekle yükümlüdür. 1.1- Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç onbeş işgünü içinde DASK ’a veya Kurum nam ve hesabına sözleşmeyi yapan sigorta şirketine bildirimde bulunmak, 1.2- DASK görevlilerinin veya yetkili kıldığı kimselerin, hasara uğrayan binalara makul amaçlarla ve uygun şekillerde girmesine ve zararı azaltmaya yönelik girişimlerde bulunmasına izin vermek, 1.3- DASK’ın isteği üzerine zarar miktarıyla delilleri saptamaya, rücu hakkının kullanılmasına yararlı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri, gecikmeksizin DASK ‘a vermek, 1.4- Zararın tahmini miktarını belirtir yazılı bir bildirimi, makul ve uygun bir süre içinde DASK ‘a veya yetkili kıldığı kimselere vermek, 1.5- Sigortalı bina/yer üzerinde Zorunlu Deprem Sigortası dışında, deprem teminatı bulunan başkaca sigorta sözleşmeleri varsa bunları DASK ‘a bildirmek.” hükmünü havidir.Davaya konu talepler belirsiz alacak olarak ileri sürülemediğini, davanın bu gerekçeyle de reddini talep etmiştir. Davacı vekili, müvekkil kurum aleyhine ikame ettiği işbu dosyada “fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak, şimdilik 100-TL’lik hasar tutarının davalı sigorta kurumdan tahsilini” talep ettiğini, ancak işbu davanın “belirsiz alacak davası” yahut “kısmi dava” olarak ikame edilmesi HMK’nın ilgili hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil kuruma tensip zaptı ekinde sadece dava dilekçesi tebliğ edildiğini, davacı yan, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirilmediğini, dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle tazminat talepleri açısından ve diğer yönlerden davaya cevap verme imkanlarının olmadığını, delillerin taraflarına, tebliğ edilmesi gerektiğini, usulî anlamdaki bu eksiklik esasa verecekleri cevaplarını etkilediğini, Müvekkil Kurum dava öncesi sorumlu olduğu tutarı tanzim edilen eksper raporu doğrultusunda ödemiş olduğunu, mezkur hasardan kaynaklı başkaca sorumluluğu bulunmadığını, poliçe teminat limiti, muafiyet tutarı ve yapılan ödemeler gözetilerek değerlendirme yapılmasını talep etmiştir. DASK, önemli bir sosyal işlevi olan, kâr etme amacı bulunmayan, deprem ve diğer doğal afetlerin Devlete getirdiği mali yükü önemli ölçüde azaltacak olan ve esas gelirlerini sigorta primleri ile bunlardan elde edilen mali gelirlerin oluşturduğu bir kurum olduğunu, kendine ait bir teşkilatı bulunmayan DASK'ın yönetim kurulu dışında hiçbir personeli bulunmadığını, 15.08.2012 tarih ve 28385 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği’nin 23.maddesi uyarınca DASK nam ve hesabına sigorta sözleşmesi yapmaya sigorta şirketleri ve bu şirketlerin acenteleri yetkili olduğunu,... numaralı hasar dosyası için;13.03.2020-13.03.2021 tarihleri arasında tanzim edildiğini, ... nolu DASK poliçesine istinaden davacının deprem sonucunda konutunda meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkil kuruma yapılan hasar ihbarı neticesinde... numaralı hasar dosyası oluşturulmuş olduğunu, davacının konutundaki hasarın miktar ve niteliğini tespit etmek amacıyla konusunda uzman bağımsız eksper atandığını, 24.01.2021 tarihli ekspertiz raporunda; “Yapılan ekspertizde, poliçedeki riziko adresinin hatalı olduğu tespit edilmiştir. Buna gör, doğru adres ...Mah.... D Bayraklı İzmir olup, bu bina poliçede tanımlı binanın yan tarafında yer almaktadır. Sigortalı esi tarafından bölgede başkaca gayrimenkullerinin olmadığı ve de adresin poliçeye yanlış yazılmış olabileceğini beyan etmiştir. Konuyla ilgili acente ile de görüşülerek kendisine bilgi verilmiştir. Bunun yanı sıra, sigortalının vefat etmiş bilgisi edinilmiş olup, mirasçılık belgesi eklidir, Yapılan ekspertiz çalışmam, sigortalı dükkanın bulunduğu 3/1 nolu binada gerçekleştirilmiş olup, tespit edilen hasarlar aşağıda belirtilmiştir. Konuya ilişkin uygulama ve değerlendirme Sayın Kurumunuzun takdirlerine sunulmuştur.” İfadesinin yer aldığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan A.6-Muafiyet başlığı altında “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2'si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.” düzenlemesine istinaden 46.494,00-TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarı 929,88-TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper tespitleri neticesinde sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 4.979,35-TL ödeme yapıldığını, ... numaralı hasar dosyası için; 26.01.2021-13.03.2021 tarihleri arasında tanzim edildiğini,... nolu DASK poliçesine istinaden davacının deprem sonucunda konutunda meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkil kuruma yapılan hasar ihbarı neticesinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, davacının konutundaki hasarın miktar ve niteliğini tespit etmek amacıyla konusunda uzman bağımsız eksper atandığını,11.07.2021 tarihli ekspertiz raporunda; “Binanın zemin katında bulunan ve işyeri olarak kullanılan ticarethanede duvarlarda sıva boya çatlaklar ve bazı duvarlarda çatlamalar meydana gelmiş. Banyo duvar seramikleri kabarmış ve çatlamış. Binanın merdiven girişi ve merdiven kovası duvarlarında sıva, boya çatlakları meydana gelmiş.” İfadesi yer aldığını Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan A.6-Muafiyet başlığı altında “Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2'si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.” düzenlemesine istinaden 46.494,00-TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarı 929,88-TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper tespitleri neticesinde sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 6.261,09-TL ödeme yapıldığını, toplamda her iki dosyadan konut için sigortalıya 11.240,44-TL ödeme yapıldığını, yasal düzenleme gereği Hazine Müsteşarlığı’na bağlı bağımsız sigorta eksperleri tarafından yapılan hasar tespiti esas alınması gerektiğini, ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlüğünü doğuran olayların nedenlerini de ortaya koyan raporlarının hukuken geçerli belge niteliği taşıdığının kabulü zorunludur. (Danıştay... Dairesi’nin 11.05.2011tarih ve... K. Sayılı kararı) davacının iddia ve taleplerinin incelenmesi, ihtilaf bakımından sağlıklı yargılamanın yapılabilmesi için, bilirkişi heyetinin oluşturularak heyette Jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta eksperlerine yer verilmesi ve yine söz konusu dairede keşif de yapılmak suretiyle rapor alınması gerektiğini, davacının bakiye tazminat taleplerine ilişkin olarak herhangi bir bilirkişi/uzman raporu sunmadığını, somut olayda binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesi yalnızca yıkıma karar vermekte olduğunu, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılıgına ilişkin bir değerlendirme içermediğini, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Sartlarının A.3.6 maddesi “Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar”ın teminat dışında kalacağı hükmüne havi olduğunu, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılması yasal olarak iyileştirme olup Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olmadığını, yapıların deprem afeti nedeniyle gördügü zararın tespit edilmesinde kullanılan bilimsel yöntemlerden biri, o depremin meydana geldiği merkez üssünün hasar gören yapıların bulunduğu bölgeye uzaklığı olduğunu, depremin çıkış noktası ve yerselim bölgelerine uzaklığı dikkate alındığında mevzuata göre inşa edilmiş bir binada ağır hasar oluşturmayacağı bilimsel bir gerçektir. Bu hususun uzman bir bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi gerektiğini, deprem afetinin yapılarda meydana getirdigi zararın boyutunun, hasar seviyesinin tespit edildiği bilimsel yöntemlerden bir diğeri ise, yapıda meydana gelen çatlak, eğilme ve patlama gibi hasarın meydan geliş şekillerinin yapının durumu ve hasarın oluş sekli açısından verdiği bilgi olduğunu, Müvekkil Kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Ödenmesi” başlıklı B.4 maddesinde “Tazminat miktarının yasa ve bu poliçe hükümlerine göre tespit edilmesinden sonra DASK, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde hak sahibine ödemek zorundadır.” denildiğini, ZDS Genel Şartları düzenlenmiş olduğu üzere müvekkil kurumun ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 1 ay içerisinde geçerli olduğunu, eğer bir tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ayın geçmesi ile müvekkil kurumun temerrüde düştüğü kabul edilmesi gerektiğini, davaya konu hasar dosyasında eksper raporu 24.01.2021 tarihinde tanzim edilmiş olduğunu, tespit edilen hasar bedeli müvekkil kurum tarafından 29.01.2021 tarihinde sigortalı tarafından temin edilmek üzere bankaya aktarıldığını, bu durumda müvekkil kurumun eksper tarafından tespit edilen hasar bedeline ilişkin temerrüde düşmediğinin kabulü gerektiğini, somut olayda bakiye tutar için Müvekkil Kuruma yapılan müracaat usulüne uygun gerçekleştirilmediği için Müvekkil Kurum yine temerrüde düşmemiş olduğunu, davacının faiz isteme hakkı doğmadığını,10. Müvekkil Kurum ve gelirleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu, müvekkil kurumun, 18.05.2012 tarih ve 28296 sayılı Resmî Gazete de yayımlanan 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu’nun 3. ve devamı maddeleri uyarınca kamu tüzel kişiliğini haiz olup müvekkil Kurum ve gelirleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu, davacı vekilinin müvekkil kuruma yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adı geçen Mahkemece dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlandığı görülmekle birlikte 2024/132 karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmekle Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLER:
Taşınmaza dair tapu kayıtları, davalı yana ve Çevre ve Şehircilik İklim Değişikli İl Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, Belediye Başkanlığı yazı cevabının dosya arasında olduğu, tevdi üzerine bilirkişi heyetince 01/01/2025 tarihli raporun ve sunulan değer arttırım dilekçesinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın inşaat bilirkişisi..., Sigorta bilirkişisi...ve Jeoloji bilirkişisi ... tevdisi üzerine sunulan 01/01/2025 tarihli raporda özetle dükkan vasıflığı taşınmazın hali hazırda 2020 yılı içerisinde maliklerce yıkıldığı, depremden kaynaklı bodrum kat seviyesinde 3 adet betonarme taşıyıcı yatay yapı elemanında süreklilik arz ettiği anlaşılan kesme çatlaklarının olduğu ve bu hasarın betonun çekirdek seviyesine kadar devam ettiği, taşıyıcı sisteminin bütününe sirayet eden bu hasarın binanın taşıma gücünde kayba neden olduğu ve deprem öncesine göre taşıma kapasitesinin büyük ölçüde hasarlandığından binanın orta hasarlı olarak değerlendirilmesi gerektiği, riziko tarihi itibariyle taşınmazın yeniden yapım bedelinin teminat limiti üzerinden olduğu anlaşılmakla poliçe teminat miktarı üzerinden hesaplamanın yapıldığı belirtilerek önceden yapılan ödemenin güncellenen meblağın muafiyet bedeli ile birlikte düşülmesi neticesi davacılar yönünden karşılanmamış 29.691,98 TL , güncelleme yapılmadan muafiyet bedeli ile düşülmesi neticesi ise yine davacılar yönünden karşılanmamış 34.323,68 TL hasarın kaldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmekle rapora karşı itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilince sunulan değer arttırım dilekçesi ile başlangıçta talep edilen 100,00 TL'nin arttırılmakla 34.323,68 TL'ye yükseltildiğine dair değer arttırım dilekçesinin sunulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde davalılar miras bırakanı ... adına kayıtlı İzmir ili, bayraklı ilçesi, ... Mah.... parselde kain...apartmanı... nolu işyeri ( No 3/1-d)ne ilişkin davacılar miras bırakanı ile Mahkememiz davalısı arasında 13/03/2020 tarihli Zorunlu deprem sigortası başlıklı bir münasebetin kurulduğu, bahse konu taşınmazın 30/10/2020 tarihinde meydana gelen deprem sebebi ile hasra uğradığı, taşınmaza ilişkin çevre ve şehircilik bakanlığınca hasar tespiti yapıldığı gibi İzmir ... SHM'nin...D. İş sayılı dosyası üzerinden deprem sebebi ile taşınmazda meydana gelen hasar ve bu hasar sebebi ile taşınmazın kullanılıp kullanılmayacağına yönelik tespit yapıldığı, davalı sigortaya yapılan başvuruya istinaden davacılar miras bırakanına 04/03/2021 tarihinde 4.979,35 TL , 29/07/2021 tarihinde ise 6.261,09 TL tutarında muafiyet bedelinin mahsubu neticesi ödemeler yapıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu deprem sebebi ile davacılar miras bırakanına ait olduğu anlaşılan taşınmazın depremden kaynaklı uğradığı zararın tespiti sureti ile tespit edilecek tutardan davalının yaptığı ödemenin düşümü ile birlikte muafiyet bedeli tenzilatı uygulanmasının yerinde olup olmadığı bu kapsamda davacıların davalıdan bahse konu poliçe kapsamında bakiye alacaklarının olup olmadığı, olması halinde davalının ne şekilde ve ne surette sorumlu olacağının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik açılan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar kazandırılan rapora taraflarca itiraz ile ek rapor/ yenir bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda davacı yana davadan evvel yapılan ödemenin güncel bedel hesaplaması ayrıca yapılmakla birlikte yapılan ödemenin hasardan kaynaklı tazminat bedelinden ne miktarda düşülmesi gerektiği yönünde raporda ayrıca kanaat belirtilmediği göz önüne alındığında kararın denetlenebilirliği bakımından bu hususta Mahkememizce değerlendirme yapılması gerektiğinden yapılan değerlendirme neticesinde yukarıda belirtildiği gibi hükme esas alınan raporda bahse konu depremden kaynaklı taşınmazın hasarına ilişkin maluliyetlerinin raporun 4h maddesinde belirtildiği gibi yeniden yapım bedelinin riziko tarihi itibariyle hesaplanmakla birlikte yapım bedeli poliçe limiti üzerinde olduğundan 46.494,00 TL limitten önce muafiyet bedeli düşülmüş ardında hesaplamanın riziko tarihinde ki değerler üzerinden yapıldığı göz önüne alındığında ödemenin bedelinin güncellenmesi yapılmadan düşülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu mesken nitelikteki taşınmazın meydana gelen depremden kaynaklı az hasarlı olduğu yönünde Bakanlık tespiti yapılmış ise de binanın 2022 yılında maliklerce yıkıldığı, taşınmazın bütününe sirayet eden hasarların depremden kaynaklı yapılan hasarlar olduğu, taşınmazın taşıyıcı yapılarında taşıma gücü kaybının oluştuğu göz önüne alındığında bilirkişi heyetince orta hasarlı olarak yapılan değerlendirmeye Mahkememizce iştirak edilmekle birlikte taşınmazın yeniden yapım maliyetinin 69.472,82 TL olduğu, taşınmaz sahiplerinin zararın artmasına neden olan kusurlu eyleminin bulunmadığı, davalı yanın deprem meydana geldiği tarih itibariyle geçerli poliçe teminatı tutarının 46.494,00 TL olduğu anlaşılmakla davalının bu miktar üzerinde sorumluluğunun olmayacağından dolayısıyla davacılar miras bırakanı yönünden ortaya çıkan yeniden yapım maliyetine yönelik zararın poliçe limiti ile sınırlı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla poliçe tutarından %2 oranında muafiyet bedelinin düşülmesi ile 45.564,12 TL teminattan kaynaklı sorumluluğunun olduğu, bu tutardan ise yukarıda açıklandığı üzere önceden yapılan 11.242,44 TL ödemenin düşülmesi ile karşılanmamış 34.323,68 TL zarar bulunduğu ve davalının yasal faiz üzerinden sorumlu olması gerektiği değerlendirilerek davacıların dosyaya kazandırılan mirasçılık belgesine göre taşınmazın maliki ...'ın (...'ın 4/16,...n 3/16, ...'ın 3/16, ...ın 3/16 ve ...ın 3/16 pay hakkına sahip olduğu) mirasçıları olduğu görülerek iştirak halinde mülkiyet hissesinden kaynaklı iş bu dava açıldığından ayrıca miras hissesine göre bakiye zarar miktarı paylaşımı yapılmasına gerek olmaksızın hesaplanan bakiye tutarın davalıdan alınarak davacılara miras hisseleri oranında verilmesine dair davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile 34.323,68 TL bakiye hasardan kaynaklı tazminat bedelinin temerrüt tarihi olarak takdir edilen 29/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACILARA MİRAS HİSSELERİ ORANINDA VERİLMESİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 2.344,65 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.027,60 TL ( 427,60 TL peşin harç ile 600,00 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 1.317,05 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 1.455,20 TL (427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ile 600,00 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 10.672,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 12.127,20 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACILARA VERİLMESİNE,
4- Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFLARA İADESİNE,
5- Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACILARA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 900,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu...'ya ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.18/06/2025
Katip ...
E imza ¸
Hakim ...
eimza¸