T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/264
KARAR NO : 2024/827
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinin incelenmesinde; olay tarihinde müvekkilinin ...Plakalı aracıyla ... Haliç Köprüsünde seyrederken ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç şerit değiştirirken müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarptığını ve trafik kazası meydana geldiğini, olay neticesinde trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, bu tutanak doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna göre davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçelisi olan ... plakalı araç tam ve asli kusurlu olduğunu, kazanın akabinde müvekkilinin iki araç arasında sıkıştığını ve yaralandığını, müvekkile ait sağlık raporları, konuya ilişkin tüm belge ve evraklar soruşturma ve mahkeme dosyasının içinde mevcut olduğunu, İstanbul .... Asliye Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ve 13.11.2023 tarihli kararında,"sanığın yolun sağdan 2. şeridinde seyir halindeyken yolun en sağ şeridine doğru taralı alan üzerinden şerit değiştirmek istediğinden dolayıbu kazanın oluşumuna asli derecede kusuru ile sebebiyet verdiği... böylece sanığın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlemiş olduğu sanık savunması, katılan beyanı adli tıp raporu, kaza tespit tutanağı ve kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu ile anlaşılmakla sanığın sübut bulan suçtan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir." değerlendirmesi ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiğini, bu kararın 14.12.2023 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi işbu dilekçelerinin ekinde yer aldığını, bu kaza sebebiyle müvekkilinin ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kaldığını, geçici ve kalıcı maluliyet durumu oluştuğunu, İstanbul Müracaat İşlemleri Bürosu'nın 10/06/2022 tarihli ve ...sayılı yazısı ile gönderilen müvekkile ait ... Şehir Hastanesi'nin 13.05.2022 tarih ... sayılı raporunda, "sol dirsekte ödem hassasiyet, sağ el biliğinde hassasiyet hareket kısıtlılığı, sol tibia ve ayak bileğinde ödem-ağrı olduğu, Ortopedi muayenesinde kemik patoloji saptanmadığı, KBB muayenesinde alt gingivo bukkal mukozada yaklaşık 8 cm lik kesi, alt dudakta 2 adet düzensiz sınırlı 3-4 cm kesi olduğu, sütüre edildiği, maksilla BT doğal bulunduğu Arızasının: Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI kanaatini bildirir rapordur." değerlendirmesi yapıldığını ve müvekkilin aldığı hasarın basit nitelikte olmadığı açıkça belirtildiğini, gelinen nokta itibariyle bahse konu kazanın üzerinden oldukça uzun zaman geçmiş olmasına karşın, yaralanmaların müvekkilde meydana getirdiği hasarlar etkisini ciddi şekilde sürdürmekte olup, müvekkil yaşamış olduğu olağanüstü ekonomik kayıpların yanında bir de fiziksel rahatsızlıkları nedeniyle büyük ızdırap içerinde olduğu, davalı sigorta şirketi, bahse konu kazayı gerçekleştiren aracın ZMMS sigorta şirketi olması sebebiyle müvekkil nezdinde oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik maluliyetleri bakımından sorumlu olduğunu, bu sebeple müvekkil nezdinde oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik oran ve tazminatının öncelikle müvekkilin Sayın Mahkemenizce gerekli görülen sağlık kuruluşuna sevki ile müvekkilinin gelir durumu da dikkate alınarak tespitini, kusur oranlarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesini ve tespit edilecek olan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatlarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde; Dava konusu olayda müvekkil sigorta şirketi poliçe sahibi aracın sürücüsüne kusur izafe edilmemesi gerektiğini, nitekim kazanın meydana gelmesine sebep olan tüm fiilleri neticesi davacı araç sürücüsü ...' ye ait olduğunu, kolluk kuvvetlerince de tutulan tutanaklarda meydana gelen kazanın çift taraflı yaralanmalı bir kaza olarak nitelendirilmesi başlı başına tam kusurlunun davacı olduğunu gösterdiğini, davayı kabul ettikleri şeklinde anlaşılmamak kaydıyla, meydana gelen kazada kusur oranları, kazanın hangi şartlar altında meydana geldiği ve gerçek zarar miktarı bilirkişi incelemesiyle tespit edilmeli, eğer davacı ... 'nin %100 kusurlu olduğu tespit edilirse davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, mahkemece aksi kanaat oluşması halinde ise müterafik kusur durumunun varlığı araştırılmalı ve hükmedilecek tazminattan indirim yoluna gidilmesi gerektiğini, bu yönüyle sayın mahkemeden kusura ilişkin ATK' dan tekrar bilirkişi raporu alınarak değerlendirme yapılmasını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin tüzel kişiliği haiz bir kuruluş olması belli kanunlar, prensipler ve kurallar çerçevesinde hareket etme zorunluluğu nedeniyle kusur oranlarını belgeleyen kanıtlar ve dokümanlar olmadan sadece zarar görenlerin talebi esas alınarak ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirkete sigortalı araç, Trafik Sigorta Poliçesiyle Sigortalanmış olup sadece belgelendirilebilen maddi hasarları ve zararları teminat altına alındığını, maddi tazminat taleplerine cevap verebilmeleri için ancak gerçek zararın ve kusurun kesin olarak belgelendirilmesi ile mümkün olduğunu, müvekkil şirket fiili ve yasal sigorta uygulamaları çerçevesinde, düzenlemiş olduğu sigorta poliçesi teminat limitleri ile sigortalısının ispatlanabilen kusuru oranında meydana gelen ve yine ispatlanabilen gerçek zarardan sorumlu tutulabildiğini, her ne kadar olaya ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ... soruşturma yapılmış ve İstanbul ....Asliye Ceza Mahkemesi' nin... E. Ve ...K. Ve 13.11.2023 tarihli kararı verilmiş ise de TBK 74. Maddesi gereğince ve usul kuralları gereğince ceza hakiminin kararı, hukuk hakimini bağlamayacağı ilkesinden hareketle sayın mahkemenizce yargılama esnasında kusura ilişkin tam ve kesin bir kanaate varılması amacıyla dosyanın adalet bakanlığı adli tıp kurumuna yada üniversitelerin adli tıp kurumu ana bilim başkanlığında kusura ilişkin rapor alınmasına, davanın ... plakalı araç sürücüsü olan ... 'a ihbarını, davacı açısından esasa ilişkin itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle iş bu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, davacı tarafından alacak miktarlarını net olarak ve ayrı ayrı belirtir açıklama dilekçesi ibraz edilmeli, aksi takdirde hmk 119. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve ancak ön inceleme aşamasına geçilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; 13/05/2022 tarihinde dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araç ile davacı tarafından sevk ve idare edilen... plakalı araç ve dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araçların maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına karıştıkları, olayla alakalı İstanbul ASCM'nin ... e sayılı dosyası üzerinden olayın kamu davasına dönüştüğü ve Mahkemece ... karar sayılı ilamının kurulduğu, mahkememiz davalısının ... tarafından kullanılan aracın kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS sigortacısı olduğu davadan evvel davacı tarafça KTK 97 başvurusunda bulunulduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu kazanın oluşumunda kazaya karışan tarafların kusur durumlarının tespiti, bu kaza sebebiyle davacı asilin geçici ve kalıcı iş göremezliği uğrayıp uğramadığı, uğradığının anlaşılması halinde oran ve süresinin tespiti ile bu oran ve süreye karşılık gelecek tazminat tutarının belirlenmesi ve belirlenecek tutardan davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne şekilde olacağının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan geçici ve kalıcı iş göremezlik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar uyuşmazlığın yukarıda belirtildiği şekilde oluştuğu anlaşılmış ise de uyuşmazlık konusu hususun değerlendirilmesine geçmeden evvel davalı sigorta şirketinin yetki itirazının öncelikle değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmış bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde davacı tarafa davalı sigorta vekilince sunulan cevap dilekçesindeki yetki itirazının sorulması üzerine davacı asilin İzmir ili Tire ilçesinde ikamet etmesi sebebiyle iş bu davanın Mahkememiz nezdinde açıldığı belirtilmekle birlikte davalının da yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde davanın görülmesi gerektiği savunması karşısında yapılan değerlendirme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 5 vd maddelerinde yetkinin düzenlendiği, genel yetkili mahkemenin söz konusu yasanın 6. Maddesi kapsamında davalının yerleşim yeri olduğu dolaysıyla somut olay bakımından genel yetki kuralı olarak davacının değil davalının yerleşim yerinde iş bu davanın açılması gerektiği bununla birlikte dava trafik kazasından kaynaklı açılan iş göremezlik sebebiyle tazminat davası olduğundan aynı yasanın 16. Maddesi kapsamında davacının bir başka yer mahkemesi bakımından seçimlik hakkı olduğu anlaşılmakla birlikte yapılan inceleme neticesinde kazanın İstanbul ilinde meydana geldiğinin davalının adresinin de İstanbul'da olduğu anlaşılmakla birlikte az yukarıda belirtildiği gibi davacı tarafça yetki konusunda kullanılan seçim hakkının bahse konu yasa karşısında kullanılması mümkün görülmeyerek bu hususta daha fazla bir inceleme yapılması gerek olmadığı kanaati ile her ne kadar mahkememiz nezdinde iş bu dava açılmış ise de yetkili Mahkemenin davalı yan yerleşim yeri olan İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespiti ile Mahkememizin yetkisizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE ve yetkili Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2- Karar kesinleşince ve talep halinde dosyanın yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine (ihtarat yapıldı)
4- Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine ve ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise şartlar oluşacağından yargılama giderlerinin mahkememizce değerlendirilmesine,
5- Dair davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı