T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/265
KARAR NO : 2025/216
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin annesi olan ...I, 07.01.2023 tarihinde... plakalı araçta yolcu halinde bulunurken, davalı nezdinde ZMMS sigortalısı bulunan ve ... ...'in yönetimindeki... plakalı araç ile yaşanan trafik kazasında hayatını kaybettiğini, Müvekkillerden, murisin kızı ... ...'nun 2 küçük çocuğu, oğlu... ...'nın da 3 tane çocuğu bulunmakta olup müteveffa ölümüne kadar müvekkillerinin çocuklarına düzenli ve sürekli şekilde bakım sağladığını, diğer müvekkil... ise evli olmadığından aynı evde yaşadığı müteveffanın yaptığı yemekleri yemekte, çamaşır yıkama, ütü, ev temizliği gibi konularda müteveffadan destek almaktaydı, Müteveffanın tüm çocuklarına bedenen destek olduğunu, Ancak, 07/01/2023 tarihli kazada vefat etmesi ile müvekkillerinin açıkladıkları desteklerden mahrum kaldığını, destekten yoksun kalma tazminatı, ölen bir kişinin yaşarken destek verdiği kişilerin aldığı desteğin ölüm sebebiyle ortadan kalkması neticesinde destek alanların uğradıkları zarar olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin destek verdiği kişilerin hayatlarının ölüm nedeniyle kötüleşmemesi için kabul edilmiş bir maddi tazminat davası türü olduğunu, bazı kişilerin yaşarken birbirine destek olduğu konusunda hukuki bir karinenin mevcut olduğunu, sosyal hayatın normal akışına göre anne-baba çocuklarına, çocuklar anne-babalarına, eşler birbirlerine yaşarken maddi destekte bulunduklarını, Yargıtay uygulamasına göre hukuki karine nedeniyle bu şahısların yaşarken birbirlerine maddi destekte bulundukları kabul edildiğinden, destek olma olgusunun ispatlanmasına gerek olmadığını, ancak buna rağmen müteveffanın müvekkillere destek olduğu hususu yargılama sırasında dinlenecek tanıklar ile ispat edilebileceğini, davalıya 30/03/2023 tarihinde KEP sistemi üzerinden başvuru yapıldığını, ancak hem başvurudan hem de dava şartı arabuluculuk kanun yolundan sonuç alınamadığından işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, müvekkillerinin annesi olan müteveffanın ölümü ile destekten yoksun kaldıkları sabit olduğundan fazlaya ilişkin hakkları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkil için 100-TL olmak üzere toplamda 300-TL'nin haksız fiil tarihi olan 07/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkil sigorta şirketi poliçe sahibi aracın sürücüsüne kusur izafe edilmemesini, nitekim kazanın meydana gelmesine sebep olan tüm fiilleri neticesi müteveffa ...ı ve... plakalı araç sürücüsü... ... 'ya ait olduğunu, kolluk kuvvetlerince de tutulan tutanaklarda meydana gelen kazanın çift taraflı ölümlü bir kaza olarak nitelendirilmesi başlı başına tam kusurlunun müteveffa ve müteveffanın bulunduğu... plakalı araç sürücüsü... ... olduğunu gösterdiğini, meydana gelen kazada kusur oranları kazanın hangi şartlar altında meydana geldiği ve gerçek zarar miktarı bilirkişi incelemesiyle tespit edilmeli, taraflarınca da kabul gördüğü üzere eğer müteveffa ...ı ve araç sürücüsü eş... ... 'nın %100 kusurlu olduğu tespit edilirse davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, mahkemece aksi kanaat oluşması halinde ise müterafik kusur durumunun varlığı araştırılmalı ve hükmedilecek tazminattan indirim yoluna gidilmesi gerektiğini, bu yönüyle mahkemeden kusura ilişkin ATK' dan bilirkişi raporu alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağında;... plakalı araç sürücüsü... ... karayolları trafik kanunu' nun 84./g maddesini ihlal ederek ''şeride tecavüz etme.'' kusurunu işlediğini,... ...' nın kaza anında aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, yolun ıslak ve nemli olmasına rağmen kaza yapmanın önüne geçebilecekken gerekli dikkat ve özeni göstermeyip kazaya sebebiyet verdiği ve bu sebeple asli kusurlu olduğu, tutulan tutanaklarda sabit olduğu, ayrıca yine tutulan kaza tespit tutanağında... plakalı araç sürücüsü ... ...' in yine hiç bir kusurunun olmadığının görüldüğünü, tutulan tutanaklar ve olayın yaşanma akışı dikkate alındığında davacıların kötüniyetli olduğu ve hiçbir kusuru olmadığı halde haksız yere ... ...' i sorumlu tutmaya çalıştıklarının açıkça ortada olduğunu, mahkemenin karar verirken tüm hususları dikkate alıp hakkaniyete uygun çerçeve de karar vermesini, müvekkil şirketin tüzel kişiliği haiz bir kuruluş olması belli kanunlar, prensipler ve kurallar çerçevesinde hareket etme zorunluluğu nedeniyle kusur oranlarını belgeleyen kanıtlar ve dokümanlar olmadan sadece zarar görenlerin talebi esas alınarak ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirkete sigortalı araç, trafik sigorta poliçesiyle sigortalanmış olup sadece belgelendirilebilen maddi hasarları ve zararları teminat altına alındığını, maddi tazminat taleplerine cevap verebilmeleri için ancak gerçek zararın ve kusurun kesin olarak belgelendirilmesi ile mümkün olduğunu, yine davacı tarafından meydana geldiği iddia olunan zararlar ve diğer talepler ispat edilemediğini, destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin şartları gerçekleşmediğinden de reddini, olay da müteveffa ...ı' nın... plakalı araçta yolcu olarak bulunması sebebiyle hatır taşımacılığı söz konusu olduğunu, hatır taşımacılığı trafik sigortası kapsamı dışında olduğunu ve bu durumun genel hükümlere tabi olduğunu, davanın... plakalı araç sürücüsü olan ... ... ' e ihbarını ,davanın... plakalı araç sahibi olan ...' ye ihbarını, davayı kabul etmemek ile birlikte davacının taleplerine karşılık müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun düzenlenen ZMMS poliçesindeki limitler dahilinde olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmakla birlikte, öncelikle davanın usule ilişkin itirazları nedeniyle reddine, davacıların haksız ve hukuka aykırı istemleri nedeniyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Davalı sigorta şirketine, İzmir CBS'nin...sor. Sayılı dosyasının uyap çıktısı, 31/10/2024 tarihli keşif, adli trafik bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 21/11/2024 tarihli rapor, 25/12/2024 tarihli ek rapor dosyamıza kazandırılmıştır.
Davacı tanığı ... aynen "ben davacılardan... ...'yı çocukluk arkadaşım olması sebebiyle eskiden beri tanırım aynı zamanda diğer davacı ... ablada...'nın ablası olur onu da bu sebeple tanırım diğer davacı... ...'yı tanımakla birlikte...'nın abisi ise de diğerleri kadar samimi değiliz, ben davacıların evlerine girip çıkan birisiyim, kaza anına yönelik görgüye dayalı bir bilgim olmamakla birlikte kazandan bir kaç saat sonra olaydan haberimiz oldu, eşimle beraber baş sağlığına daha sonradan gittik, ... abla vefatından önce... ile beraber yaşamaktaydı, bildiğim kadarıyla ... ablanın herhangi bir yerden geliri yoktur, ... ve ... ablayla birlikte aynı zamanda evde...'nın babası da vardı ,...'nın babasının herhangi bir yerden gelirinin olmadığını biliyorum ancak şu anda bir geliri var mı yok mu bilmiyorum,...'nın işçi olduğunu biliyorum, olay tarihinde de büyük ihtimalle çalıştığını hatırlıyorum,... annesinin vefatından kaynaklı olarak bir nevi tek başına kalmıştır, babasına dair pek bir bilgim olmamakla birlikte annesinin vefatı kendisini oldukça derinden üzmüştür, bununla birlikte ... abla... ile yaşadığı evin tüm işlerini yapmaktaydı, diğer davacı ... ablanın 3 tane çocuğu olmakla birlikte bu 3 çocuğa da ... abla bakmaktaydı vefattan sonra bu anlamda da zorluk çekilmektedir" şeklinde diğer davacı tanığı... ise "ben davacılardan ...'nın eşi olurum, olay anına dair bir görgüm olmamakla birlikte 5 dk sonra olay yerine gittim, kayınvalidem yaralı haldeydi ambulans gelerek kendisini hastaneye götürdü biz hastaneye vardığımızda kendisinin vefat haberini aldık, davacı ... annesinin vefatından önce kendi iş yerimizde çalışmaktaydı bu nedenle de 3 çocuğumuza kayınvalidem bakıyordu ancak vefat sebebiyle çocuklarımıza eşim bakmak zorunda kaldı ve bu nedenle işi bıraktı kayınvalidem aynı zamanda kayınbiraderim olan ... çocuklarında bakmaktaydı, vefattan önce kayınvalidem oğlu... ve eşi... ... ile yaşamaktaydı,...'nın ev ihtiyaçlarını kayınvalidem karşılamaktaydı, kayınpederim emeklidir,... da vefat sırasında işçi olarak çalıyordu" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edilen 21/11/2024 tarihli raporda özetle kazının oluşumu bakımından mahallinde yapılan keşif neticesi elde edilen verilere göre 07/01/2023 tarihinde meydana geldiği belirtilen trafik kazasına ilişkin olayın meydana geldiği tarihe göre yoldaki nem durumunun ve yola düşen gölgelerin normal olduğu, araç sürücüleri haricinde üçüncü bir etkenin kazanın oluşumuna herhangi bir dahilinin olmadığı bu nedenle yol yönünden hizmet kusurundan bahsedilmeyeceği belirtilerek... plakalı araç sürücüsü...'in kazanın oluşumundaki eylemin 2918 sayılı yasanın hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak 52/b ve şeride tecavüz ederek 84/ g maddelerini ihlal ettiği,... plaka sürücüsü ...'in ise kazının meydana geliş şekli ile ani oluşu ve kendi şeridinde seyir halinde oluşu nedeniyle kazadan kaçınabileceği bir hal olmadığından bu kazanın oluşumunda kusurlu olmadığı, müteveffa ...ı'nın sürücü olan eşin beyanına göre önde oturmakla birlikte emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmakla birlikte kazanın oluşumuna yönelik kural ihlali niteliğinde davranışının bulunmadığı görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmış, rapora karşı davalı yanca beyanlarda bulunulduğu görülmekle Mahkememizce davacı tanıklarının dinlenildiği ve bu kapsamda yapılan itirazlarında yeniden değerlendirilmesine yönelik tevdi üzerine bilirkişi tarafından sunulan 25/12/2024 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek mahiyette herhangi bir durum olmadığı şeklinde görüş ve kanaat bildirilmekle ek rapora karşı davacı vekilinin itirazlarda bulunduğu, ihbar olunan vekilinin ise ek rapora karşı beyanda bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde 07/01/2023 tarihinde... ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araçların trafik kazasına karıştıkları, Mahkememiz davacıları miras bırakanı ...'in... plaka sayılı araçta yolcu konumunda olduğu, adı geçenin aynı gün vefat ettiği, davalı yanın ise... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS sigortacısı olduğu, davadan evvel davalı sigortaya 30/03/2023 tarihinde KTK 97 başvurusu yapıldığı ve fakat yapılan herhangi bir ödeme olmadığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın kazaya karışan tarafların kusur durumlarının tespiti, bu kaza nedeniyle davacıların ...ı'nın vefatından kaynaklı adı geçenin desteğinden yoksun kalıp kalmadıkları, kaldıklarının anlaşılması halinde talep edebilecekleri DYK tazminat tutarının belirlenmesi, davalı yanın gerek müterafik kusur gerekse hatır taşımasına yönelik savunmasının iş bu dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulama imkanının olup olmadığı, var ise ne şekilde değerledirilmesi gerektiği hussularının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan DYK maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça kazandırılan ek rapora itirazlarda bulunularak yeni bir rapor alınması yönünde talepte bulunulmuş ise de dosyaya kazandırılan rapor ile ceza dosyasındaki raporun birbirleriyle örtüştüğü gibi ek rapor ile itirazların karşılandığı kanaatine varılmakla birlikte yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu anlaşılmakla raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar 07/01/2023 tarihinde davacılar mirasçısı ...'in ön koltukta yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı... tarafından sevk ve idare edilen... plaka sayılı araç ile dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen... plakalı araçların karıştıkları trafik kazasından kaynaklı ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu anlaşılan davalı aleyhine kusur isnadı ile iş bu DYK maddi tazminat davası açılmış ise de davanın 6098 sayılı yasanın 49 vd maddeleri gereği haksız fiil temelinde açıldığı, haksız fiilin zarar, kusur, hukuka aykırı davranış ve illiyet bağı olmak üzere 4 unsuru olmakla birlikte bu 4 unsurun da haksız fiilden söz edilebilmesi için gerçekleşmesinin gerektiği, davalı sigortanın 2918 sayılı yasının 91. maddesi gereği sürücünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunacağı göz önüne alındığında yapılan yargılama neticesinde gerek hükme esas alınan bilirkişi raporu gerekse dosya kapsamına kazandırılan deliller ve olayla alakalı yargılamanın yapıldığı kesinleşen... ASCM'nin... esas sayılı dosya kapsamına kazandırılan deliller uyarınca isnadın aksine... plakalı araç sürücüsü ...'in somut olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı bu nedenle de ve davalı yan yönünden sorumluluğun bulunmadığı anlaşılmakla haksız fiillin diğer unsurlarının incelenmesine gerek olmadığı kanaati ile açılı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın REDDİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın DAVACILARDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç, keşif harcı ve gider avansından kullanılan yargılama giderlerinin DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
- Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFLARA İADESİNE,
4- Davalı tarafça yatırılan gider avansın kullanılan 202,00 TL'nin DAVACILARDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVALI TARAFA İADESİNE,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 300,00 TL vekalet ücretinin; HER BİR DAVACIDAN 100,00'ER TL OLMAK ÜZERE ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVACILARDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair taraf vekilleri ile feri müdahil vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip...
E imza ¸
Hakim...
eimza ¸