T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/274
KARAR NO : 2024/826
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; müvekkilinin davalı firmaya kiralamış olduğu personel yükseltici platformlardan dolayı davalı firmaya faturalar düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle ticari iş ilişkisinden kaynaklı olan alacaklarının tahsili amacıyla davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından bu takibe karşı haksız olarak itiraz edildiği gibi, arabuluculuk süreci de davalıdan kaynaklanan sebeplerden ötürü sonuçsuz kaldığını, davalıya kiralanan personel yükseltici platform makinelerinin seri numaraları; ..., ..., ..., ... bu numaralar olduğunu, bu makinelerin kiralamalarına ilişkin faturalar düzenlendiğini, bu faturalarda da seri numaralar ve diğer detaylar da yer aldığını, belirtilen makinelerin müvekkil tarafından satın alınmasına ilişkin faturaların dilekçe ekinde sunduklarını belirtmiştir. Davalı borçlu icra takibine itiraz dilekçesinde takibe konu ticari ilişkiden kaynaklı olan borç konusunda mutabık olmadıklarını beyan etmişse de farklı bir hesap çizelgesi de ortaya koyamadıkların, ayrıca yapmış olduğu itiraz da kısmi itiraz niteliğinde olmadığını, İcra takibi açılıncaya kadar da davalı firmanın müvekkile karşı hesapta mutabık olunmadığı yönünde bir beyanın da olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 21. Maddesine göre faturaya itiraz süresi 8 gün olarak düzenlemektedir. 8 günlük yasal süresi içerisinde de davalı firma tarafından kendileri adına düzenlenen faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, dolayısıyla davalı borçlu firma tarafından fatura içeriklerinin kabul edildiğini, Davalı borçlu tarafından alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla açılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, müvekkilin hak kaybına uğratıldığını, yukarıda izah edilen gerekçelerle haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamış böylelikle davalı yanca işbu davanın inkar çerçevesinde savunulduğu görülmüş ve taraf teşkili sağlanmıştır.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde mahkememiz davacı tarafından davalı aleyhine İzmir .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden personel yükseltici platformun kirasından kaynaklı toplam 238.200,00 TL'nin tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığı, geniş anlamda itiraz üzerine takibin durdurulduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davacının davalıdan bahse konu icra dosyası üzerinden platform kirası sebebiyle alacaklı olup olmadığı, bu kapsamda söz konusu platformların kullanmak amacıyla davalıya tahsis edilip edilmediği, edildiğinin anlaşılması halinde davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı, davalı yan itirazının haklılık teşkil edip etmediğinin tespiti ile davacı tarafça istem konusu edilen icra inkar tazminat talebinin yerinde olup olmadığının değerlendirmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
İzmir .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının verildiği incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 238.200,00 TL alacağın tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının faturalardan kaynaklandığının belirtildiği, geniş anlamda borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de az yukarıda açıklandığı gibi davalı tarafça iş bu dava inkar çerçevesinde savunulmakla birlikte davacının davasının davalıya kiralanan personel yükseltici platformun kirasından kaynaklı faturalara yönelik ödeme yapılmama sebebiyle alacak iddiasına dayalı itirazın iptali olarak ileri sürüldüğünden öncelikle görev konusunun incelenmesi ile dosyada buna dair değerlendirme yapılmasının gerekli olduğu kanaatine varılmıştır.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak tamamen iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde aynen "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları....görürler" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe yapılan itiraz üzerine Mahkememiz nezdinde iş bu itirazın iptali davası açılmış ise de davacının alacak iddiasının dayanağının davacı tarafından davalıya kiralanmakla birlikte düzenlenen faturalara ödeme yapılmaması sebebiyle personel yükseltici platformun kirasından kaynaklı ileri sürüldüğünden taraflar arası uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen ilgili hükümlere göre değil taraflar arasındaki kira sözleşmelerinde yer alan hükümler çerçevesinde tarafların birbirine karşı olan edimlerini yerine getirip getirmedikleri, söz konusu sözleşme nedeniyle icra takibine konu alacaklar bakımından davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik konular üzerinde toplandığı kanaatine varılmıştır. Benzer bir değerlendirme gerek Yargıtay .... HD'nin... E. ve ... K. Sayılı ilamında ve ayrıca Yargıtay ... HD'nin ... E. ... K. Sayılı ilamında da yapılmıştır. Bu kapsamda ister menkul isterse gayrimenkul kira ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlıkların 6100 sayılı HMK'nın 4. Maddesinin a bendi göz önüne alınarak Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından görülüp sonuçlanması gerektiği, kira ilişkisinin bir hizmet olarak verilmesi (örneğin kiralanan ürünün kullanımına yönelik kiralayan tarafından personel temin edilmekle söz konusu personelinde ürünü kullanması tek yetkili kılınmak suretiyle kiracıya hizmet verilmesi hali) durumunda ilişkinin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekecek ise taraflar arasında bu nitelikte bir ilişkinin bulunduğuna dair bilgi ve belge olmamakla birlikte aksinin iddia edilmediği görülmekle neticede uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemeleri nezdinde değerlendirmesi gerektiği kanaatine varılmakla ve göreve ilişkin hususların davanın her aşamasında resen değerlendirilebileceği anlaşılmakla davanın görevsizlik nedeni ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine ve karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/10/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı