T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/336
KARAR NO : 2025/258
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı şirketin İzmir Ege Bölgesi ve tüm Türkiye sınırları içerisinde vinç, manlift, forklift ve proje danışmanlığı hizmeti veren sektörde kendisine güven duyulan saygın firmalardan biri olduğunu, davacının, davalıya mal/hizmet verdiğini ancak karşılığını alamadığını, davacının davalıya manlift kiraladığını, davalının kiralama bedelini ödemediği gibi kullandığı aracı da hasarlı bir şekilde bıraktığını, davacının hem kurtarıcı bedelinin hem de hasar bedellerini kendi cebinden karşıladığını, faturada irsaliye yerine geçer ibaresinin yer aldığını, irsaliyelerde ve teslim evrakında sürelerin, bedellerin ve hangi makineye ilişkin olduğu hususlarının yer aldığı, belgede davalı firma yetkilisinin imzasının da bulunduğunu, davalının hizmet bitiminde nakit ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafın halen herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının, davalıdan tahsil edemediği alacağın vergi ve KDV'sini de ödemek zorunda kaldığını, davacının cari hesaptan da görüleceği üzere söz konusu hizmetten kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalı taraf borçlu olduğunu bilmesine rağmen ödeme konusunda davacıya hiçbir şekilde geri dönüş yapmadığını, bu nedenle davacının alacağını tahsil amacıyla İzmir... İcra Dairesinin - ...esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalı tarafın davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, dava konusu icra takibine itiraz edip haksız ve kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, ayrıca borçlu itirazında faize de itiraz ettiğini, bu itirazın da yerinde olmadığını, takibin kanuna uygun olduğunu, bilindiği üzere avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletme ile ilgili olması yeterli olduğunu, yapılmış olan itirazın zaten alacağına kavuşamayan davacının durumunu daha da zorlaştırdığını, davalının icra dosyasına itiraz etmesinin ve borçlu olmadığını ileri sürmesinin sadece süre kazanmaya yönelik olduğunu, davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, borcunun olduğunu bilmesine rağmen kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, yargılama sürecinde davalının durumunda meydana gelebilecek değişikliklerin, davacının alacağını olumsuz ve telafisi imkansız şekilde etkileyeceğini, borçlunun kötü niyetli olup, borca haksız yere itiraz etmiş olmasının borcu ödemede zaman kazanma çabasında olduğunun ve mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunun kanıtı olduğunu, itirazın iptal edilebilmesi için geçecek yargılama sürecinde davalı borçlunun mal kaçırma ihtimalini daha da arttırdığını, bu nedenle davacının uğrayacağı zararının daha da artacağını, diğer yandan karşı tarafla yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmesi sonucunda davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, ayrıca bildirilen tanıkların dava konusu makinenin teslimi, karşı tarafta kaldığı süre, makinenin arızalı bir şekilde bırakıldığı, ne tür arızası olduğu, iade süreci, bu süreçte yaşananlar, makinenin tamir şekli ve arıza çeşidi, davacının nasıl ve ne şekilde zarara uğradığı ve sair konular hakkında bizzat görgü ve bilgi şahidi olduklarını beyan ederek, öncelikle alacakları karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, haklı davalarının kabulü ile izmir ... İcra Dairesinin -...esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkûm edilmesine ve davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini saygılarımızla talep edildiği anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde; Davacının dilekçesindeki iddia ve beyanlarının tamamının yersiz, haksız ve dayanaksız olduğunu, kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, davalı şirket tarafından...Marka...plakalı ... kısa süreli olarak kiralanmış olmasına rağmen, (35-40 dakika gibi bir süre) tamamen davacının kusur ve ağır ihmali ile süre bitiminde teslim alınmadığını, toplanacak deliller ile davalı şirkette bu kadar uzun bir süre dava konusu aracın kullanılmasını gerektirir bir iş yoğunluğunun olmadığı, aracın kısa süreliğine kiralanmış olduğunun ispatlanabileceği, davacının bahsetmiş olduğu irsaliyede imzası olan ...ın davalı şirketin yetkilisi olmadığını, Kaldı ki bu kişinin sadece ilgili aracı 16.03.2023 tarihinde saat 14:05 ile 14:40 arasındaki kullanıma ilişkin imza attığını, aracın teslim alınmamasının akabinde irsaliye üzerinde sonradan eklenen gün, saat hesaplamaları veya kurtarıcı bedelinden, kısaca sonradan eklenen bedeller ile ilgili bilgisinin ve kabulünün olmadığını, davacının tüm bu hesaplamaları kendisinin yaptığını, davacının kendi kusurundan kaynaklanan durumu davalıya fatura etmeye çalıştığını, araç davacı tarafından teslim alınmayınca, yaptıkları itiraz doğrultusunda ve yapılan görüşmeler neticesinde davalı şirket tarafından... nolu, 22.05.2023 tarihli, 16.992,00-TL bedelli iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, akabinde kiralama bedeli, hasar bedeli ve kurtarıcı kira bedeli vb. açıklamalar ile yersiz ve mesnetsiz olarak takip konusu 31.05.2023 tarihli, ...nolu, 32.839,21-TL bedelli fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, gönderilen faturaya ve içeriğine Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca Karşıyaka... Noterliğinin... yevmiye nolu, 05.06.2023 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edilip, fatura aslının davacı yana iade edildiğini, dava konusu faturaya konu aracın, davalı şirketçe çok kısa süreli kiralandığını ve kiralayan davacının iş makinesi kullanmaya yetkili elemanı tarafından kullanıldığını, zira bu tür araçların, iş makinelerinin yetkili kişiler tarafından kullanılması gerektiğini, kiralanma süresi bittikten sonra, davacı tarafından uzun süre teslim alınmadığını, bu süreçte de davalı tarafından kesinlikle kullanılmadığını, bu iş makinelerinin yetkili kişilerce kullanılması gerektiğinden davalı tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını, aracın iş bitiminde teslim alınmamasının davacının kendi sorumluluğunda olduğunu, bu konuda davalı şirkete atfedilecek hiçbir sorumluluk ve kusur bulunmadığını, davacının süre bitiminde kendi ağır ihmali ve kusuru ile teslim almadığını, davalı tarafından kesinlikle kullanılmayan araçta hasar meydana geldiği iddiasında da bulunarak, buna ilişkin ödediklerini iddia ettiği bedelleri davalıdan tahsil etmeye çalıştıklarını, davalının, aracı çok kısa bir süreliğine kiraladığını, araca, bu kısa sürede hiçbir hasar verilmediğini, davacı tamamen yersiz ve mesnetsiz iddialarla, kendi kusurundan yararlanmaya çalıştığını, davacı yan dilekçesinde hiç bu yaşanan süreçten, taraflar arasında yapılan görüşmelerden ve dava konusu faturaya kendilerince yapılan itiraz ve fatura aslını iade edilmesinden bahsetmediğini, Karşıyaka... Noterliğinin ... yevmiye nolu, 05.06.2023 tarihli ihtarnamesi tebliğ edilmesine, borca itirazlarında da faturaya itiraz ettiklerini ve noter eliyle iade ettiklerini bildirmelerine rağmen davacının bu durumlardan söz etmediğini, davacının bunları tamamen yok saydığını, davacı kendi kusurundan kaynaklanan durumdan kar elde etmeye, sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını, davalının kısa süreli kiraladığı aracı, iş bitiminde teslim almamış, sonra da geçen süreye ait fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davacının davasının, tüm talepleri yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibine itiraz ettiklerini, itirazlarının haklı olduğunu, alacağın likit olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davalının davacıya muteber ve muaccel bir borcu bulunmadığını, toplanacak deliller ile tüm bu hususların ispatlanacağı, davacının yersiz ve mesnetsiz davasının reddi gerektiğini beyan ederek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini, davacının davalıya %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir ... İcra Dairesi'ne ve Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği incelenmesinde; mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine toplam 32.839,21 TL tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığını, takip dayanağının konu trafik kazasından kaynaklı ödenen tutarın rücusuna yönelik olduğunun belirtildiği, geniş anlamda itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde dosya tarafları arasında...marka...olu... plaka sayılı manliftin kiralanması konusunda ticari münasebet kapsamında ilişkinin kurulduğu, davacı tarafından söz konusu manlifte yönelik kira, hasar ve kurtarıcı bedeli istemli davalı yana fatura gönderilmekle birlikte davalı tarafça faturanın iadesi yapıldığı ve bunun üzerine davacı yanca söz konusu kalemlere yönelik düzenlenen fatura bedelinin tahsiline yönelik davalı aleyhine İzmir .... İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış ise de geniş anlamda itiraz üzerine takibin durdurulduğu konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu münasebet kapsamında manliftin davalıya tesliminin yapılıp yapılmadığı, yapıldığının anlaşılması halinde aracın davacı yetkili elemanı tarafından kullanılacak nitelikte davalıya verilip verilmediği, aracın davalının sorumluluğunda olacak şekilde ne kadar süre kullanıldığı, bu kullanımdan kaynaklı davacının davalıdan kira sebebiyle bedel talebinde bulunma hakkının olup olmadığı, olması halinde miktarının tespiti, araçta davalıdan kaynaklı yahut davalının sorumluğunda olacak şekilde hasar olup olmadığı, olduğunun anlaşılması halinde hasar bedelinin tespiti bu hasar sebebiyle aracın çekici marifetiyle taşınıp taşınmadığı, taşınmış ise bu işlemden kaynaklı ücretin tespiti ve neticede tespit edilen tutardan davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesine yönelik davalı itirazının haklılık teşkil edip etmediği ile taraflarca istenen icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının da incelenmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de Mahkememizce taraf vekillerinden alınan beyan karşısında davalı yanca konu alacağa dayanak teşkil eden manliftin sürücülü olarak kendilerine verildiği belirtilmiş ise de davacı yanca manliftin sürücüsüz olarak verildiği beyan edilmekle birlikte dava dilekçesi ekindeki fatura ile davacı vekilinin beyanının birbirleri ile uyumlu olduğu dolayısı ile davaya dayanak icra dosya konusu borcun temelini oluşturan alacağın sebebini oluşturan davacının davalıya teslimi yönünde yüklenilen manlift tesliminin davalıya sürücüsüz olarak yapıldığı görülmekle öncelikli olarak görev yönünden dosyanın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak tamamen iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde aynen "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları....görürler" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe yapılan itiraz üzerine Mahkememiz nezdinde iş bu itirazın iptali davası açılmış ise de davacının alacak iddiasının dayanağının davacı tarafından davalıya kiralanan manliftten kaynaklı kira bedeli ile manliftin arıza yapması nedeniyle davacı yanca teslim alınmasından kaynaklı hasar ve çekici masraf bedelinin davalıya sürücüsüz olarak teslimi yapılan manliftten kaynaklandığından adı geçen iş makinesinin idaresinin davalıya terk edildiği dolayısı ile kiralanan ürünün kullanımının davalının tek yetkili kılınmak suretiyle yapıldığı anlaşılmakla ilişikin hizmet ilişkisi temelinde değil kira ilişkisi temelinde değerlendirilmesi gerektiği bu nedenle de Mahkememiz görevli olmayıp 6100 sayılı HMK'nın 4/a maddesi göz önüne alınarak Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından görülüp sonuçlanması gerektiği kabul edilerek davanın görevsizlik nedeni ile HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 19. HD'nin 2016/3083 E. ve 2017/535 K. Sayılı ilamında ve ayrıca Yargıtay 3. HD'nin 2017/2058 E. 2017/6010 K. Sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair yoklukta yoklukta verilen karar tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/03/2025
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza