T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/337 Esas
KARAR NO : 2025/422
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/06/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan bir tanesi sigorta şirketi olduğundan, Asliye Ticaret Mahkemelerinin iş bu davada görevli olduğunu, sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğünün İzmir'de olduğunu, bu nedenle İzmir Mahkemelerinin Yetkili olduğunu, 09.09.2023 tarihinde, davalı Muhammed ...ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı ile İstanbul ili,... caddesinden, Bağlar caddesine mecburi sağa dönüş yaptığı esnada trafiğin ani durması ile kavşağın tam ortasında durmak zorunda kaldığını, davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı minibüsün sürücüsünün Bağlar caddesinde sol taraftan gelerek muhtemelen kırmızı ışıkta geçip dikkatsizce aracının sağ ön kısımları ile müvekkiline ait ... plakalı aracın sol ön çamurluk ve tekerleğe çarparak zarar verdiğini, müvekkilinin kazayı bildirmek amacıyla Trafik Şubeyi aradıını ancak 1,5 saat kadar beklenilmesine rağmen ekiplerin gelmediğini, müvekkilinin araçta eşi ve çocuğu olmak üzere 3 kişi olduklarını, davalı sürücünün bu esnada en az 6-7 kişiyi olay yerine çağırıp müvekkilinin üzerinde baskı kurmaya, tehditler etmeye başladığını, böyle bir durumda ailesiyle tedirgin olan müvekkilinin davalının ehliyetini fotoğrafladığını ve ayrıca davalının watsap üzerinden kusurun kendisinde olduğu beyanını göndermesi üzerine olay yerinden ayrıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından... sayılı hasar dosyası açıldığını, müvekkilinin aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan,... ...büro isimli firma tarafından 20.10.2023 tarihinde düzenlenen teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarının KDV dahil 4.147,42 Euro olarak tespit edildiğini, Almanya şartlarına göre araçta 300,00 Euro'luk bir değer kaybı oluştuğunu, aracın tamir süresi boyunca günlük 50,00 Euro'dan 3 gün için 150,00 Euro kullanım kaybı yani ikame araç bedeli belirlendiğini, kanun gereği 8 iş günü içinde ödeme zorunluluğu olduğundan 23.12.2023 tarihinde yapılan bildirimin üzerine 8 iş günü eklendiğinde sigorta şirketinin 05.01.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak şimdilik, 30,00 Euro hasar ve 10,00 Euro değer kaybı olmak üzere 40,00 Euro tazminatın; davalı şahıstan kaza tarihi olan 09.09.2023 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise; ZMMS poliçesinden teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, temerrüt tarihi olan 05.01.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, belirsiz alacak olarak şimdilik 10,00 Euro araç mahrumiyet bedelinin sadece davalı şahıstan, kaza tarihi olan 09.09.2023 tarihinden itibaren, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkili tarafından ödenen 926,42 Euro tutarında ekspertiz rapor ücretinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerinden sayılmasına, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dosyaya sunmuş olduğu evraklarda kolluk tarafından veyahut taraflar arasında tutulan herhangi bir kaza tespit tutanağı bulunmadığını, bu sebeple kazanın yaşanmış olduğunun deliller ile sabit olmadığını, bu şartlar altında konu davanın reddi gerektiğini, KTK gereği davacının sigorta şirketine talep etmiş olduğu değer kaybı tazminatına ilişkin hesaplama yapılabilmesi için gerekli olan evrakları göndermediğini, sigorta şirketinin kendilerine yapılan başvuruya binaen eksik evrak bildirimi yaptığını, davacı yanın yinede talep edilen bir evrak iletmediğini, davacının aracındaki daha önceki kazaların hesaplanmasının hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gereken bir husus olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusurunun bulunmadığını, davacının maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kısmi dava şeklinde yapılan işbu başvuruda yargılamanın ilerleyen aşamasında başvuran tarafça davanın ıslah edilmesi durumunda, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise işbu kısma ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekeceğini, davaya konu kazada değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğini, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespiti gerektiğini, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, faturaların katma değer vergisinden şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu hasar bedelinin sabit olup işbu bedelin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacı yanın hasar taleplerinin gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş ise de hasar gören aracın kişisel kullanıma tahsisli olması dikkate alındığında -hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- konu davada yasal faizin uygulanması gerektiğini, davacı tarafça talep edilen araç mahrumiyet bedelinin sigorta hukukunun yerleşik içtihatları dahilinde ZMMS poliçesinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu hususun Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesi genel şartlarında açık ve net olduğunu belirterek, davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
56526464631 numaralı ZMMS poliçesi ile ... no'lu hasar dosyası,
Bakırköy Emniyet Müdürlüğü, ... Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü, İstanbul Trafik Şube Müdürlüğü ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü yazı cevapları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
TBK'nın 49. Maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Aynı Yasa'nın 50. Maddesinde, zararın ve kusurun ispat külfetinin kime ait olduğu düzenlenmiş ve buna göre zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, Bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işletenin bu zarardan sorumlu olduğu, işletenin aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nı yapma sorumluluğunun bulunduğu, aracın işletilmesi sırasında sebebiyet verdiği zararlardan Zorunlu Trafik Sigortacısının poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu, sorumluluk için oluşan zararın sigortalı aracın işletilmesi sırasında meydana gelmesi arasında illiyet bağının bulunması gerekir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası olduğundan 6100 Sayılı HMK'nın ispata ilişkin hükümleri ve TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının zararının yanında iddia edildiği üzere davalı sürücü tarafından kullanılan araçla davacıya zarar verildiğini ve bunun yanında ayrıca zarar verenin kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Davacı tarafça davacıya ait araçla davalı ...n sürücüsü olduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın 09.09.2023 tarihinde karıştıkları trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta hasar oluştuğu iddia edilerek bundan kaynaklı maddi tazminat talep edildiği, dava konusu trafik kazasına ilişkin görevli trafik ekiplerince düzenlenen bir kaza tespit tutanağının bulunmadığı gibi taraflar arasında düzenlenen bir kaza tespit tutanağının da bulunmadığı, ayrıca kolluk ekiplerince dava dilekçesinde iddia edilen kazanın olduğuna yönelik düzenlenmiş bir tutanak da bulunmadığı davacı tarafça ilgili kazaya yönelik olay yerinde 1,5 saat beklendiği iddia edilmiş ise de olaya ilişkin olay ve kaza anına ait herhangi bir görüntü fotoğraf gibi bir belgenin de bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça davalının whatsapp üzerinden kendisine gönderdiği mesajda kusurunun bulunduğu iddia edilmiş ise de davalı...tarafından sunulan beyan dilekçesinde dosyaya sunulan Whatsapp ekran görüntüsünün kimin gönderdiğinin görünmediğinin ifade edildiği ve davacının dava konusu edilen kazaya karıştığının kabul edilmediği, uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası olması nedeniyle iddia edildiği üzere belirtilen tarihte davacıya ait araçla davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın trafik kazasına karıştığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, olay hakkında herhangi bir kaza tespit tutanağı bulunmadığı gibi davacının iddiasına göre kaza yerinde 1,5 saat beklenildiği ancak kazaya ilişkin davalının ve/veya davacının kaza anına ilişkin görüntü veya fotoğraf kaydının bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça kazanın ihbar edildiği belirtilmiş olsa da ilgili çağrı merkezi ve emniyet müdürlüklerine yazılan yazı cevabında bu yönde yapılan bir ihbara rastlanmadığının bildirildiği, davalının... plakalı aracın sürücüsü olduğu sırada 09.09.2023 tarihinde dava dilekçesinde belirtilen yerde davacıya ait araçla trafik kazasına karıştığının, bir başka anlatımla davalı olarak bildirilen aracın davacıya ait araçta zararın oluşmasına sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL peşin karar ve ilam harcı, başlangıçta alınan 427,60 TL harçtan mahsup edildikten sonra bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 1.770,18 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
07/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.