T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/344 Esas
KARAR NO : 2025/806
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait... plakalı araç 05.08.2023 tarihinde Bornova ilçesi Ankara Asfaltında seyir halindeyken, yan yoldan kırmızı ışıkta geçen sürücüsü ve maliki davalı ...olan ... plakalı aracın ön kısmının, davacıya ait aracın yan kısımlarına çarpması sonucunda davacının aracının hasar aldığını, olay yerinde davalıya ait olan... plakalı aracın sürücüsü ile davacı tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, davacı şirkete ait aracı kullanan şoförün ise meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığını, davacının aracında davalı yana ait aracın haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde 92.408-TL bedelli ağır hasar meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştiridiğini, bir kısım parçaların ise tamir görerek onarıldığını, aracın gördüğü kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişiminin tramer kayıtlarına işlendiğini, hasar bedelinin 1110362 numaralı kasko poliçesi kapsamında ... Türk Sigorta A.Ş' den tahsil edildiğini, söz konusu kaza nedeniyle davacı şirketin aracının kaza öncesi değeri ile satılamayacağını, bu sebeple 17.08.2023 tarihinde, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... dosya no ile değer kaybı taleplerinin davalılara iletildiğini, sürecin 16.10.2023 tarihinde anlaşamama sonuçlandığını, iş bu nedenlerle davacı şirkete ait araçta meydana gelen hasara binaen değer kaybı bedelinin tahsili amaçlı huzurdaki davayı açma gerekliliğinin hasıl olduğunu, HMK 107. maddesi davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hallerde alacaklıya hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası açma hakkı tanındığını, davacının araçtaki değer kaybını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olmadığını, izah edilen sebeplerle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar mevcut olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile alacak miktarının belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere; davalı Uğur Akbaba yönetimindeki aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 10.000,00- TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsili (davalı sigorta şirketinden poliçedeki teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) ile davacıya ödenmesine, diğer yargılama giderleri ile lehlerine hükmedilecek vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı...Sigorta Şirketinin cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan... plakalı araç davalı şirket tarafından... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkının bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği maddi zararın miktarının belli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına kanunun izin vermediğini, mahkemece, davaya konu edilen zararın gerçekte belirli bir alacak olduğunu, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, hukuki yarar yokluğundan başvurunun reddinin gerektiğini, davanın açıldığı anda, dava konusu kılınan alacak tutarının, tam ve kesin olarak belirlenmesinin, davacıdan beklenmeyecek bir nitelik taşıyıp taşımadığının tayininde, davacının, somut olayın koşulları ve özellikleri gözetilerek, doğruluk ve güven kuralı çerçevesinde (HMK m.27; TMK m.2) dürüst, makul ve orta derecede zeka sahibi bir insanın göstermesi gereken tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen, alacak tutarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin mümkün olup olmadığı hususunun esas alınması gerektiğini, davacıya, teknik bilgiye sahip eksperden tazminat alacağını öğrenme imkânı uygulamada ve mevzuatta kendisine tanındığını, bunun için davalı yana başvurması veya davalı yandan herhangi bir belge veya bilgiye ihtiyaç bulunmadığını, ekspertiz raporu ile belirlenmiş olmasına rağmen davacının belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilip bilirkişi ataması talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, talep sahibinin, değer kaybını eksper vasıtasıyla tespit ettirmiş olduğundan alacağı belli olduğunu, başvurunun husumetten reddini istediklerini, davalı şirketin ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının başkaca hak ve alacağının kalmadığını, haksız davanın reddini talep ettiklerini, ihbar sonrası davalı şirketin, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 92.408,40- TL de 13.12.2023 tarihinde onarımı kasko şirketi hesabına hasar bedeli olarak rücuen ödendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilirken poliçe limitinin aşılmaması adına bu ödemenin de dikkate alınmasının gerektiğini, ödeme ile davalı şirketin her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında dikkate alınmasını, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanmasını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinde; değer kaybının tanımının yapıldığını, aynı maddenin son fıkrasında ise maddenin uygulanmasına ilişkin esasların Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceğinin hüküm altına alındığını, ilgili kurumun düzenlemiş olduğu genel şartlarda (Trafik poliçesine ek olarak düzenlenen) değer kaybının nasıl hesaplanacağının açıklandığını, buna göre genel şartlara ekli, formüle göre değer kaybının hesaplanması gerektiğinin ifade edildiğini, formül ile değer kaybı tazminatlarının kişiden kişiye göre değişen sübjektif hesaplamalarına son verildiğini, hem mağdur hem de sigorta şirketi açısından konu hukuki güvence altına alındığını, kanunun emrettiği üzere, işbu dosyada değer kaybı tazminatının genel şartlara ekli formüle göre yapılmasını, işbu uyuşmazlığa konu kaza ve poliçenin düzenlenme tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirme yapılması gerektiğini, Anayasa’nın 153.maddesinin 4. Fıkrasına göre AYM iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, anılan Anayasa Mahkemesi kararının karar tarihinden sonra düzenlenecek poliçeleri kapsadığını, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre KTK 90. maddesi ile değer kaybının belirlenmesinde genel şart maddelerine atıf yapıldığını, hal böyle olunca, değer kaybı değerlendirmelerinde genel şart maddelerinin uygulanmasının kanuni bir yükümlülük olduğunu, değer kaybı hesaplanırken Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan Değer Kaybı Hesaplama Formülüne göre hesaplama yapılmasını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan Değer Kaybı Hesaplama Formülü dışında yapılan hesaplamalara muvafakalerinin olmadığını, taleplerinin kabul görmezse aracın reel değer kaybı zararı belirlenirken aracın kaza tarihinden önceki geçmiş hasar kayıtlarının da göz önüne alınarak kazadan bir gün önceki ve kaza tarihinden bir gün sonraki fiyatlarının esas alınarak rayiç bedel değerlendirmesinin yapılmasını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınmasını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesini, hesaplamanın kanun yollaması gereği, genel şartlarda yer alan formüle göre yapılmasını, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesini ve de kaza ile uyumlu olup-olmadığının belirlenmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirketin aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, zira davalı şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, haksız fiil kaynaklı işbu dosyada, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, Yerleşmiş Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu beyan ederek sair hususlar hakkındaki beyan haklarının saklı kalması kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... tarafından davaya cevap verilmediği görüldü.
DELİLLER : Araç tescil raporlarının Uyap çıktıları, davalı sigorta şirketine ve SBGM'ne, dava dışı ACN Türk Sigorta A.Ş.'ye yazılan yazılan müzekkerelere cevapları, poliçe, hasar dosyası, kusur ve otomotiv bilirkişisi tarafından hazırlanan 10/03/2025 tarihli rapor, davacı tarafından sunulan 21/05/2025 tarihli değer arttırım dilekçesinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Tarafların bildirdiği delil ve belgeler getirtilerek dosya içerisine alınmış, dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizin 12/02/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; dosyanın resen seçilecek bir otomotiv bilirkişisi, bir kusur bilirkişisinden oluşan uyuşmazlık tespiti kapsamında hazırlanacak raporun dosyaya sunulması hususlarında bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetince sunulan raporda özetle; kazanın oluş şekli ve ihlalleri bakımından ... plakalı araç sürücüsü... kırmızı ışıkta geçtiği için kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsü asil... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı değerlendirilmiş ise de kaza ile hasarın uyumlu olduğu, onarımın makul olduğu, perte gerek olmadığı, değer kaybı bakımından 2020 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde onarımı sonrası rayicinin 870.000,00 TL ile 885.000,00 Tl olduğu, ortalama değerinin 877.500,00 TL olduğu, Yargıtay 17.HD'nin gerçek zarar ile ilgili gerçek zarar ve değer kaybının aracın kaza öncesi rayici ile 950.000,00 TL onarım sonrası rayici (877.500,00) arasındaki farktır kararları göz önüne alındığında ve değerlendiriğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 72.500,00 TL olduğu, hususlarındaki görüş içeren şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı vekili 21/05/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle 10.000,00-TL bakiye değer kaybını 62.500,00-TL artırarak dava değerini 72.500,00-TL'ye yükseltmiş, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasını talep etmiş, değer arttırım dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş ve harcı da yatırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava bahse konu trafik kazasının oluşumunda araç sürücülerinin kusurlarının tespiti, bu kapsamda davacı aracının hasara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise hasar bedelinin belirlenmesi ile söz konusu hasarın davacı aracının değer kaybına uğratacak nitelikte hasar olup olmadığı, olduğunun anlaşılması halinde değer kaybı bedelinin tespiti ile belirlenecek tutardan davalıların sorumlu olup olmayacağı olacak ise ne şekilde ve ne surette sorumlu olacaklarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan değer kaybı bedelinin tahsiline yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; kaza tarihi olan 05/08/2023 günü ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde 17/01/2023 -2024 başlangıç - vade tarihli, poliçe kapsamında karayolları ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı otomobile tam kusurlu olarak davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış sürücü ve işleteni diğer davalı... olan... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının araç değer kaybı şeklinde doğrudan zararı bulunduğu, bu zarardan davalı sigorta şirketinin poliçe limiti (27.591,60) kapsamında sorumlu olduğu, diğer davalı sürücü ... poliçe teminat limiti dışında zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının aracındaki reel değer kaybının 72.500,00-TL olduğu benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalılara yönelik tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 72.500,00 TL tutarında araç değer kaybı şeklindeki maddi tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş yönünden sorumluluğun 27.591,60 TL tutarında olmak ve kısmi ödeme tarihi olan 13/12/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle, davalı... yönünden sorumluluğun borcun tamamı yönünden ve kaza tarihi olan 05/08/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 4.952,48-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL ile 1.067,34 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.457,54-TL karar ve ilâm harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.315,60-TL ile sınırlı tutulmasına)
3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 916,00-TL, posta ve tebligat masrafı 861,00-TL, 1.067,34 TL tamamlama harcı ve bilirkişi ücretleri 10.000,00 TL olmak üzere toplam 12.844,34-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,(Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 27.591,60 TL ile sınırlı tutulmasına)
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve sarf kararı düzenlendiğinde belirlenecek olan arabuluculuk ücretinin 3.120,00- TL (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸