T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/456
KARAR NO : 2024/967
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı şirketin Ege bölgesinde süt ve süt ürünleri ile hayvancılık alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyet çerçevesinde davalı tarafla aktif ticaretinin bulunduğunu, davacı tarafından 28/02/2024 tarihinde davalı tarafa 227 adet olgunlaştırılmış teneke tulum peynirinin satışının gerçekleştiğini, bu satış bedelinin 681.390,44 TL olduğunu, davalının ödemeyi gerçekleştirmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla İzmir .... İcra dairesinin... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlunun borca itirazda bulunması sonucunda icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazının haksız olduğunu, herhangi bir somut belge ortaya koyamadığını, icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde; davalının iş yerini kapattığını, sigortalı olarak bir firmada çalıştığını, iddia edilen ürünleri almasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde bildirilen irsaliyeye imza atmadığını, atılan imzanın sahte olduğunu, bu konuyla alakalı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma yürütüldüğünü, davalının böyle bir borcu olmadığını beyan ederek davanın reddine, takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacı şirketin davalı aleyhine İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalı yanca geniş anlamda borca itirazlarda bulunulmakla takibin durdurulduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmamakla birlikte taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu davalının satış tarihi itibariyle tacir olup olmadığı, davalı ile davacı arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı, var ise 227 adet olgunlaştırılmış teneke tulum peynirinin satışının olup olmadığı, olmuş ise davalıya teslim edilip edilmediği, irsaliyedeki imzanın davalı tarafından atılıp atılmadığı, bu kapsamda davalı yanca yapılan itirazın haklılık teşkil edip etmediğinin tespiti ile değerlendirilmesine yönelik itirazın iptali isteminin yanı sıra davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatının yasal koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti ile değerlendirilmesine esas alacağın tahsiline ilişkin açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ticaret sicil ve vergi dairelerine yazılan müzekkere cevaplarına göre ticaret sicil müdürlüğünde davalı yanın kaydının olmadığı gibi vergi dairesi kayıtlarına göre dava konusu itirazın iptaline esas teşkil eden 2024 tarihli faturadan çok önce 31/12/2022 tarihi itibariyle davalının vergi dairesi kaydını terk ettiği, 15/05/2024 tarihi itibariyle ... Yöresel.. Ltd. Şti. 'nin ortağı olduğu gibi 2020-2024 tarihleri arasında ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkan vekili ve üyesi olduğu göz önüne alındığında her ne kadar fatura doğrudan davalı adına kesilmiş ise de fatura tarihi ve dava tarihi itibariyle davalının tacir vasfının olmadığı görülmüştür.
Her ne kadar Mahkememizce taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de az yukarıda da belirtilen müzekkere cevapları göz önüne alındığında davanın esasına girmeden evvel görev hususunun aynı zamanda kamu düzenine de ilişkin olması sebebiyle öncelikle açılı bu davada dava şartlarından olan görev yönünden değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmakla tahkikata geçilmeyerek söz konusu husus doğrultusunda dosyanın değerlendirmesi gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yapılan açıklama, yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve dosya kapsamına kazandırılan deliller kapsamında inceleme neticesinde davacı vekilince yukarıdaki gerekçeler ile Mahkememiz davalısı aleyhine olgunlaştırılmış teneke tulum peyniri içeriği ile 29/02/2024 tarihli fatura ile içeriği ürünün teslim edilmesine rağmen davalı tarafça ürün bedelinin ödenmediği iddiasına yönelik başlatılan takibe yapılan geniş anlamda itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davası açılmış ise de Mahkememiz nezdinde bir davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi için davanın ya mutlak ticari dava ya da nispi ticari dava olması gerektiği, buradan hareketle davalı tacir olmadığından ortada nispi ticari dava bulunmadığı gibi uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesinde belirtilen davalardan da olmadığından ortada mutlak nitelikte ticari dava da bulunmadığı kanaatine varılmakla birlikte açılan iş bu itirazın iptali davasının Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı