T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/489 Esas
KARAR NO : 2025/529
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/07/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik - tesisat ve aydınlatma hizmetleri üzerine kurulu bir şirket olduğunu, davalı tarafın, müvekkili şirketin, bu hizmetlerinden yararlanma talebi üzerine aralarında ticari bir ilişki kurulduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketin üst kattaki ofis aydınlatmalarının sökülerek yerine montaj yapılması işlemini gerçekleştirdiğini ve davalı şirket adına ... numaralı 10.02.2023 tarihli ve 1.180,00 TL bedelli e-fatura oluşturduğunu, müvekkili şirketin gerçekleştirmiş olduğu hizmetin bedelinin davalı firma tarafından ödenmediğini, müvekkili şirket yetkililerinin davalı firma ile iletişime geçmeye çalışmışsa da davalı firmanın söz konusu fatura bedelini ödememekte ısrar ettiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, hizmetini tam ve eksiksiz yaptığını, davacı müvekkili şirketin ve davalının E-Arşiv Fatura Uygulamasını kullandıklarını, davalının müvekkili şirketin alacağının dayanağını oluşturan e-Arşiv faturayı tebliğ aldığını, TTK'da öngörülen 8 günlük süre içinde işbu faturalara karşı herhangi bir itiraz öne sürmediğini, takibe dayanak faturaların davalının kabulünde olduğunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında ticari satımdan kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü adına 11.07.2024 tarihinde arabuluculuk süreci başlatılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, davalının, müvekkili şirkete borçlu olduğu hususunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sunulu belgeler ve incelenecek ticari defterler ile aşikar olduğunu, davalının söz konusu borca itirazında kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın kabulü ile İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında borca ve takibe vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren TTK m. 1530 uyarınca değişen oranlarda faiz işletilmesine, davalı/borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
İzmir ....icra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyası,
... fatura numaralı 10.02.2023 tarihli e-arşiv fatura,
Davacının ticari defter ve kayıtları,
Ege Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları,
SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.04.2025 tarihli rapor,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından davalıya kesilen ... numaralı 10.02.2023 tarihli ve 1.180,00 TL bedelli e-fatura nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.
İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 10.02.2023 tarihli, ... numaralı faturadan kaynaklanan 1.180,00 TL asıl alacak ve 95,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.275,36 TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emrine borçlu tarafından süresinde itiraz edildiği, takibin durmasına karar verildiği, süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 222. maddesi uyarınca, mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartların bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.
TTK'nun 21/2. Maddesine göre, "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."
6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
6102 Sayılı TTK'nın 18/3. Maddesi uyarınca tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Aynı yasanın 1530. Maddesine göre ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde alacaklı kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulmayacağı haller hariç, sözleşmede ön görülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Sözleşme ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre 5.fıkraya aykırı ise, borçlu faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda faturanın veya eşdeğer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek kalmaksızın borçlu mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır.
Davalıya ticari defterlerini ibraz etmesi yada incelemek üzere bulunduğu yeri bildirmesi için çıkarılan ihtarlı davetiye usulüne uygun olarak e-tebliğ yoluyla tebliğ edilmiş, davalı tarafça çıkartılan ihtarlı davetiyeye rağmen ticari defterlerin dosyaya sunulmadığı gibi incelenecek yerinde bildirilmediği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça ticari defterlerin bulunduğu yer bildirilmiş, bildirilen ticari defterler üzerinde alanında uzman SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 21.04.2025 tarihli rapor, tarafların bağlı olduğu ilgili vergi daireleri tarafından gönderilen Ba/Bs formları, davalıya ticari defterlerinin sunumu için çıkartılan ve usulüne uygun tebliğ edilen ihtarlı davetiye ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre davalının 120 Alıcılar hesabı altında 120.01.150...Makine Yedek Parça ve Metal Ürün. San Tic Ltd Şti olarak açık hesap alacak bakiyesi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin 10.02.2023 tarihinde başladığı, 10.02.2023 tarihli... seri numaralı fatura karşılığında 1.180,00 TL alacak kaydedildiği, buna karşılık herhangi bir tahsilat yapılmadığı, davacının E-defter kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle 1.180,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça ticari defterlerin ihtarlı davetiyeye rağmen dosyaya sunulmadığı gibi bulunduğu yerinde bildirilmediği, HMK'nın 222. maddesi gereğince davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davacının davalıdan 1.180,00 TL alacaklı olduğu, bu durumun aksini ispat yükü ya da sunulan bu mal ve hizmet karşılığı ödeme yapıldığını ispat külfetinin davalıya ait olduğu, davalı tarafça bu yönde bir delil sunulmadığı, bu nedenle davacının icra takibinde yer alan asıl alacak ve temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiz olan 64,58 TL olmak üzere toplam 1.244,58 TL tutarında icra takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle kısmen kabulü ile kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve alacak likit ve davalı itirazında haksız olduğundan hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 1.180,00 TL asıl alacak ve 64,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.244,58 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %11,75 ve değişen oranlarda TTK'nın 1530. Maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasına,
Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (248,91 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 615,40 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL nispi harç mahsup edildikten sonra bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL nispi harç toplamı 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 60,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 4.060,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.962,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.513,10 TL'sinin davalıdan, kalan 86,90 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 1.244,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
28/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.