T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/495
KARAR NO : 2025/559
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2024
KARAR TARİHİ : 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete elektrik tedariki sağladığını, davalı tarafça ödenmeyen cayma bedeline ilişkin, davalı hakkında 15.068,45 TL fatura alacağı, 8.364,85 TL işlemiş faiz ve bu faiz nedeniyle doğan 1.672,97 TL KDV olmak üzere toplam 25.106,27 TL tutarlı faturanın tahsili amacıyla MTS'nin...sas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, yetki konusunda da itirazda bulunulduğunu ancak tarafların arasıda imzalanan sözleşme hükümlerinde de anlaşmazlıkların çözümünde İzmir ve Manisa mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, yine sözleşme gereği davalıya elektrik enerjisinin temin edildiğini, davalı tarafın ise taahüde aykırı davrandığını beyan ederek davanın kabulü ile MTS'nin ...esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin icra dairelerinde devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı şirket arasında kurumsal müşterilere yönelik ikili anlaşma ve ekleri sözleşmesinin imzalandığı, ödenmeyen fatura bedellerinin mahsubunda kullanılmak üzere güvence bedeli alınacağının kararlaştırıldığı, ilk sözleşme yılı için 12,500,00 TL güvence bedeli belirlendiğini, bu bedelin davacı şirkete çek olarak teslim edildiğini, davalı şirketin tüketim yada sözleşmenin haksız feshi iddiasıyla bir borcunun bulunmaması sebebiyle çekin iade alındığını, davacı şirketin güvence bedeline ilişkin çeki teslim alıp iade ettiği hususunu mahkemeye bildirmediğini, davacı şirketin sözleşmenin süresinden önce feshedildiğinin ve bu sebeple cayma bedelini hak kazandığı iddiasında olduğunu, feshe ilişkin belge ve kayıtları mahkemeye sunmadığını, elektrik ve benzeri enerji aboneliklerinin tek taraflı fesih ile fiili anlamda doğrudan sonuç doğurmayacağını, tedarikçi firma tarafından kapanış ve enerji kesintisi işlemlerinin gerçekleştirmesi, ilişkinin fiillen sona ermesi için zaruret olduğunun, haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin alep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir MTS'nin... esas sayılı dosyası, davacı şirket ile dava dışı dağıtım şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, elektrik mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 22/03/2025 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
İzmir MTS'nin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde özetle Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine toplam 25.106,27 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı, davalı yanca itiraz üzerine takibin durdurulduğu, takip dayanağının ... abone nolu 27/05/2022 tarihli ve 06/06/2022 son ödeme tarihli 15.068,45 TL'lik faturadan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Dosyanın tevdisi üzerine sunulan 22/03/2025 tarihli raporun incelenmesinde davalı şirketin serbest tüketici niteliğinde olduğu, davalıya sunulan hizmet kapsamında 2021 yılı 07, 08 ve 09 dönem faturalarının gecikmeli olarak ödendiği, 2021/10 ve 2021/11 dönem fatura bedelleri ödenmemekle birlikte denkleştirildiği, yapılan gecikmeli ödemenin sözleşmenin 10.3 maddesi karşısında davacı fesih hakkı verdiği ve 10.10 maddesine göre cezai şart talebi bakımından yapılan hesaplama neticesinde asıl alacak olarak 15.068,45 TL, işlemiş faiz olarak 11.550,28 TL ve faizin KDV'si olarak da 2.310,06 TL olmak üzere toplam 28.928,78 TL olarak hesaplamasının yapıldığı talebin bu tutar altında olması nedeniyle takdirin mahkemeye bırakıldığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; dosya tarafları arasında 05/08/2020 tarihinde kurumsal müşterilere yönelik ikili anlaşma ve ekleri başlıklı elektrik abonelik sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmeye göre sağlayıcının mahkememiz davacısı olduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin... nolu sözleşme hesap nosu üzerinden kurulduğu, haksız fesih sebebine istinaden doğan cayma bedeli alacağının tahsiline yönelik davalı aleyhine Merkezi Takip Sisteminin... sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağını... abone sözleşmesi no' sundan kaynaklı 27/05/2022 tarihli, son ödeme tarihi 06/06/2022 olan 15.068,45 TL'lik fatura olarak belirtildiği, davalı yanca geniş anlamda itiraz üzerine takibin durdurulduğu konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yanca haksız fesih edilip edilmediği, bu kapsamda davacının davalıdan sözleşmenin 10.10 maddesi kapsamında alacaklı olup olmadığı bu anlamda davalının itirazının yerinde olup olmadığının bununla birlikte davacının davalıdan alacak istemine dair asıl alacak yanında işlemiş faiz talebinde bulunup bulunmayacağı ile bahse konu faturaya yönelik davalıdan KDV'den kaynaklı alacaklı olunup olunmadığı, asıl alacak yanında bu istemler yönünden de davalının itirazının haklılık teşkil edip etmediği hususlarının tespiti ile değerlendirmesinin yanı sıra sözleşmenin kuruluş aşamasında davacıya verildiği anlaşılan güvence bedelinin bahse konu alacaktan davacı tarafça düşülmesinin gerekip gerekmediği hususlarının da ayrıca incelenip değerlendirmesi suretiyle oluşacak kanaat kapsamında açılan itirazın iptali davasının yanı sıra davacı tarafça istem konusu edilen icra inkar tazminat talebinde haklı olup olmadığının belirlenmesine yönelik sonuçta abonelik ilişkisinden kaynaklı cayma tazminatının tahsiline dair açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı yanca bilirkişi raporuna karşı itiraz ile birlikte bir takım hususlar konusunda açıklatma talep edilmiş ise de belirtilen hususların dosya kapsamında sabit olduğu, davanın taraflar arasındaki sözleşmenin 10.10 maddesi kapsamında talep edilen cezai şarttan ileri geldiği göz önüne alınmakla birlikte tarafların sözleşmesel hak ve yükümlülükleri kapsamındaki hususların toplanan delillerden resen de değerlendirilebileceği bir kısım itirazlar yönünden ise aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda itirazların raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dosya tarafları arasında elektrik aboneliği hizmeti yönünden kurulan abonelikten kaynaklı ticari münasebetin yine taraflar arası protokol ile 12 ay süre ile 01/09/2022 tarihine kadar uzatıldığı, taraflar arası sözleşmesel ilişki EPDK tarafından yayımlanan ulusal tarifelere yapılacak bir indirim üzerinden değil EPİAŞ denetiminde oluşan elektrik enerjisi piyasa takas fiyatı ve YEKDEM birim fiyatına bağlı sözleşme niteliğinde olduğundan piyasa koşullarına göre yükselme ya da düşme riski taşımadığı, davacı şirketin serbest piyasa fiyatları üzerinden temin ettiği aktif elektrik enerjisinin maliyeti üzerine sözleşme ile belirlenen % 5 kar marjı ekleyerek davalı yana tedarik hizmeti sunduğu bu kapsamda davacı tarafından davalı yana sunulan hizmet kapsamında birden fazla fatura düzenlenmekle birlikte davalı yanca son ödeme tarihleri bulunan 31/07/2021 tarihli faturanın 44 gün, 15/09/2021 tarihli faturanın 2 gün ve 30/09/2021 tarihli faturanın ise 35 gün gecikmeli olarak ödemesi yapılmakla birlikte 31/10/2021 ve 23/12/2021 tarihli faturaların ödemelerinin ise yapılmadığı, söz konusu bu iki faturanın tahsilatının denkleştirme belgesi ile karşılığının alındığı anlaşılmakla birlikte davalı yanın bu şekildeki davranışının sözleşmenin 10.1 maddesini ihlal ettiği gibi 10.3 maddesi gereği davacı yan lehine fesih sebebi de teşkil ettiği bu nedenle de davacı yanca söz konusu madde kapsamında yapılan fesih haklı bir fesih olduğundan 10.10 maddesine göre davacının davalıdan cezai şart bedeli talebinde haklı olduğu, bu maddeye göre hükme esas alınan bilirkişi raporu ile 2021 yılı 10. dönem faturası üzerinden yapılan hesaplamaya iştirak edilmekle birlikte gerek asıl alacak yönünden gerekse de taleple bağlılık ilkesi göz önüne alındığında işlemiş faiz ve faizin KDV'si yönünden davalı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla birlikte istem konusu edilen tutar cezai şart tutarı olmakla her ne kadar miktar yönünden davalının mahvı konusunda araştırma yapılması düşünülmüş ise de benzer nitelikteki Mahkememizin... esas sayılı dosyası üzerinden davalı yan yönünden yapılan GİB sorgusu sonuçları göz önüne alındığında tutarın davalının mahvına sebebiyet vermeyeceği kabul edilerek usul ekonomisi gereği bu yönden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmeyerek açılı davanın kabulüne karar vermek gerekmiş her ne kadar davacı yanca yasal şartları oluştuğu belirtilmiş ise de talep yargılamayı gerektirdiğinden ve ayrıca davalı nezdinde likit de olmadığından davacı yanın inkar tazminatının yasal koşullarının somut olayda oluşmadığı kabil edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile davalı yanın İzmir Merkezi Takip Sisteminin... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 15.068,45 TL asıl alacak, 8.364,85 TL işlemiş faiz ve 1.672,97 TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 25.106,27 TL alacağın tahsili bakımından devamına,
- Hükmedilen 15.068,45 TL'ye taraflar arasındaki sözleşmenin 7.4 maddesi kapsamında 6183 sayılı yasanın 51.maddesine göre belirlenen aylık orana 1 puan ilave edilmesi ile yıllık %42,00 oranında ve artan oranlarda gecikme faizi uygulanmasına,
- Talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı yanın icra inkar tazminat talebinin reddine,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 1.715,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 929,73 TL (427,60 TL peşin harç ile icra dosyasından alınan 502,13 TL'den oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 785,27 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 855,20 TL (427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 4.451,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 5.306,20 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 25.106,27 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/06/2025
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza