T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/533 Esas
KARAR NO : 2025/583
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.02.2024 tarihinde müvekkili ile arkadaşı, müvekkilinin ... plakalı aracıyla, Güzelbahçe Kazım Dirik Caddesi üzerinde bulunan... cafeye gelmiş ve cafe önüne aracını park ettiğini, Kazım Dirik caddesi üzerinde sefer yapan ESHOT' a ait 82 hat numaralı... plakalı otobüs, park halinde bulunan müvekkilinin aracına sağ yan kısımdan çarpmış ve olay yerinde durmadan seyrine devam ettiğini, olayı gören müvekkili, arkadaşı ve cafe çalışanları araç başına gelerek hemen polis çağırmışlar ve kaza ile ilgili polise tutanak tutturduklarını, kaza sonrasında aracın resimleri çekilmiş ve araçtaki hasar video ile kayıt altına alındığını, kaza tutanağının beyana dayalı olarak tutulması nedeniyle trafik polisi kusur oranlaması yapamadığını, kazanın nasıl ve nerede meydana geldiği ile ilgili olarak gösterilecek tanıklarının dinlenmesiyle kaza tutanağındaki müvekkili beyanlarının doğruluğu ispat edilmiş olacağını, ayrıca tanık beyanları ve kaza yeri resimlerinin incelenmesi suretiyle yapılacak bilirkişi incelemesinde kusur oranları netleşeceğini, bu itibarla kusur durumunun yaptıkları açıklamalar ve toplanacak deliller doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından belirlenmesini müvekkilinin... plakalı aracın maliki olduğunu, ... Sigorta Aş., ise müvekkilinin aracına çarpan... Plakalı aracın... poliçe nolu trafik sigortacısı olduğunu, müvekkiline ait araç ... Sedan 16 Elegance OV 2010 model, 155 bin km, de özel donanımlı ve daha önce kazası bulunmayan bir araç olduğunu ve aracın kaza sonrası değer kaybına uğradığı aşikar olduğunu, kazada hasar gören parçaları değer kaybını arttıracak neviden bulunduğundan, bilirkişi tarafından meydana gelen değer kaybının hesaplanarak ödenmesi gerektiğini, açılan iş bu dava öncesinde 20.03.2024 tarihinde KEP üzerinde sigorta şirketine başvurulduğunu ve akabinde 18.04.2024 tarihinde arabuluculuk yoluna gidilmiş ise de görüşmelerin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, Anayasa Mahkemesi 09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 2019/40 E. 2020/40 K. Sayılı 17.07.2020 tarihli kararıyla genel şartlarla tazminat ödeme koşul ve şartlarının tespit edilmesini anayasaya aykırı görerek iptal ettiğini, dolayısıyla artık genel şartlar ödemede dikkate alınamayacak ve gerçek zarar ilkesi hiçbir şekilde idari düzenlemelerle değiştirilemeyeceğini bu durumda değer kaybı ile ilgili olarak da Yargıtay kararlarına konu olmuş ve genel olarak kabul edilmiş tek bir yöntem bulunmakta olup o da reel değer kaybına yönelik formül olan aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark olduğunu, bu itibarla yapılacak bilirkişi incelemesinde anayasa mahkemesinin iptal kararına dikkate edilmesini ve genel şartlara göre değil KTK md. 90 a) hükmü ve Yargıtay kararları ışığında değer kaybı hesaplamasının yapılmasını, davalının ZMM sigorta şirketinin faizden sorumluluğu ile ilgili olarak sigortacıya gerekli tüm belgelerle ve yöntemince başvurulmuş olup da, sigortacı, haklı bir neden olmaksızın, belgelerin kendisine verilmesinden başlayarak sekiz işgünü içinde ödeme yapmazsa, sekiz günün bittiği tarihte temerrüde düşmüş olacağını, bu itibarla sigorta şirketine yapılan başvuru tarihi olan 20.03.2024 tarihinden itibaren sekiz işgünü sonrası olan 02.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte hasar tazminatının ödenmesini belirterek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı; 6100 sayılı yasanın 107 nci maddesi uyarınca toplanacak delillere ve alınacak bilirkişi raporuna göre alacaklarının belirlenmesine müteakip taleplerini arttırmak üzere aracın uğradığı hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100 TL'nin 02.04.2024 tarihinden itibaren avans faizi ile hüküm altına alınmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, TTK. 1479. maddesi gereği, sigortacının zarar görenden bilgi alma hakkının sigortacıya ihtiyaç duyulabilecek tüm bilgi ve belgeleri sağlamak zorunda olduğunu, madde 1479 maddesi gereğince tüm belgeleri sigortacıya vermek zorunda olduğunu, ve zarar görenin bu zorunluluğa uymaması hâlinde, durumun zarar görene yazılı bildirilmiş olması kaydıyla, sigortacının sorumluluğu, zorunluluk yerine getirilmiş olsaydı ödeme zorunda kalacağı miktarla sınırlı olacağını, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1.c) maddesi gereği sigortacının veya eksperin riziko konusu aracı incelemesini sağlamak zorunda olduğunu, konuya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen ekl...K. Nolu karar beyanlarımızı destekler nitelikte olduğunu, Türk Medeni Kanunu 2. maddesi kuralı gereği talebin yerinde olmadığını ve haksız talebin usul yönünden reddi gerektiğini, HMK 6. madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu ve bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne gönderilmesini, 28.02.2024 tarihinde davacının malik olduğu ...plakalı araç ile müvekkili şirkette 26.03.2023 başlangıç ve 26.03.2024 bitiş tarihli ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ( ZMMS ) ile sigortalı... Plakalı aracın çarpmasına neticesinde meydana geldiği iddia edilen değer kaybı tazminatı talepli dava olduğunu, öncelikle, karayolları trafik kanunu 91. madde gereği ve aynı kanunun 85. maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 200.000,00 TL olduğunu, davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, zira müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine 16.04.2024 tarihinde kusur durumunu gösterir mahkeme bilirkişi raporu aslı sigortalı araca ait ifade ve görgü tesbit tutanağı gönderilmesinin talep edildiğini, davacının kendi kusuru ile işbu davanın açılmasına neden olduğunu ve mağduriyetini kendisi yarattiğını, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmaması nedeniyle yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davacının kendi kusuru ile müvekkili şirket tarafından inceleme yapılmamış, ekspertiz raporu alınmamış ve gerekiyorsa ödeme yapılmadığını ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davayı kabul anlamına gelememek kaydı ile her halukarda müvekkili şirketin hak kaybına uğramaması adına kusur incelemesi yapılmasını, değer kaybı tazminat talebine yönelik kaza tarihi itibari ile reel kayıp uygulanması gerektiğini belirterek; öncelikle davanın usulden reddine yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazlarının değerlendirilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah edilen talepleri ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmili hususunda karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Davacının davalı aleyhine açmış olduğu işbu davanın yapılan 13.03.2025 tarihli celsesinde davacı tarafın davayı takip etmediği görülmüş ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmemiştir. Bu durum karşısında HMK'nun 150/5 maddesi gereğince davacının davasının açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-HMK'nun 150/5 maddesi gereğince 16/06/2025 tarihi itibari ile DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın başlangıçta alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabulucuk Bürosu... dosya numaralı dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre dava değeri üzerinden belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden, kalan gider avansının derhal ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025
Katip ...
E imza
¸
Hakim ...
eimza
¸