T.C.
İZMİR
ESAS NO : 2024/916 Esas
KARAR NO : 2025/812
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/12/2024
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkil şirketin Jeotermal konusunda ısıtma hizmeti veren İzmir Valiliği ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortak iştirakı olan bir şirket olduğunu, İzmir Sahil evleri bölgesinde davalı firmanın inşaat çalışması sırasında müvekkil şirkete ait branşman hattına zarar verildiğini, davalı inşaat firması kendi çalışmaları sırasında hatta zarar verdiklerini, şirket adına şirket çalışanı...zarar ziyanı ve kusuru kabul ederek 01.07.2024 tarihli tutanağa imza attıklarını, müvekkil şirketin verilen hasarı gidermek için KDV dahil 9.153,60 TL harcama yapmak zorunda kaldıklarını, anılı fatura davalı şirkete ulaştırılmışsa da davalı müvekkil şirkete göndermiş olduğu 09.07.2024 tarihli yazı ile ödeme yapmayı reddettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, sonuç olarak davalı tarafın müvekkil şirkete ait boru hattına verilen zarardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olup ödeme yapmayı kabul etmeyen davalı hakkında açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla 9.153,60.TL zarar bedelinin (maddi tazminat) haksız fiil tarihi olan 01.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont avans faiziyle, olmadığı takdirde yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun tebligat çıkartıldığı, cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
DELİLLER:
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne, İzmir SGK il müdürlüğüne, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Narlıdere Belediyesine yazılan yazı cevapları, 29/07/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
Mahkememizin 14/05/2025 tarihli duruşmasında davacı tanığı ... beyanında "ben taraflar arası münasebeti biliyorum, olayın olduğu tarihinde ben davacı şirketin vardiya ekip başı olarak görev yapıyordum, şuanda emekliyim, olayın olduğu zamandan daha evvelinden davalı taraf yine bizim şirketin termal hattının geçtiği yerlerde başka zararlara da sebebiyet vermişti yani birden fazla kez dava konusu olaya benzer davacıyı zarara uğratmıştır ancak dava konusu son zarar sebebiyle artık tarafları arası husus mahkemeye yansıdı olayın olduğu zaman ben sahaya değildim telefon ile arandım kimin aradığını hatırlamamakla birlikte bu şekildeki ihbar üzerine olay mahalli yere gittik zaten olay ile alakalı gidince tutanağı ben tuttum, tutanaktaki imza tarafıma aittir içeriğini kabul ediyorum , dava konusu olay yerine gittiğimizde suyun fışkırdığını gördük biz öncelikle kepçeyi üzerine bastırılmak suretiyle suyun çevreye dağılmasını engelleyip vanalarımızı kapattık vanaların kapanması uzun sürdüğünden ayrıca bir zararımız da oluştu, söz konusu borunun tamirine yönelik olaya yine ben vakıfım bizim katılımımız ile bu tamirat oldu işçilik ve masraflar davacı şirkete ait olmak üzere attığım tamiri yaptık" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Kazı yapılan sahanın bağlı bulunduğu İlçe Belediye Başkanlığına yazı yazılarak söz konusu kazı ile ilgili izin/ ruhsat alınıp alınmadığı sorulmuş, Narlıdere Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün cevabi yazısında söz konusu adreste olay tarihi olan 01/07/2024 tarihi itibariyle yapılan kazı ile ilgili olarak belediyeye herhangi bir başvuruda bulunulmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizin 14/05/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara karar gereğince uyuşmazlık tespiti kapsamında jeotermal branşman hattına yönelik bedel belirlemesi ile bu kapsamda davacı yanca oluştuğu belirtilen hasar içeriğinin tespitini yapma konusunda ehil bir bilirkişiye dosyanın tevdisi ile uyuşmazlık tespiti kapsamında hazırlanacak raporun dosyaya sunulmasının istenilmesi üzerine 29/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle " davacı şirketin jeotermal su teminiyle İzmir ilinin Balçova ve Narlıdere bölgesinde sokaklarda belli bir derinlikte döşenmiş olan borulu şebeke sistemiyle, binaların ısıtma hizmeti verdiği, dava dosyasında sunulan belge ile yaptığı kazı sırasında bu ana şebeke borusuna bağlı branşman hattına zarar verdiğinin sunulan belgeden anlaşıldığı, ancak davalı şirketin 09/07/2024 tarihinde verdiği fatura iade ihtarında hasarın kendileri tarafından yapılmadığını bildirerek gönderilen faturayı kabul etmediklerinin görüldüğünü, dava dilekçesinde sunulan tutanakta da davalı şirket adına çalışan...zarar ziyanı ve kusuru kabul ettiğine ilişkin imzasının bulunduğunun görüldüğü, davalı şirketin hasar verdiği branşman hattına ait hasar giderim bedelini ödemeyi ilgili ihtarla reddettiğinin görüldüğünü, kazı veya toprak altında olan jeotermal şebeke hattına müdahalenin izinsin yapılmış olabileceği, buna ilişkin de tutanakta şirket yetkilisinin imza ve şirket bilgilerinin görüldüğü anlaşılmakla izinsiz bir kazı müdahale olunduğu izlenimi verdiği, şirketin çalışanın şirketi adına yaptığı bir kazı olması durumunda davalının sorumluluğunun bulunabileceği, şirketin çalışanının şirketinin bilgisi dışında yaptığı bir kazı olması durumunda da Kemal Türkmen'in sorumluğunun bulunabileceği kanaatlerine varılabileceği, sonuç olarak Şirket adına çalışan Kemal Türkmen'in şirketin bilgisi dışında imzaladığı veya davalı şirketin haberdar olduğu sonucuna dosya bilgileri ile varılabileceği, davacının tanzim etmiş olduğu 02/07/2024 tarihli faturayla 7.628,00 TL+ %20 KDV = 9.153,00 TL olduğu, faturanın yapılan hasar giderimine ati metraj ve harcamaya ilişkin rayiçlerine uygun tanzim edilmiş olduğu " şeklinde sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava davalı şirketin 01/07/2024 tarihinde davacının sorumluluğunda olan jeotermal branşman hattına zarar verip vermediği, vermiş ise davacı yanın sunduğu faturanın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, zarar ile bağlantısının olup olmadığı, davacı yanın bu zararı giderip gidermediği, gidermiş ise zarara yönelik masrafın davalıdan tahsil talebi bakımından davacı iddiasının yerinde olup olmadığının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik haksız fiil temelinde açılan maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin jeotermal su temini ile İzmir ili Balçova ilçesi Narlıdere bölgesinde, sokaklarda belli bir derinlikte döşenmiş olan, borulu şebeke sistemiyle binalara ısıtma hizmeti verdiği, davalının yaptığı kazı sırasında ana şebeke borusuna bağlı, branşman hattına zarar verdiği, buna ilişkin görgü ve tespit zaptı düzenlendiği, davacı şirket çalışanının zarar ve ziyanı kabul ettiğine ilişkin tutanakta imzasının bulunduğu ancak 09/07/2024 tarihinde verdiği fatura iade ihtarı ile hasar verdiği branşman hattına ait hasar giderim bedelini ödemeyi reddettiği anlaşılmaktadır. Tutanakta isim ve imzası yer alan davacı şirket çalışanının tanık olarak alınan beyanı da bu hususları doğrulamaktadır.
Sokak ve caddelerde yapılacak kazı işleri için bağlı olunan ilçe belediyesinden ve/ veya büyükşehir belediyesinden,..den kazı yapılacak imalatlar için kazı ruhsatı alınması zorunludur. Bu anlamda büyükşehir belediyelerinin yönetimi hakkında ki 5216 sayılı kanunun 8.maddesi gereğince; büyükşehir dahilindeki altyapı hizmetlerinin bir koordinasyon hizmeti içerisinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanlığının başkanlığında yönetme ile tespit edilecek kamu kurum ve kuruşlarının temsilcilerinin katılacağı bir Altyapı Koordinasyon Merkezi (...)'nin kurulmasını öngörmüştür. Kanunda sözü edilen bu yönetmelik "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" adı altında yayınlanarak...'nin kuruluş, görev ve yetkileri ile yürütme organı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün çalışma statüsünü belirlemiştir. Adı geçen yönetmeliğin 27. maddesine dayanılarak "İzmir Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Merkezi Kuruluş, Görev, Çalışma ve Usulleri Uygulama Yönetmeliği" çıkarılmış, belediye meclisince onaylanmış ve yönetmeliğe aykırı olmamak kaydıyla hizmet ve yatırımlar ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmıştır.
Şehrin içme suyu ve kanal projeleri ile elektrik, doğalgaz, jeotermal, fiber optik bağlantı hatları, sinyalizasyon ve güvenlik kamera sistemleri, hafif raylı sistem, metro, enerji besleme projeleri vb genel olarak yer altından geçebilecek bütün tesisler ile yollar ve kaplama hizmeti için gerekli izinlerin verilip çalışmaların denetimini sağlayarak bir koordinasyon içerisinde sonuca ulaştırmak,...'nin başlıca amaçları arasındadır.
İzmir metropolitan alan içinde kazı çalışması yapacak olan kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel kişiler altyapı koordinasyon şube müdürlüğünden kazı ruhsatı almak zorundadır, ruhsat alınmadan yapılan tüm çalışmalar için kaçak kazı işlemi yapılır ve cezai işlem uygulanır. Ancak binaların kanal hat bağlantısında meydana gelen tıkanıklık veya arıza için Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü'ne başvurarak kazı ruhsatı alınmasına gerek yoktur. Bu çalışmalar İZSU Genel Müdürlüğü'nce yapılmaktadır.
Sonuç olarak; ilgili kanun ve yönetmelikler çerçevesinde gerekli kazı ruhsatı alınmadan kazı çalışmaları yapan davalının, davacıya ait jeotermal şebeke hattına zarar verdiği, bu hattın onarımı için gerekli malzeme ve işçilik bedellerinin davacı tarafça çıkarılan fatura çerçevesinde piyasa rayiç değeri ile uyumlu olduğu, 7.628,00 TL+ KDV=9.153,00 TL fatura bedelinin kadri maruf olup davalı tarafın sorumluluğunda olduğu, düzenlenen görgü ve tespit tutanağı çerçevesinde davalının bu zarar ve ziyanı kabul ettiği ancak daha sonra kendisine tebliğ edilen faturaya haksız olarak itiraz ettiği, davacının tazminat isteminin ve açmış olduğu davanın yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu tazminata tutarının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 9.153,60 TL maddi tazminatın 01/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 625,28-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 197,68-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 916,00-TL, posta ve tebligat masrafı 280,00-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00 TL, olmak üzere toplam 6.196,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 9.153,60-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, miktar itibariyle yasa yolları kapalı ve KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2025
Katip...
¸
Hakim...
¸