T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/647 Esas
KARAR NO : 2025/13
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 24/07/2024
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/04/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde karşı araçta hasar meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren davaya konu aracın davacı şirket tarafından sigortalandığını, kaza tespit tutanağında kaza anında sigortalı aracı kullanan sürücünün %100 kusurlu olduğu ve psikoteknik raporunun bulunmadığının tespit edildiğini, söz konusu kazada mağdur plaka tarafından yapılan müracaatlara istinaden müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, bağımsız uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve tespiti için yaptırılan ekspertiz incelemelerinde ve Sigorta Tahkim Komisyonunun dosyasında yapılan yargılamada mağdura toplamda araç hasar ve değer kaybı bedeli olarak toplamda 16.562,30-TL tazminat ödemesi yaptığını, davalı aleyhine İzmir .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine durduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... şirketinin, açtığı işbu rücu davasının hukuki temeli olmadığını, TTK ve zorunlu trafik sigortası genel şartnamesinde rücu sebeplerinin tadat olarak sınırlandırıldığını, buna göre rücu sebeplerinin sürücünün alkol ve ya uyuşturucu kullanmış olması veya trafik kazasında ağır kusur sayılacak bir davranışta bulunması gerektiğini, oysa ki müvekkilinin SRC belgesine sahip olup sadece bir formalite olan yenileme işlemini yapmadığını, bu hususun mevzuatta sayılan rücu sebeplerine girmediğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretininde karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı ... tarafından kaza tarihi itibari ile davacı ... nezdinde Zorunlu Trafik Sigortasıyla sigortalı aracın sebebiyet verdiği kaza nedeniyle karşı taraf araç hasar ve değer kaybı için karşı tarafa ödenen 16.562,30 TL tazminatın rücuen sigortalıdan tahsili istemine yönelik başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı hakkında icra takibi başlatılmış davalı tarafından takibe itiraz edilmiş ve süresinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Davacı, sigortalı davalıdan ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 27.04.2022 tarihli trafik kazasında dava dışı 3. Kişiye ait araçta zarara sebebiyet vermesi sebebiyle ZMMS poliçesi kapsamında toplam 16.842,63 TL tazminat ödemesi yaptığını, sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ve psiko-teknik raporun bulunmadığını, Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nin 33. Maddesinin 1/E bendine göre taşıma işlerinde istihdam edilen araçlarda şoförlük mesleği bakımından bedeni ve psiko-teknik açıdan sağlıklı olduklarını gösteren bir sağlık raporunun yetkili sağlık kuruluşlarından her 5 yılda bir almalarının şart olduğu halde söz konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün psiko-teknik raporunun bulunmadığı, bu nedenle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/c bendi uyarınca gereken ehliyetnameye sahip olmadığından rücu şartlarının bulunmadığı belirtilerek ödenen tazminatın davalıdan tahsili istemine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık Sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle ZMMS poliçesi kapsamında davacı ... tarafından aracın zarara sebebiyet verdiği diğer araç için ödenen tazminatın psiko-teknik rapor bulunmaması ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/c maddesi uyarınca davalı sigortalıdan rücuen tahsili gerekip gerekmediği noktasındadır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/b maddesinde Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise;
B.4/c bendinde ise aracın uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki almak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar nedeniyle sigortacının sigortalıya rücu hakkının bulunduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde davalıya ait araç sürücüsünün yeterli ehliyetnameye sahip olmadığı nedenine dayalı olarak rücu edildiği iddiası ile bu konudaki açıklamada araç sürücüsünün psiko-teknik raporu bulunmadan ve 5 yıllık süre içerisinde bu raporu yenilenmeden aracı kullanması nedeniyle yeterli ehliyetnameye sahip olmadığı belirtilerek rücu isteminde bulunulduğu belirtilmektedir. Benzer nitelikli olay hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen kararın istinafı üzerine İzmir BAM .... H.D.'nin 12.06.2024 tarih,... Esas, ... Karar sayılı kararında "...sigortalı araç sürücüsünün ticari araç sürücüsü olması ve yönetmelik hükmü gereği 66 yaşından gün almamış olması şartı var iken bu şartı sağlamadan geçersiz sertifika ile aracı sürdüğü gerekçesi ile sigortalıya ZMM Genel Şartları B.4-b gereğince rücu ettiği, mahkemece sigorta şirketinin rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile kusur ve zarar tayinine gidilmeksizin davanın reddine karar verildiği, mahkeme gerekçesi ile tüm dosya kapsamı da gözetilerek değerlendirildiğinde ticari araç sürücüleri için getirilen idari düzenlemelerin eldeki dava bakımından rücu nedeni teşkil etmeyeceği, sigortalı araç sürücüsünün kaza tarihinde geçerli sürücü belgesinin bulunduğu, yaş hususunun bir takım idari yaptırımları söz konusu ise de mevzuat uyarınca sigorta şirketinin rücu şartları içerisinde yer almadığı gerekçesi ile istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Mahkememizde görülmekte olan davada da davalı araç sürücüsü yeterli sürücü belgesine sahiptir. Davacı tarafça da sürücü belgesinin sınıf olarak yeterli olmadığı yönünde bir iddia da yoktur. Yalnızca aracın ticari araç olması nedeniyle Karayolları Taşıma Yönetmeliği gereğince şoförlük mesleği bakımından 5 yılda bir psiko-teknik raporun alınması gerektiği halde sürücü tarafından bu yönetmeliğe göre süresinde alınmış rapor bulunmadığından sürücüsünün yeterli ehliyetnameye sahip olmadığı iddia edilmektedir. Oysa ki yukarıdaki karar gerekçesinden de anlaşılacağı üzere yeterli sürücü belgesinin neler olduğu, hangi aracın hangi sürücü belgesi ile kullanılacağı mevzuatta açık olup davalıya ait araç sürücüsünün kullandığı araç için istenilen sınıftaki sürücü belgesine sahiptir. Ancak bu sürücü belgesine sahip olsa da aracın ticari olması nedeniyle ilgili yönetmelik hükmüne göre belli sürelerde belirlenen testlerin yaptırılması ve buna göre belge alınması gerektiği halde bu belgenin alınmadığı anlaşılmaktadır. Davalı araç sürücüsündeki eksik belge nedeniyle bir takım idari yaptırımlar uygulanacak olsa da bu belge ehliyetname yerine geçecek belge olmadığından ve bu nedenle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4/c de sayılan rücu koşulları bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 187,80 TL'nin davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 16.842,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 2.080,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.