T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/664
KARAR NO : 2025/34
DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 27/09/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle;Davacının İzmir İli ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmazın borçlarının teminatı olarak 50.000,00 TL bedelle 11.12.1973 tarih ve ... yevmiye numaralı İpotek akit belgesi ile ipotek edildiğini, davacının ipoteği fek etmek için araştırma yaptığını ancak ipotek alacaklısına ulaşamadığını, ipotek nedeni ile bir borcu olmadığını, ipotek alacaklısına ulaşılması halinde eğer vefat etmişse mirasçılarının tespit edilmesi gerektiğini, ipotek bedelinin depo edilmesi sureti ile ipoteğin kaldırılmasının zorunlu olduğunu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin mevcut borcun ödenmiş olması halinde bedelsiz, aksi halde bedelinin mahkemenizce tevdi edilecek yere depo edilmesi sureti ile fek edilebilmesi için iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını,
yukarıda sunulan ve duruşmada ortaya çıkacak durumlar karşısında İzmir ... üzerindeki iipoteğin ipotek bedelinin ödeme olması durumunda bedelsiz, aksi halde bedelin depo edilmesi sureti ile fekkine karar verilmesini, yargılama ücretleri ile yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği,
Ankara Valiliği İl Nüfus Müdürlüğünün, İç İşleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğünün, Hatay Polis Merkez Amirliğinin, Konak İlçe Nüfus Müdürlüğünün, İzmir İl ve Nüfus Vatandaşlık Müdürlüğünün müzekkere yazı cevapları dosyamız arasındadır.
Her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile davalı hasım gösterilmek suretiyle iş bu ipoteğin fekki davası açılarak dava dilekçesinde davalı yanın adres ve TC numarası bildirilmemiş ise de bu kapsamda davacı vekilince adres araştırması istenilmekle yapılan yazışmalar neticesinde davalı yan yönünden TC numarasının ... olduğu tespit edilmekle birlikte taraf teşkilinin sağlanmadığı anlaşılmış ise de bu yönden bir işlem yapılmadan evvel kazandırılan müzekkere cevaplarına göre dava şartlarından olan görev yönünden değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yapılan açıklama, yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve dosya kapsamına kazandırılan deliller kapsamında taraf teşkili henüz sağlanmamış ise de görev yönünden yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlığın mutlak nitelikte bir ticari davaya sebebiyet vermediği, davacı yanın tacir olmadığı gibi fek edilmesi talep edilen ipotek belgesine göre taşınmazın mesken sıfatında olduğu anlaşılmakla nispi nitelikte bir ticari davaya da sebebiyet vermediği kanaatiyle açılı bu davanın Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı