T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/665
KARAR NO : 2025/563
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinin incelenmesinde; 15/09/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketi nezdinde sigortal... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağından, eksper raporundan ve SBM kayıtlarından da anlaşılacağı üzere... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için taraflarınca hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplama neticesinde davacının aracında 30.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacağını, ilgili araç kaza tarihini kapsar şekilde... poliçe numarası ile... Sigorta A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacının aracında kaza sonrası meydana gelen hasarın, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin kusurlu aracın malikinden haksız fiil hükümlerine göre karar verilmesi gerektiğini,...Sigorta Şirketine yapılan yazılı başvuruya istinaden davacının uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, akabinde dava şartı arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığı için iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, işbu davalarında alacağın taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle değer kaybı zararı taleplerinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile değer kaybı taleplerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda taleplerinin HMK m. 107 uyarınca arttırmak üzere şimdilik 100,00 TL değer kaybı taleplerinin bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalı... Sigorta A.Ş.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, ... Sigorta A.Ş.'den ... numaralı poliçeye ait hasar dosyası celbini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile arabuluculuk vekalet ücretinin kabulünün ve davalılara tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görüllüştür.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde; şirketleri nezdinde gerekli araştırmaların yapıldığını ve uyuşmazlığın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, ... plakalı aracın kazaya karıştığı...plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybı talebiyle ilişkili olduğunun anlaşıldığını, işbu hasar nedeniyle davalı şirket nezdinde... nolu hasar dosyası açıldığını,15/09/2022 tarihli kaza sebebiyle... plakalı araçta meydana gelen maddi zararın tazmini için çeşitli vadelerde davacıya, servise ve tedarikçiye toplam 22.227,57 TL hasar bedeli ve 13/12/2022 tarihinde davacı vekili... hesabına 24.422,86 TL değer kaybı olmak üzere toplam 46.650,43 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunu tümüyle yerine getirdiğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, davacı tarafının eksper incelemesi yaptırarak iddia edilen alacağını tam olarak tespit ettirdiği yahut ettirebileceği halde 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine aykırı olarak başvurunun belirsiz alacak davası şeklinde açılması, başvurunun hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın, mahkemeniz dosyasına sunduğu delil ve belgeleri taraflarına tebliğe çıkartmadığından anılan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz haklarınını saklı olduğunu, öncelikle dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin taraflarına tebliğe çıkartılmasını, yetki itirazlarının olduğunu, davalı şirketin ticari merkezinin Beykoz İlçesi adli hudutları dâhilinde olduğundan fakat Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması sebebi ile yetkili mahkemenin Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı sigorta şirketi başvuru öncesi 24.422,86 TL değer kaybı ödemesi yaptığını, davacının gerçek zararını karşıladığını, iş bu kaza bakımından başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, bir zarar sigortası türü olan ‘Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nda asıl amacın zarar görenin uğradığı gerçek zararın giderilmesid gerektiğini, sigorta teminatının zenginleşme aracı olmadığını, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesinde dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları A.5. kapsama giren teminat türleri maddesi doğrultusunda Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınmasını, yine dosya hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin güncel halinin dikkate alınması gerektiğini, nitekim motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle meydana gelen zararın tazmini hususunda, zarar veren işletenin sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk olup 6098 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükümlerine tabi olmakla birlikte aynı zarardan dolayı sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun sözleşmeden doğan sorumluluk olduğunu, bu sebeple işletenin tazminat sorumluluğu ile sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun kapsamının farklı esaslara tabi kılınmasının sorumluluklarının dayandıkları esasların farklı olması nedeniyle kaçınılmaz olduğunu, davalı şirket tarafından üzerine düşen yükümlülüğün yerine getirilmiş olması nedeniyle talebin tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi takdirde kabul anlamına gelmemek üzere uyuşmazlık konusu zararın tespiti bakımından öncelikle uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğundan kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, bakiye tazminat hesaplansa dahi, müvekkil şirket poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu hususta yapılan ödemenin yanı sıra 22.227,57 TL onarım ödemesinin de dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, aleyhe faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde, faizin olay tarihinden itibaren başlatılmasının kanuna aykırı olacağını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, söz konusu uyuşmazlığın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, beyan ederek davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşıymıştır.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin yazı cevabı, Davalı Sigorta Şirketinin yazı cevabı ile araç tescil kayıtlarının dosya arasında olduğu, tevdi üzerine Trafik Bilirkişisi ... ve Otomotiv Bilirkişisi... tarafından hazırlanan 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ve davacı vekilince sunulan değer artırım dilekçesi dosyamız arasındadır.
Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine sunulan raporda; kazanın oluşumuna...tarafından kullanılan... plakalı aracın etken olduğu, davacının maliki olduğu park halindeki aracın etken olmadığı, davacı aracının bu kaza sebebiyle toplamda 30.000,00 TL tutarında değer kaybına uğradığı, önceden yapılan ödemenin mahsubu ile 5.577,14 TL davacı yanın bakiye değer kaybı alacağının hesaplandığı görülmekle, rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 18/03/2025 tarihinde değer artırım dilekçesi ile başlangıçta belirtilen 100,00 TL'nin artırılmakla; 5.577,14 TL'ye yükseltildiğinin belirtildiği, karşı yana tebliğe rağmen herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde 15/09/2022 tarihinde kaza tarihinde davacı adına kayıtlı ve davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı... sevk ve idaresindeki...plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, araç sürücülerince kendi aralarında kaza tespit tutanağının tutulduğu,...ılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde davalı yana ZMMS ile sigortalı olduğu, davadan evvel konu değer kaybına yönelik davalı yana 29/11/2022 tarihinde KTK 97 başvurusunda bulunulduğu, davalı tarafından davacıya hasara yönelik 24/10/2022 tarihinde 22.227,57 TL ve değer kaybına yönelik ise 13/12/2022 tarihinde 24.422,86 TL tutarında ödemeler yapıldığı, davalı sigortanın kaza tarihi itibariyle araç başına teminat limitinin 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunun konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu kazanın oluşumu bakımından kazaya karışan tarafların kusur durumlarının tespiti, bu kaza sebebiyle davacı aracının hasara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bedelinin belirlenmesi ile uğranılan hasar miktarı göz önüne alınarak davacının aracının bu kaza sebebiyle değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bedelinin belirlenmesi ile önceden yapılan ödeme göz önüne alınarak davacının bakiye değer kaybı alacığının olup olmadığı, olması halinde davalının sorumlu olup olmayacağı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesinin yanı sıra davacının talep konusu ettiği AAÜT 16/2-c maddesi ile talep edilen avukatlık ücretinin yerinde olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi suretiyle trafik kazasından kaynaklı açılan bakiye değer kaybına yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; davalı sigortanın iş bu kaza nedeniyle sorumluluk limitinin 100.000,00 TL olduğu görülmüş, davalı sigorta tarafından çeşitli tarihlerde gerek değer kaybına gerekse de hasara yönelik olarak toplamda 46.650,43 TL tutarda ödeme yapıldığı anlaşılmakla iş bu dosya konusu bakiye değer kaybı tutarının bakiye limit içinde kaldığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar kazandırılan rapora herhangi bir itirazda bulunulmamış ise de raporun yeterli teknik incelemeyi içerdiği ve alanında uzman bir bilirkişi tarafından hazırlandığı anlaşılmakla birlikte raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı zararının tazminine yönelik olduğundan talebin haksız fiil çerçevesinde ileri sürüldüğü kanaatine varılmakla birlikte somut olay bakımından haksız fiilin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ile değerlendirmesinin yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmakla; 18/05/2023 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracın İzmir İli Çeşme İlçesi... Mahallesi, ...otoparkında geri manevra yaptığı esnada davacı adına kayıtlı olup o esnada park halinde olan... plakalı aracın sağ ön kapı kısmına çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde dava dış...n eyleminin 2918 sayılı yasanın 67/b ve 84/j bendini ihlal ettiği, davacı yan aracı yönünden ise herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı gibi kazayı önlemek adına alabileceği bir önleminin de bulunmaması nedeniyle bu kazanın oluşumunda dava dışı ...'ın tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu kanaatine varılmış, söz konusu kusurlu hareket neticesinde davacı aracının sağ ön kapı, çamurluk, orta direk, sağ arka kapı ve marşpiyel sacı olmak üzere yedek parça işçilik ve KDV dahil toplamda 22.227,57 TL tutarda hasara uğradığı, uğranılan bu hasarın hükme esas alınan rapora göre değer kaybına sebebiyet verecek nitelikte olduğu ve davalı yanca yapılan ödemeye rağmen davacının karşılanmamış değer kaybı alacağının bulunduğu ve değer kaybı ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğu ve dava dışı ...'ın davranışının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla işbu dava açısından davacı tarafın lehine haksız fiilin koşulların oluştuğu ve bu kapsamda davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda oluş şekli belirtilen davaya konu trafik kazasından kaynaklı davacı aracında toplamda 22.227,57 TL tutarda hasar oluştuğu, bu hasarın davacı yanca giderildiği, aracın kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değerinin 400.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında, hasardan kaynaklı aracın ayrıca pert işlemine tabi tutulmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bu şekilde oluşan değer kayıpları yönünden hesaplamanın aracın kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değeri ile sonraki rayiç değer arası fark kadar olacağı göz önüne alınmakla hükme esas alınan raporda sonraki rayiç değerin 370.000,00 TL olduğu anlaşılmakla aradaki 30.000,00 TL'lik fark tutarı kadar davacının aracının gerçek tutarda değer kaybına uğradığı, davalı yanca söz konusu değer kaybına dair 24.422,86 TL ödeme yapılmakla davacı zararının karşılanmadığı anlaşılmakla, karşılanmayan bakiye 5.577,14 TL'lik değer kaybı yönünden davalı yanın 2918 Sayılı Yasa'nın 91. maddesi kapsamında eksik ödeme tarihi olan 13/12/2022 tarihinde temerrüte uğradığı, davacı yanca aksi belirtilmekle birlikte davalı yana ZMMS aracın dava dışı şirkete ait olmakla birlikte davalı sigorta şirketi ile yapılan sözleşmede aracın hususi vasıfta olduğu belirtilmekle birlikte davacı talebinin yasal faiz üzerinden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmakla açılı davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6325 sayılı yasanın 18/A-18 maddesine göre davadan evvel KTK 97 başvurusunda bulunulması durumunda KTK 97 başvurusunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğu belirtilerek yapılan arabuluculuk başvurusunun ihtiyari olduğu belirtilmiş ise de öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun dosya tarafları ve olay ile herhangi bir şekilde bağlantısı olmayan yani tarafsız üçüncü bir kişinin taraflar arası münasebetin çözümü bakımından yol gösterdiği, yardımcı olduğu ve sonuç olarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmak için çözüm yolu bulduğu ve her iki tarafı da bulduğu bu yol ile bağlayacak olan ve seçimlik nitelik taşıyan bir yöntem olduğundan alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin bizim hukukumuzda tahkim yahut arabuluculuk müesseseleri olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısı ile 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde getirilen başvuru yolunun talep dilekçesine ekli Yargıtay kararının aksine alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında bir an için aksi düşünülse bile yapılan arabuluculuk başvurusunun tıpkı davadan evvel gidilen tespit istemli başvuru sonucu ortaya çıkan yargılama gideri yahut yine davadan evvel gidilen tazminat hesabının mevcudiyetine yönelik ekspertiz masrafı gibi kalemlerden olduğu düşüncesi ile bu ücretin somut olaydaki gibi dava tarihi itibariyle haklılığın davacıda olduğu uyuşmazlıklar yönünden yapılan arabaluculuktan kaynaklanan ücretinin davacıya yükletilmesinin doğru olmayacağı da değerlendirilmiştir. Ayrıca yine yukarıda da belirtildiği gibi KTK 97. Maddesinin 14/04/2016 tarihinde gerek 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin gerekse de 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ise 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve belirtilen yasa maddelerinin halen yürürlükte oldukları göz önüne alındığında 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa maddelerinin KTK 97. maddesinin uygulamasını ortadan kaldırıldığı söylenemeyeceği gibi sadece dava konusu husus yönden özel düzenlemeyi içerdiği kanaatine varılan KTK 97. maddesinin söz konusu 5/A ya da 18/A maddeleri ile aksi yönde bir düzenlemeyi içerdiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiş ve açıklanan sebepler ile davanın açılmasına davalı yanca sebebiyet verildiğinin yapılan yargılama neticesi anlaşıldığından yargılama giderlerinden olan arabuculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile konu 15/09/2022 tarihinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasından kaynaklı;
- 5.477,14 TL bakiye değer bedelinin 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından evvelce alınan peşin ve tamamlama harç toplam tutarı 521,15 TL harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 94,25 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan toplam 948,75 TL harç ile gider avansından kullanılan 10.109,00 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 11.057,75 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 5.477,14 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ... ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025
Katip...
E imza
Hakim ...¸
eimza