T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/667 Esas
KARAR NO : 2025/696
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Ş. tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalanmış olan... plakalı aracın 25.08.2023 tarihinde müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini,... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan... Sigorta tarafından... numaralı hasar dosyası üzerinden yaptırılan ekspertiz çalışmasında yapılan tespitler doğrultusunda aracın tamir edildiğini, ancak sigorta şirketince ekspertiz parça işçilik detay açılımından da görüleceği üzere müvekkilinin aracının tamir edilirken yan sanayi/eşdeğer parçalar kullanılarak, oldukça yüksek iskonto oranları kullanıldığını, ayrıca belirlenen işçiliklerin de oldukça düşük olduğunu, sigorta şirketinin kullanılan parçalarda iskonto yapma hakkı olmadığını ve aracın anlaşmasız serviste tamir edilmesini de bahane edemeyeceğini, 13.12.2023 tarihinde davalı ... şirketine bakiye hasar tazminatı talepleri ile birlikte değer kaybı alacağının ödenmesi hususunda başvurulduğunu, bu başvuruya istinaden sigorta şirketince 18.12.2023 tarihinde 4.901,95-TL ödeme yapıldığını, ancak söz konusu bu ödemenin müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybını karşılamadığını, değer kaybı hesaplamasının Borçlar Kanunu uyarınca gerçek zarar prensibine göre tespit edilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin kararının derdest olan tüm davalara uygulanması gerektiği için işbu dava bakımından da değerlendirmenin buna göre yapılmasını talep ettiklerini, İzmir Arabuluculuk Bürosu'na başvurusu yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin aracında söz konusu kaza sebebiyle oluşan hasar maliyetinin ve yine kaza sebebiyle araçta meydana gelmiş reel değer kaybının tespiti teknik incelemeyi gerektirdiği için alacağın miktarının şu aşamada kesin olduğundan söz edemeyeceğimizden başvuruyu HMK md:107 uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde yaptıklarını belirterek, haklı davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesi sonrasında HMK m.107 uyarınca artırılmak üzere şimdilik 100,00-TL bakiye değer kaybı ve 100,00-TL bakiye hasar tazminatı toplam 200,00-TL tutarlı alacağın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğundan davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi 'ne gönderilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, açılan hasar dosyasında yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki hasar için 4.056,00 TL tedarik ödemesi, 1.326,13 TL tedarik ödemesi ve 28/11/2023 tarihinde 10.800,00 TL davacı vekiline hasar tazminat ödemesi yapıldığını, Müvekkilinin sorumluluğundaki tüm borcu mevzuat ve hakkaniyet gereği yerine getirdiğini, davacının herhangi bir zararı ve bakiye alacak talep hakkının mevcut olmadığını, araçtaki değer kaybı için 18/12/2023 tarihinde 4.901,95 TL davacı vekiline ödeme yapıldığını, öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerektiğini, hasar tazminatı talebi için ZMSS Poliçesi Genel Şartların uygulanması gerektiğini, davacının aracının 2013 model olduğunu ve orjinal parça ile değişim gerektiği ve hasarın giderilmediği iddiasının mesnetsiz olduğunu, Genel Şartlarda üç yıl üzeri araçlarda orjinal parça değişim onarım şartı olmadığını, araçta hasarlı bölgelerin önceki tarihli kazalarda hasar almış olması durumunda, mükerrer değer kaybı oluşturmayacağından bu hususun mahkemece tetkik edilmesi gerektiğini, bakiye poliçe limitinin dikkate alınarak müvekkili şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzili gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı her ne kadar avans faiz talep etmekte ise de müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinrah faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek, öncelikle davanın yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazların değerlendirilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah edilen talepler ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı,
... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi,... nolu hasar dosyası, ödeme dekontları,
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve ...rta A.Ş. yazı cevapları,
Trafik Bilirkişisi ile Otomotiv/Makine Mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.04.2025 tarihli rapor,
Davacı vekili sunmuş olduğu değer artırım dilekçesi ile özetle; 6.465,90 TL hasar tazminatı ve 15.098,05 TL değer kaybı bedelinin davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve tamamlama harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Davacı tarafça dava dilekçesinde, adına kayıtlı... plakalı araç ile davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 25.08.2023 tarihli trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinin tahsili talep edilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Her ne kadar davalı vekili tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de; davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu, kazanın İzmir İli Konak ilçesinde meydana geldiği, kaza yerinin seçimlik yetkili yer Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacının tazminat alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için Otomotiv ve Trafik Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda Trafik Bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede, davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka otobüs sürücüsünün İzmir İli, ... İlçesi, Dokuz Eylül Meydanından Gazi Bulvarına giriş yaptığı esnada dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne verip aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, görüş alanı ve çevresel kontrolünü gereği gibi yapmadığı, aracının hızını görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlamadığı, görüş mesafesinin açık olduğu iki yönlü yolda önünde aynı yön ve istikamette seyir halinde olan davacıya ait aracı takip mesafesinde seyretmeye özen göstermediği, görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadığı, güvenli bir mesafe gözeterek seyretmesi, ön ilerisindeki araç nedeniyle etkili tedbir alması gerekirken, bu hususlara riayet etmeden kontrolsüzce seyri sırasında sevk ve idaresindeki aracın ön kısımları ile; önünde ve aynı istikamette seyir halinde olan davacıya ait aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkatsiz, özensiz ve kurallara aykırı hareket ettiğinden 2918 Sayılı Karayolu Trafik Kanunu'nun 56/c ve 84/d maddeleri ve ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulamasını esas ve usuller yönünden belirleyen Karayolları Trafik Yönetmeliği 107. Maddesinde yer alan kuralları ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, davacının trafik kurallarına ve nizamlarına uygun bir şekilde seyri sırasında diğer sürücüye karşı zararlı sonucu öngörmesi ve kazayı önlemek adına tedbir alması mümkün olmadığından ve herhangi bir kurar ihlali de bulunmadığından kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, tespit edilen kusur durumlarına göre davalı ... şirketinin sorumluluk durumu değerlendirilmiştir.
Kaza sonucunda davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı yönünden Otomotiv bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; mevcut hasarların nitelik ve boyut anlamında kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, araçta kaza nedeniyle hasar onarımı yapılan yedek parçaların, aracın arka kısımları, arka tampon, bagaj kapağının olduğu, değişmesi gereken yedek parçaların, dava konusu araca ait yedek parçalar olduğu ve değişmesinin gerektiği, yedek parça fiyatlarının ve işçilik bedellerinin piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, davacıya ait araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere KDV dahil toplam 22.648,03 TL hasar meydana geldiği, aracın kaza tarihi itibari ile ikinci el piyasa rayiç değerinin 500.000,00 TL olduğu ve bu nedenle aracın tamirinin ekonomik olduğu, değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; davacıya ait aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 500.000,00 TL, araç tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 480.000,00 TL olduğu, yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere aradaki fark olan 20.000,00 TL'nin araçtaki değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği, araçta 22.648,03 TL hasar bedeli ve 20.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olması nedeniyle davalı ... şirketinin davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu, davalı ... tarafından 16.182,13 TL hasar bedeli ile 4.901,95 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemeler mahsup edildiğinde davalının bakiye 6.465,90 TL hasar ve 15.098,05 TL değer kaybından sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; 6.465,90 TL bakiye hasar tazminatı ile 15.098,05 TL bakiye değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 21.563,95 TL maddi tazminatın 18.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.473,03 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL nispi harç ile 364,85 TL tamamlama harcı indirildikten sonra bakiye 680,58 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL nispi harç ile 364,85 TL tamamlama harcı toplamı 1.220,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 91,50 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 8.091,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 21.563,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
18/07/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.