T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/7 Esas
KARAR NO: 2024/2
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/05/2022
KARAR TARİHİ: 05/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, .../ İZMİR adresinde 4 adet villa inşaatına Mayıs- Haziran 2020 Tarihinde temel atarak başladığını, Bu villalarda yapılacak olan birtakım mobilya işleri için de yüklenici olan davalı ile anlaşarak, aralarında 08.01.2021 tarihinde yapılacak işlere dair bir sözleşme yapmışlar ve imza altına aldıklarını, Tarafların aralarında yaptıkları sözleşmede görüleceği üzere, villalarda hangi işlerin yapılacağı, takılacak mobilyalar, mobilyaların özellikleri, metrajları belirtilmiş (Metrajlar hazırlanan projeye uygun olarak çıkartılmış.), sözleşmenin imzalandığı tarihteki maliyet hesapları yapılarak işin bedeli belirlendiğini, Sözleşmenin yapıldığı 08.01.2021 tarihinde müvekkil davalıya 50.000 TL bedelli, 17.05.2021 tarihinde 35.000 TL bedelli (Hesap ekstresinde 30.000 TL çek ödemesi ve açıklama kısmında ... nosu ile işlem görmüştür ancak bankayla yapılan görüşmelerde çekin 35.000 TL bedelli olmasına rağmen sistemde rakamsal hatadan dolayı 30.000 TL olarak göründüğü bilgisi alındığını, Dosyaya bir takım ... mesaj görselleri sunduklarını, Görüşmelerde görüleceği üzere Eylül 2021 ayının son günlerinde dahi işler bitirilmemiş, davalı taraf bahanelerine devam etmiştir. Artan maliyetler sebebiyle müvekkilden ve mal sahiplerinden ek ödeme isteyen davalıya, mal sahipleri de ödeme yapmışlar ancak yine işleri zamanında bitirtemediklerini, Anlaşılan tarihlerde bitirilmeyen inşaat sebebiyle müvekkil, mal sahiplerine karşı da sorumlu olmuş, biraz daha süre talep ederek davalıya işi bitirtmeye çalışmıştır. Ancak iş için ödemeleri alan davalı, işi savsaklamaya devam etmiş, son mihvalde Aralık 2021 ayına kadar sözleşmenin ifasını gerçekleştirmemiştir. İhtarnamelerin çekildiği tarihlerde de müvekkil, zararının tespiti açısından T.C. İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden delil tespiti talep etmiştir. Söz konusu tespitte davalının ne kadar bedele denk iş yaptığı ve yarım kalan işlerin tamamlanması için güncel piyasa fiyatlarına göre müvekkilin ne kadar masraf yapması gerektiği hesaplanmıştır. İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyasıyla davalının yapmış olduğu işin, aldığı ödemeleri karşılamadığı ve müvekkilin kendisine yapmış olduğu ödemeler hariç ne kadarlık bir masrafla işleri tamamlayabileceği belirtildiğini, Yukarıda açıklanan sebeplerle; kısmi dava niteliğinde olarak; müvekkilin uğramış olduğu 62.776,02 TL zararın ve gecikmeden kaynaklanan müvekkilinin ek olarak yapmak zorunda kaldığı iş tamamlama bedelinin, her iki zarar bedeline de işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
Sözleşme, çek ödemelerine ilişkin banka hesap ekstreleri, ... mesaj kayıtları, bankadan havale edilen ödeme dekontları, mal sahiplerinin yapmış olduğu sözleşme ve tutanak örnekleri, ihtarname, T.C. İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş dosyası, yeni yüklenici ile anlaşılan ücret sözleşmesi, arabuluculuk son tutanağı, tanık, bilirkişi, keşif, yemin ve ikamesi mümkün tüm yasal deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile Asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafça taraflar arasında yapılan arabuluculuk son tutanağı aslı ve ya arabuluculuk tarafından onaylı örneği dosyaya sunulmadığından taraflarca arabuluculuk görüşmesi yapılmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'sinin 27.12.2023 tarih, ... esas,... karar sayılı kararı ile davalının 01.06.2022 tarihi itibariyle ticari sicil müdürlüğünde tacir kaydı bulunmadığından, yine vergi dairesi beyannamelerinde işletme esasına göre defter tutulduğundan davalının eldeki uyuşmazlıkta tacir olmadığı anlaşılmakla, Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden mahkememizin 06.10.2022 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararının kesin olarak kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş olmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'sinin 27.12.2023 tarih, ... esas, ... karar sayılı kesin kararı ile açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı anlaşıldığından, davanın görevsizlik nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
5- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05.01.2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.