T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/710 Esas
KARAR NO: 2025/111
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/10/2024
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; 21.07.2024 tarihinde müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı araç Aydın İli Kuşadası İlçesi... Sokak üzerinde maliki olduğu taşınmaz mesken önünde park cebinde park halinde iken, ... Sokak üzerinde ... Caddesi istikametine doğru geri geri seyreden ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol arka tarafı ile ... plakalı araca sağ ön kısmından çarpması neticesinde müvekkile ait araçta maddi hasarın meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ...'ın asli kusurlu olduğu kaza tespit tutanağından anlaşıldığını, müvekkilinin aracında kaza öncesi hasar kaydı olmayıp, kaza neticesinde aracın ana aksamlarının değiştiği, ciddi anlamda kaporta ve boya işçiliği yapılmış olduğu hasar dosyası ile sabit olduğunu, tramer kayıtlarına da kaza kaydı geçmiş olduğundan, aracın satışı halinde bu kayıtların alıcı tarafından rahatlıkla görülebileceği ve müvekkilinin doğal olarak bu kazalı aracını, kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağının tartışmasız olduğunu, aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el satış değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el satış değeri arasındaki farkın hesaplanarak müvekkilinin ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin aracı ile aynı özellikteki hasarsız ve hasarlı aracın satışı için ikinci el araç alımı yapan firmalardan teklif alındığında hasarsız haline 1.173.000,00-TL, hasarlı haline ise 1.072.823,00-TL fiyat biçildiğinin görüldüğünü, aradaki farkın 100.000,00-TL olup, bu bedelin müvekkilinin aracının kaybettiğinin gerçek değeri ortaya koyduğunu, davalı Sigorta Şirketi, poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın, tespit edilen hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olduğunu, hasar bedeli tespit edilirken, sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb. nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmasının müvekkilinin zarar göreni bağlamayacak olup, iskonto indirimi yapılmaksızın aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle meydana gelen gerçek zarar giderilmesi gerektiğini, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta iskontosuz KDV dahil 64.061,96-TL maddi hasar meydana geldiği ekspertiz raporu ile sabit olduğunu, davalı Sigorta Şirketi tarafından hasara ilişkin yapılan ödemeler mahsup edilerek bakiye hasar bedelinin tespit edilmesi ve müvekkilinin gerçek zararının karşılanması gerektiğini, müvekkilinin araç değer kaybı ve bakiye hasar bedeli alacaklarının ödenmesi için kazada kusurlu olan aracın zorunlu trafik sigortacısı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne KEP üzerinden 09.08.2024 tarihinde başvuru yapıldığını, başvuruya rağmen davalı Sigorta Şirketinin 8 iş günü içerisinde üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek temerrüte düştüğünü, bunun üzerine davalı Sigorta Şirketi ile dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmeleri yürütüldüğünü, ancak herhangi bir anlaşma sağlanamayarak arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini belirterek; 6100 sayılı Kanunun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 10,00-TL araç değer kaybı bedelinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, 10,00-TL bakiye hasar bedelinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itiraz ederek davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisiz olan mahkemede açıldığından öncelikle Mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, davacı tarafın HMK m. 121 gereğince, delilleri taraflarına tebliğ etmediğini, delillerin taraflarına tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma haklarının mahfuz tuttuklarını, davacının HMK madde 194 gereğince; dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesinin zorunlu olduğunu, bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delillerin somutlaştırmasını talep etiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 16.02.2024-2025 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kazanın 21.07.2024 tarihinde meydana geldğiini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasarın araç başına 200.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya ilişkin yapılan inceleme ve kontrollerde, davacının aracında 29.965,00 TL değer kaybı hesaplanmış ve bu tutar 11.10.2024 tarihinde; işbu davadan önce, davacı vekili Av. ...'e ödendiğini, müvekilli şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirdiğinden değer kaybına dair taleplerin reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından huzurdaki başvuruya dair hasar sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kasko sigortacısına rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanması gerektiğini, bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazlarını sunduklarını, ayrıca dava kapsamında değerlendirilecek bir başka husus ise başvuranın aracının daha önce hasara uğradı ise bir araç birden fazla kez değer kaybına uğrayamayacağından değer kaybına yönelik taleplerin her halükarda reddi gerekeceğini, bu nedenle davacı tarafa aracın kazadan önceki kaza kayıtlarının sunulması için kesin süre verilmesine; verilen kesin süre içinde ilgili kayıtların sunulmaması halinde ise huzurdaki başvurunun reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebi haksız olmakla, reddi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekecğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davanın hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avans faizi talebi yerinde olmayıp reddi gerektiğini belirterek, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1- Davalı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası
Davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi ve hasar dosyası Mahkememize sunulmuş, açılan hasar dosyası kapsamında, davacı aracındaki hasar bedelini karşılayan davacının kasko şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye 25.10.2024 tarihinde 55.654,54-TL rücuen hasar ödemesi, davacının aracında meydana gelen değer kaybı sebebiyle davacıya 11/10/2024 tarihinde 29.965,00-TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.
2- Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları
Davacıya ait olup, dava konusu tarihli trafik kazası sebebiyle hasarlandığı ve değer kaybı meydana geldiği belirtilen ...plakalı aracın dava konusu trafik kazasından önceye ilişkin hasar kaydının bulunup bulunmadığı hususunda Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılmış, celp edilen kayıtlardan aracın dava konusu trafik kazasına ilişkin 1 adet hasar kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
3-Araç Tescil kayıtları
Davacının, dava konusu kaza sebebiyle oluştuğunu iddia ettiği ... plakalı araca ve davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ...plaka sayılı araca ilişkin trafik tescil kayıtları Uyap sistemi üzerinden çıkarılarak dosyamız arasına alınmıştır. Kayıtların incelenmesinde davacı aracı üzerinde ... A.Ş'nin ... plaka sayılı araç üzerine 15/02/2024 tarihinde rehin hakkının tesis edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluştuğu iddia edilen hasar bedelinin ve değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1456 ncı maddesinde sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceği, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacının sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 879 uncu maddesinde muaccel olan sigorta tazminatının, malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu rıza beyanının açık olmasının yanı sıra kayıtsız ve şartsız olması da gerekmektedir. Bu nedenle dain-mürtehin hakkı sahibinin muvafakatinin herhangi bir şarta bağlı olmaması gerekir. Diğer bir anlatımla şarta bağlı muvafakat geçerli değildir.
Somut olayda,... Aş'nin ... plaka sayılı araç üzerinde rehin hakkının bulunduğu anlaşıldığından Mahkememizce adı geçen şirkete müzekkere yazılarak davacıya ait ... plakalı araç üzerinde dain mürtehin kaydının bulunup bulunmadığı, şirketin söz konusu araç üzerinde dain mürtehin hakkı var ise davacının halen borcunun olup olmadığı ve varsa miktarının ne kadar olduğu, davacının bakiye borcu varsa davacı tarafından Mahkememizdeki işbu davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine muvafakatin olup olmadığı hususunda beyanda bulunulması istenilmiştir. Rehin alacaklısı şirketin 16.01.2025 tarihli yazı cevabında, araç üzerindeki rehin hakkının devam ettiği, dain mürtehin banka nezdindeki borç ve risk tutarının cevap yazısı tarihinde 814.603,34-TL olduğu, bu kapsamda dava açılmasına muvafakatleri olmak ile birlikte ilgili tazminat bedelinin davacıya ödenmesine muvafakatlerinin bulunmadığı beyan edilmiştir. Şirket cevabi yazısından anlaşıldığı üzere, rehin alacaklısının tazminatın sigortalıya ödenmesine muvafakat ettiğine dair kayıtsız ve şartsız bir ibareye ver verilmemiştir. Dain mürtehinin koşulsuz açık muvafakatinin bulunmasının eldeki davanın görülebilmesi yönünden ön şart olduğu, dain mürtehin hakkına sahip banka tarafından yazılan yazıda şartlı muvafakat verildiği anlaşılmakla, şarta bağlı muvafakatin geçerli kabul edilemeyeceğinden, açık ve kayıtsız şartsız rıza koşulu gerçekleşmediğinden davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gözetilerek aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Davacının aktif husumetinin bulunmadığına ilişkin emsalen Yargıtay 17. HD'nin 2016/2513 E. 2016/6156 K. Sayılı ilamı, İzmir BAM 20 HD'nin 2020/1751 E. 2022/1799 K. Sayılı ilamı) (Şartlı muvafakatin kabul edilemeyeceğine ilişkin emsalen Yargıtay 4. HD'nin 2021/14097 E. 2022/10136 K. Sayılı ilamı ile 2023/12415 E. 2024/2195 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/17-27 E. 2020/589 K. Sayılı ilamı)
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN AKTİF HUSUMET YOKLUĞU SEBEBİYLE REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL red harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsiline,
3-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabululuk Bürosunun... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafça yatırılan bir masraf olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen davacıya iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı