T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/714
KARAR NO: 2025/688
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 14/10/2024
İŞLEMDEN KALDIRILMA
TARİHİ: 26/03/2025
KARAR TARİHİ: 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (trafik sigorta sözleşmesi kaynaklı rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinin incelenmesinde; Davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortası ile sigortalana... plakalı araç tarafından 06.01.2024 tarihinde çarpıldığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacının aracında kazadan kaynaklı maddi hasar ve işbu hasara bağlı değer kaybı oluştuğunu, kazadan sonra taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere davacıya ait araç kazada park halinde ve sürücüsüz halde bulunduğunu, bu nedenle meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacıya yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından davacının aracında meydana gelen değer kaybının kazaya kusuru ile sebebiyet veren karşı aracın ZMMS trafik sigorta poliçesi kapsamında giderilmesi gerektiğini, davacı tarafından, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine 06.03.2024 tarihinde yazılı olarak başvuru yapıldığını, başvuruya davalı sigorta şirketinden olumlu bir cevap verilmediği gibi değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme de yapılmadığını, davacının aracının özel bir serviste yaptırıldığını, davacının aracında oluşan hasarın giderilmesi amacıyla davalı sigorta şirketi tarafından 01.03.2024 tarihinde 65.000,00 TL'lik bir hasar bedeli ödemesi yapıldığını, davacının aracında, meydana gelen kazadan ötürü en az 65.000,00 TL tutarında bir hasar meydana geldiğinin sigorta şirketince kabul edildiğini, hal böyleyken meydana gelen kazanın araçta yarattığı hasarın büyüklüğü ve aracın özellikleri dikkate alındığında aracın ikinci el piyasasında ciddi manada değer kaybettiğini, davacının aracı emsali az bulunan, yaşıtlarına göre az yıpranmış bir araç olduğunu, uyuşmazlık konusu aracın model olarak piyasada tutulur olduğu, her yıla ait modelinin ülkemizde çokça kullanıldığını, ikinci el piyasasında da satışının sıkça gerçekleştiğini, meydana gelen kazanın davacıya ait araçta büyük ölçüde değer kaybına yol açacağı ve ikinci el piyasasında tercih edilebilirliğini azalttığını, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, ancak sigorta şirketince değer kaybı oluşmadığı gerekçesiyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının alacakları hakkında yasal işlem başlatabilmek adına zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvuruldığını, arabuluculuk görüşmelerine başlansa da, tarafların anlaşamaması üzerine arabuluculuk faaliyetine son verildiğini beyan ederek davanın kabülü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla ve alacakları belirli hale geldiğinde talepleri arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin süresinde ödeme yapmayarak temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsili ile kendilerine verilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde; 06.01.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı belirtilen ...plakalı araç 08/02/2024 başlangıç – 16/05/2024 bitim tarihli ve ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile... adına maddi hasarda kaza tarihi itibarıyla araç başına 200.000,00 -TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile davalı şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davaya konu araç hasarı talebi için davacı vekilinin davalı şirkete başvurusu üzerine... nolu hasar dosyası açıldığını, aracın maddi hasarına ilişkin ... numaralı dosya kapsamında davalı şirket tarafından sunulan eksper raporu uyarınca davacı yana 65.000,00 TL ödeme yapıldığını, değer kaybına ilişkin olarak ise söz konusu kazanın davacı tarafından davalı sigorta şirketine ihbarı sonrasında davalı şirket nezdinde ...numaralı hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme neticesinde davacı yana ait aracın kaza tarihinden önce gerçekleşen başka bir kazasında aynı bölgelerden hasara uğradığının tespit edildiği, önceden hasar görmüş ve değer kaybetmiş bir parçanın tekrar değer kaybedemeyeceğini, mevcut kazadan önce değer kaybına konu parçaların hali hazırda işlem gördüğünü, değer kaybetmiş vaziyette olduğunu, bu nedenle değer kaybı ödemesi yapılmadığından ödeme talebinin reddedildiğini,
Yapılan tüm ödemeler sonrasında davalı şirketin trafik poliçesi bakiye teminat limiti 135.000,00 TL olup davayı kabul etmemek kaydı ile; davacının zararının tespit edilmesi ve davalı şirket aleyhine tazminat hükmedilmesi durumunda azami bakiye teminat limiti olan 135.000,00 TL'ye kadar sorumlu olacağını, davalı sigorta şirketi, işletenin sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespitinin gerektiğini, değer kaybı hesabı yapılırken aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) daha önce kazaya karışıp karışmadığı hususları değer kaybında göz önüne alınması gerektiğini, aracın kaza tarihindeki hasarsız hali piyasa rayiç değerinin tespiti ile davaya konu kaza sonucu hasarları onarıldıktan sonraki piyasa rayiç değeri tespit edilerek, aradaki farkın değer kaybı zararı olarak belirlenmesi gerektiğini, bu durumda mahkemece öncelikle araç hasarı ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespitine yönelik olarak davacının varsa kasko şirketince aldırılan ekspertiz raporu da istenerek ve incelenmek suretiyle açıklanan hususlar göz önüne alınarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybının tespiti konusunda ayrıntılı, açıklamalı, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınmasını istediklerini,
davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebi haksız ve yersiz olduğunu, faize hükmedilmesi durumunda uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceğinin önem kazandığını, trafik kazalarının esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığını, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlandığını, Davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale geldiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, her halde faize hükmedilecek ise davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini beyan ederek davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; 06/01/2024 tarihinde dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile davacıya ait olmakla birlikte park halinde olduğu anlaşılan... plaka sayılı araçlar arasında maddi hasarlı kazanın meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde davalı yana ZMMS ile sigortalı olduğu ve davalı sigortanın araç başına teminat limitinin 200.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davadan evvel davacı tarafından davalı yana 06/03/2024 tarihinde KTK 97 başvurusunda bulunduğu, davalı tarafça hasara yönelik 25/01/2024 tarihinde davacı yana 65.000,00 TL tutarda hasar ödemesinin yapıldığı konularında bir uyuşmazlık olmamakla birlikte taraflar arası uyuşmazlığın meydana gelen kazanın oluşumu bakımından kazaya karışan tarafların kusur durumlarının tespiti, bu kaza neticesinde uğranılan hasara göre davacı aracının değer kaybına uğrayıp uğramayacağı, uğradığının anlaşılması halinde değer kaybı bedelinin ne miktarda olacağının ve tespit edilecek miktardan davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise hasara ilişkin ödeme göz önüne alınarak bakiye miktar bakımından ne şekilde sorumlu olacağının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan değer kaybına ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar dosya tarafları arasındaki uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu kanaatine varılmış ise de davacı vekilinin de hazır olduğu 22/01/2025 tarihli duruşmada yeni duruşma gün ve saatinin 26/03/2025 tarihi olarak belirlendiği, bahse konu duruşmada tarafların hazır olmadığı gibi mazerette bildirilmediği anlaşılmakla söz konusu duruşmada 6100 sayılı HMK'nın 150. Madde uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmekle takip edilmeyen davanın 27/06/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına yönelik yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davacı tarafça takip edilmeyen davanın HMK 150/5 maddesi uyarınca 27/06/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ile yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderleri toplamının DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACIYA İADESİNE,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereği hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit ise de Mahkememizce verilen karar göz önüne alındığında davanın esası yönünden bir değerlendirme yapılmadığından arabulculuk ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
7- Dair dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davanın belirsiz alacak şeklinde açıldığı göz önüne alındığında kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/07/2025
Katip...
E imza ¸
Hakim ...
eimza ¸