T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/721 Esas
KARAR NO: 2025/84
DAVA: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/10/2024
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2023 yılında calıştığı kurum olan TC. ... Bankası A.Ş. den emekli olduğunu ve birlikte çalıştığı işyeri arkadaşı olan ... teklifi ile davalı şirketin sahibi olduğunu söyleyen ve davalı ... ın eşi olan ... ile tanıştırıldığını, şahısların ortak olarak iş yapacaklarını çok büyük miktarda paralar kazanacaklarını söyleyerek müvekkilinin de ortak olmasını ve Bayraklı Şubesinin açılması için franchise verebileceklerini belirterek sözkonusu firmanın hesabına ve davalı şirketin tek temsilcisi ve münferiden imzaya yetkili kişi olan davalı ... ın hesabına dava konusu parayı yatırmasını istediklerini, müvekkilinin de şirkete ortak olacağını düşünerek 26.01.2024 tarihinde davalı şirketin ... da kayıtlı IBAN hesabına ''... Franchise Kaporası'' açıklamasını yaparak 200.000,00-TL ve yine davalı şirket müdürü olan ...'ın ... hesabına 16/02/2024 tarihinde ...'' açıklaması yapılarak 1.000.000,00-TL olmak üzere toplamda 1.200.000-TL'nin müvekkiline ait ... bankasındaki hesabından davalılara gönderdiğini, fakat zaman geçtikçe müvekkilinin gönderdiği paranın yetmeyeceğini, daha çok para göndermesi gerektiği hatta gerekirse evini satarak şirkete ortak olması gerekeceğinin müvekkiline söylendiğini, müvekkilinin de bu ısrar karşısında rahatsız olduğunu ve ödemiş olduğu paranın kendisine iade edilmesini istediğini, ancak karşı yanın bunun mümkün olmadığını müvekkiline belirttiklerini, bunun üzerine müvekkilinin de yukarıda dosya numaraları ile yapmış olduğu ödemelerin tarafına iadeleri için 7 örnek ödeme emri ile icra takibine başladığını ve tarafların her iki dosyada da borca itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu, müvekkilinin icra takibi ile beraber adı geçen şahıslar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, şu aşamada dosya İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numarası ile soruşturma açıldığını, davalı ... ın 07.08.2024 tarihinde savcılığa vermiş olduğu ifadesinde ve davalının eşi olan ... kolluktaki ifadelerinde borçlarını kabul ettiklerini, ancak borcu taksitle ödeyebileceklerini ifade ettiklerini, borcu kabul ettiklerini beyan eden davalıların icra takiplerine kötü niyetle olarak itiraz ettiklerinin ortada olduğunu, müvekkilinin sonraki başvuruları da semeresiz kaldığını, borçlunun mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu belirterek; davanın tümüyle kabulüne, öncelikle duruşma ve tebligat yapılmaksızın, alacaklarına yeter miktarda; borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İzmir ... İcra Dairesi ...E dosyasına ve İzmir .... İcra Dairesi ...E dosyasına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini İzmir... İcra Dairesi... E 1.000.000.00TL takip çıkışı üzerinden takip tarıhinden işleyecek yasal faizi hesaplanarak takibin devamına ayrıca %20 den aşağıya olmamak üzere icra inkar taznminatına hükmedilmesine yargılama giderilye ücreti vekaletin karşı yana tahmiline, İzmir .... İcra Dairesi ...E 200.000.00TL takip çıkışı üzerinden takip tarıhinden işleyecek yasal faizi hesaplanarak takibin devamına ayrıca %20 den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideriyle ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Dava dilekçesi ile ekleri ve tensip zaptının davalılara usulüne uygun davetiye ile tebliğine rağmen davalıların dilekçeler aşamasında davaya cevap vermedikleri, duruşmaya iştirak etmedikleri anlaşılmıştır.
DELİLLER:
1-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası
Uyap sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; alacaklının dosyamız davacısı ..., borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu, 08/03/2024 tarihinde başlatılan takipte 16.02.2024 tarihli 1.000.000,00-TL bedelli banka dekonduna istinaden 1.000.000,00-TL alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 14/05/2024 tarihli dilekçesi ile takibe, borcun tamamına, faize ve borcun tüm fer'i lerine itiraz edildiği, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 14/05/2024 tarihli kararı ile itiraz süresinde olduğundan takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2-İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası
Uyap sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; alacaklının dosyamız davacısı ..., borçlunun dosyamız davalısı ...Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti olduğu, 19.03.2024 tarihinde başlatılan takipte 04.03.2024 tarihli 200.000,00-TL banka dekonduna istinaden 200.000,00-TL alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 27/03/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borcun bulunmadığından bahisle takibe, borcun tamamına, faize ve borcun tüm fer'i lerine itiraz edildiği, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 28/03/2024 tarihli kararı ile itiraz süresinde olduğundan takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası
Uyap sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; müşteki ... tarafından şüpheliler ..., ... ve ... hakkında şikayet üzerine Nitelikli Dolandırıcılık suçuna ilişkin yürütülen soruşturma olduğu, dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
4-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları
Davalı şirketin en son sicil kaydı ile şirketin tescil tarihinden itibaren ortak ve yetkililerine ilişkin kayıt ve belgeler İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek dosyamız arasına alınmış, şirketin yetkili ve tek ortağının ... olduğunun bildirildiği, gelen yazı cevabına göre davacının tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5-Vergi Dairesi Kayıtları
Mahkememizce, Karşıyaka Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; davacının hangi usulde defter tutmakla yükümlü olduğu ve yıllık gayri safi gelirinin araştırılarak bildirilmesi istenilmiş, müzekkereye İzmir Defterdarlığı tarafından verilen 21/10/2024 tarihli cevabi yazıda; davacı ...' ın ticari faaliyetinin bulunmadığı, 2007 yılından itibaren GMSİ mükellefi olduğu ve deftere tabi olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
6-Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı
Davacının dava açıldığı tarih ve öncesinde esnaf kaydının olup olmadığının bildirilmesi için Esnaf ve Sanatkarlar odasına müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazıda, davacının oda kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İzmir .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyalarında davacı tarafından başlatılan takiplere davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin franchisingini almak ve Bayraklı Şubesini açmak için davalıya ödeme yaptığını, davalının edimlerini yerine getirmediğini, fazladan ödemeler talep ettiğini, sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek ödediği miktarın iadesi için takip başlatmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları tek tek sayılmış olup dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını re'sen belirleyecektir. HMK'nın 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. Yine HMK'nın 115. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
Tacir'in tanımının yapıldığı 6102 sayılı TTK md.12'ye göre, "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur."
Esnaf'ın tanımının yapıldığı TTK m.15'e göre, "(1) İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır."
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3/1-a maddesinde, ''Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri'' olarak ifade edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 11/2 hükmü ''Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.'' şeklindedir.
21/07/2007 tarih 26589 sayılı R.G nin ... sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin ayrımına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı :
'' a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,
Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, ''şeklindedir.
Mahkememizce davacının tacir araştırması yapılmış olup, davacının ticaret sicili ile ticaret odasında kaydının bulunmadığı, vergi dairesi kayıtlarından davacı ...' ın 2007 yılından itibaren GMSİ mükellefi olduğu ve deftere tabi olmadığı, mükellefiyet kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava, TTK'nın 4. maddesinde sayılan hususlardan olmadığı gibi davacı yanın tacir olmaması nedeni ile dava mutlak ya da nispi ticari dava olarak nitelendirilecek davalardan değildir. Uygulanacak hükümler 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleridir. Belirtilen nedenlerle mahkememiz görevli olmayıp eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu değerlendirilerek Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine,
4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair, davacı asil ile vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 23/01/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı