T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/736 Esas
KARAR NO : 2025/914
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/10/2024
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Kurumun İzmir Müdürlüğünde genel temizlik işçisi pozisyonunda taşeron firmalar personeli olarak çalışmaktayken emekliye ayrılan ...' a 1475 sayılı mülga İş Kanununun yürürlükte bulunan 14. maddesi gereğince 03.05.2023 tarihinde yasal kesintiler dahil 137.130,00 TL kıdem tazminatı ödediklerini, davacı kurum tarafından...' a ödenmek durumunda kalınan meblağ, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 inci ve 62 nci maddeleri ve ayrıca davalı firmalarla davacı kurum arasında imzalanan sözleşmelerin ilgili hükümleri gereğince işçiyi çalıştıran davalı firmalardan ayrı ayrı talep edildiği halde davalı firmaların ödeme yapmadıklarını, dava şartı arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davayı açtıklarını, dosyaya sundukları muhtelif tarihli sözleşmelerin ilgili hükümlerinde, yüklenicinin işin görülmesi sırasında ve/veya işin görülmesi nedeniyle istihdam ettiği kişiler ile yaşayacağı hukuki ihtilaflar nedeniyle yürürlükteki mevzuat hükümleri nedeniyle kurumun da sorumlu tutulabileceği tüm zararlarda (Kıdem, İhbar tazminatı, manevi tazminat, işe iade vb.) kurumun sorumlu olmayacağını, kurumun yukarıda belirtilen nedenlerle herhangi bir ödeme yapmak zorunluluğunda kalması durumunda yapılan bu ödemeyi başkaca bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmadan, tamamen, nakden ve defaten kuruma ödeyeceğini kabul ve taahhüt edeceği şeklinde hükümlerin yer aldığını, gerek sözleşme hükümleri, gerek müteselsil sorumlulukta iç ilişkiye yönelik yasal düzenlemeler ve gerekse Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetinde uygulamaya yönelik yeknesak kararları çerçevesinde, Kurum tarafından davalı firmaların çalışanı olan dava dışı işçiye ödenen meblağın asıl muhatabı ve ödemesi gereken yükümlüsünün davalı şirketler olduğunu, çünkü Sosyal Güvenlik mevzuatına uygun hareket etmek, çalışanlarının her türlü mevzuattan kaynaklanan haklarını yerine getirmekle yükümlü olan davalı şirketler buna aykırı hareket ettiklerini, bunun neticesinde de davacı kurum hiçbir şekilde yükümlüsü ve sorumlusu olmadığı halde, davalı şirketlerin çalışanının sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklı talebiyle karşı karşıya kaldıklarını, ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, neticede çalışanı üzerindeki mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı şirketlere karşı, davalılar çalışanına ödemiş oldukları meblağın tahsili amacıyla davalı şirketlere rücu etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek diğer hususlar çerçevesinde, bilirkişi raporu akabinde ıslah edilmek üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı işçiye yapılan ödemenin şimdilik 10.000,00 TL lik kısmının, ödeme tarihi olan 03.05.2023 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP: davalılar tarafından davaya cevap verilmediği görüldü.
DELİLLER:
İzmir SGK'ya ve İkitelli Vergi Dairesine, Turhal Vergi Dairesine, davacı ...'a yazılan müzekkere cevapları, 30/05/2025 tarihli rapor, davacı vekili tarafından 16/06/2025 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi dosyamız arasındadır.
Mahkememizin 19/03/2025 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı uyarınca dosyanın işçilik alacakları konusunda uzman bir bilirkişiye tevdisi ile davacı yanın yaptığı ödemenin davalılardan rücusuna ilişkin haklı olup olmadığının nihai değerlendirilmesi Mahkememize ait olmak üzere talepte bulunma hakkı olması halinde ödenen tutardan davalıların ne oranda sorumlu olduklarının, sorumluluk miktarı da belirtilmek suretiyle Mahkememize rapor halinde sunulmasının istenilmesi üzerine hazırlanan 30/05/2025 tarihli raporda özetle dava dışı ...'un 28.03.2023 tarihli dilekçe ile emeklilik süresinin dolduğundan bahisle emekliye ayrılacağından kıdem tazminatının hesaplanarak tarafına ödenmesini talep ettiği anlaşıldığı, söz konusu dilekçe üzerine alt işveren...Temizlik Yemek Enerji Nak. San. Tic. LTd. Şti. Tarafından 28.03.2023 tarihi itibariyle ...'a ait sigortalı işten ayrılış bildirgesinin verildiği, söz konusu bildirgede işten ayrılış nedeninin "8-Emeklilik (yaşlılık) veya toptan ödeme nedeniyle” olarak belirtildiğinin görüldüğü, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünün 26.07.2024 tarihli 1467240 sayılı yazısından emekliye ayrılan ...'a 01.07.2013-28.03.2023 tarih 3500 gün çalışmasına istinaden brüt 137.130,00-TL kıdem tazminatı hesaplanarak yasal kesintiler yapıldıktan sonra net tutarı olan 136.089,18-TL'nin 03.05.2023 tarihinde davacıya ödendiğinin anlaşıldığı, dava dosyasında yer alan SGK hizmet döküm cetvelinden ...'un davacı asıl işveren Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde 01.07.2013-28.03.2023 aralığında 3558 gün toplam hizmet süresinin olduğunun anlaşıldığı, dava dosyasından davacı tarafından yapılan hesaplamaların yılın gün sayısının 360 olarak kabul edilmesi sonucu hatalı olarak 3500 gün üzerinden yapıldığının anlaşıldığı, davacıya ödenen kıdem tazminatı olan brüt 137.130,00-TL'nin gün başına düşen tutarı brüt 38,54132-TL (-137.130,00/3558 hesabıyla) olarak kabul edileceğini, dosya kapsamında yer alan SGK hizmet dökümünün incelenmesinden, dava dışı işçinin Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesindeki alt işverenlerdeki çalışmaları tespit edilerek genel toplamın 3558 gün olarak hesaplandığı, raporun ilgili kısımlarında açıklanan esaslar çerçevesinde seçenekli olarak gerekli hesaplamaların yapıldığı, seçenek birde yapılan hesaplamanın ... Temizlik Turizm Taşımacılık İnsan Kaynakları (31 günx38,54132) 1.194,78 TL olarak hesaplandığı,...Sosyal Hizmetler ... Sağlık Yemek Org. A.Ş (991 günx 38,54132) olarak hesaplandığı, ... Temizlik Turizm Taşımacılık İnsan Kaynakları Şirketi unvan değişikliği yaprak faaliyetine... Tem. Turz. Taş. İns. Kayn. İnş. Yemek. Yaz. Org.... San. Tic. Ltd. Şti. olarak devam ettiği, seçenek ikide ise mahkeme tarafından müşterek-müteselsil sorumluluk kapsamında davacının ödemelerden yarı oranında sorumlu tutulması gerektiği yönünde hüküm verilmesi durumunda yapılan hesaplamanın ise... Tem.Turz.Tas.İns.Kavn.İns. Yemek. Yaz.... San. Tic. Ltd. Sti.597,39 TL sorumlu olduğu,... Sosyal Hizmetler ... Sağlık Yemek Org.A.Ş.yönünden ise 19.097,22 TL sorumlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
şeklinde rapor sunulmuştur.
Davacı vekili tarafından 16/06/2025 tarihinde ıslah dilekçesi sunulduğu, dava dilekçesindeki taleplerini bilirkişi raporuyla tespit edilen 39.389,22 TL olarak ıslah ettiklerini bu tutarın 1.194,78 TL sinin ... Temizlik Tur. Taş. İnsan Kay. İnş. Yem. Yaz. Org. Med. San. ve Tic. Ltd. Şti.' den, 38.194,44 TL sinin ... Sosyal Hiz. Med. Sağ. Yemek Org. A.Ş.' den alınmasını talep ettikleri, ıslah harcının yatırıldığı, davalı taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı davacı asıl işverenin davalı alt işverene yönelik yasal olarak ödemek durumunda kaldığı ve davacı kurum nezdinde istihdam edilen işçiye ait işçi alacak ve tazminatlarının (kıdem tazminatı) rucüen tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; bahse konu ihale ve ihale kapsamında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalıların davacı yanca yapılan ödemenin rücusundan kaynaklı borçlu olup olmadıkları, borçlu iseler kim ne oranda borçlu olduğu ile davalıların hangi tarihten ve hangi faiz kapsamında sorumlu olacaklarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik rücuen açılan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverene birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler“ rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2020 gün ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamında ve diğer yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu açıklanan bu hususlara riayet edilerek düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, bu halde davalı alt işverenlerin sadece kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu oldukları da gözetilerek hesaplama yapıldığı görülmekle usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporu hükme esas alınarak rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; 39.389,22 TL'nin ödeme tarihi olan 03/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte,
a) 1.194,78 TL'sinin davalı ... Temizlik Turizm Taşımacılık İnsan Kaynakları İnşaat Yemekçilik Yazılım Organizasyon ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden,
b) 38.194,44 TL'sinin davalı... Sosyal Hizmetler ... Sağlık Yemek Organizasyon Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 2.690,68-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın ve 502,00 ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.761,08- TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, (bu miktarın 53,81-TL'sinden davalı ... Temizlik Turizm Taşımacılık İnsan Kaynakları İnşaat Yemekçilik Yazılım Organizasyon ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'' nin, 1.707,27-TL'sinden davalı...Sosyal Hizmetler... Sağlık Yemek Organizasyon Anonim Şirketi' nin sorumlu tutulmasına)
3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 916,00-TL, ıslah harcı 502,00-TL, posta ve tebligat masrafı 1.590,00-TL, bilirkişi ücreti 5.000,00- TL olmak üzere toplam 8.008,00-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine (bu miktarın 242,90-TL' sinden davalı ... Temizlik Turizm Taşımacılık İnsan Kaynakları İnşaat Yemekçilik ...Organizasyon ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'' nin, 7.765,10-TL' sinden davalı ... Sosyal Hizmetler ... Sağlık Yemek Organizasyon Anonim Şirketi' nin sorumlu tutulmasına)
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 1.194,78 -TL vekâlet ücretinin davalı ... Temizlik Turizm Taşımacılık İnsan Kaynakları İnşaat Yemekçilik Yazılım Organizasyon... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00 -TL maktu vekâlet ücretinin davalı ...Sosyal Hizmetler ...Sağlık Yemek Organizasyon Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yola açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
15/10/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸