T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/769
KARAR NO: 2025/764
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacı şirket tarafından davalıya ürün teslimi yapıldığını ve faturalar düzenlendiğini, davalının 19 adet faturanın toplam bedeli olan 252.707,92-USD 'yi davacıya ödemediğini, ödenmesi için İzmir .... Noterliği'nin 13/03/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameye cevap verilmediğini ancak davalı şirket tarafından bir kısım USD ödemesi yapıldığını, bakiye 214.224,31-USD alacağın tahsili için Bayındır İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu sonuç alınamadığını, davanın kısmi dava olarak açıldığını ileri sürerek, icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına, 192.220,00-USD 'nin devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, taraflar arasında mal alım satımı konusunda ticari ilişki bulunduğunu, ancak alışverişin USD bazlı yapılacağına dair bir sözleşmenin mevcut olmadığını, döviz bazında talep edilen alacağa ve tutarına itiraz ettiklerini, alacağın likit olmadığını, bu nedenle inkar tazminatı talebini de kabul etmediklerini, davacının bu dava haricinde Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığını, bu dosyaya yapılan ödemenin de toplam alacaktan mahsubunun gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
Mahkememizce Bayındır İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının örneği ile Ödemiş İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının örneği getirtilerek incelenmiş, dava konusu uyuşmazlık konusunda Mali Müşavir Bilirkişiden rapor alınmıştır.
Yargılama sırasında davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 26.08.2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından da 26.08.2025 tarihli dilekçe ile feragate bir diyeceklerinin olmadığı, davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyanı olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı beyan edildiğinden, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Feragat Nedeni ile REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu ilam harcının 2/3'ü olan 410,26-TL harcın peşin alınan 112.567,21-TL harçtan mahsubu ile bakiye 112.156,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
3-Taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan, ancak davadan feragat edildiğinden ve tarafların birbirinden yargılama gideri istemediğinden, 3.600,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığından, vekalet ücreti takdir edilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2025
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı