T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/944
KARAR NO: 2025/682
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 16/01/2017
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Pınarbaşı Şubesi müşterilerinden... İskelesi Gıda San ve Tic AŞ ile müvekkili banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari krediler kullandırıldığını, davalıların kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlunun kredi borçları ödemede temerrüte düşmesi üzerine kredi hesabının kapatıldığını, borcun ödenmesi konusunda hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede verilen süre içerisinde borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlular aleyhine İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra takibine girişildiğini, borçlular tarafından icra takibinde borca itiraz edildiğini, borçluların borca itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, borçlulardan...'nin Karşıyaka... Noterliği'nin 09/02/2015 tarihli...yevmiye numaralı ve...n Karşıyaka...Noterliği'nin 09/02/2015 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kefaletten istifa ettiklerine dair ihtarname gönderdiklerini, davalıların müteselsil kefil olarak imzaladığı süresiz kredi sözleşmesinin 17/3 maddesi uyarınca BK 493 ve 494 maddelerindeki kefile tanınan haklardan feragat ettiğini, söz konusu yasa hükümlerinin emredici nitelikte bulunmadığından kefilin kendisine yasayla tanınan haklardan başlangıçta vazgeçmesinin olanaklı olduğunu, banka ile dava dışı kredi borçlusu arasındaki sözleşmenin süresiz olduğunu, cari hesap şeklinde işlediğini, kredi hesabının belli bir tarihte borç bakiyesi vermemesinin sözleşme ilişkisini sona erdirmeyeceğini, borç sıfırlandıktan sonra borçluya tekrar kredi kullandırılmasının yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığını, bu nedenle sözleşmeden doğan kefalet sorumluluğunun devam ettiğini, kredi sözleşmesi karşılıklı taahhütler içerdiğinden kefil tek yanlı olarak bildirdiği irade beyanı ile kefaletten vazgeçmesinin söz konusu olmadığını, vazgeçmenin karşı tarafın kabulüne bağlı olduğunu, borçlular ... ve...'e kefalet ilişkisinin borç sona ermeden tek taraflı sonladırılmasının mümkün olmadığının bildirildiğini bu nedenle bu kefillerin borçtan sorumluluğunun bulunduğunu, borçlular ... ve ...'i asıl alacağın ipotekle teminat altına alındığından takip yapılamayacağı, itirazının İİK 45 maddesi karşısında hukuka aykırı olduğunu, kredi sözleşmesi 27 maddesi uyarınca müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının tek delil olduğunu, davalı borçlulardan talep edilen faiz oranının yasaya ve sözleşmeye uygun olduğunu ileri sürerek, ihtiyati hacze karar verilmesini ayrıca davalıların İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasındaki borca itirazlarının iptaline takibin devamına, kötü niyetli borca itiraz nedeniyle dava konusu bedelin %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ile ... vekili cevap süresinin uzatılmasına dair dilekçelerinde; davacının ihtiyati haciz talebinin haksız olduğunu, alacaklının hesap kat ihtarına Beşiktaş... Noterliği'nin 27/11/2015 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, İzmir ... İcra Müd'nün...esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip dosyasının incelenmesinden varlığı iddia ettiği alacağa karşılık 3.810.000,00-TL tutarlı ipotek teminatının bulunduğunu alacağın fazlasıyla teminat altına alındığını, genel kredi sözleşmesinin 47 ve 48 sayfalarındaki müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili bölümün TBK 583 maddesinin aradığı koşulları içermediğini, müteselsil kefalet bulunmadığı gibi kefaletin de olmadığını, burada yer alan yazıların rakamların müvekkillerinin eli ürünü olmadığını, ...'in müteselsil sıfatıyla imzaladığı görünen 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya kullandırılmış bir kredi bulunmadığını, genel kredi sözleşmesindeki elle yazılmış kefalet miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibarelerinin müvekkillerin eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek cevap süresinin uzatılmasını ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur. Bu davalıların cevap süresi uzatılması talebi kabul edilmiş, ancak uzatılmış süre içerisinde de cevap dilekçesinin sunulmadığı, daha sonra 21/08/2017 tarihli cevap dilekçesi konulu dilekçenin sunulduğu anlaşılmış bu dilekçe cevap dilekçesi niteliğinde olmadığından beyan dilekçesi olarak kabul edilmiş, bu davacıların cevap süresinin uzatılması dilekçesindeki beyanları davaya cevapları olarak değerlendirilmiştir.
Davalılar ...ile ... vekili sunduğu ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde; banka ile... İskelesi Gıda San Tic AŞ arasında 23/01/2014 tarihinde 3.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilleri ...ve ...'in kefil olarak imzalarının alındığını, ancak kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonraki süreçte şirketin mali durumunun çeşitli nedenlerle bozulduğunu, bu süreçte müvekkillerinin büyük hakim ortağı olan ...'e yaptıkları uyarıların da dikkate alınmadığını, şirketin kötü gidişine engel olunamadığını, bunun üzerine...'nin şirket yönetim kurul üyeliğinden Nisan 2014'de genel müdürlük görevinden ise Ocak 2015 istifa ederek ayrıldığını, ...'in yönetim kurulu üyeliğinden Aralık 2014 'de istifa ederek genel müdürlük görevinden ise Kasım 2014'de işverenin haksız feshi neticesinde ayrıldığını, bu hususun ...İş Mahkemesi'nin ...ılı dosyasından verilen kararla tespit edildiğini, bu şekilde borçlu şirket ile müvekkilleri arasındaki her türlü sözleşmesel ve kanuni ilişkinin sona erdiğini, asıl kredi borçlusu... İskelesi AŞ'nin ödeme gücüne olan güven duygusunu kaybeden müvekkillerinin BK 599 maddesi uyarınca kefaletten dönme hakkını kullandığını,...'nin Karşıyaka ... Noterliği'nin 09/02/2015 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ...'in 09/02/2015 tarihli...nolu ihtarnamesiyle 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletten döndüklerini, ihtarnamenin tebliğinden sonra kullandırılacak kredilerinden dolayı sorumluluk kabul etmeyeceklerini açıkça bildirdiklerini, 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletten dönülmesi karşısında davacı bankanın... İskelesi Gıda San Tic AŞ ile 10/04/2015 tarihli 5.000.000-TL limitli yeni bir kredi sözleşmesi akdettiğini, yeni kefiller alındığını söz konusu sözleşmenin diğer davalılar ... ve ... tarafından imzalandığını müvekkillerinin bu sözleşmelerde imzalarının bulunmadığını, müvekkillerinin kefaletten dönme beyanlarının bildirilmesinden sonra bankanın borçlu şirkete 20/03/2015 tarihinde 1.025.000-TL bedelli ve 23/03/2015 tarihinde 935.000,00-TL bedelli iki büyük kredi daha kullandırıldığını, bankanın bu davranışının MK 3 maddesi kapsamında durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermediğini, kötü niyetli olduğunu, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını kredinin teminatını oluşturan rehinlerin borcu karşılamaya yeterli olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini savunmuştur. Bu davalılar tarafından başkaca bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, davalılar ... ve ...'in kefalet beyanlarındaki yazılarla ilgili yazı incelemesi yaptırılmış, davalılar ...ve ...'in kefaletten dönmelerine ilişkin ihtarlar ve tebliğ tarihleri araştırılmış, kredi sözleşmeleri bu davanın dayanağı olan İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı icra dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin... İcra Dairesi'nin...esas sayılı takip dosyası incelenmiş bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasının incelenmesinden;... AŞ tarafından ... ... ...... aleyhine 2.285.208,70-TL asıl alacak, 3.050,48-TL işlemiş faiz, 81.799,20-TL işlemiş faiz 4.242,48-TL faizin gider vergisi 1.881,57-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 2.356.182,43-TL nakdi alacağın tahsili ve 23.220,00-TL gayri nakdi alacağın banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesinin temini bakımından 18/02/2016 tarihinde genel haciz yoluyla girişilen icra takibine ilişkin olduğu takip dayanağının 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğu, ödeme emrinin tebliği üzerine davalıların borca itiraz ettiği bu nedenle takibin durduğu iş bu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İzmir... İcra Dairesi'nin...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden;... AŞ tarafından... İskelesi Gıda San ve Tic AŞ aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 2.265.208,70-TL asıl alacak, 3.050,48-TL işlemiş faiz, 81.799,20-TL işlemiş faiz, 4.242,48-TL BSMV, 1.881,57-TL ihtar gideri olmak üzere 2.356.182,43-TL nakdi alacağın tahsili için 18/02/2016 tarihinde girişilen icra takibine ilişkin olduğu, takip konusu ipoteklerin asıl borçlu şirketin borcunun teminatı olduğu anlaşılmıştır.
Davamızın dayanağı İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibine dayanak olan 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile... İskelesi Gıda San ve Tic AŞ arasında imzalandığı, bu sözleşmeyi 3.000.000-TL kefalet limitiyle ... ... ve...'nin imzaladığı anlaşılmıştır.
Davamızın dayanağı İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibine dayanak olan 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile... İskelesi Gıda San ve Tic AŞ arasında imzalandığı, bu sözleşmeyi 5.000.000-TL kefalet limitiyle ... ve ...'ün imzaladığı anlaşılmıştır.
Davalılar ... ve ...'in yazı örnekleri alınmış, tatbike medar yazı örnekleri toplanmış, ATK Fizik İhtisas Dairesinden dava konusu kefalet beyanlarındaki yazıların bu davalılara ait olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir.
ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 14/03/2019 tarihli raporunda; 23/01/2014 tarihli sözleşmenin 43.sayfasındaki yazılarıyla ...'ün mukayese yazıları arasında uygunluk ve benzerlik saptandığından söz konusu yazıların ...'ün eli ürünü olduğu, 23/01/2014 tarihli sözleşmedeki ...'e atfen atılı imza ve yazı bulunmadığı, inceleme konusu 10/04/2015 tarihli sözleşmenin 47.sayfasındaki ...'in isim yazısı ile ...'in yazıları arasında uygunluk ve benzerlik bulunduğundan söz konusu yazının ...'in eli ürünü olduğu sözleşmenin 47 sayfasındaki diğer yazılar ile ...'in mukayese yazıları arasında farklılıklar saptanılan söz konusu yazıların ...'in eli ürünü olmadığı, 10/04/2015 tarihli sözleşmenin 48 sayfasındaki ... yazısı ile ...'ün mukayese yazıları arasında uygunluk ve benzerlik saptandığından söz konusu yazıların ...'ün eli ürünü olduğu, sözleşmenin 48. sayfasındaki diğer yazıların ile ...'ün mukayese yazıları arasında farklılıklar saptandığından söz konusu yazıların ...'ün eli ürünü olmadığı ortaya konulmuştur.
TBK 583/1 maddesinde "kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarın kefalet tarihini müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır" hükmüne yer verilmiştir.
Davalılardan ...'in 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığından bu sözleşmeden sorumluluğunun bulunmadığı, 10/04/2015 tarihli sözleşmedeki kefaletine ilişkin 47.sayfasındaki ismine ilişkin yazı dışında kefilin sorumlu olacağı azami miktara kefalet tarihine ve müteselsil kefil olduğuna ilişkin yazıların kendisine ait olmadığından 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ile de sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla davaya konu borçtan sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalılardan ...'ün 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin 43.sayfasındaki yazıların kendisine ait olduğu, TBK 583/1 maddesindeki kefalete ilişkin şartların sağlandığı dikkate alındığında 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesindeki 3.000.000-TL limitle bu sözleşme nedeniyle kullandırılan kredilerden müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu ancak 10/04/2015 tarihli sözleşmedeki kefalet bölümüne ilişkin 48 sayfasındaki isim yazısının kendisine ait olup kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalete ilişkin yazıların kendisine ait olmaması sebebiyle 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden dolayı kefaleten sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.
...ve ...'in kefaletten dönmelerine ilişkin ihtarnamelerin incelenmesinden; davalılardan...'nin Karşıyaka... Noterliği'nin 09/02/2015 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı ...'in Karşıyaka... Noterliği'nin 09/02/2015 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kefaletten döndüğünü, kredi kullandıran davacı bankaya bildirdiği, bu ihtarnamelerin 13/02/2015 tarihinde bankaya tebliğ olunduğu anlaşılmıştır.
TBK 599 maddesinde "gelecekte doğacak bir borca kefaletle borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun kefalet sırasında kefilin iyi niyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir " hükmüne yer verilmiştir.
Davalılar ...ve ...'in 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesine kefaletlerinin bulunmadığı, 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine 3.000.000,00-TL limitle müteselsil kefil oldukları, ancak kredi kullandıran davacı bankaya 13/02/2015 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameleri ile kefaletten döndüklerini bildirdikleri anlaşılmakla bu davalıların 13/02/2015 tarihine kadar 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerden 3.000.000,00-TL limitle kefil sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğu ancak 13/02/2015 tarihinden sonra kullandırılan kredilerden sorumluluklarının olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişiler ... 06/11/2019 tarihli raporlarında; 20/03/2015 tarihinde kullandırılan... nolu ve 23/03/2015 tarihinde kullandırılan... nolu kredilerden dolayı hesabın 29/01/2016 tarihi itibariyle kat edildiği, temerrütün 06/02/2016 tarihi itibariyle oluştuğu dikkate alınarak 19/02/2016 takip tarihi itibariyle davacı bankanın dava dışı asıl borçlu... İskelesi Gıda San ve Tic AŞ'den 2.179.750,12-TL asıl alacak, 77.634,94-TL işlemiş faiz, 3.881,75-TL BSMV, 1.881,57-TL ihtarname masrafı olmak üzere 2.263.148,38-TL alacağının olduğunu, takibe konu edilen kredilerin kullandırılmasından önce TBK 599 maddesi kapsamında kefaletten dönme hakkını kullanan ...ve ...'in İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibine konu edilen borçtan sorumlu olmadıklarını, 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalet tutarı türü ve tarihine ilişkin el yazıların ... ve ...'ne ait olmadığının ATK raporuyla anlaşılmış olması karşısında 10/04/2015 tarihli sözleşme nedeniyle takip konusu borçtan sorumlu olmadıkları ancak 20/03/2015 ve 23/03/2015 tarihlerinde... Gıda San ve Tic AŞ'ye kullandırılan krediler açısından 23/01/2014 tarihli 3.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesinin geçerli olduğunun mahkemece geçerli olduğu kabul edilmesi halinde ...'ün yukarıda hesaplanan borçtan sorumlu olduğunu ortaya koymuşlardır. Bu bilirkişi raporuna davacı banka ve ... vekilince itiraz edilmiştir.
Bilirkişilerden itirazların değerlendirilmesi ve davaya konu takip konusu kredinin hangi kredi sözleşmesi gereğince kullandırıldığının borcun yapılandırılmasının söz konusu olup olmadığı konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ...ve ...24/02/2020 tarihli ek raporlarında;20/03/2015 tarihinde kullandırılan... referans nolu 1.025.000,00-TL'lik kredi ile 1.024.905,61-TL'lik ödemenin gerçekleştiği, bu kredi ile kapatılan rotatif kredi hesapları incelendiğinde ... referans nolu kredinin 15/05/2014 tarihinde... referans nolu kredinin 02/09/2014-22/01/15 tarih aralığında... referans nolu kredinin 10/10/2014-25/11/2014 tarih aralığında ... referans nolu kredinin 05/02/2015 - 27/02/2015 tarihi aralığında kullandırıldığını, 23/03/2015 tarihinde kullandırılan.. referans nolu 935.000-TL'lik kredi ile 934.984,06-TL tutarlı ödemelerin gerçekleştirildiğini ve kapatılan... referans nolu taksitli ticari kredinin 18/03/2014 tarihinde,... referans nolu taksitli ticari kredinin 22/07/2014 tarihinde kullandırılmış olduğunu sonuç olarak 20/03/2015 tarihinde kullandırılan 1.025.000,00-TL'lik ve 23/03/2015 tarihinde kullandırılan 935.000,00-TL'lik taksitli ticari kredilerin davacı banka tarafından yeni bir kredi olarak kullandırıldığının değerlendirildiğini, her iki kredinin 23/01/2014 tarihli 3.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldığının değerlendirildiğini, dolayısıyla 20/03/2015 tarihinde kullandırılan 1.025.000,00-TL'lik ve 23/03/2015 tarihinde kullandırılan 935.000,00-TL'lik kredilerden dolayı ...ve ...'in sorumlu olmayacağı görüşünde oldukları ancak mahkemece her iki kredinin yeni bir kredi olmadığı, eski kredilerin yeniden yapılandırılmasından ibaret olduğu görüşünün benimsenmesi halinde bu kredilerden ...ve ...'in 2.107.105,15-TL asıl alacak, 75.047,58-TL işlemiş faiz, 3.752,38-TL BSMV, 1881,57-TL ihtarname masrafı olarak toplam 2.187.786,68-TL'den sorumlu olduğunu, diğer davalılar açısından kök rapordaki görüşlerinde değişiklik olmadığını bildirmişlerdir.
Yapılan hesaplama açısından kök rapor ve kredinin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı konusunda ise ek rapor dosya kapsamına uygun bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce 16.10.2020 tarihinde, ''...Toplanan tüm deliller karşısında; davacı banka ile dava dışı ...skelesi Gıda San ve Tic AŞ arasında 23/01/2014 tarihli 3.000.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeyi ... ... ve...'nin 3.000.000,00-TL kefalet limitiyle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ... tarafından itiraz edilmiş ise de, bu sözleşmedeki kefalet bölümündeki yazıların ...'e ait olduğu, ...'ün bu sözleşme uyarınca kullandırılan kredilerden sorumlu olduğu, bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere bu sözleşme kapsamında bir kısım kredilerin kullandırıldığı, daha sonra davalılardan ... ve...'nin Karşıyaka .. Noterliği'nden kredi kullandırılan bankaya gönderdikleri 09/02/2015 tarihli ihtarnameleri ile kefaletten döndüklerini bildirdikleri, kefaletten dönmeye ilişkin ihtarnamenin bankaya 13/02/2015 tarihinde tebliğ olunduğu, TBK 599 maddesi karşısında ... ve...'nin 13/02/2015 tarihine kadar kullandırılan kredilerden 3.000.000-TL kefalet limitiyle müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, ancak bu tarihten sonra kullandırılacak kredilerden sorumlu olmayacakları, banka tarafından asıl borçlu şirkete davaya konu edilen... kredi nolu 1.500.000,00-TL tutarlı ve 23/03/2015 tarihli ... nolu 935.000,00-TL'lik kredilerin kullandırıldığı, bu krediler ile daha önce kullanılan kredilerin ödenmemiş borç bakiyelerinin kapatıldığı, ancak banka kayıtlarında yeni kullanılan bu kredilerin eski kredilerin yeniden yapılandırılması olduğuna dair bir belgeye rastlanılmadığı gibi bu kredilerin yeni bir kredi olarak kullandırıldığı dikkate alındığında 20/03/2015 ve 23/03/2015 tarihli kredilerin yeni bir kredi kullandırma olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu iki kredinin de 23/01/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığı, bu durum karşısında ...'ün yukarıda belirtildiği üzere bu kredilerden müteselsil kefil sıfatıyla kefalet limitiyle sorumlu olduğu ancak 13/02/2015 tarihinde kefaletten döndüğü davacı bankaya tebliğ edilen ... ile...'nin 20/03/2015 ve 23/03/2015 tarihli bu kredilerden kefil sıfatıyla sorumlu olmadıkları, bu aşamadan sonra banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan 10/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin ... ve ...'ün kefil sıfatıyla imzaladığı, ancak kefalete ilişkin bölümde isim yazılarının bu kişilere ait olmakla birlikte kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalete ilişkin yazıların bu davalılara ait olmaması sebebiyle bu sözleşmedeki kefaletlerinin geçerli kabul edilemeyeceği, dolayısıyla takip konusu borçtan bu sözleşmedeki kefalet beyanları nedeniyle sorumlu olmadıkları kanaatine varılmakla davalılar ...ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, bu davalının İzmir... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takibinde itirazının kısmen iptaline, 2.179.750,12-TL asıl alacak, 77.634,94-TL işlemiş faiz, 3.881,75-TL BSMV, 1.881,57-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 2.263.148,38-TL'nin tahsili bakımından takibin devamına, fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, davalı ... vekilince takipteki faize ve faiz oranına itiraz edilmiş ise de, takip talebinde ortaya konulan akdi ve temerrüt faizinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmekle bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiş bilirkişi tarafından takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplamaya dahil edilmiş, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %100 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, icra takibinde çek yaprağı zorunlu ödeme tutarlarına ilişkin gayri nakdi alacağın depo edilmesi istenilmiş ise de, müteselsil kefil ...'ün kefalet beyanında bu talepten sorumluluğunu gerektirecek kefalet beyanına rastlanılmadığından bu yöndeki talebin reddine, borcun İzmir... İcra Dairesi'nin...esas sayılı takibine konu edilen ipotekle teminat altına alındığı savunulmuş ise de, bu takip konusu ipoteklerin asıl borçlu şirketin borcunun teminatı olarak verildiği, müteselsil kefiller aleyhine takibe girişilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazda yerinde görülmemiştir. İİK. 67. maddesi uyarınca alacak likit olduğundan ve şartları oluşmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranındaki 452.629,67-TL inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacı bankanın kötü niyeti sübuta ermediğinden hakkında davanın reddine karar verilen davalıların borca itirazlarının ve savunmalarının yargılamayı gerektirdiğinden davalıların şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davacı banka vekili ile davalılar tarafından istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ...Karar sayılı 04.12.2024 tarihli kararı ile ''...her ne kadar bilirkişi kök raporuna itiraz üzerine düzenlenen ek raporda, bankanın icra takibinde gayrinakdi risk bakımından çek depo bedeline dair bir talebi olmadığından hesaplama yapılmadığı belirtilmişse de, davanın temeli olan İzmir...İcra Müdürlüğü'nün...sayılı icra takip dosyasında banka tarafından açıkça çek depo bedeli de talep edildiği görülmekle, bu hususta eksik inceleme yapıldığına dair banka vekilinin istinaf itirazının ise kabulü gerekmiş, bu noktada, bahse konu gayrinakdi riskin nakde dönüşüp dönüşmediğine dair banka kayıtları ve ilgili çeklere dair tüm belgeler incelenmek suretiyle rapor alınıp bir karar verilmek üzere mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. 5-Davalılardan ... vekilinin itirazı bakımından; anılan davalının davaya konu kredilerin dayanağı olan 23.01.2014 tarihli GKS'nde hiç imzası ve adı bulunmadığının açıkça anlaşılmasına göre, buna rağmen banka tarafından bu davalı aleyhine açılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu, zira banka tarafından gerekli basit bir araştırma dahi yapılmadan bu davalının da takipte borçlu gösterilip hakkında ihtiyati hacizler uygulandığı anlaşılmakla, mahkemece anılan davalı yararına %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı ... vekilinin bu husustan ibaret olan istinaf itirazının kabulü ile kararın bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ...'ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca..." kaldırılmasına karar verilmiştir.
İzmir BAM... HD'nin... Karar sayılı ilamı doğrultusunda dosyanın yeniden aynı bilirkişiye tevdi ile davaya konu İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibinde talep edilen gayri nakdi alacaklar yönünden inceleme yapılarak nakde dönüşenler olup olmadığı hususu incelenerek var ise nakdi alacak hesabında dikkate alınması aksi halde icra takip ve dava tarihi itibari ile depo edilecek gayri nakdi alacak tutarının ve sözleşmeye göre sorumlularının belirlenmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 09.05.2025 tarihli duruşmada çekler ile ilgili sorumluluktan kaynaklı gayri nakdi alacakları bulunmadığını, önceki beyanlarını tekrarla, nakit alacaklar ile ilgili daha önce raporlandırılan şekilde karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin duruşmadaki beyanı dikkate alındığında bilirkişiden rapor alınmasına gerek kalmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına, davacı vekilinin beyanına ve BAM'nin kaldırma gerekçeleri doğrultusunda, bölge adliye mahkemesi tarafından mahkememizin önceki hükmü davanın temeli olan İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ...ayılı icra takip dosyasında banka tarafından açıkça çek depo bedeli de talep edildiği görülmekle, bu hususta eksik inceleme yapıldığı gerekçesi ile bahse konu gayrinakdi riskin nakde dönüşüp dönüşmediğine dair banka kayıtları ve ilgili çeklere dair tüm belgeler incelenmek suretiyle rapor alınıp bir karar verilmek üzere kaldırılmış ise de davacı vekili tarafından duruşmada açıkça çekler ile ilgili sorumluluktan kaynaklı gayri nakdi alacakları bulunmadığı, nakit alacaklar ile ilgili daha önce raporlandırılan şekilde karar verilmesi talebine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmakla, mahkememizce önceki karar doğrultusunda karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalılardan ... vekilinin kötü niyet tazminatı talebi yönünden, davalının davaya konu kredilerin dayanağı olan 23.01.2014 tarihli GKS'nde hiç imzası ve adı bulunmadığının açıkça anlaşıldığı, buna rağmen banka tarafından bu davalı aleyhine açılan icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu, zira banka tarafından gerekli basit bir araştırma dahi yapılmadan bu davalının da takipte borçlu gösterilip hakkında ihtiyati hacizler uygulandığı anlaşılmakla davalı ... lehine kötü niyet tazminatı takdir edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre davalılar..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... yönünden kötü niyetli icra takibi nedeni ile icra takip konusu alacağın % 20'si tutarında hesap edilen 471.236,49-TL haksız takip tazminatının davacıdan alınıp bu davalıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibine itirazının 2.179.750,12-TL asıl alacak, 77.634,94-TL işlemiş faiz, 3.881,75-TL BSMV, 1.881,57-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 2.263.148,38-TL üzerinden iptali ile icra takibinin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan 2.179.750,12-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 100 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla, asıl alacağın % 20 'si oranında hesap edilen 452.629,67-TL icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ...ve ... aleyhine açılan davanın reddine,
2-Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, bu davalı yönünden kötü niyetli icra takibi nedeni ile icra takip konusu alacağın % 20'si tutarında hesap edilen 471.236,49-TL haksız takip tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
3-Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibine itirazının 2.179.750,12-TL asıl alacak, 77.634,94-TL işlemiş faiz, 3.881,75-TL BSMV, 1.881,57-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 2.263.148,38-TL üzerinden iptali ile icra takibinin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Hüküm altına alınan 2.179.750,12-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 100 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla, asıl alacağın % 20 'si oranında hesap edilen 452.629,67-TL icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 154.595,66-TL harçtan peşin alınan 28.848,47-TL ile takip nedeniyle alınan 11.780,91-TL harç toplamı olan 40.629,38-TL harcın düşümü ile bakiye 113.966,28-TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve davanın kabul edilen kısmına göre takdir olunan 308.946,32-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve davanın reddedilen kısmına göre takdir olunan 30.000,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, bu davalıya VERİLMESİNE,
-Davalılar..., ..., ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdir olunan 319.180,07-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak 1/3 oranında bu davalılara VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça hakkında ret kararı verilen..., ...ve ... yönünden sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılarak davalı ... aleyhindeki dava nedeniyle sarf edilen aşağıda dökümü yazılı toplam 3.496,80-TL yargılama giderinden kabul - red oranına göre ( % 96,05 ) 3.358,67-TL yargılama gideri ile 31,40-TL başvurma harcı ile 28.848,47-TL peşin harç olmak üzere toplam 32.238,54-TL yargılama harç ve giderinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davalı ... tarafından sarf olunan 118,63-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ...vekilinin yüzünde, diğer davalılar vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2025
Başkan ...
eimzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip...
✍e-imzalı