T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/958 Esas
KARAR NO : 2025/901
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/09/2024 tarihinde, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile Bornova ilçesi Evka-3 Mahallesi 129/18 sokak istikametinden 129 sokağı takiben 129/3 sokak istikametine gitmek için sola dönüş yaptığı esnada ...Hastanesi istikametinden gelip 129 sokağı takiben 129/18 istikametine seyir halinde olan müvekkil sürücü idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması suretiyle meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı... plakalı otomobil sürücüsüne 2918 sayılı KTK md. 53/1-b maddesini ihlal etmekten tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ise hiçbir kusur verilmediğini, kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, söz konusu trafik kazasına ilişkin müvekkilinin şikayetçi olması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığını, sürücünün kusuru sonucu oluşan bu olay neticesinde müvekkilinin ilk müdahalesinin ve tedavisinin ... Devlet Hastanesi'nde yapıldığını,... plakalı aracın davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğunu, bu nedenle 11/11/2024 tarihli ... Kep başvurusu ile davalı sigorta şirketine söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve müvekkilinin sakatlık durumunun bildirildiğini, fakat söz konusu sigorta şirketinin zararı karşılamadığını, arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkiline ait tazminat miktarı açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacağın tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zamanaşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için şimdilik 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı ile 10,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine,
dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkili temsil ettiklerinden dolayı lehe arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müseccel adresi İstanbul olduğundan HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, HMK 121.maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini tebliğ etmesinin zorunlu olduğunu, delillerin tebliğinden sonra ayrıntılı cevap haklarını saklı tuttuklarını, davacı tarafın davadan önce müvekkili şirkete başvurusunda ilgili belgeleri ibraz etmediğini, zorunlu belgelerin müvekkili şirkete davadan önce sunulmadığından davacı tarafın taleplerinin yerine getirilmesinin, hesaplama ve değerledirme yapılmasının müvekkili şirketten beklenemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, ceza dosyasının mutlaka celp edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça geçici iş göremezliğe dair talpelerin yer almadığını, geçici iş göremezlik zararına ilişkin taleplerin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, tedavi giderleri ile ilgili tüm sorumluluğun SGK olduğunu, SGK tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, SGK'nın rücu talebi ile başvuru yaptığını, davacı tarafın SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının SGK'dan sorulması gerektiğini, maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Eriskinler Için Engellilik Degerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini belirterek, davacı tarafından müracaat şartı yerine getirilmediğinden davanın usul yönünden reddine, manevi tazminatın poliçe limitinde olmadığı gerekçesi ile reddine, aleyhe haksız olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin tebliğini, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatı sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden bilirkişi incelemesi yapılmasına, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 04.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sonucu sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararların davalıdan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 30.09.2025 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini ve davalıdan hiçbir masraf yargılama gideri ile vekalet ücret taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekilinin 30.09.2025 tarihli dilekçesinde; davacının feragat dilekçesini kabul ettiklerini, davacıdan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.
Davacı vekilinin, dosyaya sunduğu vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür.
Davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Davacı vekili davadan feragat etmiş ve vekaletnamede feragat yetkisi olduğu anlaşılmakla başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı vekilince davadan feragat edildiğine ilişkin dilekçenin sunulduğu, 29.09.2025 tarihinden sonra davacı vekilince dosyaya sunulan 14.10.2025 tarihli beyan dilekçesinde davacının 14.10.2025 tarihinde Ege Üniversitesi Hastanesi'ne sevki sağlanarak Adli Tıp Bölümünde gerekli tetkik ve muayeneleri yapılmış ve 8.000,00 TL muayene ücreti ödenmiş olduğu belirtilerek yatırılan 8.000,00 TL adli tıp ücreti bedelinin yargılama giderlerine dahil edilmesi talep edilmiş ise de; dilekçe içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı vekilinin beyanına göre davadan feragat beyanından sonra Ege Üniversitesi Hastanesinde tetkiklerin yapıldığı ve rapor ücretinin ödenmiş olduğu, mahkememizce 30.09.2025 tarihli yazı ile Ege Üniversitesi Hastanesi'nden dosyanın işlemsiz olarak iadesinin istenildiği ve dosyanın iade edildiği ve dosyada maluliyet raporunun bulunmadığı anlaşılmakla davadan feragat edilmesinden sonra ve mahkememizce ilgili dosyanın işlemsiz olarak iadesi talebinden sonra davacının muayenesinin yapıldığı ve Adli Tıp ücreti ödendiği yönündeki davacı vekilinin beyanı ile bilgi ve belgeler karşısında davadan feragatten sonra yapılan bu giderlerin davacı üzerinde bırakılması gerektiği değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanununun 22.maddesi uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL peşin harcın 2/3 ü olan 410,26 TL harç başlangıçta alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile artan 17,34 TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraf vekillerinin sunmuş olduğu beyan dilekçeleri dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmedan artan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2025
Katip...
E-imza
Hakim...
E-imza