T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/976
KARAR NO: 2025/600
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/12/2024
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinin incelenmesinde; 14/08/2023 tarihind...na ait ve... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davacıya ait... plakalı yabancı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğu, davanın kusurlu sürücü ve maliki ile ... Sigorta A.Ş’ye karşı açıldığını, davalı şirketin bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 29/11/2024 tarihinde şirkete kargo yolu ile bildirim yapıldığını, bu bildirimin 02/12/2024 tarihinde ulaştığını, kanun gereği 8 iş günü içinde ödeme zorunluluğu olduğundan sigorta şirketinin 13/12/2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalı sigorta şirketi için son kez zorunlu Arabuluculuk müessesesine başvuru yaptıklarını, anlaşamama ile sonuçlandığını, diğer davalılar için zorunlu arabuluculuğun söz konusu olmadığını, davalılardan bir tanesi sigorta şirketi olduğundan, Asliye Ticaret Mahkemeleri iş bu davada görevli olduğunu, davalı sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü İzmir'de olduğundan İş bu sebeple tüm taraflar bakımından İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yabancı plakalı araçların Türkiye'de gerçekleşen kazalarında seçimlik haklarının olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerektiği, kazaların sonucunda yabancı plakalı araç sahiplerinin hiçbir onarım faturası da göstermek zorunda olmadıkları, onarım faturasını göstermeseler dahi yargılama sonucunda kararda belirtilen hasar tazminatının KDV'sine de hak kazanabildikleri, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebileceği, yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilebieceği ve ödeme günündeki kura göre islem göreceği, açıklanan nedenlerle belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 Euro hasar tazminatının davalı araç malikinden kaza tarihi olan 14.08.2023 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise, teminat limitleri (200.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (02.12.2024 + 8 iş günü) 13.12.2024 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür
Sigorta cevap dilekçesinin incelenmesinde; öncelikle işbu başvurunun kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının Hasar bedelini Almanyada'ki sigortasından talep edeceği için... nolu hasar dosyasının kapatılması talebinde bulunduğunu, davacının tüm maddi taleplerinden feragat ettiği için işbu başvurunun usulden reddi gerektiği, bu davanın davacı tarafından belirsiz alacak yada kısmi dava olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun kaza tarihi itibari ile bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davalı şirketin meydana gelen hasar dolayısı ile sorumlu olduğunun tespit edilmesi halinde kaza sebebiyle ortaya çıkan gerçek zararın bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen haksız ve dayanaksız davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinin davalı ...'na usulüne uygun tebliği yapılmış ise de adı geçen tarafından davayı cevap verilmediği görülmekle dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlandığı ve taraf teşkilinin salandığı anlaşılarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. Adı geçen ... tarafından ise iş bu davaya cevap vermeyerek inkar çerçevesinde savunmada bulunulduğu kabul edilmiştir.
DELİLLER:
Araç tescil kaydı, davalı sigorta şirketine yazılan ve ticaret sicile yazılan müzekkere cevabı ile tevdi üzerine adli trafik bilirkişisi ... ile makine bilirkişisi İbrahim Kurşun tarafından hazırlanan 23/03/2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Tevdi üzerine bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/03/2025 tarihli raporda özetle; trafik klazasının oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü...ın asli kusurlu olduğu, yabancı plakalı ... pğlakalı araç sürücüsü ...ın kural ihlali niteliğinde davranışının olmadığı, yabancı plakalı aracın bu kazadan kaynaklı 7.885,65 Euro hasara uğradığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmekle davalı yanca rapora itiraz edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan 06/04/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile başlangıçta talep edilen 50,00 Euro hasarın artırılmakla 7.885,65 Euro'ya yükseltildiği yönünde beyanda bulunulduğu görülmekle dilekçe yönünden tebliğ işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde 14/08/2023 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, araç sürücüleri tarafından kaza tespit tutanağı tutulduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğu, davacı tarafından davalı sigortaya davadan evvel 02/12/2024 tarihide KTK 97 başvurusunda bulunulduğu, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın bahse konu kazanın meydana gelmesinde araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti, bu kapsamda davacı aracının hasara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise hasar bedelinin tespiti ile bu tutardan davalıların sorumlu olup olmayacağı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı hasar bedelinin tazminine yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar dosyaya kazandırılan rapora itirazlarda bulunulmak sureti ile gerek kusura yönelik kanaat gerekse hasar bedeli ve ikame araç bedelinin gerek miktarına gerekse euro üzerinden belirlenmesine yönelik itirazlarda bulunulmuş ise de nihai kusur değerlendirilmesine yönelik kanaatin mahkememizce olduğu, davalı asil tarafından duruşma sırasında verilen beyan göz önüne alındığında yabancı plakalı araçtaki hasarın varlığı kabul edilmekle birlikte TL üzerinden hasara değer biçilmekle birlikte aracın yabancı plakalı olduğu göz önüne alındığında TL üzerinden zararın giderilmesi yönünde bir zorlama yapılamayacağından hasarın euro olarak belirlenmesinin yerinde olduğu gibi belirlenen yedek parça ve işçilik bedelleri yönünden de söz konusu bilirkişi raporunun esasen itirazları karşılar mahiyette hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla itirazların reddine karar verilmiş bu nedenle yeni bir rapor yahut ek rapor kazandırılmasına gerek görülmemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 14/08/2023 tarihinde davalı ... sevk ve idareesinkdei...Ankara ili Etimesgut İlçesi Şaşmaz sanayide sanayi bulvarı üzerinde seyir halinde iken yol üzerindeki kontrolsüz kavşağa geldiğinde kavşağa girmeden evvel duraklayıp sağdan gelen taşıt olması halinde bu taşıta yol vermesi gerekirken bu kurala uymayıp mevcut hızı ile seyrine devam edip kavşağa girmesi ile sağ arka kısımlarına geçiş hakkı kendisinde olmasına rağmen şeridi kapatılan davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımları il çarpışmaları neticesi oluşan trafik kazasında davalı ...'ın eyleminin 2918 sayılı yasanın 57/1-c2 maddesi ile berilenen kuralı ihlal ettiği, diğer araç sürücüsünün kural ihlalinde bulunmadığı gibi kazayı engellemek adına alabileceği bir önlemi de bulunmadığından kural ihlali niteliğinde davranışının olmadığı anlaşılmakla bahse konu kazanın meydana gelmesinde davalı ...ın tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı, bu kaza sebebi ile davacı aracının ön kısımlarından olmak üzere hükme esas alınan bilirkişi raporu ile yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplamda 7.885,65 Euro tutarında hasara uğradığı, hükme esas alınan rapordan da anlaşılacağı üzere aracın hasar tutarı ile kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değeri göz önüne alındığında raporun aksine davacı aracının pert işlemine tabi tutulmasını gerektirir bir durumunun olmadığı, bahse konu zarara yönelik yapılan herhangi bir ödeme olmadığı anlaşılmakla davacı lehine haksız fiilin koşullarının oluştuğu değerlendirilerek talep konusu edilen hasar yönünden davalı sigortanın 2918 sayılı yasanın 91. maddesi gereği, davalı ...'ın ise 6098 sayılı yasanın 49 vd. maddeleri gereği sorumluluklarının bulunduğu ve bu sorumluluğun müteslsil olduğu değerlendirilerek davalı sigorta yönünden talep konusu hasar tazminatına ilişkin kendisine KTK 97 madde uyarınca yapılan 02/12/2024 tarihli başvuruya herhangi bir cevap verilmemekle 8 iş günü eklenmekle 13/12/2024 tarihi itibariyle temerrüt durumunun, diğer davalı ... yönünden ise olay tarihi itibariyle temerrüt durumunun oluştuğu kabul edilerek açılı davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6325 sayılı yasanın 18/A-18 maddesine göre iş bu uyuşmazlık yönünden davadan evvel KTK 97 başvurusunda bulunulduğu göz önüne alındığında bu başvurunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğu ve bu nedenle de davadan evvel yapılan arabuluculuk başvurusunun ihtiyari olduğu yönünde son dönemde emsal nitelikte Yargıtay 4 HD tarafından değerlendirme yapılmış ise de öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun dosya tarafları ve olay ile herhangi bir şekilde bağlantısı olmayan yani tarafsız üçüncü bir kişinin taraflar arası münasebetin çözümü bakımından yol gösterdiği, yardımcı olduğu ve sonuç olarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmak için çözüm yolu bulduğu ve her iki tarafı da bulduğu bu yol ile bağlayacak olan ve seçimlik nitelik taşıyan bir yöntem olduğundan alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin bizim hukukumuzda tahkim yahut arabuluculuk müesseseleri olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısı ile 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde getirilen başvuru yolunun talep dilekçesine ekli Yargıtay kararının aksine alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında bir an için aksi düşünülse bile yapılan arabuluculuk başvurusunun tıpkı davadan evvel gidilen tespit istemli başvuru sonucu ortaya çıkan yargılama gideri yahut yine davadan evvel gidilen tazminat hesabının mevcudiyetine yönelik ekspertiz masrafı gibi kalemlerden olduğu düşüncesi ile arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle haklılığın davacıda olduğu uyuşmazlıklar yönünden yapılan arabaluculuktan kaynaklanan ücretinin davacıya yükletilmesinin doğru olmayacağı da değerlendirilmiştir. Ayrıca yine yukarıda da belirtildiği gibi KTK 97. Maddesinin 14/04/2016 tarihinde gerek 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin gerekse de 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ise 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve belirtilen yasa maddelerinin halen yürürlükte oldukları göz önüne alındığında 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa maddelerinin KTK 97. maddesinin uygulamasını ortadan kaldırıldığı söylenemeyeceği gibi sadece dava konusu husus yönden özel düzenlemeyi içerdiği kanaatine varılan KTK 97. maddesinin söz konusu 5/A ya da 18/A maddeleri ile aksi yönde bir düzenlemeyi içerdiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiş ve açıklanan sebepler ile davanın açılmasına davalı yanın sebebiyet verdiğinden arabuculuk ücretinin davalı sigorta üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Dava tarihi göz önüne alındığında 1 Euro = 36,6794 TL olduğu tespit edilmekle dava değerinin 7.885,65 Euro * 36,6794 TL = 289.240,91 TL olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri bu tutar üzerinden değerlendirmeye konu edilmiş ayrıca her ne kadar alınması gereken harç miktarının karar tarihi itibariyle Euro/TL karşılığı üzerinden belirlenmesine yönelik farklı nitelikte yargı kararları ile değerlendirmeler yapılmakta ise de bu şekilde yapılacak belirlemede kararın gecikmesi yahut düşünülen günde verilememesi halinde her gün harç miktarı değişeceğinden farklı miktarda harç tutarının ortaya çıkabileceği göz önüne alındığında bu nitelikteki bir belirsizliğin yerinde ve doğru olmayacağı kanaatine varılmakla esasen davacının haklılığının dava tarihi itibariyle değerlendirmesi gerektiğinden alınması gereken harcın da yine dava tarihi itibariyle Euro/TL karşılığı üzerinden alınmasının belirsizliği ortadan kaldıracağı yönünde husus benimsenmekle bu açıklamalar kapsamında dava tarihinde geçerli olan kur değeri üzerinden gerekli hesaplamalar yapılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile 14/08/2023 tarihinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasından kaynaklı;
- 7.885,65 Euro hasar bedelinin davalı sigorta yönünden 13/12/2024 tarihinden, diğer davalı yönünden ise olay tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL cinsinden hesaplanan karşılığının DAVALILARDAN (davalı... Sigorta A.Ş.'nin bu tutarın 120.000,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olması kaydıyla) MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 19.758,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.027,61 TL (427,60 TL peşin harç ile 5.600,01 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 13.730,43 TL karar ve ilam harcının DAVALILARDAN (davalı... Sigorta A.Ş.'nin bu tutarın 5.696,46 TL'sinden sınırlı sorumlu olması kaydıyla) MÜTESELSİLEN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 6.455,21 TL (427,60 TL peşin, 427,60 TL başvuru ve 5.600,01 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 10.682,50 TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 17.137,71 TL'nin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 46.278,54 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bu tutarın 30.000,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olması kaydıyla) MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ,,,ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALI... SİGORTA A.Ş.'DEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair davacı vekili ile davalı asilin yüzene karşı diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 18/06/2025
Katip ...
E imza ¸
Hakim ...
eimza¸