T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/130 Esas
KARAR NO: 2025/386
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 11/02/2025
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ... nolu tesisatın bulunduğu ... İzmiR de bulunan adresinde Otel Konaklama faaliyeti yapma maksadıyla işletmekte olduğu ticarethanesinde kaçak enerji kullanımı gerçekleştirdiğinin tespit edildiğin,davalının abonelik sözleşmesine aykırı olarak aboneliği bulunmayan sayaca müdahale etme suretiyle, kaçak enerji ile elektrik tüketimi yaptığının müvekkil firma çalışanları tarafından 24/07/2024 tarihinde yerinde yapılan kontrolde tespit edildiğini, yapılan tespitte kaçak enerji kullanımının fotoğraf ve tutanak ile kayıt altına alındığını, yapılan kontrol neticesinde mevcut kiracı 3. Kişi ve mülk sahibi tarafından kuruma sunulan kayıtlarda tesisatın bulunduğu adresin 01/10/2021 -01/10/2023 tarihleri arasında davalı borçlu tarafından kullanıldığına ilişkin kiracılık akdi, davalı adına çeşitli Vergi dairesi kayıtları ve çeşitli belge ve protokollerin sunulduğunu, söz konusu resmi kayıt ve evrakların incelendiğinde, 01/10/2021- 01/10/2023 arasında tespiti yapılan kaçak kullanıma ilişkin faturaların davalı yan adına tahakkuk ettirildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 43/1 maddesine uygun olarak ekte sunulu “kaçak elektrik tespit tutanakları” düzenlendiğini, müvekkili kurumdan celp edilecek olan borç tahakkuk belgesinde görüleceği üzere davalının kaçak enerji tükettiğinin belirlendiğini ve kullanılan enerji miktarı bedeli aynı yönetmeliğin devam maddelerine uygun olarak 24/07/2024 tarihli tutanak ile yapılan ölçümlerde tespit edilen enerji kullanımları sebebiyle toplam 995.487,87 TL olarak tahakkuk ettirildiğini, ancak bu bedellerin davalı tarafından ödenmediğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim bedelinin ödenmemesi nedeniyle; davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. ve İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyaları ile “7 örnek” ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve dayanaksız itirazı sonrası icra takiplerinin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-İzmir ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası
UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; Alacaklı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından borçlu ... aleyhine kaçak enerji tüketim bedeli dayanak gösterilerek 587.851,75-TL kaçak elektrik bedeli, 627,04-TL gecikmiş gün faizi, 125,40-TL faizin KDV si olmak üzere toplam 588.604,19-TL alacağın tahsili talepli icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin 23.08.2024 tarihli dilekçesi ile müvekkilin kaçak elektrik kullanıma ilişkin hiçbir eylemi yahut böyle bir duruma ilişkin bilgisi, görgüsü veya irtibatı bulunmadığından borcunun söz konusu olmadığından borca, faize, tüm fer'ilere itiraz ettiklerini beyan etmiş, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 26.08.2024 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2-İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası
UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; Alacaklı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından borçlu ... aleyhine kaçak enerji tüketim bedeli dayanak gösterilerek 407.636,12-TL kaçak elektrik bedeli, 869,63-TL gecikmiş gün faizi, 173,92-TL faizin KDV si olmak üzere toplam 408.679,67-TL alacağın tahsili talepli icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin 23.08.2024 tarihli dilekçesi ile müvekkilin kaçak elektrik kullanıma ilişkin hiçbir eylemi yahut böyle bir duruma ilişkin bilgisi, görgüsü veya irtibatı bulunmadığından borcunun söz konusu olmadığından borca, faize, tüm fer'ilere itiraz ettiklerini beyan etmiş, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 26.08.2024 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
3-Davacı kurum kayıt ve belgeleri
Davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.' ye müzekkere yazılarak; davalı taraf ile akdedilen ... tesisat numaralı kullanıma ilişkin Aboneli/Abonesiz Kaçak kullanımlara ait kullanıcı ve Adres Tespit Formu, Kaçak/ Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ve kaçak kullanıma ilişkin fotoğraflar ile borç tahakkuk belgesi celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
4-Vergi Dairesi Kayıtları
Mahkememizce davalının yıllık gayri safi gelirinin ve hangi usulde defter tutmakla yükümlü olduğunun bildirilmesine ilişkin yazılan müzekkereye Çeşme Vergi Dairesi tarafından verilen 14.02.2025 tarihli cevabi yazıda, davalının ticari kazanç nedeniyle gerçek usulde gelir vergisine tabi 2.sınıf mükellef olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilerek, 2021 dönemi Gelir Vergisi Beyannamesinin ibraz edildiği görülmüştür.
4-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları
Mahkememizce davalının tacir olup olmadığının araştırılması için yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davacının tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
5-Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı
Davalının, dava açıldığı tarih ve öncesinde esnaf kaydının olup olmadığının bildirilmesi için Esnaf ve Sanatkarlar odasına müzekkere yazılmış, gelen 18.02.2025 tarihli cevabi yazıda davalının Otel vb. konaklama yerlerinin faaliyetleri (günlük temizlik ve yatak yapma hizmeti sağlanan yerlerin faaliyetleri) (Kendi müşterilerine restoran hizmeti vermeyenler ile devre mülkler hariç) meslek grubunda halen esnaf kaydının devam ettiği, kayıt tarihinin 22.06.2022 olduğu bildirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre tahakkuk ettirilen kaçak tüketim bedelinden dolayı İzmir ....İcra Müdürlüğünün... Esas ve... Esas sayılı dosyalarında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmaları ve dosyadaki evrakın birlikte değerlendirilmesi neticesinde:
Öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğudur.
Dosya kapsamında yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı ile diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde davalının abone grubunun "ticarethane" olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, eldeki davada davalının tüketici sıfatına haiz olmadığı ve davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesinin görevi kapsamında kalmadığı açıktır.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Tacir'in tanımının yapıldığı 6102 sayılı TTK md.12'ye göre, "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur."
Esnaf'ın tanımının yapıldığı TTK m.15'e göre, "(1) İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır."
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3/1-a maddesinde, ''Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri'' olarak ifade edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 11/2 hükmü ''Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.'' şeklindedir.
21/07/2007 tarih 26589 sayılı R.G nin 2007/12362 sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin ayrımına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı :
'' a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,
Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, ''şeklindedir.
Davacı tarafın, davalının aboneliğini ticari olarak nitelendirmesi davanın mahkememizce görülmesi için yeterli olmayıp, bu yönde davalı hakkında tacir araştırması yapılmış olup, yapılan araştırma sonucunda davalının Ticaret Sicili ile Ticaret Odası'nda kaydının bulunmadığı, basit usule göre vergilendirildiği ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, halihazırda da otel vb. konaklama yerlerinin faaliyetleri meslek grubunda esnaf kaydının halen devam ettiği, buna göre ekonomik faaliyetlerinin sermayelerinden ziyade bedenî çalışmalarına dayandığı anlaşılmıştır. Dava TTK'nın 4. maddesinde sayılan hususlardan olmadığı gibi davalının tacir olmaması nedeni ile dava mutlak ya da nispi ticari dava olarak nitelendirilecek davalardan değildir. Uygulanacak hükümler 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleridir. Belirtilen nedenlerle mahkememiz görevli olmayıp eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu değerlendirilmiştir. (Benzer yöndeki Yargıtay 3 HD'nin 18/09/2018 tarih 2016/20997 E-2018/8657 K; aynı dairenin 10/09/2018 tarih 2016/20667 E-2018/8234 K; aynı dairenin 26/02/2018 tarih 2018/426-1417 E.K; aynı dairenin 28/09/2016 tarih 2016/13954 -11357 E.K sayılı ilamları)
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN GÖREVLİ İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine,
4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı.24/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı