T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/171 Esas
KARAR NO : 2025/891
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/02/2025
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili idareden hizmet alımı yolu ile özel güvenlik alım işi ihalesini alan yüklenici firma olduğunu, davalı şirkette çalışan ... ' ın emekli olarak işten ayrıldığını, kendisine net 495,743,01-TL kıdem tazminalı ödemesi yapıldığını, ...' ın davalı şirkette 15.10.2012-29.09.2024 tarih aralığında görev yaptığını, çalışma süresi dikkate alındığında davalı şirketin sorumlu olduğu kısmın 56.382,42.- TI. Olduğunu, bu rakama damya vergisinin dahil olduğunu, yapılan ödemeye ilişkin banka dekonlu ve damga vergisini gösteren ödeme emrini dilekçe ekinde sunduklarını, dava konusu alacak bakımından arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak görüşmenin anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı şirket işçisi olan ...'ın çalıştığı dönemlerine ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında doğacak alacaklarından sorumlu olduğundan. Müvekkili idare tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından davalının sorumlu olduğu kısım olan damga vergisi dahil, 56.382,42.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptının usulüne uygun davetiye ile davalıya tebliğine rağmen davalı dilekçeler aşamasında davaya cevap vermemiş, duruşmalara iştirak etmemiştir.
,DELİLLER:
1-Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları
2-Davacı idare kayıtları
3-Hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartnameler
4-Kıdem tazminatı tahakkuk değerleri
5-Ödeme emri, ödeme dekontu
6-Dava dışı işçiye ait SGK hizmet döküm cetveli
7-Bilirkişi raporu
Mahkememizce, İş Hukuku Alanında Uzman Hesap bilirkişisinden, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri gereği davalı şirketin işçisi olan ...'a davacı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemesinin davalıdan rücuen tazmininin talep edip edemeyeceği, dava dışı işçinin dosya tarafları arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında davacı bünyesinde olacak şekilde davalı nezdinde çalışıp çalışmadığı, çalıştığının anlaşılması halinde Mahkememiz davacısı tarafından dava dışı işçiye ödenen miktarın yerinde olup olmadığı bu kapsamda ödenen tutarın davalıdan kendi çalışma dönemi sınırlı olmak üzre talep edilip edilmeyeceği, edilecek ise davalının ne şekilde ve ne tutarda sorumlu olacaklarının tespiti hususunda aldırılan 29.08.2025 havale tarihli raporda özetle;
Dosyaya sunulu taraf iddia ve savunmaları, SGK Hizmet döküm cetveli, hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartnameler,kıdem tazminatı hesaplama bordrosu ve banka hesap ekstresi ve ilgili kayıt ve belgeler esas alındığında,
475 sayılı İş Yasası’ nın 14. Maddesi ile 4857 sayılı İş Yasası’ nın 6. maddesinde ve emsal Yargı Kararlarında da belirtildiği üzere; İşçilik alacaklarının tamamından davacı alt işveren ...’ nün sorumlu olmadığı, dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağından, davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ve devir esnasındaki ücretle sınırlı olarak sorumlu oldukları,
İşçilik alacaklarının tamamından dava dışı alt işveren İzdoğa İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. Sanayi’ nin sorumlu olduğu,
Davalının ve diğer alt işverenin sorumlu olduğu tutarların;
a-Davalı ...’ nin sorumlu olduğu miktarın, 56.382,42 TL br Kıdem tazminatından sorumluluğunun 3.899,41 TL Br ( 3.869,81 TL Net) olduğu,
b-... İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. Sanayi’ nin sorumluluğunun 1.571,76 TL br (1.559,83 TL Net) olduğu,
c-İzdoğa İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. Sanayi’ nin sorumluluğunun 494.063,30 TL Br (490,313,36 TL Net) olduğu,
Davalı ...’ nin uygulanacak avans faiz konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye davacı tarafından ödenmiş olan kıdem tazminatının alt işveren davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi gereği davalı şirketin işçisi olan ...'ın işçilik alacağı olarak adı geçen işçiye ödenen kıdem tazminatının davalıdan rücuen tazmininin talep edip edemeyeceği, işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Dava konusu olayda, davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçisine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenler ile birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim Türk Borçlar Kanununun 167. maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de belirtilmiştir.
Yargıtay 23....'nin ... esas... karar sayılı emsal kararında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir." şeklinde karar verildiği görülmüştür.Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı kararı da aynı yöndedir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu nazara alındığında; davacı ile davalı arasında İzsu Genel Müdürlüğü bünyesindeki içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri ile atık su,arsenik arıtma tesislerinin bakımı,onarımı ve işletilmesi işine ilişkin 30 ay süre ile personel çalıştırılması için 14.06.2012 tarihinde hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı,
Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşmenin sözleşme konusu iş ile ilgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları başlıklı 22.1. Maddesinde; “Yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür” hükmüne, Teknik Şartnamede; 4857 sayılı İş Kanunu ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine uyulacağı düzenlemesine yer verildiği,
Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölümünde yüklenicinin çalıştırdığı personel, çalışanların hakları ve çalışma şartları üst başlığının çalışanların özlük hakları alt başlığında yer alan 38. maddesinde “Konu işçinin işçilikten doğan bütün haklarının ödenmesinden işçiyi istihdam eden işverenin sorumlu olduğu “şeklinde düzenlendiği,
Dava dışı işçinin 15.10.2012- 29.09.2024 tarihleri arasında alt işverenler nezdinde çalışmasını sürdürdüğü, dava dışı işçinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının tetkikinde yaşlılık aylığı amacıyla iş akdini 29.09.2024 tarihinde feshettiğinin anlaşıldığı, davacı adına düzenlenen kıdem tazminatı bordrosunda, 11 yıl 11 ay 14 gün hizmet süresi ve 40.506,00TL brüt aylık çıplak ücret, 77.179,86 TL brüt ay giydirilmiş (sosyal yardımlarla birlikte) ücret esas alınarak davacı adına net 495.743,01 TL kıdem tazminatı tahakkuku yapıldığı, davacı idare tarafından dava dışı işçi Kadri Özcan'a 19.11.2024 tarihinde 495.743,01-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı görülmüştür. Kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından iş yerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki veya fiili bağlantı olsun ya da olmasın önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Eldeki dosyada dava konusu edilen bu ödemenin davalıdan rücu talebi taraflar arasındaki iç ilişkiye ilişkin olup, bu tür alacaklarda taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğundan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek, taraflar arasındaki sözleşme ve eki teknik şartnamenin hükümlerine göre davalı yüklenicinin davacının dava dışı işçiye ödediği meblağdan dava dışı işçinin çalışmış olduğu süreler boyunca sorumlu tutulduğu gözetilerek, davacı tarafından ödenen bedellerden kıdem tazminatı bedelinden alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları dönem ile orantılı olmak üzere sorumlu olacağı değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile, 3.869,81-TL'nin 19/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 3.869,81-TL'nin 19/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 962,88-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 347,48-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2025/864 başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 315,72-TL'sinin davalıdan alınarak, 4.284,28-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça peşin harç olarak yapılan maktu 615,40-TL karar ve ilam harcının yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 7.587,90-TL (posta+tebligat+bilirkişi ücreti+ 615,40-TL başvurma harcı) yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 520,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 3.869,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 09/10/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸