T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/259 Esas
KARAR NO: 2025/448
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ: 21/03/2025
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar arasında Dikili Noterliği'nce 06/03/2017 tarihli ... yevmiye nolu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin davalılara ait İzmir İli ... nolu parselde bulunan 4715,53 m2 alanın 6/8 ... ,1/8 ... ,1/8 ...'e ait olan tapuda kayıtlı arsa üzerinde 18 adet bağımsız bölüm yapıp teslim etmeyi yüklendiğini, müvekkilinin kat karşılığı inşaat sözleşmesinde bahsi geçen arsa üzerindeki sözleşme yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve inşaatın tamamını yani %100' ünü bitirmek suretiyle oturma ruhsatını da iki sene önce aldığını, müvekkili ...'nın sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği görülmekle birlikte Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 6. maddesindeki satış yetkisi göz önüne alındığında davalılar tarafından mevcut ... nolu bağımsız bölümün müvekkili veya müvekkilinin göstereceği bir kimseye tescilinin zorunlu olduğunu, birçok kez müvekkili tarafından tescili talep edilmiş ise de, 19.06.2022 tarihinde teslimi gereken ... nolu bağımsız bölümün davalılar tarafından tescil edilmediğini ve alması gereken kira bedellerini de almadığını, bu bağlamda müvekkilinin evini teslim alamadığı her ay için malvarlığında meydana gelecek artışlardan mahrum kaldığını, müvekkilinin taşınmaz satış ve inşaat yapım sözleşmesine güvenerek, buradan gelecek daireye güvenerek ticaret yaptığını ve mevcut evi alamayarak birçok işinin sekteye uğradığını, ayrıca bağımsız bölümü sattığı kişiye sözleşme hükümleri çerçevesinde teslimini gerçekleştiremeyerek kendisine duyulan güven duygusu açısından büyük bir kayıp yaşadığını ve itibarının zedelendiğini ve manevi zararlarının ortaya çıktığını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalması koşuluyla; İzmir ili, ... Parsel nolu taşınmazdaki ... numaralı bağımsız bölümdeki tapunun iptaline ve müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde sebepsiz zenginleşme hükümleri göz önüne alınarak güncel değeri çıkartılarak davalılardan tahsiline, ileride telafisi imkansız ve güç zararlara yol açmamak üzere dava konus bağımsız bölümün cebri icra satışları da dahil olmak üzere üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla HMK m.389 ve devamı maddeleri gereğince dosyadan verilecek kararın kesinleşmesine kadar tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, Dikili Noterliğince 06/03/2017 tarihli ... yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin istenilmesine, diğer tüm maddi ve manevi tazminat haklarını saklı tutarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ne istinaden yüklenici tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile Asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Mahkemenin görevi dava şartlarından olup göreve ilişkin dava şartı olup olmadığı mahkemece resen her aşamada dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; davanın taraflar arasında imzalanan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davası olduğu, açılan TTK'nın 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, davalılar hakkında yapılan tacir araştırmasında davalıların ticaret siciline kayıtlı olmadıkları, vergi dairesi müdürlüğü kayıtlarına göre davalıların Gayrimenkul Sermaye İradı (kira geliri) yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğu, tacir sıfatının olmadığı, vergi levhası ve defter tutma zorunluluklarının olmadığı, İlgili Vergi Daireleri tarafından gönderilen yazı cevaplarından da anlaşılacağı üzere davalıların tacir olmadığı, bu nedenlerle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca açılan davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla davanın usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği karar istinaf edilmeksizin kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde; kararın istinaf incelemesi sonucu kesinleşmesi halinde ise Bölge Adliye Mahkemesi Kararının tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bu dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
5-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.