T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/37 Esas
KARAR NO : 2025/877
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/06/2017
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; 30/06/2016 tarihinde müvekkilinin arkadaşı ...'nün sevk ve idaresindeki Güzelbahçe yönünden Konak yönüne seyir eden ... plakalı aracın arka koltuğunun sol tarafında iken Sahilevleri Mahallesi ... aracın sol arka kapı ve bagaj kısmına sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı iş makinesi çarptığını, çarpma sonucunda vücudunda kemik kırığı oluşması suretiyle yaralan müvekkilinin tesadüfen oradan geçmekte olan tanıdıkları...ve... tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldüğünü, müvekkili hastaneye götürüldükten sonra... ile davalı sürücü ... maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini, Ancak, araç sürücüsü ... olayın şoku ile müvekkilinin görünüş itibariyle herhangi bir yara almadığını düşündüğünden kaza tutanağında müvekkilinin adının yaralı olarak geçmediğini, Müvekkilinin kaza sonucu yaralandığı hususu, gerek içinde bulunduğu aracın sürücüsü ... ve aynı araçtaki diğer yolcu ... gerekse müvekkili hastaneye götüren ... ile ...'in tanıklıkları ile ispat edilebileceğini, Müvekkilinin, gözlük cam ve parçalarının alım satımı ile ithalat ve ihracatı üzerine çalışmakta olup ... Camları San. Tic. ve Ltd. Şti.'nin kurucusu ve çalışanı olduğunu, müvekkilinin geçimini ticaret ile sağladığından işi gereği gerek dükkana gelen müşterilerle ilgilenmekte gerekse mal alım, satım ve teslimatları için dükkan dışında çalıştığını, işi masa başı bir işin aksine sürekli hareket halinde olmayı gerektirmek olduğunu, bu denli hareket gerektiren bir mesleğin icrası, tedavi süresince istirahat etmek zorunda kalan müvekkili için mümkün olmadığını, müvekkilinin çalışamadığı 4 ay boyunca iş ve kazanç kaybı da söz konusu olduğunu, kazanın müvekkilinin içinde bulunduğu aracın kendi şeridinde seyir halinde iken karşı şeritteki iş makinesinin çarpması sonucu gerçekleştiğinden sigorta ekspertiz raporuna göre sürücü...%100 hatalı bulunduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...numaralı dosyasından düzenlenen bilirkişi raporunda da sürücü ...'nun KTK'nın 84. maddesi gereği asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin zararının karşılanması için 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca araç sahibi ...'nun sigortacısı... Sigorta A.Ş.'ye başvurulmuş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ve zararın karşılanmadığını belirterek, 6100 Sayılı HMK'nın 107. Maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000-TL geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı ve 10.000-TL tedavi giderleri ve ulaşım masrafı olmak üzere toplam 20.000-TL'nin 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5.000-TL manevi tazminatın 30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar... ve ... vekili cevap dilekçesi ile özetle;Trafik kazalarından kaynaklı tazminat taleplerinin Borçlar Kanunu'na tabi olması nedeni ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemeleri olup dosyanın bu nedenle görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, müvekkillerinin karakol ifadelerinde davacı sürücünün hastahaneyi aradığını ve davacı yanda herhangi bir yaralanma ve bulgu olmaması üzerine maddi hasarlı kaza tutanağının birlikte tutulduğunu belirttiğini, 30.06.2016 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Acil servisi kayıtlarında da davacı da yapılan tetkiklerde nörolojik muayenesi olağan leğen kemiği orta hatta minimal hassasiyet ve sol ayak dış kısmında hassasiyet olduğu bunun dışında herhangi bir bulguya kırık vs durum rastlanmadığının açıklandığını, davacının bir takım tedavi evraklarını dosyaya sunmuş ise de bu tür kırığın her hangi bir nedenle oluşma ihtimalininde yüksek olduğunu, Cumhuriyet başsavcılığınca alınan rapora katılmadıklarını, müvekkilinin bu raporda yola çıkan köpeğe çarpmamak amaçlı olarak manevra yapmak zorunda kaldığını ve bir canlının hayatını kurtarayım derken hiç istemediği kazanın tarafı olduğunu, müvekkilinin bu manevrayı olağan üstü bir halin gerçekleşmesi nedeni ile yaptığını, durum bu kadar açık iken bu nedenle müvekkiline kusur izafesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazada müvekkillerden ...'nun herhangi bir kusuru bulunmadığını, aracın maliki olması nedeni ile Karayolları Trafik Kanununa göre kusursuz sorumluluğunun söz konusu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kırığın kazadan kaynaklı olduğunu iddia etmiş ise de kaza sonrasında hastahaneye geç başvurması nedeni ile zararın artmasına neden olduğunu, davacının dava dilekçesinde 10.000,00 TL iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı 10.000,00 TL tedavi ve ulaşım masrafları olmak üzere 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, İş bu tazminat taleplerinin de fahiş olduğunu, davacı yanın taleplerinin de açık açık belirlenmesi ve ne kadar tedavi giderleri ve ne kadar ulaşım gideri talebi olduğunun kalem kalem açıklanması buna ilişkin giderlerini ve istemlerini belgelemesi gerektiğini, Yine davacı tarafça 4 ay boyunca iş ve kazanç kaybı olduğu hususu belirtilmiş ancak dosyada hangi tarihlerde raporlu olduğu ve buna ilişkin doktor raporu bulunmadığını, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını da amaç edinmediğini, davacının istemiş olduğu tazminatın fahiş ve haksız olduğunu belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; 30/06/2016 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı... plaka sayılı iş makinesinin karıştığı trafik kazası neticesinde, müvekkili şirketçe sigortalı olmasından bahisle davacı için maluliyet tazminatı talep edildiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete dava açılmadan önce yapılan başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığını, davacı vekili tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuruda gönderilen evraklar üzerinden bir tazminat hesaplaması yapılamayacağını, bu hususun davacı vekiline başvuruya istinaden verilen cevapta bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından hasar dosyasının tamamlanabilmesi için bir takım evrakların davacı vekilinden talep edildiğini ancak davacı vekili tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve istenilen evrakların müvekkili şirkete gönderilmediğini, davacı vekilinin hasar dosyasının tamamlanabilmesi için gerekli evrakları temin etmek yerine dava açmayı tercih ettiğini, bu davanın açılmasında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sigorta şirketlerine dava açmadan önce başvurunun zorunlu tutulmasındaki amacın mağduriyetin dava yoluna nazaran çok daha kısa bir süre içerisinde giderilmesini sağladığını, dava şartı olan zorunlu başvurunun usulüne uygun olarak yapılmamasından dolayı haksız olarak açılan davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı vekilinin iddiasına göre kazadan sonra anlaşmalı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanakta davacının adının yaralı olarak yer almadığını, bunun nedenini ise sürücü ...'nün olayın şokuyla davacının herhangi bir yara almadığını düşünmesi olarak gösterdiğini, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davanın kabülü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı taraf, sigortalının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, mezkur poliçede meydana gelen riziko hallerinde azami poliçe teminatlarının belirtildiğini, poliçelerde gösterilen ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu azami limiti gösteren meblağların muaccel ve maktu meblağlar olmayıp, ancak uğranılan gerçek zararı karşılamak için ihdas edilmiş meblağlar olduğunu, başka bir deyişle zarar veren aracın neden olduğu riziko sebebi ile sigortalıya ait şeylere veya bedenlerine verilen zarardan ötürü sigorta şirketince poliçede gösterilen üst limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödeme yapılması gerektiğini, davacının maddi zararı kanıtlaması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, SGK tarafından ödenen meblağın müvekkili şirkete rücu edildiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacı tarafın sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, her ne kadar davacı tarafça müvekkili şirkete yazılı başvuruda bulunulmuş ise de bu başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığını, davanın açılmasından sorumlu olmadıkları için mahkemece davanın kabul edilmesi halinde faizden dava tarihi itibari ile sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı,
İzmir CBS'nin 2016/101342 Soruşturma sayılı dosyası,
İzmir 38.ASCM'nin ... Esas sayılı dosyası,
... Sigorta A.Ş. Tarafından gönderilen ...numaralı poliçe ve ... numaralı hasar dosyası ile ödeme dekontları,
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi tarafından gönderilen davacıya ait tedavi evrakları,
İzmir Su Hastanesi tarafından gönderilen davacıya ait ... sonucunu içerir1 adet CD
İzmir Sosyal Güvenlik Merkezi yazı cevabı,
Ege Üniversitesi ATK Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 09.05.2018 tarihli sağlık kurulu raporu,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.03.2019 tarihli rapor,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.04.2019 tarihli rapor,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 11.03.2021 tarihli rapor,
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 03.01.2021 tarihli bilirkişi raporu,
İzmir BAM 20. ...'Nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı,
Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 23.06.2025 tarihli rapor,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 30.06.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, davacının uğramış olduğu zarara ilişkin kazanç kaybı ve tedavi masrafı ve ulaşım giderine ilişkin maddi tazminatın davalılardan tahsili ile bu kaza nedeniyle oluşan zarara ilişkin manevi tazminatın davalı araç sürücüsü ve araç işleteninden tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, 27.01.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı karar ile, Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre ve davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü hakkında düzenlenen kusur durumu dikkate alınarak hesap bilirkişisi tarafından rapor düzenlenmiş ve düzenlenen raporda dikkate alındığında, poliçe teminat limitinin kişi başına 310.000-TL olduğu, davacının gelirini asgari ücret kabul edilerek 01/01/2020 tarihine göre ATK Üst kurulu tarafından belirlenen geçici iş göremezlik süresi karşılığı 4.033,41-TL geçici iş göremezlik nedeniyle zarara uğradığı, davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli maluliyeti yönünden bir maddi zararının bulunmadığı, ayrıca tedavi ve ulaşım gideri yönünden SGK tarafından karşılanmayan bir tedavi gideri bulunduğuna yönelik dosyaya bir delil sunulmadığından tedavi gideri tazminatı alacağının bulunmadığı kanaatine varılarak geçici iş göremezlikten kaynaklanan ve karar tarihine en yakın tarihte hesap edilen 4.033,41-TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden sigorta şirketine müraacat tarihine müteakip 8 iş günü sonrasına karşılık gelen 12/06/2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ve istinaf incelemesi sonucunda İzmir BAM 20. ...'nin ... Esas, ...Karar sayılı kararı ile " ...davacıya hastaneler dışında yapılan masraflarını (ulaşım vs. gibi) kanıtlama imkanı tanınmalı, davacının bu giderlerini kanıtlayamaması halinde belgelenemeyen ancak tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan ulaşım, refakatçi gideri gibi giderleri yönünden davacının tüm tedavi evraklarının getirtilerek yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre TBK.'nun 50/2 maddesi gereğince olayın özelliği değerlendirilmek suretiyle bu kalem istekler hakkında karar verilmesi gerekirken, tedavi gideri taleplerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (bkz. aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20/01/2015 tarihli ve... esas - ... karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile İzmir 3. ATM'nin... esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İzmir BAM 20. ...'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak ve bu gerekçeler doğrultusunda alanında uzman doktor bilirkişiden rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 23.06.2025 tarihli raporda; davacının sunmuş olduğu belge ve tedavi giderlerinin incelenmesinde ilgili giderlerin davacının tedavi süreci ile ilişkili olduğu bu giderlerin 1.215,94 TL olduğu, ayrıca tedavi süreci ile ilişkili olarak olay tarihi itibari ile tıbbı iyileşme süresi boyunca toplam 750,00 TL SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri harcamasının bulunduğu, ayrıca davacıya ortopedik rehabilitasyon amaçlı fizik tedavi uygulaması da yapılması tıbben gerekli olduğundan bu sebeple 10 seans fizik tedavi rehabilitasyon ihtiyacının olabileceği kabul edilerek TTB asgari ücret tarifenamesine göre en az 10 defa yapılacak FTR uygulaması birim bedeli 15 birim olup toplam 150 birim ve olay tarihli taahhütnameye göre 795,00 TL FTR Uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin olabileceği, ayrıca davacının içinde bulunduğu durum sebebiyle mutlak yatak istirahati yapması da gerekebileceği göz önünde bulundurularak bir ay süreyle mutlak yatak istirahati yapılması gerektiğinden 1 aylık bakım gideri alacağının bulunduğu, olay tarihli asgari ücretin brütü üzerinden yapılan hesaplamada 1.647,00 TL bakım giderinden kaynaklanan alacağının bulunduğu ve tedavi gideri nedeniyle toplam 5.007,94 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunda davacının yaralanmasına bağlı olarak tedavi giderinden kaynaklanan zararların tek tek ayrıntılı olarak tespit edilmiş olmakla bilirkişi raporu denetime elverişli olduğundan tedavi gideri zararı yönünden hükme esas alınmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm delillerin incelenmesi ve İzmir BAM 20. ...'nin ... Esas, ... Karar sayılı kaldırma kararı sonrasında toplanan delillerin de incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu kazaya ilişkin İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu dikkate alıdığında davacının yaralandığı 30.06.2016 tarihli trafik kazasında davalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücü ile davalı işleten ve kaza tarihinde davalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı davalı sigorta şirketinin poliçe teminatları kapsamında davacının yaralanmasından doğan maddi zararlardan sorumlu olduğu, davacının maluliyeti yönünden Ege Üniversitesi ATK Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.09.2018 tarihli raporda; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre davacının engel oranının %1 olarak, tıbbi iyileşme süresinin ise 3 ay olarak tespit edildiği, itiraz üzerine ATK İkinci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.04.2019 tarihli raporda, davacının aynı yönetmelik hükümlerine göre tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır), iyileşme süresinin ise 3 ay olduğu, davacının maluliyeti yönünden alınan raporlar arasında çelişki nedeniyle ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre rapor düzenlenmesinin istenildiği, Üst Kurul tarafından düzenlenen 11.03.2021 tarihli raporda davacının vücut engellilik oranının %0 ( yüzde sıfır) olduğu, sürekli maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, buna göre aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamada davacının 4.033,41 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının bulunduğunun tespit edildiği, İzmir 3. ATM'nin ...Esas, ...Karar sayılı kararı ile ATK Üst Kurulu tarafından çelişki giderilerek düzenlenen maluliyet raporu esas alınarak 4.033,41 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda İzmir BAM 20. ...'nin ... Esas,... Karar sayılı kararı ile davacının istinaf itirazının kısmen kabulü ile tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan ulaşım, refakatçi gideri gibi giderler yönünden davacının tüm tedavi evrakları getirtilerek yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişisinden rapor alınması gerekçesi ile tedavi gideri alacağı yönünden kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı doğrultusunda uzman doktor bilirkişiden alınan rapora göre davacının tedaviden kaynaklı ulaşım, refakatçi giderleri olmak üzere toplam 5.007,94 TL tedavi gideri alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalıların geçici iş göremezlik tazminatı ile bu tutarda tedavi gideri tazminatından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zararlardan kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL teminat limitinde sorumlu olduğu, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre kazadan kaynaklı olarak sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat alacağının reddi gerektiği anlaşıldığından davacının kısmen kabulü ile toplam 9.040,94 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça davalı işleten ve davalı sürücüden manevi tazminatın tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı 30/06/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının 3 ay süreyle geçici maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, davacının kazada bir kusurunun bulunmadığı, davalının kusurlu olduğu, davacının meydana gelen olay nedeni ile duyduğu acı ve elem nedeniyle manevi tazminat talep ettiği, manevi tazminatın, zenginleşme aracı olmadığı gibi, manevi tatmin duygusu oluşturacak miktarda olması gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza geçirenin yaşı, kaza tarihi dikkate alınarak manevi tazminattan sorumlu davalı işleten ve davalı sürücü aleyhine hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 4.033,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.007,94 TL tedavi gideri alacağı olmak üzere toplam 9.040,94 TL maddi tazminatın davalı Türkiye Sigorta A.Ş. Yönünden 12.06.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden 30.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,
2-Manevi tazminat davasının KABULÜ İLE; 5.000,00 TL manevi tazminatın 30.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Ertan Kırışkuzu ve Memet Kırışkuzu'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Maddi tazminat yönünden alınması gereken 617,58 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 68,31 TL nispi harç indirildikten sonra kalan 549,27 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Manevi tazminat yönünden alınması gereken 341,55 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 17,08 TL nispi harç indirildikten sonra kalan 324,47 TL harcın davalılar Ertan Kırışkuzu ve Memet Kırışkuzu'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davacının yatırmış olduğu 31,40 TL başvurma harcı ile 85,39 TL nispi harç toplamı 116,79 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak davacının Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kaldırma kararından önce ve sonra yapmış olduğu 4.050,00 TL bilirkişi ücreti, 3.247,00 TL ATK fatura ücreti ve 431,05 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 7.728,05 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 3.493,44 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.040,94 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Maddi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 9.040,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,
9-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Manevi tazminat davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar Ertan Kırışkuzu ve Memet Kırışkuzu'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
08/10/2025
Katip...
E-imza
Hakim ...
E-imza