T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/410 Esas
KARAR NO: 2025/778
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2025
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; 31/12/2022 tarihinde davacıya ait... plakalı araç ile dava dışı...plakalı aracın çarpışması sonucu iki araçlı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili tarafından araçtaki hasarının tazmini amacıyla davalı kasko şirketine müracaat edildiğini ve bu kapsamda davalı şirketçe müvekkilin aracında 66,657.75-TL hasar tespit edildiğini, her ne kadar hasar miktarı bu şekilde hesaplanmış ise de gerçekte bu hasar miktarının daha fazla olduğunu, bağımsız eksperden alınan rapora göre araçta 139.468,22-TL civarında hasar meydana geldiğini, davalı kasko şirketince yapılan 66,657.75-TL ödemenin mahsubu neticesinde müvekkile 72.810,47-TL hasar farkı ödemesi yapılması gerektiğini, ... plakalı araç için davalı sigorta şirketin nezdinde kaza tarihi itibariyle kasko poliçesi mevcut olup, davalı sigorta şirketi 31/12/2022 tarihinde gerçekleşen rizikodan sorumlu olduğun, iki defa davalı sigorta şirketine başvurmalarına rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını, arabulucuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilin aracının ticari nitelikte olması, uyuşmazlığın kasko poliçesinden kaynaklanıyor olması nedeniyle ticaret mahkemesine dava açmak zorunda kaldıklarını, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, ancak davalı sigorta şirketi tarafından eksik ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi, KDV tutarının da tamamından sorumlu olduğunu, ancak sigorta şirketi müvekkilin aracının hasar bedelini düşük hesapladığın ve KDV tutarını da müvekkiline ödemediğini, açıklanan nedenlerle HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davalarının kabulüne, şimdilik, 100,00 TL-TL hasar farkı bedelinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt tarihi olan 31/12/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın iddialarını kabulü etmediklerini, taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kazanın 31/12/2022 tarihinde gerçekleştiğini, zamanaşımı süresi dolduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 4.HMK 121 md. gereği delillerin müvekkiline tebliğinin gerektiğini, taraflarına iletilen dava dilekçesinin ekinde olması gereken belgeler yer almadığını, davanın esasına ve usule ilişkin itirazları sunabilmeleri için tüm delillerin taraflarına ibrazı gerektiği, müvekkili olan sigorta şirketi kasko sigorta poliçesi şartları gereğince davacının gerçek zararını ödediğini, hasarlı parçaların hurda değerinin de gerçek zarar hesaplanırken düşülmesi gerektiğini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil sigorta şirketinin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması gerektiğini, davacı yanın avans faizinden az olmamak üzere enflasyon oranında faiz talebi hukuka aykırı olduğunu, temerrüt tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, davacının gerçek zararı poliçe şartlarında mevcut kloz ve muafiyetlere uygun olarak ödendiğinden davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER:
Kasko poliçesi, hasar dosyası.
GEREKÇE:
Dava sigorta sözleşmesi kapsamında maddi hasarlı trafik kazası sonucu sigortalı davacının aracında meydana gelen maddi hasarın, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortacı olan davalıdan tazminine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.1420/1'e göre; sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.10. Maddesine göre; sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Dolayısıyla kasko sigortasından kaynaklı uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu ve poliçe genel şartları gereği iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olmaktadır (Yargıtay 4. HD... Esas,... Karar). Ayrıca genel şartların B.1. Maddesine göre; sigortalı ve/veya sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmak zorundadır.
Sonuç olarak; zamanaşımı süresinin, sigortalı menfaattarın rizikoyu öğrendiği tarihten itibaren başlayan beş günlük (iş günü) ihbar süresinin geçmesi ile işlemeye başlayacağı, dosyadaki bilgi ve belgelerden, tazminat alacağını doğuran rizikonun (maddi hasarlı trafik kazası) 31.12.2022 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle, hak sahibi olarak anlaşmalı tedarikçi firmalara ve davacı vekiline 17.03.2023 tarihinde tazminat ödendiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava ise 08.05.2025 tarihinde açılmıştır. Bu durumda ödeme tarihinden dava tarihine kadar olan sürede, iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle süre yönünden REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehe vekâlet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 2.080,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/09/2025
Katip...
Hakim...
¸