T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/44
KARAR NO: 2025/44
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 09/01/2025
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
Davacı vekili tarafından hasımsız olarak İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı konkordato davası açılmış, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi 10.01.2025 tarihinde ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davacı ... borcunun büyük bir bölümünün Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunan davacı ... Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin borçlarına müteselsil kefaletinden kaynaklı olduğu belirtilerek, dosyayı mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın mahkememiz dosyası içine alındığı, davacının dava dilekçesi ve konkordato projesi incelendiğinde, projenin geçici mühlet verilmesi için yeterli olup olmadığının denetlenmesi sırasında dosyanın ana davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilerek, davacının konkordato ve geçici mühlet talebinin değerlendirilmesi için dava dosyası ele alındı:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilen İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davacı ...'ün eşi ile birlikte ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurarak iş hayatına atıldığını, 31.03.2023 tarihinde hisselerinin tamamını eşi ...’e
devretmek suretiyle aktif iş hayatından çekilerek yaşamına ev hanımı olarak devam
ettiğini, davacının kurucu ortağı olduğu ve 2023 yılına kadar görev aldığı ...
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin kullanmış olduğu tüm kredi sözleşmelerinde kefalet imzaları
bulunduğunu, davacının şahsi kefaletleri ve vermiş olduğu
taahhütlerinden ötürü icra ve
haciz baskıları ile karşı karşıya kaldığını, mevcut durum itibariyle hem şahsın kendinin ve hem de
şirketinin ödeme güçlüğüne girmesinden dolayı gelir/gider orantısızlıkları oluştuğunu, hissesini devrettiği şirketin konkordato talep etmesinden dolayı tüm mal varlığı ile şahsi olarak şirketin borçlarına kefil olan davacının da konkordato talep etmesinin zorunlu bir hal aldığını, şirket hakkındaki konkordato talebinin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında derdest olduğunu, borçları şirketle birlikte ödemeyi taahhüt ettiğini, iş bu nedenle dava dosyasının İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve konkordato talebinin kabulüne, öncelikle geçici mühlet kararı verilmesine, kesin mühletin sonuçlarının geçici mühlete uygulanmasına ve diğer tedbirlerin alınmasına, komiser atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas ... Karar sayılı 10.01.2025 tarihli kararı ile dosyanın mahkememizin... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderilerek, ... Esas sayılı dosyası arasına alındığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı davasında, davacı ... ve Ticaret Limited Şirketi ile şirket ortağı ... tarafından konkordato talebinde bulunulduğu ve şirket ile şirket ortağı gerçek şahıs yönünden 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, birleşen davada davacı ...'ün asıl davanın davacısı ...'ün eşi, davacı şirketin de eski ortağı olduğu belirlenmiştir.
Birleşen dava ile mahkememizde görülmekte olan davaların birlikte görülmesinde yasal olarak bir tereddüt görülmemiş, ancak İİK 286. Maddesinde istenen belgelerin eksiksiz sunulup sunulmadığı incelenmiş, birleşen davaya sunulan dava dilekçesi ve konkordato ön projesinin incelenmesinden, konkordato projesinin uygun olmadığı görülmekle birleşen davanın tefrikine karar verilmiş, ... hakkında açılan birleşen davanın tefrik sonrasında mahkememizin ... Esas sırasına kayıt olunmuştur.
İİK'nun 286. Maddesinde konkordato talebinin nazara alınması şartları düzenlenmiş ve madde metninde yer alan belgelerin eklenmesi zorunluluğu ortaya konulmuştur.
Dosyaya sunulan dava dilekçesi ve konkordato ön projesinin incelenmesinden; davacının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde bulunan ortaklık hisselerinin tamamını 31.03.2023 tarihinde eşi ...'e devrettiği, aktif iş hayatından çekilerek yaşamına ev hanımı olarak devam ettiği, dolayısı ile geçmiş dönemlerden itibaren şirketin yapmış olduğu borçlanmaların tamamında şahsi kefaletinin bulunduğu, davacının ayrıca kendi şahsına ait kredi kartı ve kredi borcunun bulunduğu, konkordato projesinde davacının üzerine kayıtlı gayrimenkul ya da mal varlığının bulunmadığı ve herhangi bir gelirinin de bulunmadığının bildirilmiş olması karşısında, davacının gerek şirkete olan kefaletinden dolayı olan borçlarını, gerekse kendi şahsına ait kredi borçlarını ödeyemez duruma gelmiş olması ile vade ve tenzilat konkordatosu talep etmesi karşısında, davacının gelirinin olmadığı ve borçlarını ödeme imkanının olmayacağı değerlendirilmiştir.
Konkordato müessesesi, tenzilat veya vade önererek borçların belirli şartlarda ödeme teklifini içerir. İİK'nun 286/1 maddesinde de ön görüldüğü üzere borçların teklif edilen konkordato projesi kapsamında ödenebilmesi için mali kaynağın da yeterli ve inandırıcı şekilde açıklanması gerekir. Sunulan ön projede vade konkordatosu teklifinde bulunulduğu, davacının vaat edilen aylık ödemeleri sağlayacak bir gelirin veya kaynağın mevcut olmadığı, konkordato projesi kapsamında teklifin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığının baştan belli olduğu, borçlunun sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesinin amacına uygun düşmediği, dolayısı ile yeterli bir ön projenin varlığından bahsedilemeyeceği kanaatine varılmakla, konkordatonun ve geçici mühlet verilmesi şartlarının oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davacının geçici mühlet talebinin ve konkordato talebinin reddine,
Karar tarihi itibarı ile alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/01/2025
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı