T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/457 Esas
KARAR NO: 2025/873
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 22/05/2025
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 23.03.2022 tarihinde çalışma yaptığı esnada İzmir İli, Bornova İlçesi, Atatürk Mh. 888 Sk. İle No:5 önü mevkiinde bulunan müvekkili kuruma ait yer altı şebekesine zarar verdiğini, hasar sebebiyle müvekkili kurumun zararının 980,17 TL olduğunu, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında hasar bedeli ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.200,10 TL'nin ödenmesi için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı kurum tarafından takibe itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, takip konusu meblağın belirlenebilir olduğundan likit bir alacak olduğunu, arabuluculuk sürecine başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığı belirterek, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin ... Esas sayılı dosyasındaki tarafların dava konularının ve hukuki sebeplerinin arasında maddi ve hukuki irtibat bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca dava dosyalarının birleştirilmesi talebinde bulunduklarını, müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığından, davanın dava konusu bölgedeki altyapı işlerini yapan ihbar edilen ... İnşaat Proje Hafriyat San. Ve Tic. Ltd. Şti. bakımından devam edilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde belirtilen mahalde Müvekkil Şirketin altyapı hizmetleri ile ilgili işleri bizzat yapmadığını, yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yaptıklarını, dava konusu mahallerdeki çalışmaların ihbar edilen ,,,, tarafından yürütüldüğünü, müvekkili Şirketin davacı tarafından varlığı iddia edilen hasardan sorumlu olmadığını, müvekkili Şirket ile davayı ihbar ettikleri şirketler arasında sözleşme akdedildiğini ve dava konusu çalışmaların tamamının ihbar edilenler tarafından tüm sorumlulukların kendilerine ait olmak üzere yürütüldüğünü, dolayısı ile ihbar olunanların çalışmalarından doğacak zarar ve ziyandan dava konusu adreste bizzat bulunmayan ve işveren sıfatı olmayan Müvekkili Şirketin sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili Şirket ile ihbar olunanlar arasında akdedilen sözleşmenin ilgili maddesi gereğince, çalışmalar sırasında doğacak bütün zarar ve ziyandan davayı ihbar ettikleri yüklenicilerin sorumlu olacağını, davacının dava konusu hasar nedeniyle talep ettiği harca esas değer olarak belirtilen her bir alacak için ayrı ayrı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin eylemleri ile dava konusu arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının meydana gelen zarara kendisinin de sebebiyet vermiş olabileceğini, davacıya ait altyapının usulüne uygun tesis edilmemesi nedeniyle davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiği, yüklenici firmanın davacının altyapısını uygun derinlikte tesis etmediğini, altyapısının üzerinde herhangi bir ikaz bandının bulunmadığını ve altyapısında kum ve bypass malzemesi olmadığını bildirdiğini belirterek, öncelikle birleştirme talebinin kabulüne, davanın ihbarına, devamında davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...Kağıtçılık Telekom İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin...Esas sayılı dosyasındaki tarafların dava konuları ve hukuki sebepleri arasında maddi ve hukuki irtibat bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca dava dosyalarının birleştirilmesi talebinde bulunduklarını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, harca esas değer olarak belirtilen alacak miktarlarına itiraz ettiklerini, her bir alacak için ayrı ayrı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde tek taraflı tuttukları hasar bedel parçalarına yönelik evrakın imzasız hali ile sunulduğunu, hasarın oluştuğu iddia edilen mahalde ve zararın olduğu tarihte bir çalışmanın olup olmadığı varsa bu çalışmanın kim tarafından yaptırıldığı ve zarar ile bu çalışma arasında uygun illiyet olup olmadığının da tespit edilmesi gerektiğini, davacıya ait altyapının usulüne uygun tesis edilmemesi nedeniyle davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiğinden, usulsüz altyapıda meydana gelen hasara ilişkin altyapının yönetmeliğine uygun yapılıp yapılmadığı herhangi bir ikaz bandının bulunmadığı ve kum ve bypass gibi malzemelerin olmadığı hususu değerlendirildiğinde dahi müvekkil şirketin söz konusu iddia olunan zarar ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını belirterek, dava dosyalarının birleştirilmesine, davanın öncelikle usulden reddine mahkeme aksi kanatte ise esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafça açılan ve tarafları, konusu, sebepleri arasında hukuki ve maddi bağlantı bulunan mahkemenin... Esas Sayılı dosyaların HMK. 166. Uyarınca birleştirilmesine karar verilmesini, müvekkili... dosya kapsamında taraf ehliyetine sahip olmadığını, Müvekkilinin davalı şirketin yalnızca çalışanı olup dava konusu olayla en küçük bir ilgi ve alakası bulunmadığını, bu haliyle müvekkilinin dava konusu olayla doğrudan bir ilgisi bulunmayıp yalnızca şirket adına hareket eden bir çalışan olduğunu, asıl tarafın davalı şirket olduğunu, alacağının kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirketin iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, harca esas değer olarak belirtilen alacak miktarlarına karşı zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hasar bedeline ilişkin herhangi bir delil tespiti davası yahut keşif evrakı sunmadığını, hasarın meydana geldiği yere ilişkin hasarın nasıl oluştuğuna dair herhangi bir açıklama dahi yapılmadığını, nasıl hasar verildiğini gösterir herhangi bir delil de sunulmadığını, hasarın meydana gelen yerde o tarihte zarara neden olabilecek herhangi bir çalışmanın olup olmadığının, kim tarafından yapıldığının yapılan çalışmalarla zarar arasında uygun illiyet bağının mevcut olup olmadığının da tespiti gerektiğini belirterek, dava dosyalarının birleştirilmesine, davanın öncelikle usulden reddine mahkeme aksi kanatte ise esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafça ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı Şirkete ait yer altı şebekesinin görmüş olduğu zararın tahsili amacıyla davalılar aleyhinezmir İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça İli, Bornova İlçesi, Atatürk Mh. 888 Sk. İle No:5 önü mevkinde bulunan kendilerine ait yer altı şebekesine davalılar tarafından yapılan çalışma sonucu zarar verildiği iddiası ile meydana gelen hasar bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.200,10 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalılar vekilleri cevap dilekçeleri ile söz konusu dava dosyasının mahkememizin ... Esas Sayılı dosyaları ile maddi ve hukuki irtibat bulunduğundan, davaların birleştirilmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davaların birleştirilmesi başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 166. Maddesinde" Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Somut olayda, Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, birleştirme talep edilen 2025/453 Esas sayılı davada; İzmir İli, Bornova İlçesi, Atatürk Mahallesi'ndeki davacıya ait yer altı şebekesine zarar verildiği iddia edilerek, zararın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiği, mahkememizde açılan davanın da aynı nedene dayalı olarak aynı mevkide daire numarası farklı olduğu belirtilerek aynı nitelikte davanın açılmış olduğu, dosyanın taraflarının aynı olduğu, aynı hukuki nedene dayalı olarak açılmış olduğu, zarar verildiği iddia edilen hususun aynı davalılar tarafından aynı sözleşmeye istinaden davalılarca verildiğinin iddia edildiği, bu kapsamda her iki dosya birlikte değerlendirildiğinde, her iki davanın da aynı hukuki sebebe dayalı olması nedeniyle her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, her iki dava arasında bağlantı bulunduğundan her iki dosyanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi yönünden de uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizin iş bu dosyasının, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamaya birleşen dosya üzerinden devam edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin iş bu dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememiz esas sırasının birleştirme hususu şerh düşülerek kapatılmasına, birleştirme kararının derhal İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına bildirilmesine,
3-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı nihai kararla birlikte yargı yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip...
E-imza
Hakim...
E-imza