T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/58 Esas
KARAR NO: 2025/87
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/12/2024
KARAR TARİHİ: 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş oludğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, oturduğu kentsel dönüşüme girip yıkılınca kiralık ev ihtiyacı hasıl olduğunu, bunun üzerine internet ilanı üzerinden ... Model Karşıyaka Şubesi kanalı ile "... de kayıtlı taşınmazı bulduğunu, kiralama sürecine yönelik tüm görüşmeler ve işlemler emlak şirket yetkilisi ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin, emlakçı işlemleri nedeni ile gerekli komisyonu emlak firmasına ödediğini, müvekkili ile davalı mecuru kiralamak üzere aylık kira bedeli 9.000,-TL üzerinden 15.11.2023 TARİHLİ BİR YIL SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMESİ anlaştıklarını ve imzaladıklarını, müvekkilinin, ekonomik olarak zor günler geçirmesi nedeni ile çalıştığı kuruma lojman başvurusu yaptığını, başvuru neticesinde lojman çıkması üzerine 16.04.2024 tarihinde ev sahibi sıfatı ile imza atan davalı ...'in telefonuna gönderdiği ... mesajı ile durumu bildirdiğini, mesajda durumu ...'e anlattığını ve kendisinin durumdan haberdar olduğunu da belirttiğini, müvekkilinin tüm gelişmeleri hem davalıya hem de emlak şirket temsilicisine an be an bildirdiğini, davalı tarafın, müvekilinin kiraladığı evin 2 kat üstünde oturduğu halde kötü niyetli olarak müvekkili ile hiç bir şeklide görüşmediğini, aramalarına cevap vermemiş muhatap olmadığını, müvekkilinin sürekli emlak şirket çalışanı kızı ve ya da yakın akrabası ... isimli kişiye yönlendirdiğini, davalının bu beyanı ve önceki beyanları doğrultusunda müvekkili emlak şirket çalışanı ... ile iletişime geçtiğini ve evi 03.05.2024 tarihinde boşaltığını yine bu kişinin yönlendirmesi ile aynı apt.da 2.katta oturan davalının kardeşi ... hanıma evin anahtarını telim ettiğini, müvekkilinin akabinde de yine davalı tarafa gelişmeleri ve mağduriyetini içeren 19.05.2024 tarihli mesajı gönderdiğini, müvekkilinin bu yaşananlar sırasında evin gerçek sahibinin kim olduğu konusunda şüpheye kapıldığını ve buna ilişkin ... isimli emlak danışmanına ısrarla sorması üzerine, ..., evin gerçek sahibinin davalının babası ... isimli kişi olduğunu söylemesi ile öğrendiğini, davalı ile emlak danışmanı ... birlikte hareket ederek, davalının kendisine ait olmayan bir evi müvekkiline kiralayarak haksız kazanç peşinde olduğunu ve müvekkili kandırarak kötüniyetini ortaya koyduklarını, zira bu ev ... isimli kişiye ait ise kira kontratında bu kişiyi temsilen şeklinde ayrıca yazı yazıp o haliyle imzalaması gerekmekte olduğunu, gerek davalı gerekse emlak danışmanı müvekkile eksik ve yanlı bilgi vererek kontratı imzalattıklarını, konuya ilişkin şartların varlığı halinde vekaletsiz işgörmekten haklarında tarafımızca ayrıca suç duyurusunda bulunulacak ve maddi-manevi tazminat davası açılacağını, sürecin devamında müvekkil elektrik-su ve doğalgaz aboneliklerini iptal ettirdiğini ve bunları yine emlak şirket temsilcisi ... isimli kişiye gönderdiğini, sonrasında da ev başka bir kişiye kiraya verildiğini, İmzalanan kira sözleşmesinin 15.m.si uyarınca müvekkil, davalıya nakit olarak 9.000,-TL. depozito bedeli ödediğini ve ayrıca da bir kira bedeli tutarı olan 9.000,-TL. Bedelli teminat senedi verdiğini, ev Mayıs-2024 tarihinde 12.500,-TL.bedel ile ...tarafından başka birine kiraya verildiğini, davanın kabulüne karar verilmesini, davaya konu teminat senedinin ödenmemesi hususunda teminat mukabilinde ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne ve dava kesinleşinceye kadar tedbiren ödeme yasağının konulmasına, bononun iptaline ve müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında imzalanan 15.11.2023 tarihli 1 Yıllık Kira Sözleşmesi kapsamında verilen 9.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır.
Dava, İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararında; davanın kıymetli evrakın iptaline yönelik olduğu belirtilerek ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; davalının kendisine ait olmayan bir evi davacıya kiralayarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, lojman başvurusunda bulunduğunu, davalıya evi teslim edeceğini bildirdiğini, davalının da hafta sonu evi teslim alalım şeklinde kendisine mesaj gönderdiğini ve 03.05.2024 tarihinde evi boşaltarak evin anahtarını aynı apartmanın ikinci katında oturan davalının kardeşi ...'a teslim ettiğini, konuya ilişkin emlak şirketi çalışanına 18.05.2024 tarihli bilgilendirme mesajı gönderdiğini, evin 2024 Mayıs ayında 12.500,00 TL bedelle ... tarafından başka birine kiraya verildiğini, evde herhangi bir hasar ve ödenmeyen kira bedeli olmadığı halde davalının uzun süre geçmesine rağmen teminat senedini iade etmediğini beyan ederek, bir kira bedeli tutarı 9.000,00 TL bedelli teminat senedi olarak verilen bononun iptaline ve davacıya iadesine karar verilmesinin talep edildiği, hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, davacı tarafça açılan dava ile taraflar arasındaki kira sözleşmesi kapsamında sözleşmenin 15. Maddesinde yer alan ilave olarak kira bedeli karşılığı depozito teminat senedi olarak alınacaktır, hükmüne istinaden verildiği iddia edilen 9.000,00 TL bedelli teminat senedi yönünden bu senedin teminat senedi olduğu ve sözleşme kapsamında davacının tüm edimlerini yerine getirmesi ve sözleşmeden kaynaklanan bir hükümlülüğünün bulunmadığı iddiası ile senedin iptali ve iadesi istemine yönelik dava olduğu, davanın esasında bu senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti niteliğinde menfi tespit davası olarak nitelendirilebileceği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede dava konusu senedin kira kontratının 15. Maddesi kapsamında verildiği ve kira sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve görevli mahkemenin buna göre belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı içlerine bakmakla görevlidir.
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde ise "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; "Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları....görürler" hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kira sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verildiği iddia edilen teminat senedinin iptali, iadesi/bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik dava olduğu, HMK'nın 4. Maddesi gereğince kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalarda görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, somut olaydaki uyuşmazlığın da kira ilişkisinden doğan dava konusu teminat senedine yönelik olduğu, bu nedenle görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, mahkememizin görevsiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, daha evvel görevsizlik kararı verildiğinden ve olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan karar istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davayı görmeye Mahkememiz görevli olmayıp İzmir .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin (Görevsizlik kararını veren) görevli olduğundan davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi (olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi) için dosyanın re'sen İzmir BAM İlgili Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda görevli mahkemece nihai kararda değerlendirme yapılmasına
Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24.01.2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı