T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/638 Esas
KARAR NO: 2025/695
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/07/2025
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu İzmir Balçova Belediye Başkanlığı'nın istemiyle müvekkili davacı...ca davalı-borçluya, 28.12.2023 tarihli ...no.lu 201.163,74.TL tutarlı faturada ve de 26.02.2024 tarihli ... no.lu 732.562,61 TL tutarlı faturada belirtilen mal ve hizmet sunumu da içeren tüm işleri eksiksiz yaptığını, müvekkilinin söz konusu işi gerekli tüm özeni göstererek ve eksiksiz olarak yaptıktan sonra davalının İş Bitirme Tutanağı tuttuğunu ve bu dosyalarını tamamlamak için de müvekkilinin kestiği faturaları da ilgili dosyalara eklediğini, müvekkili davacı tarafından kesilen 28.12.2023 tarihli ve 26.02.2024 tarihli faturaların ayrıca kesildiği gün mail ile de davalı belediyeye yine tebliğ edildiğini, faturaları tebliğ alan, İş Bitirme dosyasını hazırlayan ve tamamlayan ve de faturaları tebliğ almadan ödemeyi zaten sistemleri gereği de yapmayan davalı-borçlunun müvekkili davacı-alacaklıya 09.02.2024 tarihinde 50.000,00 TL ve 29.02.2024 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere ödenmesi gereken rakamdan 100.000 TL'sini ödediğini, davalı-borçlunun ödemeleri geciktirmesi nedeniyle, borçlu belediyeyi temerrüde düşürmek için arz edilen durumda ayrıca ihtar ve de yazılı ihtar gerekmediğini, ancak daha önce ödemelerin yapılması şifahen zaten istenildiğinden ödemelerin devam edebilmesi amacıyla da müvekkili tarafından İzmir...Noterliği'nin 06.06.2024 tarihli... yevmiye numaralı ihtarı faturalarda ödenmeyen miktar ve faizi hesaplanmak suretiyle davalı borçluya gönderildiğini ve 10.06.2024 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiğini, ihtarname sonrasında 550.000.TL'sinin ödendiğini, bakiye asıl alacak ve işlemiş faiz dahil toplamda 600.282,00 TL'nin müvekkili hesabına ödenmesi gerektiğinin İzmir ... Noterliğinin 13.02.2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı ile gönderildiğini ve davalı borçluya da 14.02.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, bunun üzerine davalı-borçlunun 21.02.2025 tarihinde müvekkilinin hesabına 276.349,92 TL daha ödeme yaptığını ancak bakiye kalan miktarı ödemediğini, kalan ödemenin yapılmaması nedeniyle İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... E.sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin haksız yere durduğunu, arabuluculuk sürecine başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile davalı-borçlunun İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, takibe konu edilen borcun likit ve muayyen olması nedeniyle ve yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu nazara alınarak, davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve belirlenecek bu bedelin davalı tarafından davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı-borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
6102 Sayılı TTK'nun 12/1.maddesine göre ; bir ticari işletmeyi kısmende olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Aynı kanunun 11.maddesinde ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki fark ve sınırlar düzenlenmiştir.
TTK'nun 16/2.maddesinde; "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." hükmü yer almaktadır. Bu hükümden de açıkça anlaşılacağı üzere belediye tüzel kişiliği tacir sayılmaz.
Somut olayda, davanın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal ve hizmet sunumuna dayalı olarak eser sözleşmesinden kaynaklı düzenlenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı belediye başkanlığı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğu, davanın mutlak ticari dava olmadığı, ayrıca TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamayacağından Belediye Başkanlığının tacir olarak kabulü mümkün olmadığından davacı tacir olsa dahi davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/15-301 Esas,2015/2659 Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/15-440 Esas,2015/1769 Karar ) dava konusu uyuşmazlık yönünden görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla; mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği karar istinaf edilmeksizin kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde; kararın istinaf incelemesi sonucu kesinleşmesi halinde ise Bölge Adliye Mahkemesi Kararının tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bu dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
5- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.