T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2009/819 Esas
KARAR NO : 2025/805
DAVA : İtirazın İptali (Adi Ortaklığa Dayalı Alacak İstemli)
DAVA TARİHİ: 17.09.2019
KARAR TARİHİ: 24.09.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında pasta imalat ve satışı ile satış sonrası elde edilecek karın yarı-yarıya paylaşımı konulu adi ortaklık sözleşmesi aktolunmuş olup, buna göre mutabık olunan ortaklık 15 Aralık 2009 tarihine kadar yürümüş, ilgili tarihte karşı tarafın fiilen davacı işletmeye sokmaması suretiyle son bulduğunu, davacı tarafa ait ve ortaklık kullanımına teslim edilen sözleşme eki liste ile ve sözleşme eki dışında bir grup daha pasta imalat ekipmanı karşı yana ait işletme ve imalathanede kaldığını, davacı tarafın ortak işletmeye sokulmaması nedeniyle karşı tarafın uhdesinde bulunan davacı tarafın ortaklığa sunduğu ekipmanların tespiti ve tedbir içerikli talepler üzerine İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi... Esas Değişik iş tedbir kararları vermiş, verilen kararlar İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası üzerinden infaz edildiğini, karşı tarafın şirket tüzel kişiliğinin merkezi dava dilekçesinde belirtilen adres olup, imalat yeri olarak Bornova-199 Sk. No:2/D adresinde faaliyet yürütmekte olduğunu (bu adres aynı zamanda davacı tarafa ait ve yanların kullanımına sunulmuş ekipmanların kurulu olduğu/bulunduğu adres olarak bilinmekteyken, bilahare karşı tarafın, davacı tarafa ait bir kısım ekipmanları 8229/1 sokak No: 18-Odin İşmerkezi-İstasyonaltı Mh. Çiğli-İzmir adresine taşınmış ve kullanılmakta olduğunu), taraflar arasında sözleşmenin yürürlük ve imza tarihinde bu yana imalat ve satış işleri yapılmış yüklü miktarlarda ciroya ulaşılmış olduğunu, gerek imalat ve gerekse satış aşamalarında bilfiil davacı tarafın katkı ve çalışmaları taraflarca bilinmekte olduğunu, Sektördeki kar marjı taraflarca bilindiğini, gerekirse bilirkişiler eliyle tespitinin de olanaklı olduğunu, sözleşme uyarınca taraflar arasında her ay sonunda kar hesabı yapılıp, pay edilecekken davacı tarafın taleplerine rağmen, bu taleplerden kaçınan karşı taraf şirket, hesap görülmesi (yönündeki davacı tarafın ısrarları karşısına, davacı tarafın işletmelerden çektirmiş ... Olduğunu, haksız şekildeki bu el çektirme eylemi karşısında, ortaklık sözleşmesi fiilen sona erdirilmiş olduğundan sözleşmeye bağlı davacı taraf lehine oluşan hakların tazmininin talep olunduğunu, ortaklık faaliyeti olarak yapılan üretim ve vaki satışların çoğunluğu resmi kurumlara yapılmış olup, ortaklık kayıtları ve alıcı kurumlar kayıtları tetkik edildiğinde ciro ve kar paylarına ulaşılabileceğini, taraflar arasında kurulu adi ortaklığın fiilen sona ermiş olduğu gözetilerek, fazla haklar saklı olmak üzere-davacı tarafın ortaklığın feshinden kaynaklanan haklarına karşılık şimdilik 8.000,00 TL'nin karşı taraftan tahsilini, yargı giderlerinin karşı tarafa yüklenmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine açılan davanın haksız, dayanaktan yoksun hukuka aykırı olmakla beraber davacının suçunu bastırma girişimlerinden ibaret olduğunu, öncelikle davalı şirket ile davacı arasında akdolunan sözleşme yalnızca Çiğli ilçesinde bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 2. ... Üssüne unlu mamul verilmesine ilişkin yapıldığını, tarafların iradesinin bu yönde olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği üzere...İmalat ve Satışı Sonrası Elde Edilecek Kararın Yarı Yarıya Paylaşımı" ifadesi çok genel olup sözleşmenin yorumlanmasında davacı tarafın kötü niyetli davrandığını, davalı şirketin daha önce yaptığı ve sözleşmeden sonra aldığı işlerden de pay istenmesi Ticari Örf ve Adete Aykırı olduğunu, sözleşmenin yoruma muhtaç şekilde davacı tarafından hazırlanmış ve davalı şirketin temsilcilerine dayatma ile imzalatılmış olduğunu, çünkü davalı şirket tarafından imza tarihi itibariyle Çiğli 2. ... Üssü ihalesine hazırlanmakta ancak kalifiye eleman ve teçhizatı olmadığından davacı ile çalışmak zorunda kalmış olduğunu, yapılan sözleşme incelendiğinde tam anlamıyla konusu ve süresi belli olmayan yalnızca kar paylaşımını düzenlenmiş bir sözleşmenin tarafların iradesini açıkça ortaya koymadığının açık olduğunu, bu nedenle bu konuda tanık dinlenmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, davacı ...bu tarz sözleşmelerle ortak olduğu ve borca batık hale geldiği şirketler olan ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti., Un-Su Unlu Mamuller Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve unvanında yaptığı küçük bir değişiklik ile... Turizm, İnşaat Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ile ticaret yaptığı diğer bütün gerçek ve tüzel kişilerle maddi olarak zarar verdiğini, davalı şirketin ortaklarıyla bir vesile ile tanışan ve iş yapma teklifi götüren davacı gerçek yüzünü daha sonra ortaya koyarak davalı tarafın tüm işlerine ortak olmaya çalıştığını, davacı ile yapılan sözleşmede belirtilen tüm imalat makine ve teçhizatlar kendisi tarafından çeşitle yerlere satılmak ve taşınmak suretiyle alındığını, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile yapılan tespitte davalı şirkete ait makine ve teçhizatların tespiti yapıldığını, bu nedenle Mahkemece bu dosya nezdinde yapılan tespite de itiraz ettikleri ve kabul etmediklerini, içeriğindeki ibarelere hiçbir yorum yapmadan ve arkasında bir art niyet aramadan davacı ve eşi tarafından hazırlanmış olduğunu bildiklerinin detaydan uzak muğlak ibareler içeren bu sözleşmeyi imzalayan davalı şirket ortakları, davalı şirketin ticari olarak ihaleye hazırlandığı ve en çok ihtiyacı olduğu bir anda bir nevi muhtaç olduğu bir durumda sözleşme ekinde bulunan makine ve teçhizatlara ilişkin 25.000,00 TL bedelli senet... tarafından davalı şirket ortağı olan ...'dan istenildiğini, bunun üzerine davalı şirketin ortaklarından olan... kardeşi... tarafından imzalanan tanzim ve vade tarihi boş 25.000,00 TL bedeli senet daha sonra iade edilmesi amacıyla davacı tarafa teslim edildiğini, davacı tarafından yaklaşık bir yıl içerisinde sözleşme ekinde bulunan makine ve teçhizatlar çeşitli yerlere satılmak veya taşınmak suretiyle alınmış olmasına rağmen davalı şirket ortakları tarafından davacı tarafa verilen senet davacı tarafından...'a iade edilmemiş olduğunu, davalı şirketin ortakları ve yetkilileri tarafından davacı tarafın hesaplarda usulsüzlük yaptığı tespit olduktan sonra davacı defalarca görüşmeye ve hesap vermeye çağrılmış ancak davacı her seferinde ya telefonlara çıkmayarak yada mazeretler üreterek görüşmekten imtina ettiğini, davacı tarafından yapılan usulsüzlük, vekaleti olmadığı halde davalı şirketin alacağını tahsil ederek davalı şirkete teslim etmemiş olduğunu, davacı tarafından yapılan usulsüzlüklere ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş ve hakkında İzmir ... İcra Dairesi'nin davalı şirkete uğrattığı zararı olan toplam 103.985,19 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacı şirket ortağı...kardeşi... tarafından söz konusu malzemelere ilişkin, Teminat olarak verilmiş tanzim ve vade tarihi boş 25.000,00 TL bedelli senedin üzerine doldurulduğunu, söz konusu senedi doldururken imalathanede çalıştığı dönemde rahatça ulaşabildiği davalı şirketin kaşesini kullandığı ve senedin üzerine basmak suretiyle şirketi de borçlu hale getirmiş olduğunu, söz konusu senedi sanki alacağı varmış gibi işleme koyarak... isimli şahsa ciro etmiş göstermiş ve davacı tarafın Manisa'da vekalet ilişkisi bulunan Avukatı ... aracılığı ile öncelikle Mahkemeden ihtiyati haciz kararı alarak Manisa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile ... ve davalı şirket aleyhine icra takibine girişmiş olduğunu, davacı tarafın, davalı şirket tarafından başlatılan icra takibine ilişkin olarak suç duyurusunda bulunulmuş bu suç duyurusunda senedi icra takibine kendisinin vermiş olduğu ve parayı kendisinin tahsil ettiğini kabul ve beyan ettiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri, ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesine dair hüküm tesisini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesi özetle; davalı şirketin cevaplarının gerçek olmayıp reddinin gerektiğini, ayrıca cevapların dava ve olaylarla ilgisinin de olmadığını, cevapların aksine davacı tarafın, olaylar nedeniyle yaklaşık 300.000,00 TL hak kaybına uğradığını, cevaplarda davacı tarafın suçlanmaya çalışıldığını, gerek sözleşme gerekse yapılan tespitte davalı şirketin uhdesinde yapılan İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş davacı tarafa ait ekipmanlar gözetildiğinde, davalı şirketin, davacı tarafı hem kazançlarından zarara uğratıldığını, hem piyasa itibarını zedelemiş ve hem de ekipmanları iade etmemiş olduğunu, davacı tarafın bu davayı açınca, davalı şirketin, davacı taraf aleyhinde usulsüz ve suç oluşturur şekilde, ilamsız icra takibi başlattığını, bu takibin usulsüz tebliğ ile kesinleşerek, evinden çocuklarının gözü önünde, ev eşyaları haczedilip kaldırıldığını, hukuk ve ceza şikâyetlerinde bulunan davacı tarafın karşı yapılan icra ve tebliğlerin usulsüzlüğü tespit edilerek iptal edildiğini, İzmir ... İcra Dairesi'nin...sayılı İcra dosyası ve İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, ayrıca davalı şirketin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı... sayılı Soruşturma dosyasında, usulsüz tebligatlar ve icra işlemleri nedeniyle şikâyet edildiğini, soruşturmanın sürmekte olduğunu, davalı şirketin usulünce hak aramayı değil, usulsüzlükle davacı tarafı yıldırmaya yönelik davrandığını, davalı şirketin ...davacı şirketin eski eşi ... evinde tehdit ve eve girmeye çalışmış, hakkında İzmir Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 25.01.2010 tarihli başvuru ile soruşturma yürütüldüğünü, davalı şirketin cevaplarında ileri sürdüğü Manisa icra takibi ve diğer konular dava ile ilgili olmadığını, aynı şekilde davalı şirketin "suç bastırma" gayreti ile başvuruların yapmakta olduğunu, açıklanan nedenlerle cevapların reddini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından verilen cevaba cevap dilekçesini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapmış oldukları ... sayılı suç duyurusu ve ekinde bulunan eklerden anlaşılacağı üzere davacı tarafın güveni kötüye kullanarak tahsil ettiği tüm paraları kendi uhdesinde tuttuğunu, davalı şirkete hiç para vermeyen davacı tarafın, kötü niyetli olarak muğlak ve ticari örf ve adete göre yoruma muhtaç bir sözleşmeye dayanarak davalı tarafın tüm işlerine ortak olma çabası içerisinde olduklarını, yapılan tespitte, tarafların aynı sektörde olmamasından kaynaklı olarak davalı şirkete ait ve faturalı makine ve teçhizatlarını kendisinin gibi göstermeye çabasından başka bir şey olmadığını, davalı şirketin ortaklarından olan ... kardeşi... tarafından imzalanan tanzim ve vade tarihi boş 25.000,00 TL bedelli senet daha sonra iade edilmesi amacıyla makine ve teçhizatlara karşı davacı şirkete teslim dildiğini, davacı tarafından yaklaşık bir yıl içerisinde sözleşme ekinde bulunan makine ve teçhizatlar çeşitli yerlere satılmak ve ya taşımak suretiyle alınmış olmasına rağmen davalı şirket ortakları tarafından davacıya verilen senet, davacı tarafından ... iade edilmemiş olduğunu, davacı tarafından verilen cevaba cevap dilekçesinde Manisa'da yapılan icra takibinin dava ile ilgili olmadığını beyan etmiş oldukları, bu da davacı tarafın kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, Manisa'da vekalet ilişkisi bulununa Avukatı... aracılığı ile öncelikle Mahkemeden ihtiyati haciz kararı alarak Manisa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile ... ve davalı şirket aleyhine icra takibine girişmiş olduğunu, ancak alacaklı olarak ... isimli şahsın gösterildiğini, davacı ..., davalı şirket ortakları hakkında bulunduğu suç duyurusunda Savcı huzurunda vermiş olduğu beyanda söz konusu icra takibini kendi yaptırdığını ve parayı kendisinin tahsil ettiğini açıkça ifade ettiğini, sonuç olarak davacı tarafın sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir alacağının bulunmadığı gibi davalı şirkete 103.985,19 TL ve 25.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olduğunu, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olmakla davacı tarafın taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II-BİRLEŞEN DAVADA (İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas,..Karar Sayılı),
DAVA: Birleşen dosyada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., davacı şirket ile adi yazılı sözleşme ile kısmi ve süreli ortaklık anlaşması yapmış olduklarını, davalı tarafı, davacı şirketin namına yaptığı para tahsilatlarını davacı şirkete teslim etmeyerek kendi şahsi hesabına geçirdiğini, davalı taraf hakkında İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde ... Esas, ... Karar sayılı dosya ile "güveni kötüye kullanma suçundan" dava açılarak tecziyesine karar verildiğini ve kararın Yargıty'ca bozularak "olayın hukuki ilişki" olmasından bahisle sanık davalı tarafın istemiş ve ilk derece Mahkemesi bozmaya uymuş olduğunu, ancak dosyada sunulu evrak, fatura, defter ve kayıtların incelenmiş bilirkişice, davalı tarafın 101.545,02 TL'yi şirket kayıtlarına yansıtmadığı sabit olduğunu, davacı şirket tarafından davalı hakkında İzmir ... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyası ile icra takibine girişilmiş olduğunu ve davalı tarafın dosyaya itiraz etmemiş olduğunu, dosya taraflarınca yenilenerek ... sayılı İcra dosyası ile sayılı numarasına tevzi edildiğini, davalı tarafın aynı ortaklık sözleşmesine dayanarak, davacı şirket hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... Esas sayılı dosyası ile alacak davası açmış ve davanın halen derdest olduğunu, davalı taraf ile müteaddit defalar yaptıkları görüşme neticesinde uzlaşma sağlanamadığını ve ayrıca ... sayılı Arabuluculuk numarası ile yaptıkları müracaattan da bir netice alamadıklarını, açıklanan nedenlerden dolayı dava ile bildirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarının tarafları, konusu ve hatta hukuki sebep ve dayanakları aynı olduğundan davaların birleştirilmesini, İzmir ... İcra Dairesi'nin ...(... sayılı İcra dosyasına yapılan itirazın iptalini, davalı tarafa %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.09.2019 tarih ve...Esas, ... Karar sayılı birleştirme gerekçeli karar evrakı.
Mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas,... Karar sayılı dosyası ekinde, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik İş,..Karar sayılı dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.
İzmir ... İcra Dairesi'nin ...sayılı İcra dosyası UYAP sureti, hem de dosya aslı fiziki olarak celp edilmiştir.
İzmir ... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.
Manisa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası fotokopisi fiziki olarak celp edilmiştir.
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .. Esas, ... Karar sayılı dosyasının akıbeti için birden fazla müzekkere yazılmış ve gerekli evraklar UYAP sistemi üzerinden, hem de dosya aslı fiziki olarak celp edilmiştir.
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,.. Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir Narlıdere Ege Ordusu Komutanlığı'ndan dava konusu taraflar arasında ihale/işlere yönelik defter ve kayıtlara ilişkin bilgi, belgeler celp edilmiştir.
Davacı ... tarafından 16.03.2020 tarihinde, yazı örneklerini içerir Ajanda Tipi Defter dosyaya elden sunulmuştur.
Mahkememizce Makine Mühendisi Bilirkişi ...ve SMM Bilirkişi...'dan oluşan bilirkişi heyetinden 21.06.2013 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Mahkememizce SMM Bilirkişi.., Otomotiv ve Makine Mühendisi Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi...ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi Doç. Dr. ...den oluşan bilirkişi heyetinden 18.04.2017 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Mahkememizce SMM Bilirkişi...Otomotiv ve Makine Mühendisi Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi... ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi Doç. Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetinden 26.06.2019 tarihli bilirkişi heyet ek raporu alınmıştır.
Mahkememizce SMM Bilirkişi...'dan 03.04.2022 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı vekilinin 24.06.2025 tarihli feragat dilekçesi.
Davalı vekilinin 24.06.2025 tarihli feragat dilekçesi.
Bilirkişi heyetinden 21.06.2013 tarihli bilirkişi heyet raporu, 18.04.2017 tarihli bilirkişi heyet raporu, 26.06.2019 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, 03.04.2022 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; asıl ve birleşen davada davacı tarafından, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili 24.06.2025 havale tarihli dilekçesiyle; asıl ve birleşen davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.Davalı vekilinin 24.06.2025 tarihli beyan dilekçesiyle; asıl ve birleşen davada vekalet ücreti talebi olmadığını bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." 312. maddesinde " Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, dava dosyası duruşma günü beklenmeksizin ele alınmış ve davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve Birleşen davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Tarafların vekalet ücreti talepleri bulunmadığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Asıl ve Birleşen davada Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken asıl ve birleşen dosya olması sebebiyle alınması gereken harç 410,27 TL olduğundan, 152,40 TL peşin ve 1.848,00 TL Tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.788,80 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 1.590,13 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde yatıran davacı tarafa iadesine,
4-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan ve varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 24.09.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza