T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/357
KARAR NO : 2025/414
DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 11/01/2025
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülen davanın ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Asıl davada davacı... vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı bankanın Balçova Şubesi’nin mudii olduğunu, davalı... davalı bankanın Balçova Şubesi’nde çalıştığını, müvekkilinin bu banka şubesinde bulunan Alman markı hesabının davalı banka tarafından önce Euro hesabına dönüştürüldüğünü, sonra bu hesaptaki 1.288,00 Euro’nun TL’ye çevrilerek davalı ... tarafından 30/11/2001 tarihinde 47570 numaralı TL hesabına aktarıldığını, bu hesaba aktarılan 1.692,18 TL’nin yine aynı davalı tarafından 03/04/2002 tarihine kadar vadeli olarak yatırılarak müvekkiline makbuz verildiğini, müvekkilinin vade bitimlerinde bankaya gidişlerinde kendisine davalı Belma Gemici’nin hep aynı türden makbuzlar vererek “bankadaki parasının biriktiğini” söylediğini, müvekkili 2004 yılı Nisan ayında hesabından para çekmek için gittiğinde davalı ... kendisine “paranın vadesinin 28/05/2004 tarihinde dolacağını, şu an parasını çekerse faiz alamayacağını” söylediğini, müvekkilinin 2004 yılı Haziran ayında aldığı duyum üzerine davalı banka şubesini aradığını ve kendisine “davalı ... i’nin hesaplarda usulsüzlük yaptığının ve zimmetine para geçirdiğinin” söylendiğini, davalı bankadan Karşıyaka .... Noterliği’nin 02/09/2004 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile şube nezdindeki 10.400,00 TL’nin ödenmesini istediğini ancak ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davalı ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, aynı konuda davalı banka tarafından da suç duyurusunda bulunulduğunu, hakkında dava açıldığını, davalı...yaklaşık 20-30 kişinin parasını aynı yöntemle zimmetine geçirdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.901,00 TL’nin 22/01/2003 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davacı ... vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı ...Balçova İzmir Şubesi'nin müşterisi olduğunu, mevduat hesabının bulunduğunu, aynı zamanda davalı bankanın emekli mensubu olduğunu, Balçova şubesinde gişe yetkilisi olan davalı ... elektrik, su ve kredi kartı borçlarının zamanında ödenebilmesi için vadesiz mevduat hesabından talimat verdiğini ancak bu borçların zamanında ödenmediğini eve gelen ihtarnamelerden öğrendiğini ve bankaya gittiğinde vadesiz hesabındaki 925,00 TL'nin bilgisi haricinde çekildiğini, yine vadeli USD hesabındaki 2.800 USD'nin bilgisi olmaksızın 27/12/2002 tarihinde çekildiğini öğrendiğini, bundan başka Euro hesabından 02/04/2004 tarihinde 370 Euro'nun çekildiğini, 5.861,00 TL'lik hazine bonosunun 09/04/2004 tarihinde 5.710,00 TL olarak kendisinden habersiz bozulduğunu öğrendiğini, davalı... müvekkiline ait 370 Euro, 2.860 USD ve 6.635,00 TL'yi zimmetine geçirerek müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, olayla ilgili şikayetin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2004/81619 sayılı dosyasında yürütüldüğünü; davalı Akbank T.A.Ş.'nin memurlarını ve mevcutların muhafaza edilip edilmediğini denetlemek zorunda olduğunu, meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu; müvekkilinin davaya konu işlemler sebebiyle manevi zarar da gördüğünü belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 370 Euro karşılığı (370x 1.824,00 TL = 674,88 TL harca esas değer) ve 2.860 USD (2.860 x 1.381.000 = 3.949,66 TL harca esas değer) ile 6.635,00 TL toplamı 11.259,54 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.259,54 TL tazminatın ödeme tarihindeki T.C...Bankası Euro ve Dolar satış kuru üzerinden tahsili ile zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davacı ... vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı ... Balçova İzmir Şubesi'nde hesap açmak amacıyla gişe yetkilisi olarak çalışan davalı ... 3.000,00 TL tevdi ettiğini,... Bankası Balçova Şubesi'nde bulunan 19.483,00 TL emekli ikramiyesini davalı... ısrarlı ve inandırıcı telkinleri üzerine EFT ile davalının eşi ... Balçova Şubesi'ndeki hesabına havale ettirdiğini, davalı ...24/11/2003 tarihinde bankaya giden müvekkiline faizleriyle birlikte toplam paranın 20.000,00 TL olduğunu söylediğini, müvekkilinin 2004 yılı Mart ayında nemalardan eline geçen 3.000,00 TL'yi de davalı ...verdiğini, davalının kendisine banka cüzdanı vermediğini, hesaptan 4.000,00 TL'yi elden teslim ettiğini, bu tutarın 09/07/2004 tarihinde davalı...tarafından çekildiğini öğrendiğini, davalının müvekkiline ait toplam 22.400,00 TL'yi zimmetine geçirerek müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı ... hakkında İzmir .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Bankalar Kanunu'na muhalefet ile teselsülen nitelikli zimmet suçunu işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığını; davalı ... T.A.Ş'nin memurlarını ve mevcutların muhafaza edilip edilmediğini denetlemek zorunda olduğunu, meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, davalılardan ... eylemini kolaylaştırdığını ve çıkar sağladığını, müvekkilinin davaya konu işlemler sebebiyle manevi zarar da gördüğünü belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 22.400,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 32.400,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/46 Esas sayılı davasında davacı ... vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı ... Balçova İzmir Şubesi'nin müşterisi olduğunu, 08/07/2004 tarihinde 3.500,00 TL ve 09/07/2004 tarihinde 10.000,00 TL tutarında çek ödemeleri olduğu için fon hesabından fon bozularak çek hesabına aktarılması için aynı bankada görevli davalı... sözlü talimat verdiğini, davalı... müvekkilinden boş belgelere imza aldığını, çeklerin ödeme günü geldiğinde alacaklıların çek hesabında para olmadığını beyan etmeleri üzerine bankaya giden müvekkilinin çek hesabında para olmadığını öğrendiğini, davalı ... müvekkilinden aldığı imzayı söz konusu paranın nakit çekme işleminde kullanmak suretiyle 13.500,00 TL parayı zimmetine geçirdiğini ve müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, olayla ilgili İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Bankalar Kanunu'na muhalefet ile teselsülen nitelikli zimmet suçunu işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığını; davalı ... T.A.Ş'nin memurlarını ve mevcutların muhafaza edilip edilmediğini denetlemek zorunda olduğunu, meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, davalılardan ... eylemini kolaylaştırdığını ve çıkar sağladığını, müvekkilinin davaya konu işlemler sebebiyle manevi zarar da gördüğünü belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 13.500,00 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 28.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davacı... dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı ... Balçova İzmir Şubesi'nde vadeli hesap sahibi olduğunu, 06/05/2004 tarihinde hesabına 4.800 Euro yatırdığını, aynı bankada gişe yetkilisi olarak çalışan davalı ...müvekkilinden imza alınmasına gerek olmadığı halde boş makbuzlara imza aldığını, böylece müvekkilini yanıltarak aldığı imzalarla müvekkilinin hesabından bilgisi haricinde para çektiğini, davalı ... aynı gün 4.800 Euroyu zimmetine geçirerek müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nda 2004/81619 sayılı dosyada soruşturmanın başlatıldığını ve derdest olduğunu; davalı ... T.A.Ş'nin memurlarını ve mevcutların muhafaza edilip edilmediğini denetlemek zorunda olduğunu, meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, davalılardan ... eylemini kolaylaştırdığını ve çıkar sağladığını, müvekkilinin davaya konu işlemler sebebiyle manevi zarar da gördüğünü belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 4.800 Euro karşılığı 8.755,20 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 18.755,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Asıl davada davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının ... Balçova Şubesi'ndeki var olduğunu iddia ettiği parasının müvekkili tarafından ve kendisinin haberi olmadan usulsüz işlemlerle zimmete geçirildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, dosyaya sunulan belgelerin iddiayı ispatlar mahiyette olmadığı gibi aksine söz konusu işlem ya da işlemlerin gerçekleşmediğini ortaya koyduğunu, davacının şikayeti üzerine İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan ... Esas sayılı dava ile birleştirilen davanın bu davanın ispatı olamayacağını, davacı tarafından tarafından bankaya yapılan başvuru üzerine ilgili kurumun hazırlamış olduğu teftiş raporuna göre davacı hesabındaki işlemlerin kendisinin bizzat yaptığının, hesabındaki parayı çektiğinin ve diğer belgelerin ise bankacıların "ekran görüntüsü" tabir ettikleri ve işlemin gerçekleştiğini ispatlamaktan uzak belgeler olduğu sonucuna varıldığını, davacının dekont olarak sunduğu belgelerdeki kendi imzasına itirazının bulunmadığını, kendi hür iradesiyle attığı imza sonucu gerçekleştirdiği işlemlere aradan bunca zaman geçtikten sonra itiraz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin bir takım usulsüz işlemler sebebiyle yargılanıyor olmasının her işlemin sorumluluğunu müvekkiline yüklenmesi sonucunu doğurmayacağını, kaldı ki müvekkilinin İzmir .... Ağır ceza Mahkemesi'ndeki ifadesinde yaptığı işlemlere ilişkin olarak bir çok hesap sahibinin bilgisinin olduğundan bahsettiğini, dolayısıyla her bir işlemin yargılama sırasında tek tek incelenerek ona göre karar verileceğini, davacı ile müvekkili arasında iddia olunduğu gibi bir para alış verişinin olmadığı gibi davacının hesaplarında müvekkili tarafından bilgisi dışında veya usulsüz herhangi bir işlemin de yapılmadığını, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, sunulan ekran görüntüsünün herkes tarafından edinilebileceğini ve tek başına işlemin gerçekleştiğini ispatlamayacağını belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı...T.A.Ş cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili banka aleyhine açılan davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacağın tamamı olduğu iddia olunan 10.400,00 TL'nin hangi kalemlerin toplamı olduğu, ne şekilde faiz hesabı yapılarak bu rakama ulaşıldığına dair dava dilekçesinde açıklık olmadığını, bu konudaki cevap hakkını saklı tuttuklarını, müşterinin başvurusu üzerine müvekkili bankanın teftiş kurulunca yapılan 13/09/2004 tarih ve 25/1 sayılı inceleme raporuna göre davacının bankadan alacağını gösterir bir delile ulaşılamadığını; 13/08/2001 tarihinde müvekkili banka şubesinde 2.500.00 DEM tutarında bir ay vadeli Döviz Tevdiat Hesabı açıldığını ve ... numaralı bu hesabın 2.551,32 DEM tutarındaki toplam bakiyesinin 28/10/2001 tarihinde otomatik olarak 1.286,06 Euro'ya dönüştürüldüğünü ve 30/11/2001 tarihinde 1.288,81 Euro olarak davacının kendisi tarafından çekilerek kapatıldığını, ...numaralı hesabın 47570 numaralı hesaba hiçbir şekilde aktarılmadığının tespit edildiğini; davacının 23/10/2002 tarihli menkul kıymet satım işlemi başlıklı belgeye dayalı olarak talepte bulunduğunu ancak bu belgenin bilgi görüntüsü olduğunu ve ekran görüntülerinin sadece bilgi mahiyetinde olduğunu ve form sahibine herhangi bir hak vermeyeceğini, bilgi formunda bankayı sorumluluk altına sokacak şube kaşesinin ve yetkili imzasının da bulunmadığını, bu nedenle bilgi formundaki yazılı 2.901,00 TL'lik tutarı davacının isteme hakkının bulunmadığını; davacının güven ilişkisine dayalı boş tediye fişine imza atmış olduğu iddiasının hukuken bir değer taşımadığını, çekilen tüm tutarlara ait dekontlarda davacının imzasının olduğunu, davacının temerrüt faizi isteğinin yerinde olmadığını ve faiz başlangıç tarihini de kabul etmediklerini belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davalı... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi vermediği görülmüştür.
Birleşen İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili banka aleyhine açılan davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça 11.259,00 TL'nin davalı... zimmetine geçirdiği yönünde ikrarının bulunduğu iddia edilmiş ise de İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasındaki ifadeler incelendiğinde ... hesapları hakkında hiçbir beyanı ve itirafının olmadığının görüleceğini, davacı hesapları üzerinde usulsüzlüğün bulunmadığını, yapılan incelemelerde davacının 01/01/2001 tarihli talimatı ile hesaplarından para çekmek üzere davalı ...yetkili kıldığının tespit edildiğini, hatta bu yetki çerçevesinde kredi kartlarından da nakit çekilmesine yetkili kılındığının görüldüğünü, davacının hesabından çekilen meblağların davacının verdiği talimat ile çekildiğinden davanın haksız olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde 925,00 TL'nin bilgisi haricinde çekildiği iddia edilmiş ise de böyle bir işleme rastlanmadığını, davacının müvekkili bankanın eski bir personeli olduğunu ve bankacılık işlemlerine vakıf olduğunu, davacının bankada gerçekleşen bu olayı fırsat bilen bir kısım müşterilerle birlikte asılsız iddialarla menfaat temini gayretinde olduğunu, şube müdürüne yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, müvekkilince hesaplarında usulsüzlük bulunan tüm müşterilerin zararlarının bütünü ile karşılandığını ancak davacı hesabında usulsüzlük tespit edilmediğinden ve kendi talimatı ile hesabındaki tutarların çekildiği görüldüğünden haksız fiilin varlığından söz edilemeyeceğini; manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faiz isteğini kabul etmediklerini ve müvekkili temerrüte düşmediğinden faizin başlangıcının dava tarihi olabileceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı davasında davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; ; müvekkili ile diğer davalı... yaklaşık 3 yıl önce boşanmaya karar verdiklerini ancak çocuklarının küçük olması nedeniyle psikolojilerini düşünerek beklediklerini, bu karardan sonra aralarındaki evlilik birliğinin fiilen sona erdiğini, Menemen’de ...bayii olan ve Menemen’de oturan müvekkilinin haftada bir gün Balçova’daki müşterek konuta giderek çocuk ile kişisel ilişki kurduğunu, müvekkilinin davaya konu olayı banka müdürünün kendisini çağırmasından ve olayları anlatmasından sonra öğrendiğini, banka müdürünün ve müfettişinin “şayet zararları karşılarsanız şikayetçi olmayız” demeleri üzerine ... kızının annesi olması ve zarar görmemesi adına zararın da boyutlarını bilmediğinden imkanları ölçüsünde zararların karşılanmasına yardımcı olmaya çalıştığını, temin edebildiği paraları zararların karşılanması için eşi...verdiğini, gerek müvekkilinin gerekse diğer davalı ... anne ve babasının ellerindeki birikimlerini banka ve üçüncü kişilerin zararlarının karşılanmasına hasrettiklerini davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin fiilen sona ermiş olan evlilik birliğini hukuki açıdan da sona erdirmek için İzmir 5. Aile Mahkemesi’nde ...Esas sayılı boşanma davasını açtığını, davanın boşanma ile sonuçlandığını, müvekkilinin Menemen’de ... bayii olarak çalıştığını, mal varlığını kendi geliri ile kazandığını, gelir durumunun iyi olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davalı... (Çelik) vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında yargılamasının devam ettiğini ve halen tutuklu olduğunu, davacının söz konusu davada müşteki sıfatıyla henüz ifadesinin alınmadığını ancak bu davanın konusu olan iddialara ilişkin müvekkilinin ifadesinin alındığını; müvekkilinin davalıya iddia olunduğu gibi zimmete konu işlemlerden kaynaklanan herhangi bir borcunun olmadığını ifade ettiğini, davacının zimmet iddiasının ve bu iddiaya dayanan alacak ve maddi-manevi tazminat isteklerinin yersiz olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı davasında davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili banka aleyhine açılan davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça 22.400,00 TL'nin davalı ... zimmetine geçirdiği yönünde ikrarının bulunduğu iddia edilmiş ise de İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı davasındaki ifadeler incelendiğinde ... hesapları hakkında hiçbir beyanı ve itirafının olmadığının görüleceğini, davacı hesapları üzerinde usulsüzlüğün bulunmadığını, dava dilekçesinde... elden 3.000,00 TL verilmek suretiyle hesap açılmasının istendiğinin ileri sürüldüğünü ancak elden hiçbir belgeye dayanmadan teslim edildiği iddia olunan meblağın banka ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, banka kayıtlarına girmeyen tutarın bankadan istenemeyeceğini, ne amaçla... verildiği belli olmayan tutar için sorumluluğun davacının kendisinde olduğunu, davacının diğer iddiasının ise ...Bankası'ndan aldığı 19.483,00 TL'lik emekli ikramiyesi ile ilgili olduğunu, davacının da kabulünde olduğu üzere bu tutarın... hesabına EFT yolu ile yatırıldığını, bilindiği üzere havalenin iradi bir işlem olduğunu, davacının kendi iradesi ile parasını ... hesabına yatırdığını, söz konusu havalenin ne gibi bir saikle yapıldığının müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını, davacının talimatı ile yapılmış bir havaleden bankanın sorumlu tutulamayacağını, yine davacının kızları adına açtığını iddia ettiği 400,00 TL'lik hesabın banka kayıtlarında bulunmadığını, mevcut olmayan bu hesap için de bankanın sorumlu tutulamayacağını; bankada gerçekleşen bu olayı fırsat bilen bir kısım müşterilerin asılsız iddialarla menfaat temini gayretine girdiklerini, şube müdürüne yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, müşterilerin şikayetleri üzerine 25/08/2004 tarihli 45/13 sayılı Kanuni Tahkikat Raporun'da da ifade edildiği üzere inceleme yapılarak müşterilere ödemelerin yapıldığını ancak davacının müvekkili bankada hiçbir hesabının bulunmadığından haksız fiilin varlığından söz edilemeyeceğini; manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faiz isteğini kabul etmediklerini ve müvekkili temerrüte düşmediğinden faizin başlangıcının dava tarihi olabileceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir ,,. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davalı... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ile diğer davalı ...yaklaşık 3 yıl önce boşanmaya karar verdiklerini ancak çocuklarının küçük olması nedeniyle psikolojilerini düşünerek beklediklerini, bu karardan sonra aralarındaki evlilik birliğinin fiilen sona erdiğini, Menemen’de ... bayii olan ve Menemen’de oturan müvekkilinin haftada bir gün Balçova’daki müşterek konuta giderek çocuk ile kişisel ilişki kurduğunu, müvekkilinin davaya konu olayı banka müdürünün kendisini çağırmasından ve olayları anlatmasından sonra öğrendiğini, banka müdürünün ve müfettişinin “şayet zararları karşılarsanız şikayetçi olmayız” demeleri üzerine ... kızının annesi olması ve zarar görmemesi adına zararın da boyutlarını bilmediğinden imkanları ölçüsünde zararların karşılanmasına yardımcı olmaya çalıştığını, temin edebildiği paraları zararların karşılanması için eşi ... verdiğini, gerek müvekkilinin gerekse diğer davalı ... anne ve babasının ellerindeki birikimlerini banka ve üçüncü kişilerin zararlarının karşılanmasına hasrettiklerini davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin fiilen sona ermiş olan evlilik birliğini hukuki açıdan da sona erdirmek için İzmir 5. Aile Mahkemesi’nde... Esas sayılı boşanma davasını açtığını, davanın boşanma ile sonuçlandığını, müvekkilinin Menemen’de... bayii olarak çalıştığını, mal varlığını kendi geliri ile kazandığını, gelir durumunun iyi olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...Esas sayılı davasında davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili banka aleyhine açılan davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın davalı ...yönünden beyanlarını sunarken ,,, numaralı hesabından mevcut olması gerektiğini beyan ettiği 13.500.000,00 TL'nin ... zimmetine geçirdiğini ve bu durumu 09/08/2004 tarihinde Balçova Şubesi'ndeki sorgulamada itiraf ettiğini iddia ettiğini ancak İzmir .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında yer alan ifadelerde böyle bir itirafın ve beyanın bulunmadığını, o tarihlerde ... tutuklu olduğundan Balçova Şubesi'nde olmasının mümkün olmadığını, davacı hesapları üzerinde usulsüzlük olmadığını, davacının başvurusu ile yapılan incelemelerde davacının ... numaralı hesabından çekilen 08/07/2004 tarihli 3.500,00 TL bedelli ve 09/07/2004 tarihli 10.000,00 TL bedelli tediye fişlerinde bizzat davacının kendi imzasının olduğunun tespit edildiğini, bankada gerçekleşen olayı fırsat bilerek davacının asılsız iddialarda bulunduğunu, davalı ... boş belgelere imza attırdığı iddiasının doğru olduğu düşünülse bile boşa imza atan kişinin sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini, uzun yıllardır banka şubesinde çalışan şube müdürüne yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda usulsüzlük tespit edilen müşterilere ödemeler yapılarak ibranamelerin alındığını ancak davacı... hesabındaki tutarlar kendisi tarafından çekildiğinden haksız fiilin varlığından söz edilemeyeceğini; manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faiz isteğini kabul etmediklerini ve müvekkili temerrüte düşmediğinden faizin başlangıcının dava tarihi olabileceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı davasında davalılar ... ve... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi vermedikleri görülmüştür.
Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davalı ...vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkilinin İzmir .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında yargılamasının devam ettiğini ve halen tutuklu olduğunu, davacının söz konusu davada müşteki sıfatıyla ifade verdiğini ve aynı duruşmada müştekinin ifadesine ilişkin müvekkilinin beyanının da alındığını, incelendiğinde müvekkilinin davacı ... 29 Milyar TL parasını aldığını kabul ettiğinin görüldüğünü ancak dava konusu 4.800 Euro parasını hiç bir şekilde almadığını, söz konusu meblağı davacının kendisinin almış olabileceğini ifade ettiğini, iddia olunan EURO hesabındaki işlemle ilgili müvekkilinin bir ilgisinin olmadığını, davacının Euro hesabındaki paranın TL'ye çevrilerek hesabına aktarıldığı ve 29 Milyarlık rakama dava konusu Euro'nun da dahil olduğu ve TL'ye çevirme ile parasını kullanma konusunda davacının bilgisi- onayı ve imzası olduğu göz önüne alındığında bu davanın haksız olduğunu, söz konusu durumun...hesaplarındaki işlemler incelendiğinde ortaya çıkacağını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasında davalı ...T.A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili banka aleyhine açılan davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın davalı ... yönünden beyanlarını sunarken ...numaralı hesabından mevcut olması gerektiğini beyan ettiği 4.800 Euro'yu davalı ...zimmetine geçirdiğini ve bu durumu 09/08/2004 tarihinde Balçova Şubesi'ndeki sorgulamada itiraf ettiğini iddia ettiğini ancak İzmir .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yer alan ifadelerde böyle bir itirafın ve beyanın bulunmadığını, o tarihlerde ...tutuklu olduğundan Balçova Şubesi'nde olmasının mümkün olmadığını, davacı hesapları üzerinde usulsüzlük olmadığını, davacının başvurusu ile yapılan incelemelerde davacının ... numaralı hesabının keni imzalı tediye fişi ile kapatıldığının tespit edildiğini ve durumun kendisine bildirildiğini, bankada gerçekleşen olayı fırsat bilerek davacının asılsız iddialarda bulunduğunu, uzun yıllardır banka şubesinde çalışan şube müdürüne yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda usulsüzlük tespit edilen müşterilere ödemeler yapılarak ibranamelerin alındığını ancak davacı ...hesabı kendisi tarafından kapatıldığından haksız fiilin varlığından söz edilemeyeceğini; manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faiz isteğini kabul etmediklerini ve müvekkili temerrüte düşmediğinden faizin başlangıcının dava tarihi olabileceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili ile diğer davalı... yaklaşık 3 yıl önce boşanmaya karar verdiklerini ancak çocuklarının küçük olması nedeniyle psikolojilerini düşünerek beklediklerini, bu karardan sonra aralarındaki evlilik birliğinin fiilen sona erdiğini, Menemen’de... bayii olan ve Menemen’de oturan müvekkilinin haftada bir gün Balçova’daki müşterek konuta giderek çocuk ile kişisel ilişki kurduğunu, müvekkilinin davaya konu olayı banka müdürünün kendisini çağırmasından ve olayları anlatmasından sonra öğrendiğini, banka müdürünün ve müfettişinin “şayet zararları karşılarsanız şikayetçi olmayız” demeleri üzerine ... kızının annesi olması ve zarar görmemesi adına zararın da boyutlarını bilmediğinden kendi adına kayıtlı 4.5 dönüm arazisini ve iki aracını satarak 21.500,00 TL paranın 10.000,00 TL’sini müvekkili aleyhine dava açanlardan...ödediğini, kalan miktarı da borçlulara ödemek üzere ... verdiğini, yine 13.000,00 TL değerindeki ziynetleri de aleyhine dava açanlardan ...verdiğini; ayrıca babasının ... Kredi Bankası ... Şubesi’ndeki hesabından çekilmiş olan 10.000,00 TL parayı da üçüncü kişilerin borçlarını karşılayabilmek için davalı ... verdiğini, zararın boyutları artınca davalı... babasının toplam 300.000,00 TL değerindeki 4 adet taşınmazını... devrettiğini, müvekkilinin fiilen sona ermiş olan evlilik birliğini hukuki açıdan da sona erdirmek için İzmir 5. Aile Mahkemesi’nde ... Esas sayılı boşanma davasını açtığını, davanın boşanma ile sonuçlandığını, müvekkilinin Menemen’de Arçelik bayii olarak çalıştığını, mal varlığını kendi geliri ile kazandığını, gelir durumunun iyi olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası ile bu dosya ile birleştirilen diğer dava dosyaları, banka kayıtları, bilirkişi raporları.
GEREKÇE ;
Dava ve birleşen davalar; haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava ilk açıldığında İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayısını almıştır. Daha sonrasında aynı mahkemede ...Esas sayısını, ardından İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... Esas sayısını almıştır.
Dava konusu olayla ilgili ceza yargılaması İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasında başlatılmıştır.
Eldeki bu davada ceza davasının sonucu beklenmekte iken, 01/06/2006 tarihli duruşmada bu yöndeki ara kararından dönülmüş ve mahkememizce; “davalı banka personeli hakkında Bankacılık Kanununa aykırılık ve nitelikli zimmet suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, bu dava için bekletici mesele yapılamayacağı, davacının uyuşmazlığa konu hesaptaki parayı tahsil ettiği, elindeki diğer belgenin menkul kıymet alımına ilişkin bilgi mahiyetinde olduğu, bir talep hakkı doğurmadığı, tediye fişinin davacının imzasını taşıdığı” gerekçesiyle “Davanın Reddine” ilişkin 01/06/2006 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı karar verilmiştir.
Verilen bu karar davacı tarafça temyiz edilmekle Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 04/02/2008 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; “davacının, davalı bankada hesabının bulunduğu, kendi imzasını içeren makbuzla anılan hesaptaki parayı tahsil ettiğinin görüldüğü hususlarının uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı vekilinin hesaptaki bu paranın gerçekte müvekkili tarafından çekilmediğini, boş makbuza imzasını alan ve özel yakınlık tesis eden diğer davalı banka personeli tarafından tahsil edilerek zimmetine geçirildiğini iddia ettiği, davalı personel hakkında bankacılık mevzuatına aykırı usulsüz işlemler yaprak birçok mudiinin hesaplarından paralar tahsil ettiği iddiasıyla ceza davası açıldığı, bu davanın halen derdest olduğu, davacı dahil birçok mudiinin anılan davalı hakkında şikayette bulunduğu, esasen davalı personelin polise verdiği ifadesinde hesap sahiplerinden aldığı imzalı belgeleri hesaplardan para çekmede kullandığını açıkladığı, bu durum karşısında davalı personel hakkında açılan ceza davasının bu davanın sonucunu etkileme ihtimalinin bulunduğu, bekletici mesele olarak kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrasında ise mahkememizce bozma kararına uyularak İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava sonucunun beklenmesine karar verilmiştir.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/10/2010 tarihli, ...Esas ve ...Karar sayılı karar örneği incelendiğinde; katılanın ... T.A.Ş, müştekilerin aralarında ...bulunduğu toplamda 22 kişinin olduğu, sanıkların ... olduğu, suç türünün Bankacılık Kanunu'nda zimmet, suç tarihinin ise 20/07/2004 ve öncesi olduğu, bu dava dosyası ile; "İzmir. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı dosyası, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı dosyası, İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar dosyası, İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı dosyası, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası, İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas,... Karar sayılı dosyası, İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının" birleştirildiği; mahkemenin gerekçeli kararının "İDDİA" bölümünde; "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31/08/2004 tarihli iddianamesiyle; “Müşteki ... T.A.Ş.’nin İzmir Balçova Şubesi’nde gişe yetkilisi olarak çalışan sanık... bir kısım şube müşterilerinin hesaplarından para çekerek bir kısmını ise hesaplarına yatırmak veya yeni hesap açmak için görevi dolayısı ile kendisine tevdi edilen paraları kayıtlara intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği, suç tarihlerinde banka müşterilerinden...ait 67077 nolu vadeli hesabı bulunan 8.070.000.000 TL'yi bakiyeyi temdit edeceğini beyan ederek,... ait 36944 nolu vadeli mevduat hesabından 10.000.000.00 TL'yi tediye ile çekerek, ... ait 240167 nolu vadesiz mevduat hesabından 10.000.000.000 TL'yi imzasız tediye ile çekerek, ... vadeli hesap açacağını beyan ederek...nolu hesabında bulunan 4630 Euro’yu,... vadeli hesap açacağını beyan ederek ... nolu hesabında bulunan 29.000.000.000 TL açılacak miktar ile uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenleyerek,... nolu hesaplarında bulunan 65.000.000.000 TL'yi vadeli hesap açtığını beyan edip buna uyumlu hesap cüzdanı düzenleyip vererek,... vadeli hesap açmak için teslim aldığı 55.000.000.000TL'yi miktar ile uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenleyip vererek zimmetine geçirdiği, müşterilerden vade bitiminde yada vadesinden önce parasını talep edenlere başka müşterilerin hesaplarındaki paralardan ödeme yaparak ve bu şekilde hileli işlemlerle ilk yapılan tespitlere göre 4600 Euro ve 176.570.000.000 TL banka parasını ihtilasen ve teselsülen zimmetine geçirdiği, diğer sanığın da zimmet suçlarını işlemesi yönünde sanık ... azmettirdiği” gerekçesiyle denmek suretiyle; sanık... sayılı Bankalar Kanunu'nin 22/3, 765 sayılı TCK'nun 80, 31, 33 ve 40 maddeleri sanık... TCK'nun 64/2, 66. maddeleri delaletiyle ... sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3, 765 sayılı TCK'nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas,... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 03/02/2005 tarihli iddianamesiyle; “... T.A.Ş.’nin İzmir Balçova Şubesi’nde gişe yetkilisi olarak çalışan sanık ... bir kısım şube müşterilerinin hesaplarından para çekerek, bir kısmını ise hesaplarına yatırılmak veya yeni hesap açılması için görevi dolayısı ile kendisine tevdi ettikleri paraları kayıtlara intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği, müşterilerden vade bitiminde yada vadesinden önce parasını talep edenler başka müşterilerin hesaplarındaki paralardan ödeme yapan ve bu şekilde hileli işlemlerle banka parasını ihtilasen ve teselsülen zimmetine geçirdiği banka müfettişlerince yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, hazırlanan ön rapor kapsamı ve sanığın beyanına göre banka müşterilerinden ...’e ait hesaplardan hileli işlemlerle sahiplenip zimmetine geçirdiği paralarla ilgili olarak sanık ... ile onu suça azmettirdiği ileri sürülen resmi nikahlı eşi ...hakkında Başsavcılığın 2004/75022 hazırlık sayılı evrakı üzerinden yürütülen soruşturma neticesinde, 31/08/2004 tarih ve 2004/1483 sayılı iddianame ile İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’ne açılan davanın halen mahkemenin...Esas sayısında derdest olduğu; Sanık ... yine aynı dönemde banka müşterilerinden... nolu fon hesabından ödenecek iki adet çek için... nolu çek hesabına aktarması hususunda verdiği yazılı talimatı kullanarak fon hesabından bozdurduğu 13.500.000.000 TL'yi çek hesabına yatırmayarak, bu parayı sanki ... tarafından nakit olarak çekilmiş gibi gösterip, banka müşterisi...2004/1483 sayılı iddianameye konu vadeli hesabındaki 29.000.000.000 TL'si dışında 06/05/2004 tarihinde döviz hesabına yatırdığı 4800 Euro parasını talimat belgesi yerine tediye belgesi imzalatarak müşteki ... hesabındaki 9293 Euro ve 3048 Dolar parayı fon hesabına aktaracağından bahisle imzalattığı iki adet boş kağıdı tediye belgesi olarak düzenleyip müşteki ... hesaplarındaki toplam 21.000.000.000 TL'si civarındaki parasını kimi otomatik ödemeler için verdiği talimatı kötüye kullanarak, ... fon hesabındaki 4.500.000.000 TL parasını aynı yöntemle imzalattığı belgeyi tediye belgesi olarak düzenlemek suretiyle, müşteki ... toplam 17.000.000.000 TL parasını, müşteki ... 22.000.000.000 TL civarında parasını,... fon hesabındaki parasından 16.254.000.000 TL sini, müşteki ...hesabından 10.000.000.000 TL ödeme yaptığı halde tediye belgesini 20.000.000.00 TL'si olarak düzenleyip bu şekilde 10.000.000.000 TL'sini, müşteki ...hesabındaki paradan 10.000.000.000 TL'sini yine aynı yöntemlerle çekip tüm müştekilerin banka hesaplarından belirtilen miktarlardaki paraları zimmetine geçirdiği, sanık... bu paralarla ... Yetkili Servis işini yapan resmi nikahlı eşi sanık ... finanse ettiği, her iki sanığın gelirlerine uygun olmayan yaşantı sürdükleri, mal ve mülk edindikleri, bu nedenle sanık... eşi olan diğer sanığı zimmet suçlarını işlemesi yönünde azmettirdiğinin anlaşıldığı” gerekçeleriyle sanık... (...)'nin 4389 sayılı kanunun 22/3, 765 sayılı TCK'nun 80, 31, 33, sanık ... TCK'nun 64/2, 66. maddeleri delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3, TCK'nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına; İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 22/11/2004 tarihli iddianamesi ile; “Müşteki ... Balçova Şubesi’nin ... müşteri numaralı mudisi olduğu, sanığın ise aynı banka şubesinde görevli ve yetkili bulunduğu, müştekinin bu hesaptaki Euro hesabının 30/11/2001 tarihinde TL'ye dönüştürüldüğü ve hesapta bulunan yaklaşık 1.679.000.000 TL'sinin müşteki adına tediye ile sanık tarafından çekildiği halde sanki para çekilmemiş gibi sanık tarafından müştekiye bu paraya uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenlenip verildiği, böylece sanığın görevi dolayısı ile daha önce tanıdığı ve samimi olduğu ve şube müşterisi olan müştekinin hesap açmak için kendisine tevdi ettiği paraları banka kayıtlarına intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği iddia ve tüm evrak kapsamından anlaşıldığı” gerekçesiyle sanığın 4389 sayılı kanunun 22/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin istendiği hususlarının belirtildiği; sanıkların savunmalarının alındığı, dosya kapsamında birden fazla bilirkişi raporunun aldırıldığı mahkemece yapılan yargılama sonucunda, GEREKÇESİNDE; "...Sanık... Balçova Şubesi'nde gişe yetkilisi olarak görev yaptığı, para tahsil etmeye, virman yapmaya, bankanın para ve senetlerini muhafaza, murakabe ve mesuliyeti altında tutmaya yetkili bulunduğu, kendisine bilgisayar ve şifre verildiği, sanık... Balçova Şubesi karşısındaki ... Kuyumculuk'ta çalıştığı ve sık sık ilgili bankaya uğradığı, çalıştığı işyerinin para işleriyle ilgilendiği,... T.A.Ş. Genel Müdürlüğü'nün 09/12/2005 tarihli cevabi müzekkeresinde ayrıntıları açıklandığı üzere, belirli tutarların üzerinde gerçekleştirilen tahsil, tediye ve mahsup işlemlerinin yetki limitlerine tabi olmasının esasının birim içerisinde iç kontrolün sağlanması amaçlı olup, bankanın dahili mevzuatı gereği bulunduğu, işlemi gerçekleştiren personelin eğer işlem meblağı yetki limitini aşıyorsa hazırladığı dekonta ilk yetkilinin veya kendisiyle aynı yetkiye sahip diğer personelin imzasını alması gerektiği, imzanın tamamlanmaması halinde sorumluluğun işlemi bu şekilde yapmayan personele ait bulunduğu, bankayı temsilen yapılacak mukavele ve muamelelerin geçerli olabilmesi için bunların bankanın ticaret unvanını gösteren ibare, damga veya mühür altına konulmuş yetkili iki imzayı taşımaları lazım geldiği, bu imzalardan bir tanesinin birinci derecede imza yetkisine haiz bir şahsa ait bulunması gerektiğinin hükme bağlandığı, 2001, 2002 yıllarındaki limitler belirtildikten sonra, zimmet suçunun işlendiği tarihte geçerli bulunan 11/11/2003 tarih ve 540 sayılı genelgede 10.000,00 YTL'den yukarı olan tüm kasa tediye ve mahsup işlemlerinin behemehal birinci derecede olmak üzere iki imza ile USD 3000'den yukarı olan tüm tediye işlemlerinin de aynı şekilde iki imza ile gerçekleştirilmesi gerektiği halde, sanık... gişe yetkilisi sıfatıyla görev yaptığı 2004 yılında bir kısım mudilerin imzası olmaksızın, yetkili iki imzayı taşımayan dekontlarla, kısmen başka vesile ile mudilere attırdığı ve fakat şekil noksanı bulunan dekontlarla limitin çok üstünde ve kısmen limit altında kalan paraları çekmek ve yüksek miktardaki zimmet tutarlarını gizleyebilmek amacıyla sanıklardan ... hesabını onun muvafakati ve rızası dahilinde aracı hesap olarak kullanmak suretiyle mudilerden... hesabından 2.863.413.672 lira,...hesabından 21.314.000.000 lira, ... hesaplarından 8.069.915.642 lira, ...hesabından 3.969.000.000 lira, ... hesabından 13.500.000.000 lira, ... hesabından 3048 USD karşılığı 4.018.827.624 lira, 9093 Euro karşılığı 14.661.635.037 lira olmak üzere toplamda 18.680.462.661 lira, ... hesabından 1110 Euro karşılığı 1.909.378.720 lira, 2860 USD karşılığı 3.862.798.940 lira,..hesabından 618.729.752 lira,.. hesabından 1.152.000.000 lira, ... hesabından 15.578.000.000 lira, ... hesabından 29.000.000.000 lira,..hesabından 55.000.000.000 lira, ... hesabından 10.000.000.000 lira, ... hesabından 14.529.258.242 lira,... hesabından 10.000.000.000 lira,..hesabından 10.000.000.000 lira,... hesabından 4330 Euro karşılığı 7.829.995.290 lira, ...hesabından 67.000.000.0000 lira, ... hesabından 2.500.000.000 lira,... hesabından 5.000.000.000 lira olmak üzere toplamda 302.376.952.909 lira parayı müteselsil şekilde, dairesindeki normal kayıtların denetimi suretiyle ortaya çıkartılabilecek mahiyette olmak üzere adiyen zimmetine geçirdiği, bu paralardan 151.000,00TL sini sanık...hesabını aracı hesap olarak kullanarak,... imzası ile çektiği, dolayısıyla sanık ... zimmetin 151.000,00TL lik kısmından dolayı sanık ... zimmet fiillerine müteselsil şekilde feran iştirak ettiği, mudilerden... ait 2.863.413.672 liranın İzmir . Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu yapıldığı, ilgili mahkemenin ...Esas, ... Karar sayılı kararı ile sonuçlandığı, davanın kabul edildiği ve hükmün kesinleştiği,... ait 10.000.000.000 liralık zimmetin de dava konusu yapıldığı, İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas, ... Karar sayılı hükmü ile davanın kabul edildiği, Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle hükmün kesinleştiği, ...e ait 4330 Euro karşılığı 7.829.995.290 liranın dava konusu yapıldığı, İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/262-318 sayılı kararı ile davanın kabul edildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle onandığı, dolayısıyla 20.693.408.692 liranın kesinleşen mahkeme kararlarıyla hüküm altına alındığı, toplam zimmet miktarından bu miktar düşüldüğünde bakiye zimmet tutarının 281.683.543.947 liradan ibaret kaldığı, bu miktardan 151.000,00TL lik kısmının sanık ... yardımı ile zimmete geçirildiği, sanık ... 765 sayılı TCK nun 65/3. maddesi uyarınca zimmet suçuna feri fail olarak iştirak ettiği, diğer sanıklar ... zimmet suçunu işledikleri yada iştirak ettikleri yolunda, mahkumiyetlerini gerektirecek yeterlikte, suçun sübutuna ilişkin, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı, sanık ...hakkında ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 162/1. maddesi hükmünce bankanın başvuru hakkını kullanmadığı ve kullanmayacağını bildirdiği, dolayısıyla bu sanık hakkında usulen açılmış bir kamu davasının bulunmadığı, başvuru hakkının muhakeme şartı olduğu ve sanık ... yönünden olayda muhakeme şartının gerçekleşmediği dosya kapsamında toplanan delillerle sübuta ermiş, Hakimler Kurulu'na bu hususta tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur... Mahkememizce Ankara . Ağır Ceza Mahkemesi kanalıyla yaptırılan 27/04/2009 tarihli raporda; bilirkişi kurulunu oluşturan ... tarafından düzenlenen kurul raporunda sanık ... muhtelif işlemlerde zimmetine para geçirdiğinin tespit edildiği, 16 şahsa ilişkin Türk parası ve döviz tevdiat hesabından çekilen para miktarının 162.521.059.066 lira, 5908 USD ve 14533 Euro olduğu, USD ve Euro tutarlarının yerleşik yargı kararları uyarınca işlem tarihindeki TCMB efektif satış kurundan TL karşılığının toplam 32.282.635.601 lira olarak hesaplandığı, dolayısıyla toplam zimmetin belirtilen rakama ilavesiyle 194.803.694.667 liradan ibaret bulunduğu, zimmetin teselsül ettiği, mudi... hesabından sahte imza ile para çekilmesi olayının nitelikli zimmet olduğu, hesaplarından müşterilere imzalatılan tediye fişleri kullanılmak suretiyle para çekilerek zimmet suçunun işlendiği, tediye fişlerinin müşterilere imzalatılarak bu suçun işlenmesinin TCK'nun 158/1-(f) maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık yada 155/2. maddesindeki güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilebileceği düşünülse de, müşterilerin aldatma sonucu veya personele duyulan güven sonucu değil, teknik konu olan bankacılığı bilmemesinden dolayı işlemin bu şekilde yapıldığını düşünmesi nedeniyle vade yenileme gibi mevduat hesabına yönelik işlemlerin yapılabilmesi için tediye fişini imzaladığı göz önünde bulundurulduğunda ve müşterilerin müracaatı bulunmaksızın daire dışında araştırma yapılmaksızın usulsüz işlemlerin ortaya çıkartılamayacağı, bu tür suçların rutin denetim ve teftişler sırasında tespitinin mümkün olmadığı, ancak ihbar sonucu ortaya çıkartılabileceği, bu nedenlerle müşterilere imzalatılarak tediye fişleri kullanılmak suretiyle hesaplardan para çekilerek mal edinilmesi fiilinin nitelikli bulunduğu, ... hesaplarından müşteri imzası bulunmayan fişlerle para çekilmesi nedeniyle basit zimmet olduğu, ... kesinleşen zimmet tutarının ... hesabından 24/05/2004 tarihinde 2.863.413.672 lira, ... hesabından 13/07/2004 tarihinde 8.069.915.642 lira, ... hesabından 20/05/2004 tarihinde 3.969.000.000 lira,.. hesabından 08/07/2004 tarihinde 3.500.000.000 lira, 09/07/2004 tarihinde 10.000.000.000 lira olmak üzere toplam 13.500.000.000 lira,..hesabından 31/03/2004 tarihinde USD 3048, TCMB efektif satış kurundan 4.018.827.624 lira, Euro 9093 TCMB efektif satış kurundan 14.661.635.037 lira, ... hesabından 09/02/2004 tarihinde 1110 Euro karşılığı 1.909.378.710 lira, 2860 USD karşılığı 3.862.798.940 lira, ... hesaplarından 618.729.752 lira,... hesabından 07/05/2004 tarihinde 29.000.000.000 lira, ... hesabından 24/05/2004 tarihinde 10.000.000.000 lira,...hesabından 09/07/2004 tarihinde 10.000.000.000 lira, ... hesabından 20/07/2004 tarihinde 10.000.000.000 lira,...hesabından 30/06/2004 tarihinde Euro 4330 karşılığı 7.829.995.290 lira,..hesabından 14/06/2004 tarihinde 67.000.000.000 lira,.. hesabından 2.500.000.000 lira parayı zimmetine geçirdiğinin ayrıntılı döküm halinde verildiği, 09/06/2009 tarihli ek bilirkişi raporunda sanık ...davacı ... ait 3.969,00TL sini hesabından bilgi ve rızası dışında çekerek zimmetine geçirdiğinin tespit edildiği, 05/04/2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;... ve...nolu fişlerdeki paraların... tarafından çekildiği,.. ve...nolu fişlerde... imzasının bulunduğu, fakat paraların kim tarafından çekildiğine dair kayda rastlanmadığı, ... ilgili olarak ... tarafından olayla ilgili dosya kapsamında bir hesap kaydına rastlanılmadığı, tespit edilmiştir. Bilirkişi kurulu ... ile ... tarafından düzenlenen 27/10/2008 tarihli raporda; sanıklardan ... zimmetine para geçirdiği, sanıklardan... ile ... sanık ...zimmet fiiline iştirakten ziyade, zimmete geçirilmesine yardım ettikleri, zimmetin teselsül ettiği, dairesindeki normal kayıtların denetimi suretiyle ortaya çıkartılabileceği, toplam zimmet miktarının 195.436.143.424 lira, 2860 USD, 1370 Euro olduğu yolunda tespitte bulunulduğu, bilirkişiler..., Yrd. Doç. Dr. ...ile Veli tarafından düzenlenen 12/11/2009 tarihli raporda; Zimmet tutarının 203.094.317.308 lira, 5440 Euro, 2860 USD olduğu, bu tutarlardan sanık ... sorumlu olduğu, zimmetin teselsül ettiği, zimmet fiilinin normal bir denetim sırasında rahatlıkla ortaya çıkartılabileceği, diğer sanıklara izafesi mümkün bir fiilin söz konusu olmadığı, hesaplarından para çekilen mudilerin ... hesapları ile ilgili zimmetin söz konusu olmadığı,..ilgili 55.000,00TL nin sanık ... kullanımında bulunduğu yolunda görüş bildirildiği, Saptanmıştır. Grafoloji uzmanı ...tarafından düzenlenen 19/11/2007 tarihli raporda; Mudilerin ellerinden çıkan ve çıkmayan imzaların belirlendiği, tarih ve noları belirtilen 9 adet tediye fişindeki imzalardan 8 adedinin ... elinden çıktığı, fakat 02/03/2004 tarih ve... nolu 3020 USD değerli tediye fişindeki imzanın ... eli mahsulü olmadığı, ...adına düzenlenmiş toplam 25 adet tediye fişindeki 3 adet imzanın ... elinden çıkmadığı, yine... adına düzenlenmiş tarih ve noları belirtilen dekontlardaki imzaların ... elinden çıkmadığı, yine bu raporun 13. maddesinde belirtilen 13 adet tediye fişindeki müşteri imzalarının... elinden çıkmadığı, 14. maddesinde belirtilen 2 adet tediye fişindeki imzanın... elinden çıkmadığı, 14. maddesinde belirtilen 15 adet fişteki imzaların ... elinden çıkmadığı, bu fişlerdeki imzaların... elinden çıktıklarını gösterir, uygun, kaligrafik bulguların tespit edilemediği, ancak...adına düzenlenen ve raporun Sonuç (c) kısmında ayrıntıları yazılı 15 adet tediye fişindeki yetkili imzanın...eli mahsulü olduğu, mudilerin elinden çıkmadığı belirtilen imzaların, müştekilerin imza kartonlarındaki imzalarına kıyasla yapılacak kontrollerde diğer banka görevlilerince ilk bakışta dikkat çekeceğinden iğfal kabiliyetini haiz olmadıkları saptanmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30/04/2008 tarihli raporda; ... Balçova İzmir Şubesi'nce ...adına düzenlenmiş toplam 8 adet tediye fişinden 5 adet tediye fişinde mudi ve banka yetkilileri adına atılı hiçbir imzanın bulunmadığı, İzmir Adli Emaneti'nin 2005/4204 sırasında kayıtlı, ...adına düzenlenmiş, 21/05/2004 tarih,... nolu 55.000,00 TL'lik fiş ile 14/06/2004 tarih ve 086410 nolu 67.000,00 TL'lik fiş, 14/06/2004 tarih ve ... fiş numaralı 67.000,00 TL değerli toplam 3 adet tediye fişinde mudi adına atılmış imzaların ... elinden çıktığı, ...adına düzenlenmiş 20/07/2004 tarih ve ...nolu 10.000,00 TL, 02/07/2004 tarih...nolu 5.000,00 TL değerli tediye fişlerinde banka ve mudiler adına atılı hiçbir imzanın bulunmadığı, ayrıca... adlarına düzenlenen tediye fişlerinde banka ve mudiler adına atılı hiçbir imzanın bulunmadığı saptanmıştır. Grafoloji uzmanı olmayan bilirkişi raporlarına itibar edilmemiştir. Grafoloji uzmanı bilirkişi... tarafından düzenlenen 09/11/2009 tarihli raporda; ...adına düzenlenmiş 10 adet dekonttaki müşteri imzalarının... elinden çıktığı, ...adına düzenlenmiş toplam 2 adet dekonttaki müşteri imzalarının... elinden çıktığı,... adına düzenlenmiş toplam 7 adet dekont fotokopisindeki müşteri imzalarının... elinden çıktığı,.. adına düzenlenmiş, tarih ve noları belirtilen 3 adet dekonttaki imzaların ... elinden çıktığını gösterir nitelikte bulgular tespit edilemediği, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/07/2005 tarihli raporda; İzmir Adli Emaneti... sırasında kayıtlı ...ait belgelerin inceleme konusu yapıldığı belirlenmiştir. Bu tespitler karşısında yukarıda gerekçe bölümünde açıklanan 20 adet mudinin hesaplarından sanık ... paraları kısmen mudi imzası, kısmen imzasız dekontlarla çektiği, kısmen de 67.000,00 TL, 55.000,00 TL ve 29.000,00 TL'lik paraları sanık ... hesabını aracı hesap olarak kullanmak suretiyle, bu hesaptan ... imzası ile çektiği, bu suretle toplam olarak 302.376.952.909 lirayı zimmetine geçirdiği, bu zimmetten 151.000,00 TL'sinden kendisinin rızası dahilinde aracı hesap olarak kullandığı sanık ... sanık ... eylemine 765 sayılı TCK nun 65/3. maddesi uyarınca feran iştirak ettiği, dosya kapsamında toplanan delillerle tespit edilmiş bulunmaktadır. Bu tespitler iddia, savunma, grafoloji uzmanı raporları, zimmet miktarına ilişkin bilirkişi kurulu raporlarına ve diğer mahkemelerde açılan tazminat ve alacak davaları ile doğrulanmış bulunmaktadır. Her ne kadar ...tarafından 85000 Euro'sunun zimmete geçirildiği iddiasında bulunulmuş ise de, TCMB İzmir Şubesi'nden alınan 19/07/2005 tarihli cevabi müzekkerede ... 07/07/2004 tarihinde İzmir Şubesine müracaat ederek Euro 30.000 ve Euro 55.000 yatırmak suretiyle bir yıl vadeli süper döviz hesapları açtırdığının anlaşıldığı, sanık...n dövizlerin temini hususunda bankada yeterli dövizin bulunmadığı bir sırada ... yardım talebinden bulunduğu, 85.000 Euronun zimmete geçirildiği yolunda hiçbir kaydın yer almadığı, tam aksine paranın... Bankası İzmir Şubesi'ne yatırıldığı kesinlik kazanmıştır. Bilirkişi kurulu raporlarında zimmetin kısmen nitelikli, kısmen niteliksiz olduğu, son düzenlenen 3 ayrı bilirkişi kurulu raporunda zimmetin basit nitelikte bulunduğu yolunda görüşler bildirilmiş, bilirkişi raporları arasında zimmetin nitelikli mi yoksa basit mi olduğu hususunda görüş birliği sağlanamamıştır. Mahkememizce 27/10/2008 ve 12/11/2009 tarihlerini taşıyan bilirkişilerin görüşleri hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Çünkü, öncelikle Akbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğü'nün 09/12/2005 tarihli cevabi müzekkerelerinde ayrıntıları açıklandığı üzere, bankayı temsilen yapılacak mukavele ve muamelelerin muteber olabilmesi için bunların bankanın ticaret unvanını gösteren ibare, damga veya mühür altına konulmuş yetkili iki imzayı taşımaları lazımgeldiği, bu imzalardan bir tanesinin birinci derecede imza yetkisini haiz olması gerektiği vurgulanmış, 2004 yılında geçerli olan 11/11/2003 tarih ve 540 sayılı genelgede tediye ve mahsup işlemi limitinin 10.000,00 YTL'den yukarı olan işlemlerde iki imzanın şart olduğu, döviz bazında da 3000 Dolardan yukarı olan tüm tediye işlemlerinde iki imzanın gerektiği vurgulanmıştır. Sanık... yaptığı işlemlerdeki tediye fişlerinde yetkili imza olarak münhasıran kendisinin imzası bulunduğu, tek imza ile yetinildiği, bir kısım dekontlarda mudi imzalarının, bir kısım dekontlarda da yetkili imzaların hiç bulunmadığı, bankaca günlük fiş kontrol ve denetimi yapılması halinde zimmetin anında ortaya çıkartılmasının mümkün bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim grafoloji uzmanı raporlarında mudilerin getirtilen imza kartonları ile mukayese yapılmış vee mudiler yerine atılan sahte imzaların iğfal kabiliyetini taşımadıkları, aldatıcılık vasfının bulunmadığı ortaya çıkartılmıştır. Kaldı ki sanığın 2004 yılında işlemiş bulunduğu müteselsil zimmet suçlarında 10.000,00 YTL sınırının çok üstünde tek imza ile işlemler erçekleştirdiği görülmüştür. Bunun resmi merasimi ikmal için imza atacak olan banka yetkilisinin behemehal dikkatini çekmesi gerektiği muhakkaktır. Bu itibarla döviz hesaplarının vadesinden önce bozulması, vadeli hesaplarla oynanması gibi durumlar da nazara alındığında sanığın fiilinin nitelikli zimmet olmayıp, adiyen zimmet olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır. Günlük denetimlerin, hatta aylık denetimlerin yapılabilmiş olması halinde zimmet fiillerinin ortaya çıkacağı muhakkaktır. Kaldı ki sanık ... büyük miktardaki paraları zimmetine geçirebilmek için diğer sanık...hesabını kendi deyimiyle aracı hesap olarak kullanmıştır. Mudilerle... bir irtibatı bulunmamasına ve Balçova gibi bir ilçede birbirlerini yakinen tanıyan banka personeli ve müdürünün sanık Belma tarafından yapılan işlemler dikkatlerini çekebilecek mahiyettedir. Bu nedenle karmaşık gibi görünmekle birlikte, olayda nitelikli zimmet suçunun unsurları oluşmamıştır... Ayrıntıları inceleme tutanağında açıklandığı üzere, davacı... davalılar ... aleyhine açtığı davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esasında görülmekte olduğu, verilen önceki hükmün Yüksek Yargıtay 11. Dairesinec “Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine göre; ceza hakiminin mahkumiyet kararı ve mahkumiyet hükmünde tespit olunan maddi vakıalar ile maddi vakıayı belirleyen beraat kararı hukuk hakimini bağlar.” denildikten sonra mahkememiz dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği noktasından bozularak iade edilmiştir... İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili aracılığıyla açtığı tazminat davasının görülmekte bulunduğu, mahkemece yapılan yargılamalar neticesinde davanın reddine karar verildiği, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine dayanılarak ceza mahkemesi dosyasının beklenmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulduğu ve yukarıdaki esası aldığı, yine İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekilleri aracılığıyla davalılar...aleyhine açılan tazminat davası neticesinde mahkemece davanın reddine karar verildiği, mahkememiz dosyasının bekletici mesele kabul edilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulduğu, davanın halen derdest bulunduğu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; Davacı ... vekili aracılığıyla davalılar ... aleyhine açtıkları tazminat davasında İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas, ...Karar sayılı dava dosyasının bu dosya ile birleştirilmesinin kararlaştırıldığı, birleştirilen dosya hakkında herhangi bir karar verilmediği, ancak davacı ... davası neticesinde davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yüksek Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 03/07/2007 tarih,... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile mahkememiz dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğinden bahisle hükmün davacı yararına bozulduğu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde ;Davacı ... vekilinin davalılar ...aleyhine açtıkları tazminat davası neticesinde mahkemece mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine karar verildiği... Belirlenmiştir.... Balçova Şubesi'ndeki eylemleri nedeniyle açılan tüm dava ve takip dosyaları mahkememizce incelenmiştir. Bu incelemeler neticesinde hüküm fıkrasıda ayrıntıları yazılı mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Sanık ... Kayseri Pınarbaşı ilçesindeki babasına ait gayrimenkullerin teminat olarak gösterildiği, dolayısıyla, rızası ile ödeme yapılmış sayılması gerektiğini kendisi ve müdafisi tarafından ileri sürülmüştür. İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklı...A.Ş.nin borçlu ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takiplerde ödeme emrine dayanılarak 22/09/2004 tarihinde takip talebinde bulunduğu, asıl alacağın 267.438.413.061 lira olduğu, ferileriyle birlikte toplam alacağın 276.883.302.683 liradan ibaret bulunduğu, Kayseri ili Pınarbaşı ilçesinde bulunan 2 katlı kargir apartman ve bahçesi üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4 nolu bağımsız bölümler üzerinde birinci derecede 300.000.000.000 lira bedelli 04/08/2004 tarih ve 1081 yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senedi İzmir 18. Noterliğinin 10/09/2004 tarih ve 24204 yevmiye nolu ihtarnamesi, banka kayıtları, hesap ekstreleri, borç ödeme taahhütnamesine dayanıldığı, 08/11/2004 tarihli bilirkişi raporuna göre de taşınmazların değer tespitinin yapıldığı, buna göre sırasıyla bu taşınmazların değerlerinin 13.500.000.000lira, 23.500.000.000 lira, 26.000.000.000 lira ve 35.500.000.000 lira olduğunun tespit edildiği, gayrimenkul kıymet takdirinin ve ödeme emrinin ... usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, talimat yoluyla gayrimenkul açık artırma ilanının yapıldığı, 06/04/2005 tarihinde ...hakkında borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiği ve 06/04/2005 tarihinden sonra da dosyada herhangi bir işlem yapılmadığı tespit edilmiştir. ... A.Ş.nin açtığı gerek alacak davasında, gerekse icra takiplerinde değeri düşük göstermesi dikkat çekicidir. Bunun sebebi bir kısım mudilerin önceden alınan imzalarına dayanılarak sanık ... tarafından zimmete geçirme eylemleri vuku bulduğundan, banka imzaların mudiye ait olduğunu ileri sürerek bu mudilere ödeme yapmaktan kaçınmaktadır. Bu sebeple gerçek zimmet miktarı üzerinden dava açmamakta ve takipte bulunmamaktadır. Oysa ki sanık ..., gerek soruşturma aşamasında müfettiş tarafından saptanan ifadelerinde, gerekse yargılama sürecinde mahkememizde vaki savunmalarında imzanın mudiye ait olmasına rağmen, parayı kendisinin kullandığını başka gerekçeler göstermek suretiyle ikrar etmiş bulunmaktadır. Sanığın bu ikrarları karşısında yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda zimmet miktarının gerekçe bölümünde açıklandığı miktarda olduğu ortaya çıkmıştır. Gösterilen teminat miktarları toplandığında 75.100,00 TL ye ulaştığı görülmektedir. Bu miktar zimmet miktarını karşılamamaktadır. Bu nedenle gerek soruşturmadan ve kovuşturmadan önce ve gerekse hükümden önce tam ve rızai bir ödeme söz konusu olmadığından lehe kanun uygulamasında açıklandığı şekilde sanık lehine uygulama yapılmamıştır.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 162/1. maddesinde başvuru hakkı muhakeme şartı niteliğinde bulunduğundan, hakkında başvuruda bulunulmayan sanık ... hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. Sanıklar ...dosya kapsamında toplanan delillere göre, zimmet suçunu işledikleri yada iştirak ettikleri yolunda, mahkumiyetlerini gerektirecek yeterlikte, suçun sübutuna ilişkin, kesin ve inandırıcı hiçbir delil elde edilemediğinden, bu iki sanık yönünden Hakimler Kurulu'na da tam bir vicdani kanaat hasıl olmadığından, her iki sanığın atılı suçlardan beraatlerine karar verilmiştir..." denmek suretiyle; denilerek; "...2-Her ne kadar mahkememizin...Esas sayılı dava dosyasının dayanağını oluşturan 31/08/2004 tarihli iddianame ile banka zimmeti suçundan dolayı sanık ...765 sayılı TCK'nun 64/2, 66. maddeleri delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22/3, TCK'nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas,... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 09/05/2005 tarihli iddianame ile sanık... bankacılık kanunundan kaynaklanan zimmet suçuna iştirakten dolayı 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22/3, TCK'nun 64, 80. maddeleri uyarınca; İzmir. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 10/08/2005 tarihli iddianame ile sanıklar ... bankacılık kanunundan kaynaklanan zimmet suçuna iştirakten dolayı 4389 sayılı kanunun 22/3 ve 5237 sayılı TCK'nun 39/2-(a)-(c), 43/2. maddeleri uyarınca; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27/03/2006 tarih, ...Esas, 2006/51 Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 28/02/2006 tarihli iddianame ile sanık ... bankacılık kanunundan kaynaklanan nitelikli zimmet suçuna iştirakten 765 sayılı TCK'nun 64/1. maddesi delaletiyle 4389 sayılı yasanın 22/3, 765 sayılı TCK'nun 80. maddeleri uyarınca; İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ni 13/12/2004 tarih,..Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 23/11/2004 tarihli iddianame ile sanık ... bankacılık kanunundan kaynaklanan zimmet suçuna yardım ve dolandırıcılık suçlarından 4389 sayılı kanunun 22/3, TCK'nun 504/3, 522, 64/2, 80, 31, 33. maddeleri uyarınca; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 03/02/2005 tarihli iddianame ile sanık ....’nin bankacılık kanunundan kaynaklanan nitelikli zimmet suçuna iştirakten 765 sayılı TCK'nun 64/2, 66. maddeleri delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22/3, TCK'nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca; Tecziyeleri zımnında mahkememize kamu davaları açılmış ise de; sanıkların atılı suçları işledikleri yada iştirak ettikleri yolunda, soyut iddia dışında, mahkumiyetlerini gerektirecek nitelikte, suçun sübutuna ilişkin, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, 5271 sayılı CMK'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca sanıklar ...ile ... atılı suçlardan ayrı ayrı BERAATLERİNE," 3-5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160/1 (temel ceza 8 yıl hapis ve 4000 tam gün adli para cezası), 5237 sayılı TCK'nun 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uygulandığında (8) yıl (4) ay hapis ve 4166 tam gün karşılığı 83.320,00TL adli para cezası ile hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar belli hakları kullanmaktan yasaklanma cezası tayini gereken ve ayrıca bankanın uğradığı zararı tazmine mahkum edilmesi gereken sanık ... müteselsil şekilde adiyen bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanan zimmet suçunu işlediği sübuta erdiğinden, suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, fiilin işlenmesindeki özellikler, sanığın şahsi ve sosyal durumu, verdiği zararın büyüklüğü, kastının yoğunluğu, gözetilerek, kanun maddesinde öngörülen cezasının asgari haddi aşılmak suretiyle eylemine uyan ve lehe olan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22/3-1. cümlesi uyarınca takdiren ve teşdiden SEKİZ YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesi uyarınca tayin edilen cezası 1/6 nispetinde artırılarak DOKUZ YIL DÖRT AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın ikrarı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 765 sayılı TCK'nun 59/2. maddesi uyarınca tayin edilen cezasından 1/6 nispetinde indirim yapılarak sonuçta YEDİ YIL DOKUZ AY ON GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Zarar ödenmediğinden 4389 sayılı kanunun 22/3-son cümlesinin tatbikine YER OLMADIĞINA, Sanık lehine başkaca kanuni yada takdiri indirim sebebi uygulanmasına YER OLMADIĞINA, 765 sayılı TCK'nun 31. maddesi uyarınca sanığın müebbeden amme hizmetlerinden YASAKLANMASINA, 765 sayılı TCK'nun 33 ve TMK'nun 471. maddeleri uyarınca sanığın hapis halinin sona ermesine kadar Yasal Kısıtlılık Altında BULUNDURULMASINA... Bankanın uğradığı 302.376.953.909 lira (302.376,95TL) zarardan mudiler Serap İpek, Mehmet Çelik ile Fadime Bilgin lehlerine sırasıyla İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/1957 Esas-2006/1667 Karar, 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/145 Esas, 2005/547 Karar, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/262-318 E.K. sayılı kesinleşen ilamları ile hüküm kurulduğundan, 20.693.408.962 lirasının (20.693,49 TL) tenzili ile hüküm altına alınmayan bakiye 281.683.543.947 lira (281.683,54 TL) tazminatın 151.000,00 TL lik kısmından sanık Mustafa Kalyoncu ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmak kaydıyla sanıklar... TAZMİN ETTİRİLMESİNE, sanıklar ...sorumlu tutuldukları miktar üzerinden alınarak MÜDAHİLE VERİLMESİNE, döviz cinsinden tespit edilen zimmet nedeniyle fiili ödeme sırasında müdahil bankanın Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca seçimlik hakkının MAHFUZ TUTULMASINA..." şeklinde 12/10/2010 tarihli kararın verildiği, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 29/05/2013 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; müştekiler ... vekillerinin yapmış olduğu temyiz başvurusunun; "temyiz yetkilerinin bulunmadığı" gerekçesiyle reddine karar verildiği, katılan banka vekilinin sanıklar ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz başvurusu ile ilgili olarak başvurunun reddine karar verilerek ... ve ... hakkındaki hükmün onandığı; sanık... hakkında kurulan hükümle ilgili olarak sanık müdafinin temyiz incelemesi üzerine ise; "sanık ..., aynı zamanda bankada hesabı bulunan şikayetçi sanık ...imzaladığı tediye fişlerini kullanarak diğer mudilerin hesabından zimmete para geçirmesi şeklinde cereyan eden eylemine adı geçen sanığın bilerek iştirak ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği yönünde şüpheden öte mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı cihetle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilemeyeceği" gerekçesiyle bu sanık yönünden hükmün bozulmasına karar verildiği; sanık ... müdafi ile katılan banka vekilinin bu sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazları ile ilgili olarak da, gerekçesinde; "1-)...ait hesaptan imzasız tediye fişi ile çekilen 220.000.000 TL (eski)'nin zimmet oluşturduğu ve ödettirilecek zarara dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; tediye fişleri kullanılarak banka, parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; tediye fişyeri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; mudi yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş tediye fişi kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet; tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak; gişe yetkilisi sanığın...hesaplarından limiti kapsamında gerçekleştirdiği işlemler bakımından mudileri kandırarak imzalattığı fişlerle mal edinme eylemleri mahkemece zimmet kabul edildiğine göre anılan eylemlerin nitelikli zimmet oluşturacağı, usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek hapis ve adli para cezasının tayin edilmesi gerekirken ve sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması halinde, adli para cezasının tayini yönünden 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı hususları gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,3-) Kabule ve uygulamaya göre de; A-) ... ait 2.863.413.672 TL (eski), ... ait 10.000.000.000 TL (eski) ve...4330 Euro karşılığı 7.829.995.290 TL'nin (eski), mahkemece zimmet kabul edildiği halde, belirtilen miktarların sanık ve katılan banka aleyhine açılan dava sonucunda katılan banka tarafından adı geçen mudilere ödendiği gözetilmeksizin bu miktarların hukuk mahkemesince karara bağlandığı gerekçesiyle sanığa ödettirilmesine karar verilen toplam zarar miktarına dahil edilmemesi, b-) Banka tarafından dava konusu olay nedeniyle sanık ...icra yoluyla 36.159,90 YTL'nin tahsil edildiği gözetilerek ödettirilmesine karar verilen zarardan düşülmemesi, yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca" denmek suretiyle hükmün bozulmasına ilişkin 29/05/2013 tarihli kararın verildiği, bozma kararı sonrasında davanın bozma kararı sonrasında davanın aynı mahkemede ... Esas sayısını aldığı ve davada yeniden karar verildiği, ... Esas ve ... Karar sayılı karar incelendiğinde;... katılan olduğu, sanıkların...olduğu, suç tarihinin 20/07/2004 ve öncesi olduğu, suç türünün “Bankacılık Kanununda zimmet” olduğu, mahkemece GEREKÇESİNDE; "Mahkememizin 12/10/2010 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla sanıklar ... haklarında mahkumiyetlerine karar verildiği, bu kararın sanıklar ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine dosyanın ilgili Yargıtay Ceza Dairesi'ne gönderildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 29/05/2013 tarih... Esas ... Karar sayılı bozma ilamıyla; Sanık ...; sanık ..., aynı zamanda bankada hesabı bulunan şikayetçi sanık ..: imzaladığı tediye fişlerini kullanarak diğer mudilerin hesabından zimmete para geçirmesi şeklinde cerayan eden eylemine, adı geçen sanığın bilerek iştirak ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği yönünde şüpheden öte mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı cihetle beraatine karar verilmesi, Sanık...; 1-)... ait hesaptan imzasız tediye fişi ile çekilen 220.000.000 TL (eski)'nin zimmet oluşturduğu ve ödettirilecek zarara dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-)Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; Tediye fişleri kullanılarak banka, parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişyeri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; Mudi yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş tediye fişi kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet; Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak; gişe yetkilisi sanığın mudiler...hesaplarından limiti kapsamında gerçekleştirdiği işlemler bakımından mudileri kandırarak imzalattığı fişlerle mal edinme eylemleri mahkemece zimmet kabul edildiğine göre anılan eylemlerin nitelikli zimmet oluşturacağı, usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden aralarında grafoloji uzmanın da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek hapis ve adli para cezasının tayin edilmesi gerekirken ve sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması halinde, adli para cezasının tayini yönünden 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı hususları gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle mahkememizin kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanık ... üzerine yüklenen zimmet suçunun aldırılan bilirkişi raporuna göre mudiler adına sahte olarak atıldığı belirtilen imzaların sahtelikleri adı geçen şahısların bankada mevcut mukayese amaçlı saklanan imza kartonlarındaki imzalarına göre yapılacak kontrollerinde diğer banka görevlilerinin ilk nazarda dikkatini çekeceği cihetle iğfal kabiliyetine haiz olmadığı belirtilmekle sanık ...yüklenen bankacılık zimmetinin basit zimmet suçu niteliğinde olduğu, Yargıtay bozma ilamında belirtilen mudi ... ait hesaptan imzasız tediye fişi ile çekilen 220,00TL'nin zimmet suçunu oluşturduğundan banka zararına dahil edildiği, ayrıca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80.maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 43.maddesine göre lehe hüküm bulunması nedeniyle 765 sayılı TCK.nun genel hükümlerinin sanığın lehine olduğu tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama, bilirkişi raporları, Yargıtay bozma ilamı, mahkememizin önceki karar gerekçesi, sanık savunmaları, katılanın ileri sürdüğü deliller dikkate alındığında sanık Belma'nın müteselsil şekilde bankacılık basit zimmet suçunu işlediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına, sanık ... yüklenen suçun sanık ... zimmet suçuna iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde olunamadığından beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" denmek suretiyle; "1-... cezalandırılması talebiyle hakkında kamu davası açılmış ise de sanığın yüklenen suçu işlediği yolunda her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanık... CMK.nun 223/2(e) maddesi uyarınca BERAATİNE, 2-a)5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160/1 (temel ceza 8 yıl hapis ve 4000 tam gün adli para cezası), 5237 sayılı TCK nun 43/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uygulandığında (8) yıl (4) ay hapis ve 4166 tam gün karşılığı 83.320,00TL adli para cezası ile hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar belli hakları kullanmaktan yasaklanma cezası tayini gereken ve ayrıca bankanın uğradığı zararı tazmine mahkum edilmesi gereken sanık... müteselsil şekilde adiyen bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanan zimmet suçunu işlediği sübuta erdiğinden, suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, fiilin işlenmesindeki özellikler, sanığın şahsi ve sosyal durumu, verdiği zararın büyüklüğü, kastının yoğunluğu, gözetilerek, kanun maddesinde öngörülen cezasının asgari haddi aşılmak suretiyle eylemine uyan ve lehe olan 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22/3-1. cümlesi uyarınca takdiren ve teşdiden SEKİZ YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, b)765 sayılı TCK nun 80. maddesi uyarınca tayin edilen cezası 1/6 nispetinde artırılarak DOKUZ YIL DÖRT AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, c)Sanığın ikrarı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 765 sayılı TCK.nın 59/2. maddesi uyarınca tayin edilen cezasından 1/6 nispetinde indirim yapılarak sonuçta YEDİ YIL DOKUZ AY ON GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, d)Zarar ödenmediğinden 4389 sayılı kanunun 22/3-son cümlesinin tatbikine YER OLMADIĞINA, e)Sanık lehine başkaca kanuni yada takdiri indirim sebebi uygulanmasına YER OLMADIĞINA, f)765 sayılı TCK nun 31. maddesi uyarınca sanığın müebbeden amme hizmetlerinden YASAKLANMASINA, g)765 sayılı TCK nun 33 ve TMK nun 471. maddeleri uyarınca sanığın hapis halinin sona ermesine kadar Yasal Kısıtlılık Altında BULUNDURULMASINA, h)Bankanın uğradığı 302.596,95TL zarardan mudiler Serap İpek, Mehmet Çelik ile Fadime Bilgin lehlerine sırasıyla İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas - ... Karar, 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar, İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E.K. sayılı kesinleşen ilamları ile hüküm kurulduğundan, 20.693,49 TL tenzili ile hüküm altına alınmayan bakiye 281.903,46 TL tazminatın sanık... TAZMİN ETTİRİLMESİNE, sanık ...alınarak KATILANA VERİLMESİNE, döviz cinsinden tespit edilen zimmet nedeniyle fiili ödeme sırasında katılan bankanın Borçlar Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca seçimlik hakkının MAHFUZ TUTULMASINA" ilişkin 18/11/2024 tarihli kararın verildiği, bu kararın sanık...ve katılan banka vekili tarafından temyiz edildiği, mahkemenin kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 24/10/2019 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma sonrasında dosyanın ... Esas sayısını aldığı, yargılamaya devam edildiği, yapılan yargılama sonucunda, GEREKÇESİNDE; "...Sanık ... hakkında mahkememizin ... E. - ... K. sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama neticesinde sanığın adiyen bankacılık zimmeti suçunu işlediği sabit görülerek 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3 1. Cümle hükmü gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin ... E. -... K. sayılı ilamı ile sanığın bir kısım eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu, belirlenen adli para cezasının zarar miktarının üç katı üzerinden belirlenmesi gerektiği, toplam zarar miktarı hesaplanırken hata yapılmış olması hususları belirtilerek mahkememizin kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır... Mudi ... karşı 08.07.2004 ve 09.07.2004 tarihli işlemlerle, sanık tarafından mudiye ait hesaptan, mudi imzalı fişlerle 3.500,00 TL’nin ve 10.000,00 TL’nin mudinin çek ödemeleri için hesaba yatırılmak üzere alındığı belirtilerek sanık tarafından mudinin rızası hilafına kandırılarak çekildiğinin mudi beyanlarından anlaşılması karşısında, sanığın parayı acil ihtiyacı nedeniyle mudinin bilgisi dahilinde çektiği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği cihetle 13.500,00 TL’lik işlem için atılı eylemin 4389 sayılı Yasanın 22/3. maddesinin 2. cümlesi kapsamında nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu... Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak toplam zarar miktarının 287.130,45 TL, toplam nitelikli zimmet miktarının ise 79.717 TL olduğu tespit edilmiştir. Suç tarihinin 2004 yılı olması itibariyle yapılan lehe kanun değerlendirmesinde; sanığın suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5411 sayılı kanunun 160/2, TCK'nın 43/1, 62/1, 53 maddeleri uyarınca, alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza 14 yıl olarak belirlenmek suretiyle cezalandırılması halinde 14 yıl 7 ay hapis cezası ve nitelikli zimmet miktarının 3 katı olan 239.151 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerekeceği, 4389 sayılı yasanın 22/3, 765 sayılı TCK'nın 80, 59/2, 31 madde hükümlerine göre temel ceza 14 yıl olarak belirlenmek suretiyle cezalandırılması halinde sonuç cezanın 13 yıl 7 ay 10 gün hapis ve 199.292,5 TL adli para cezası olarak belirleneceği, bu nedenle 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve 765 sayılı TCK hükümlerinin sanığın lehine olduğu anlaşıldığından uygulama bu şekilde yapılmıştır. Yukarıda açıklanan somut deliller ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanık hakkında Anayasa'ya, kanunlara ve hukuka uygun olarak oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" denmek suretiyle; "1-Sanık ...n üzerine atılı nitelikli zimmet suçu sabit görülmekle, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesi gereğince yapılan değerlendirme sonucu sanığın lehine olduğu anlaşılan 765 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi yollamasıyla 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesi 2. Cümlesi hükmü gereğince suçun işleniş şekli, zimmete geçirilen paranın miktarının fazla oluşu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 14 YIL HAPİS VE (nitelikli zimmet miktarı olan 79.717 TL'nin 3 katı olan) 239.151 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2-Sanığın eylemlerini aynı suç işleme kastıyla birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşıldığından 765 sayılı TCK'nın 80. maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezası takdiren 1/6 oranında artırılarak sanığın 16 YIL 4 AY HAPİS VE 239.151 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 3-765 sayılı TCK'nın 59/2 maddesi gereğince sanığın duruşmalardaki davranışları, verilecek cezanın geleceği üzerindeki etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın neticeten 13 YIL 7 AY 10 GÜN HAPİS VE 199.292,5 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 4-765 sayılı TCK nun 31. maddesi uyarınca sanığın müebbeden amme hizmetlerinden YASAKLANMASINA" ilişkin 13/04/2021 tarihli ve 2021/172 Karar sayılı kararın verildiği, bu kararın 10/10/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Asıl davada davacı ... vekili;... aynı kişiler olduğunu, ... evli iken boşanmaları sonucunda ... soy isminin ... olarak değiştiğini belirtmiştir.
Birleşen davalarda ... ceza dosyasındaki savunmalarında; suçsuz olduğunu, suça katılmadığını, bu olay nedeniyle eşi hakkında boşanma davası açtığını belirtmiştir.
Birleşen İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyasında (bozmadan önce İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden) bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/06/2006 tarihli raporda; davacı ... 08/09/2003 tarihinde... Bankası Balçova Şubesi’nden diğer davalı ... 20292 sayılı hesabına 19.483,36 TL EFT yapıldığı, hesaptan ilk etapta son alındığı ve muhtelif tarihlerde de ...tarafından çekildiği hususunun belirlendiği, ... diğer davalı ... hesaplarından para çekme yetkisinin olduğuna ilişkin 15/11/1999 tarihli belgenin bulunduğu; davacının davalı... hesabına yaptığı EFT’nin kendi talimatı ile yapıldığı hususunun ihtilafsız olduğu, diğer davalının da bu hesaptan para çekme yetkisi olduğundan yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu, davacının davalı bankanın Balçova Şubesi’nde 08/09/2003 tarihinde yaptığı EFT nedeniyle açılmış bir hesabı bulunmadığından davalı bankanın sorumlu olduğunu gösteren bir belgenin bulunmadığı bildirilmiştir. Bu birleşen davada mahkemece “davanın reddine” ilişkin verilen 23/11/2006 tarihli karar Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 13/11/2008 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde “…zimmet suçu nedeniyle görülmekte olan dava sonucunun beklenmesi, davacının velayeti altındaki çocuklarına ait mevduat hesabında bulunduğu iddia edilen paranın akıbetinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” hususuna işaret edilmiştir.
Ceza mahkemelerinde sanıkların bankacılık faaliyetinden kaynaklanan eylemleri bir bütün halinde ele alınıp değerlendirilmiş, bu husus gerekçeye de bu şekilde yazılmıştır. Yine, suçtan zarar görenin gerçekte banka olması sebebiyle bankanın müdahale isteğinin kabulüne karar verilmiş, mudilerin ise ilgili bankaya başvuru haklarının bulunduğu gerekçesiyle müdahale isteklerinin reddedildiği görülmüştür.
Mahkememizce "davalı ... defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, yasal tasdiklerinin bulunup bulunmadığı,... tarafından işlendiği ileri sürülen davanın ve birleşen davanın konusu işlem ve eylem tarihlerinde (2004 ve öncesi) davalı defterlerinde ...tarafından para gönderilmesine ilişkin kayıtların bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihlerde ve ne miktar kaydın olduğu, bunların açıklamasının gözüküp gözükmediği, dayanak belgelerinin olup olmadığı" konularında davalı ... defterleri ile dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi 11/07/2024 tarihli raporunda özetle; davalı tarafın 2004 yılı ve öncesi yıllara ait ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme sonucu tespitler yapılmak üzere 11/07/2024 tarihinde davalı ... vekili ile irtibat sağlanarak davalıya ve mali müşavire ait telefon bilgisinin ayrıca temin edildiğini, davalının mali müşaviri... ait telefondan görüşme yapıldığında defterlerin ortada olmadığı, 20 yıl ve daha fazla süre geçtiği bildirildiğinden herhangi bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, yine aynı gün davalı asil ile yapılan görüşmede de “20 yıldan fazla süre geçmesi sebebiyle defter ve belgelerin ortada olmadığı, yasal süresinde imha edildiği” hususunun bildirildiğini, bu nedenle incelemenin yapılamadığını, defterlerin mahkemeye sunulması durumunda tarafınca inceleme yapılabileceğini bildirmiştir.
Buraya kadarki dosya özeti sonrasında birleşen davaların, davacıların ve davalıların sayıları dikkate alınarak mahkememizce asıl dava ve birlesen davalar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır.
DAVACI... AÇTIĞI ASIL DAVADA;
Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.901,00 TL’nin 22/01/2003 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiştir.
Bu davacıya yönelik eylemle ilgili İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan ... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyası sonuç olarak aynı mahkemenin ... Esas ve...Karar sayılı dava dosyasında birleşmiştir.
Sonucu beklenen İzmir. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı kararında (birleştirilen İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyanın dayanağını oluşturan) 22/11/2004 tarihli iddianamede davacı ... yönelik eylem yönünden; “müşteki ... Balçova Şubesinin ... müşteri numaralı mudii olduğu, sanığın ise banka şubesinde görevli ve yetkili bulunduğu, müştekinin bu hesaptaki EURO hesabının 30/11/2001 tarihinde TL’ye dönüştürüldüğü ve hesapta bulunan yaklaşık 1.679,00-TL’nin müşteki adına tediye ile sanık tarafından çekildiği halde sanki para çekilmemiş gibi sanık tarafından müştekiye bu paraya uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenlenip verildiği, böylece görevi dolayısıyla daha önce tanıdığı ve samimi olduğu ve şube müşterisi olan müştekinin hesap açmak için kendisine tevdi ettiği paraları banka kayıtlarına intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği, sanığın eyleminin 4389 sayılı kanunun 2/3. maddesi uyarınca zimmet suçu oluşturduğu” hususları ileri sürülmüştür. Davalı ... savunmasında; “...müşteki... borç para aldığını, ödeyeceği para miktarının 2.000,00 TL’ye yakın olduğunu, paranın çekilişine ilişkin dekontu müştekinin kendisinin imzaladığını” belirtmiştir.
İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin... Esas ve... Karar sayılı gerekçeli kararının 19. sayfasında belirtilen 27/04/2009 tarihli bilirkişi raporunda; “... hesabından müşteri imzası bulunmayan fişlerle para çekilmesi nedeniyle basit zimmet olduğu” hususu belirtilmiştir.
Asıl davada davacı ... vekili davalı bankaya Karşıyaka 5. Noterliği’nden gönderdiği 02/09/2004 tarihli 12907 yevmiye numaralı ihtarname ile; “…müvekkilinin bugüne kadar yatırdığı paranın toplamının faiz dahil 10.400,00 TL olduğunu” ileri sürerek, bu miktarın tebliğden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesini istemiştir.
Bankacı bilirkişi... 03/07/2023 tarihli raporunda özetle; davacı ... isteği yönünden; işlemin İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı birleştirilen davasının dayanağını oluşturan iddianamede belirtildiğini, kesinleşen kararda davacının alacağı 30/11/2001 tarihi itibariyle 1.679,00 TL olarak belirtilmiş ise de davacıya verilen ve dosyada bulunan banka makbuzlarında tutarın 1.692,18 TL olması sebebiyle bu tutar dikkate alınarak faiz hesaplamasının yapıldığını, buna göre davacı Nurhan’ın 1.692,18 TL’si asıl alacak ve 2.495,52 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.187,70 TL alacağının bulunduğunu bildirmiştir.
Aynı bilirkişi ek raporunda ise; Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 04/02/2008 ve 27/04/2009 tarihli raporla yapılan tespitlerin uygun görülerek karar verildiğini, 13/09/2004 tarihli Banka Teftiş Soruşturma Raporunda da 30/11/2001 tarihinde müştekinin 1.692.18-EURO hesap detayının verildiğini, bu hususun kök raporda açıklandığını; davacı tarafından İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan 2004/725 Esas ve... Karar sayılı davada “davanın reddine” ilişkin olarak verilen kararın Yargıtay 11. HD’nin 04/02/2008 tarihli, ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile “ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması” gerekçesiyle davacı yararına bozulduğunu, İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyasındaki kesinleşen kararda davacının alacağı 30/11/2001 tarihi itibariyle 1.679,00-TL olarak belirtilmiş ise de, davacıya verilen ve dosyada bulunan banka makbuzlarında tutarın 1.692,18-TL olarak yer aldığının belirlendiğini, zimmet tutarı yönünden takdirin mahkemeye bırakıldığını bildirmiştir.
Asıl davada davacı ... vekili 02/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporu ile belirlenen 4.187,70 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda; ceza dosyasında davacı da dahil olmak üzere birden fazla mudinin şikayetçi olduğu, mahkeme tarafından sanıkların bankacılık faaliyetinden kaynaklanan eylemlerinin bir bütün halinde ele alınıp değerlendirildiği, bu hususun karar gerekçesine de bu şekilde yer aldığı (... Esas ve ... Karar sayılı), yine ceza mahkemesi tarafından “suçtan zarar görenin banka olduğu” gerekçesiyle mudilerin müdahale isteklerinin reddedildiği, bankanın müdahale isteğinin kabul edildiği, ceza mahkemesi tarafından ... eyleminin bir bütün olarak zincirleme biçimde adiyen banka zimmeti suçunu oluşturduğu kanaatine ulaşıldığı, kararda "...Bilirkişiler tarafından Türk Lirası cinsinden zimmet miktarları ayrı, döviz cinsinden zimmet miktarları ayrı ayrı hesaplandığı için farklılık oluştuğu gibi, kısmen bilirkişilerin kısmen bazı mudilerin, kısmen de sanık ...savunmalarını esas almak suretiyle, sanık ... tarafından zimmete geçirilen paranın zimmet olmadığı yolunda görüş bildirmesinden kaynaklandığı saptanmış ve fakat tüm bilirkişi raporlarında mudilere ait çekilen paralarla ilgili olarak tam bir mutabakat gözlenmiştir. Gerekçede her bir mudinin hesabından çekilen paralar ayrı ayrı belirtilmek suretiyle bunların toplamı alınmış, toplam zimmet miktarının 302.376.952.909 liradan ibaret bulunduğu kesin biçimde tespit edilmiştir." dendiği, mahkemece birden fazla rapor aldırıldığı, bunlardan mahkememizce de itibar edilen 27/04/2009 tarihli raporda; " sanık ...muhtelif işlemlerde zimmetine para geçirdiğinin tespit edildiği, 16 şahsa ilişkin Türk parası ve döviz tevdiat hesabından çekilen para miktarının 162.521.059.066 lira, 5908 USD ve 14533 Euro olduğu, USD ve Euro tutarlarının yerleşik yargı kararları uyarınca işlem tarihindeki TCMB efektif satış kurundan TL karşılığının toplam 32.282.635.601 lira olarak hesaplandığı, dolayısıyla toplam zimmetin belirtilen rakama ilavesiyle 194.803.694.667 liradan ibaret bulunduğu, zimmetin teselsül ettiği; ... hesaplarından müşteri imzası bulunmayan fişlerle para çekilmesi nedeniyle basit zimmet olduğu..." dendiği, ... müteselsil şekilde adiyen bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanan zimmet suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği; ceza dosyasına sunulan 04/02/2008 ve 27/04/2009 tarihli bilirkişi raporlarında “1.679,00-TL’nin sanık ... tarafından mal edinildiği” yönünde görüş bildirildiği, kesinleşen kararda aldırılan bilirkişi raporlarında her ne kadar davacının alacağı 30/11/2001 tarihi itibariyle 1.679,00 TL olarak belirtilmiş ise de, davacıya verilen ve dosyada bulunan banka makbuzlarına göre bu tutarın 1.692,18-TL olduğu; mahkememizce aldırılan kök ve ek bilirkişi raporunda 13/10/2004 dava tarihi itibariyle davacı alacağının 1.692,18-TL asıl alacak ve 2.495,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.187,70-TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 53. maddesinde; "Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde; "(1) Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. (2) Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklinde yerini almıştır. Her iki düzenlemeye göre de ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi olguların hukuk hakimini bağlamayacağı kuşkusuz olmakla birlikte, öğreti ve uygulamada hukuk hakimin, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlı olacaktır. Ceza mahkemesinin olayı suç sayan maddi olaylara ilişkin tespitinin mahkememizce bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir.
Davalı ... yönünden; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda; ...’nin üzerine atılı nitelikli zimmet suçu sabit görülmüş, Yargıtay bozma kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak toplam zarar miktarının 287.130,45-TL, toplam nitelikli zimmet miktarının ise 79.717,00-TL olduğu belirlenerek, sanığın 13 yıl 7 ay 10 gün - hapis ve 199.292,50-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından dava tarihleri itibariyle belirlenen davacı alacağının, davalı ...ceza mahkemesinin kararıyla belirlenen zimmet alacağının içinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu davalının, davacı... yönelik eylemi yönünden 1.692,18-TL alacaktan sorumlu olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili 02/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporuyla belirlenen 4.187,70 TL’nin dava tarihinden itibaren yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı banka vekili ise 16/10/2024 tarihli dilekçesi ile ıslaha cevaplarını bildirmiş, ıslaha konu alacağın zaman aşımına uğradığını savunmuştur. 6100 sayılı HMK’ya göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın yapılabilmesi için dava dilekçesinde ileri sürülmüş bir isteğin bulunması gerekir. Davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte 2.901,00 TL’nin 22/01/2003 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile ise ayrıca 2.495,52-TL tutarında işlemiş faiz isteğinde bulunmuştur. Bir davanın açılışında istenmeyen faizin ıslah yolu ile istenmesi mümkün olmakla beraber; somut olayda; ıslaha konu edilen tutar işlemiş faiz miktarı olup, usulüne uygun şekilde harç yatırılmak suretiyle açılacak bir dava ile istenebilmesi mümkün olduğundan, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle istenmiş ve harcı yatırılmış işlemiş faiz alacağı bulunmadığından, davacı tarafça davanın tam ıslahı kurumuna da gidilmediğinden, bu kapsamda da yapılmış ıslahın geçerli bir ıslah olduğundan söz edilemeyeceğinden, ıslah edilen miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacı ...işlemiş faiz isteğinde bulunmamış olması ve alacağın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş olması nedeniyle davacının asıl dava yönünden 1.692,18 TL alacağının bulunduğu, alacaktan haksız fiil sorumlusu olan davalı... sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı banka yönünden ise; zimmet suçu işleyen davalı... davalı banka çalışanı olup, zimmete geçirilen para davalı bankaya yatırılan tutardır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı ... T.A.Ş adam çalıştıran konumundadır. Bankalar güven kurumları olup, 4491 sayılı kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında çalıştırdıkları kişileri özenle seçmek ve onların işlemlerini denetlemek, yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdürler. Ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunan bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu çerçevede; davalı bankanın, davalı ...tarafından davacı aleyhine gerçekleştirilen zararın gerçekleşmemesi için durumun gerektirdiği dikkat ve özeni gösterdiğinden söz edilmesi olanaklı değildir. Bu nedenle de davalı bankanın, davalı:.. ile birlikte davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
DAVACI ... AÇTIĞI BİRLEŞEN İZMİR 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN ... ESAS SAYILI DAVASINDA;
Davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 370 Euro karşılığı 674.880 TL ve 2.860 USD karşılığı 3.949,66 TL ile 6.635,00 TL toplam 11.259,54 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.259,54 TL tazminatın ödeme tarihindeki TC ... Bankası Euro ve Dolar satış kuru üzerinden zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istenmiştir.
Sonucu beklenen İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararında (birleştirilen İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dosyanın dayanağını oluşturan) 03/02/2005 tarihli iddianamede davacı ... yönelik eylem yönünden; “müşteki ... toplam 21.000,00-TL civarındaki parasını kimi otomatik ödemeler için verdiği talimatı kötüye kullanarak zimmetine geçirdiği, sanık ... bu paraları... Yetkili Servis işini yapan resmi nikahlı eşi sanık ... finanse ettiği, her iki sanığın gelirlerine uygun olmayan yaşantı sürdükleri, mal ve mülk edindikleri, bu nedenle sanık ... eşi olan diğer sanık ... 4389 sayılı kanunun 22/3, 765 sayılı TCK’nın 80, 31, 33; sanık ... TCK’nın 80, 31, 33. maddelerine muhalefet ettikleri” hususunun ileri sürüldüğü; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararın “delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi” başlıklı 24 ve devam eden sayfalarında “… hesabından 1.110 Euro karşılığı 1.909.37 TL, 2.860 USD karşılığı 3.862,79 TL’yi adiyen zimmetine geçirdiği…” hususlarının belirtildiği, aynı kararın 27. sayfasında belirtilen grafoloji uzmanı ... tarafından düzenlenen 19/11/2007 tarihli raporda “…adına düzenlenen 15 adet tediye fişindeki yetkili imzanın ... eli ürünü olduğu, mudinin elinden çıkmadığı, iğfal kabiliyeti olmadığı” hususunun belirtildiği görülmüştür. Aynı kararın hüküm bölümünde davalı ... yönünden; İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda; “... sanık Belma’nın eşi olduğu, üzerine atılı sanık... bankanın parasını zimmetine geçirmesi konusunda azmettirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeter kesin kanıtların bulunmadığı, suçlamayı kabul etmediği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu da buna ilişkin tespitlerin bulunmadığı” gerekçesiyle “delil yetersizliği nedeniyle beraatine” karar verildiği belirlenmiştir. Davalı...yönünden; İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda; ...üzerine atılı nitelikli zimmet suçu sabit görülmüş, Yargıtay bozma kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak toplam zarar miktarının 287.130,45-TL, toplam nitelikli zimmet miktarının ise 79.717,00-TL olduğu belirlenerek, sanığın 13 yıl 7 ay 10 gün hapis ve 199.292,50-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bankacı bilirkişi ... 03/07/2023 tarihli raporunda özetle; davacı ... isteği yönünden; davacının, davalı bankanın Balçova şubesindeki 54510 numaralı hesabına 02/12/2002 tarihinde 370-EURO yatırdığını, bu tutarın 10/05/2004 tarihinde davalı...tarafından çekildiğini; 10/05/2004 tarihinde EURO efektif satış kuru 1.818.345-TL olup, 370 x 1.818.345 = 672,79-TL üzerinden hesaplama yapıldığını; davacının, davalı bankanın Balçova şubesindeki ... numaralı hesabına 02/12/2002 tarihinde 2.860-USD yatırdığını, bu tutarın 27/12/2002 tarihinde davalı ... tarafından çekildiğini, 27/12/2002 tarihinde USD efektif satış kuru 1.661.660-TL olup 2.860 x 1.661.660 = 4.752.35-TL üzerinden hesaplama yapıldığını; davacının 07/05/2003 tarihinde 26/05/2004 vade tarihinde 5.861.00-TL dönüşümlü Devlet tahvili aldığını, ceza mahkemesinin kararına göre bu tutarın davalı ...zimmetinde olduğunun değerlendirildiğini, davacının İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasındaki şikayetinde de 370 EURO, 2.860 USD ve 5.860-TL tutarındaki parasının... tarafından çekildiğini söylediğini, zimmete geçen tutarın 370-EURO, 2860-USD ve 5.861,00-TL olarak belirlendiğini, dava tarihi itibariyle 11.286.14-TL asıl alacak ve 6.140.99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 17.427,13-TL olacağını, davacı vekilinin isteği doğrultusunda döviz cinsi alacakların ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru dikkate alınarak TL karşılıklarının belirlenmesi gerektiği görüşüne varıldığını belirtmiştir.
Aynı bilirkişi ek raporunda; davacının, davalı bankanın Balçova Şubesindeki 54510 numaralı hesabına 02/12/2002 tarihinde 370-EURO yatırdığını, bu tutarın 10/05/2004 tarihinde davalı Belma Gemici tarafından çekildiğini, 10/05/2004 tarihinde EURO efektif satış kuru 1.818.345-TL olup 370 x 1.818.345 =672.79-TL üzerinden hesaplama yapıldığını; davacının, davalı bankanın Balçova Şubesindeki 54512 numaralı hesabına 02/12/2002 tarihinde 2.860-USD yatırdığını, bu tutarın 27/12/2002 tarihinde davalı ... tarafından çekildiğini, 27/12/2002 tarihinde USD efektif satış kuru 1.661.660-TL olup 2.860 x 1.661.660 = 4.752.35-TL üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının 07/05/2003 tarihinde 26/05/2004 vade tarihinde 5.861.00-TL dönüşümlü Devlet tahvili aldığını, bu tutarın davalı Belma Gemici'nin zimmetinde olduğunu, davacının 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/317 Esas sayılı dosyasındaki şikayetinde de “370 EURO, 2.860-USD ve 5.860,00-TL tutarındaki parasının Belma Gemici tarafından çekildiğini” beyan ettiğini, ceza mahkemesinin kararında zimmet tutarı 21.000,00-TL olarak kabul edildiğini bildirmiştir.
Dava,..T.A.Ş., ... hasım olarak gösterilmek suretiyle açılmıştır. Öncelikli olarak; davalı... ile davalı ...aynı kişiler olması nedeniyle tek davalı üzerinden değerlendirme yapılmıştır.
Yapılan değerlendirme sonucunda; ceza dosyasında davacı da dahil olmak üzere birden fazla mudinin şikayetçi olduğu, mahkeme tarafından sanıkların bankacılık faaliyetinden kaynaklanan eylemlerinin bir bütün halinde ele alınıp değerlendirildiği, bu hususun karar gerekçesine de bu şekilde yer aldığı (... Esas ve ... Karar sayılı), yine ceza mahkemesi tarafından “suçtan zarar görenin banka olduğu” gerekçesiyle mudilerin müdahale isteklerinin reddedildiği, bankanın müdahale isteğinin kabul edildiği, ceza mahkemesi tarafından...eyleminin bir bütün olarak zincirleme biçimde adiyen banka zimmeti suçunu oluşturduğu kanaatine ulaşıldığı, kararda "...Bilirkişiler tarafından Türk Lirası cinsinden zimmet miktarları ayrı, döviz cinsinden zimmet miktarları ayrı ayrı hesaplandığı için farklılık oluştuğu gibi, kısmen bilirkişilerin kısmen bazı mudilerin, kısmen de sanık...savunmalarını esas almak suretiyle, sanık ... tarafından zimmete geçirilen paranın zimmet olmadığı yolunda görüş bildirmesinden kaynaklandığı saptanmış ve fakat tüm bilirkişi raporlarında mudilere ait çekilen paralarla ilgili olarak tam bir mutabakat gözlenmiştir. Gerekçede her bir mudinin hesabından çekilen paralar ayrı ayrı belirtilmek suretiyle bunların toplamı alınmış, toplam zimmet miktarının 302.376.952.909 liradan ibaret bulunduğu kesin biçimde tespit edilmiştir." dendiği, mahkemece birden fazla rapor aldırıldığı, bunlardan 27/04/2009 tarihli raporda; ...hesabından 09/02/2004 tarihinde 1110 Euro karşılığı 1.909.378.710 lira, 2860 USD karşılığı 3.862.798.940 lirayı zimmetine geçirdiği" dendiği; 12/11/2009 tarihli raporda; "zimmet tutarının 203.094.317.308 lira, 5440 Euro, 2860 USD olduğu, bu tutarlardan sanık ... sorumlu olduğu, zimmetin teselsül ettiği, zimmet fiilinin normal bir denetim sırasında rahatlıkla ortaya çıkartılabileceği" dendiği; ceza dosyasında sahtecilik açısından aldırılan 19/11/2007 tarihli bilirkişi raporunda; "... eli ürünü olmayan tediye fişlerindeki sahte imzaların ilk bakışta dikkati çekeceğinden dolayı aldatma kabiliyetlerinin bulunmadığı" dendiği belirlenmiştir. Olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 53. maddesinde; "Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde; "(1) Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. (2) Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklinde yerini almıştır. Her iki düzenlemeye göre de ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi olguların hukuk hakimini bağlamayacağı kuşkusuz olmakla birlikte, öğreti ve uygulamada hukuk hakimin, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlı olacaktır. Ceza mahkemesinin olayı suç sayan maddi olaylara ilişkin tespitinin mahkememizce bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... yönünden; davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte 370 Euro karşılığı 674.880 TL, 2.860 USD karşılığı 3.949,66 TL ve 6.635,00 TL toplamı olan 11.259,54 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 21.259,54 TL tazminatın ödenmesini istemiştir. Bankacı bilirkişi tarafından dava tarihleri itibariyle belirlenen davacı alacaklarının, davalı ... ceza mahkemesinin kararıyla belirlenen zimmet alacağının içinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu davalının gerçekleştirdiği zimmet suçunun ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile ortaya konmuş olması karşısında ceza mahkemesinin fiili suç sayan saptaması mahkememizdeki bu dava yönünden bağlayıcı olduğundan, bu davalının, haksız fiili sonucu zimmetine geçirdiği ve eldeki bu davada dava konusu edilen tutardan sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve davalı... hakkındaki maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı... yönünden; bankacı bilirkişi tarafından davalı ... beraat etmiş olması nedeniyle davacı alacağından sorumlu olmadığı görüşüne varılmış ise de; ceza mahkemelerinin delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle davalı ... davalı ... eylemi nedeniyle sorumlu olup olmadığı hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; her ne kadar ... ile birlikte sorumlu olması gerektiği ileri sürülmüş ise de; bu davalının, diğer davalı... ile birlikte hareket ettiği, onun fiilini kolaylaştırdığı, kötü niyetle hareket ettiği, davaya konu tutardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu yönünde dosyaya delil sunulmadığından, bu davalı hakkındaki maddi tazminat dava haklı görülmemiş, reddine karar verilmiştir. Davalı banka yönünden ise; olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı ... T.A.Ş adam çalıştıran konumundadır. Bankalar güven kurumları olup, 4491 sayılı kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında çalıştırdıkları kişileri özenle seçmek ve onların işlemlerini denetlemek, yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdürler. Ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunan bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu çerçevede; davalı bankanın, davalı ...tarafından davacı aleyhine gerçekleştirilen zararın gerçekleşmemesi için durumun gerektirdiği dikkat ve özeni gösterdiğinden söz edilmesi olanaklı değildir. Bu nedenle de davalı bankanın, davalı ... ile birlikte davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 83. (yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 99.) maddesi uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenecek olup, ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahip olacaktır. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemeyecektir. Somut olayda; dava dilekçesinde istek Türk Lirası olarak ileri sürüldüğünden yani dilekçenin sonuç bölümünde maddi ve manevi tazminat olarak toplam 21.259,54 TL’nin tahsili istenmiş olup tercih hakkı bu yönde kullanıldığından, davacının yargılama sırasında bu tercihinden dönmesi (ıslah yoluyla da olsa) olanaklı olmadığından, Türk Lirası üzerinden değerlendirme yapılmış, zararın doğduğu tarihten itibaren faiz yürütülmüştür.
Manevi tazminat isteğine gelince; manevi tazminat isteğinin temelinde, karşı tarafın haksız fiili yatmaktadır. Haksız fiilin unsurları zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasıdır. Bu koşullardan en önemlisi zarar ile fiil arasındaki illiyet bağıdır. Olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 49. maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Somut olayda; davacı nezdinde 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı ve davacı tarafından kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiasının, açıkça ve yasal delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, emsal Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/04/2013 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nin 26/11/2020 tarihli, ...Esas ve...Karar sayılı kararlarında da bu hususa işaret edildiğinden, davacının manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
DAVACI ... AÇTIĞI BİRLEŞEN İZMİR 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN...ESAS SAYILI DAVASINDA;
Davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 22.400,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 32.400,00 TL tazminatın zararın gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istenmiştir.
Sonucu beklenen birleşen İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin... Esas ve ...Karar sayılı kararının dayanağı olan 03/02/2005 tarihli iddianamede...yönelik eylemle ilgili olarak; “müşteki ... 22.000,00-TL civarındaki parasını, ... hesabındaki parasından 16.254,00-TL’sini müşteki...hesabından 10.000,00 TL ödeme yaptığı halde tediye belgesini 20.000,00 TL olarak düzenleyip bu şekilde 10.000,00 TL’sini, müşteki Fatma Tetiker'in hesabındaki paradan 10.000,00 TL’sini yine alnı yöntemle çekip tüm müştekilerin banka hesaplarından belirtilen miktarlardaki paraları zimmetine geçirdiği, sanık ... bu paraları ... Yetkili Servis işini yapan resmi nikahlı eşi sanık ... finanse ettiği, her iki sanığın gelirlerine uygun olmayan yaşantı sürdükleri, mal ve mülk edindikleri, bu nedenle sanık ... eşi olan diğer sanık ...’nin 4389 sayılı kanunun 22/3, TCK’nın 80, 31, 33. maddeleri uyarınca cezalandırılması” hususu ileri sürülerek mahkumiyetine karar verilmesi istenmiştir.
Ceza dosyasında birden fazla rapor aldırılmıştır.
04/02/2008 ve 27/04/2009 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... ile ilgili olarak; ... numaralı mevduat hesap kartonu fotokopileri ile 09/07/2004 tarihli... numaralı 234.364.876 TL bedelli, 09/07/2004 tarihli ... numaralı 150.000-TL bedelli ve 09/07/2004 tarihli... numaralı 234.364.876-TL bedelli tediye fişleri dışında belge bulunmadığı, mevcut fişlerin ... tarafından düzenlendiği ve müşteri yerine sahte imzalar atıldığı; 19/11/2007 tarihli bilirkişi raporunda; "söz konusu tediye fişlerindeki imzanın ... ait olmadığı" kanaatinin belirtildiği,... “15/09/2003 tarihinde 19.483.000.000-lira parayı masrafın az olacağı ...tarafından söylendiğinde eşi ... hesabına havale ettiğini, 15 Eylül 2003 tarihinde 3 milyar, Mart 2004 ayında 3 milyar para daha yatırdığını, ayrıca 2002 yılında ...Balçova Şubesinde 3 milyar hesabının bulunduğunu, paraların tamamının yok olduğunu, sanığa borç vermediğini” söylediği; Belma Gemici’nin “... Hanımın bende 25 milyar parası vardı, bu parayı borç aldım, parayı eşim adına havale ettik. Eşim adına havale edilen parasını ben çektim. Müşteki 2002 yılında 3 milyar, 2004 Mart ayında 3 milyar getirdiği paraları bana vermişti. Paraların banka ile ilgisi bulunmamakta olup, bana borç verilen paradır” şeklinde ifade verdiği görülmüştür.
27/10/2008 tarihli raporda;... sahte imza atarak (... yerine) yapılan işlemler nedeniyle nitelikli zimmetin söz konusu olacağı bildirilmiştir.
12/11/2009 tarihli raporda; ... çocukları ile ilgili 09/07/2004 tarihli ... numaralı 234.364.876 TL tutarındaki, 09/07/2004 tarihli ... numaralı 150.000-TL tutarındaki ve 09/07/2004 tarihli ... numaralı 234.364.876-TL tutarındaki tediye fişlerindeki imzaların 19/11/2007 tarihli bilirkişi raporu ile ... ait olmadığı ve 618.729.752.-TL'nin ... zimmetinde olduğu, banka hesaplarına intikal etmeyen 25.483.000.000-TL’nin şahıslar arası borç ilişkisi olarak kabul edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında aldırılan 06/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda: davacı ... T.A.Ş Balçova Şubesinde 08/09/2003 tarihinde yaptığı 19.483.000.000-TL EFT dolayısıyla açılmış hesabının olmadığı, davacının davalı... hesabına yaptığı EFT’nin kendi talimatı ile yapıldığı, diğer davalı ... bu hesaplardan para çekme yetkisi olduğundan yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu bildirilmiştir.
27/10/2008 tarihli raporda; davacının iddialarına karşılık banka nezdinde 19.483.000.000-7L EFT havalesi ve 2002 yılında 3 milyar ve 2004 yılı Mart ayında 3 milyar TL hesaplar açılmadığı ve bu paralarla ilgili bilgi ve belge olmadığı dikkate alınarak sadece 09/07/2004 tarihli ... numaralı 234.364.876 TL, 09/07/2004 tarihli 098862 numaralı 150.000-TL ve 09/07/2004 tarihli ... numaralı 234.364.876-TL olmak üzere toplam: 618.729.752 TL'nin ... zimmetinde olduğu bildirilmiştir
Bankacı bilirkişi ...03/07/2023 tarihli raporunda özetle; davacı ... isteği yönünden; dosyadaki mevcut banka kayıtlarında davacının 08/09/2003 tarihinde 19.483,00 TL tutarı davalı ... hesabına EFT havalesi olarak gönderdiğinin, yatırılan tutarla fon alımı yapıldığının ve 09/09/2003-20/09/2003 tarih aralığında fonların bozulması ile davalı ...tarafından hesaptaki para çekme yetkisi kapsamında peyderpey hesaptan çekildiğinin hesap ekstresinden tespit edildiğini, davacının ceza mahkemesindeki ifadesinde 15/09/2003 tarihinde 3.000,00 TL ve 01/03/2004 tarihinde 3.000,00 TL olmak üzere 6.000,00 TL hesabına yatırdığını beyan ettiğini, davalı ... savunmasında Abuhayat Rençber'den 25 Milyar TL borç aldığını ifade ettiğini, zimmete geçen tutar 22.400,00 TL olarak ceza mahkemesi dosyasında yer aldığından bu tutarın dikkate alınarak yasal faiz oranları üzerinden 11/01/2005 dava tarihi itibariyle tespit edildiğini, dava tarihi itibariyle 22.400,00 TL asıl alacak ve 12.824,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 35.224,72 TL olacağı görüşüne varıldığını belirtmiştir.
Aynı bilirkişi ek raporunda özetle; dosyadaki mevcut banka kayıtlarında davacının 08/09/2003 tarihinde 19.483,00-TL’yi davalı ... hesabına EFT havalesi olarak gönderdiğini, yatırılan tutarla fon alımı yapıldığını ve 09/09/2003 tarihinde 4.000,00-TL, 10/09/2003 tarihinde 4.775,00-TL, 12/09/2003 tarihinde 6.911,00-TL, 15/09/2003 tarihinde 500,00-TL, 18/09/2003 tarihinde 320,00-TL ve 20/09/2003 tarihinde 2.977,00-TL olarak hesap ekstresinden belirlendiğini; davacının ifadesinde “15/09/2003 tarihinde 3.000,00-TL, 01/03/2004 tarihinde 3.000,00-TL olmak üzere 6.000,00-TL’yi hesabına yatırdığını” beyan ettiğini, davalı... savunmasında “... 25 milyar TL borç aldığını” ifade ettiğini; davacı tarafından İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan ... Esas ve ... Karar sayılı davada davanın reddine karar verildiğini, temyiz üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 13/11/2008 tarihli,... Esas ve ...Karar sayılı kararı ile “ceza davasının sonucunun beklenerek, davacının velayeti altındaki çocuklarına ait mevduat hesabında bulunduğu iddia edilen paranın akıbetinin de araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulduğunu, ceza dosyasında ... zimmetine geçen tutarın 22.400.000.000 TL olduğunu, davacının velayeti altındaki çocukları ile ilgili olarak ceza dosyasında aldırılan bilirkişi raporlarında ve tarafınca belirlenen 618.73-TL zimmet tutarının bulunduğunu, kararda velayeti altında bulunan çocukları ilgili zimmete geçen 618,73 TL ile ilgili bir açıklamanın yer almadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizce, 26/09/2023 tarihli duruşmada davacı vekiline davacının çocuklarının mevduat hesabında olduğu bildirilen paraların nerede olduğu, akıbetinin ne olduğu konusunda yazılı açıklamada bulunması için süre verilmiş ancak bu davacı vekili verilen süre içerisinde ve duruşmalarda konuyla ilgili herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Yapılan değerlendirme sonucunda; ceza dosyasında davacı da dahil olmak üzere birden fazla mudinin şikayetçi olduğu, mahkeme tarafından sanıkların bankacılık faaliyetinden kaynaklanan eylemlerinin bir bütün halinde ele alınıp değerlendirildiği, bu hususun karar gerekçesine de bu şekilde yer aldığı (... Esas ve ... Karar sayılı), yine ceza mahkemesi tarafından “suçtan zarar görenin banka olduğu” gerekçesiyle mudilerin müdahale isteklerinin reddedildiği, bankanın müdahale isteğinin kabul edildiği, ceza mahkemesi tarafından ...eyleminin bir bütün olarak zincirleme biçimde adiyen banka zimmeti suçunu oluşturduğu kanaatine ulaşıldığı, kararda "...Bilirkişiler tarafından Türk Lirası cinsinden zimmet miktarları ayrı, döviz cinsinden zimmet miktarları ayrı ayrı hesaplandığı için farklılık oluştuğu gibi, kısmen bilirkişilerin kısmen bazı mudilerin, kısmen de sanık ... savunmalarını esas almak suretiyle, sanık ... tarafından zimmete geçirilen paranın zimmet olmadığı yolunda görüş bildirmesinden kaynaklandığı saptanmış ve fakat tüm bilirkişi raporlarında mudilere ait çekilen paralarla ilgili olarak tam bir mutabakat gözlenmiştir. Gerekçede her bir mudinin hesabından çekilen paralar ayrı ayrı belirtilmek suretiyle bunların toplamı alınmış, toplam zimmet miktarının 302.376.952.909 liradan ibaret bulunduğu kesin biçimde tespit edilmiştir." dendiği, mahkemece birden fazla rapor aldırıldığı, ... müteselsil şekilde adiyen bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanan zimmet suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği belirlenmiştir.Olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 53. maddesinde; "Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde; "(1) Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. (2) Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklinde yerini almıştır. Her iki düzenlemeye göre de ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi olguların hukuk hakimini bağlamayacağı kuşkusuz olmakla birlikte, öğreti ve uygulamada hukuk hakimin, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlı olacaktır. Ceza mahkemesinin olayı suç sayan maddi olaylara ilişkin tespitinin mahkememizce bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... yönünden; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda;...üzerine atılı nitelikli zimmet suçu sabit görülmüş, Yargıtay bozma kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak toplam zarar miktarının 287.130,45-TL, toplam nitelikli zimmet miktarının ise 79.717,00-TL olduğu belirlenerek, sanığın 13 yıl 7 ay 10 gün - hapis ve 199.292,50-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından dava tarihleri itibariyle belirlenen davacı alacaklarının, davalı ... ceza mahkemesinin kararıyla belirlenen zimmet alacağının içinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu davalının, davacı ...yönelik eylemi yönünden 22.400,00 TL alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı ...yönünden; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda; “...sanık Belma’nın eşi olduğu, üzerine atılı sanık Belma’yı bankanın parasını zimmetine geçirmesi konusunda azmettirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeter kesin kanıtların bulunmadığı, suçlamayı kabul etmediği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu da buna ilişkin tespitlerin bulunmadığı” gerekçesiyle “delil yetersizliği nedeniyle beraatine” karar verilmiş, bu karar Yargıtay7. Ceza Dairesi’nin 29/05/2013 tarihli, ...Esas ve... Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından davalı ... beraat etmiş olması nedeniyle davacı alacağından sorumlu olmadığı görüşüne varılmış ise de; ceza mahkemelerinin delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle davalı ... eylemi nedeniyle sorumlu olup olmadığı hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Bu kapsamda da, bankacı bilirkişi tarafından davalı... beraat etmiş olması nedeniyle davacı alacağından sorumlu olmadığı görüşüne varılmış ise de; ceza mahkemelerinin delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle davalı ... eylemi nedeniyle sorumlu olup olmadığı hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; her ne kadar... ile birlikte sorumlu olması gerektiği ileri sürülmüş ise de; bu davalının, diğer davalı... ile birlikte hareket ettiği, onun fiilini kolaylaştırdığı, kötü niyetle hareket ettiği, davaya konu tutardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu yönünde dosyaya delil sunulmadığından, bu davalı hakkındaki maddi tazminat dava haklı görülmemiş, reddine karar verilmiştir. Davalı banka yönünden ise; olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı ... T.A.Ş adam çalıştıran konumundadır. Bankalar güven kurumları olup, 4491 sayılı kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında çalıştırdıkları kişileri özenle seçmek ve onların işlemlerini denetlemek, yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdürler. Ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunan bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu çerçevede; davalı bankanın, davalı... tarafından davacı aleyhine gerçekleştirilen zararın gerçekleşmemesi için durumun gerektirdiği dikkat ve özeni gösterdiğinden söz edilmesi olanaklı değildir. Bu nedenle de davalı bankanın, davalı... ile birlikte davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Manevi tazminat isteğine gelince; manevi tazminat isteğinin temelinde, karşı tarafın haksız fiili yatmaktadır. Haksız fiilin unsurları zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hu-kuka aykırı olmasıdır. Bu koşullardan en önemlisi zarar ile fiil arasındaki illiyet bağıdır. Olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 49. maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Somut olayda; davacı nezdinde 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı ve davacı tarafından kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiasının, açıkça ve yasal delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, emsal Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/04/2013 tarihli ... Esas ve... Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nin 26/11/2020 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı kararlarında da bu hususa işaret edildiğinden, davacının manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
DAVACI ... AÇTIĞI BİRLEŞEN İZMİR 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN ...ESAS SAYILI DAVASINDA;
Davacı tarafça fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 13.500,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 28.500,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiştir.
Sonucu beklenen İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında (birleştirilen İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve...Karar sayılı dosyanın dayanağını oluşturan) 03/02/2005 tarihli iddianamede ... yönelik eylemle ilgili olarak; “Mudi ... karşı 08/07/2004 ve 09/07/2004 tarihli işlemlerle sanık tarafından mudiye ait hesaptan mudi imzalı fişlerle 3.500,00-TL ve 10.000,00-TL’nin mudiinin çek ödemeleri için hesaba yatırılmak üzere alındığı belirtilerek sanık tarafından mudiinin rızası hilafına kandırılarak çekildiğinin mudinin beyanlarından anlaşılması karşısında sanığın parayı acil ihtiyacı nedeniyle mudiinin bilgisi dahilinde çektiği yönündeki savunmasına itibar edilmeyeceği cihetle 13.500,00-TL işlem için atılı eylemin 4389 sayılı kanunun 22/3 maddesinin 2. cümlesi kapsamında nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu” hususu ileri sürülmüştür.
Ceza dosyasına sunulan 04/02/2008 ve 27/04/2009 tarihli bilirkişi raporlarında; ... numaralı hesabından ... sicil numarası ile düzenlenen 08/07/2004 tarihli ... numaralı fiş ile 3.500.000.000-TL, 09/07/2004 tarihli YS01926 numaralı fiş ile birlikte 10.000.000 TL ödendiğine ilişkin tediye fişinde müşteri imzası bulunmakla birlikte yetkili imzasının olmadığı; 19/11/2007 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda söz konusu tediye fişlerindeki imzanın... elinden çıkmış olduğu kanaatine varıldığı, müşterilere imzalatılan tediye fişleri kullanılmak suretiyle hesaplardan para çekilerek mal edilmesi fiilinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
12/11/2009 tarihli bilirkişi raporunda; sanık... 13.500.000.00-TL'nin kendisinin çektiğini beyan etmesi nedeniyle paranın sanığın zimmetinde kaldığı bildirilmiştir.
27/10/2008 tarihli raporda; ... sahte imza atarak (... yerine) yapılan işlemler nedeniyle nitelikli zimmetin söz konusu olacağı; ... hesabı ile ilgili olarak; 08/07/2004 ve 09/07/2004 tarihli ödeme fişlerinde mudinin imzası bulunmakla birlikte banka yetkilisinin imzasının bulunmadığı, tediye fişindeki imzanın mudinin eli ürünü olduğu, sanığın mudinin banka işlemlerini bilmemesinden yararlanarak imzalattığı fişlerle onun 13.500 lirasını zimmetine geçirdiği bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişi ... raporunda özetle; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 31/08/2004 tarihli, 2004/1483 sayılı iddianamede; "mudi... karşı 08/07/2004 ve 09/07/2004 tarihli işlemlerle sanık tarafından mudiye ait hesaptan mudi imzalı fişlerle 3.500,00 TL ve 10.000,00 TL'nin mudinin çek ödemeleri için hesaba yatırılmak üzere alındığı belirtilerek sanık tarafından mudinin rızası hilafına kandırılarak çekildiğinin mudinin beyanlarından anlaşılması karşısında sanığın parayı acil ihtiyacı nedeniyle mudinin bilgisi dahilinde çektiği yönündeki savunmasına itibar edilmeyeceği, 13.500,00 TL işlem için atılı eylemin 4389 sayılı Kanun'un 22/3 maddesinin 2. cümlesi kapsamında nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu" dendiğini, Cengiz Tunç yönünden alacağının dava tarihi itibariyle 13.500,00 TL'si asıl alacak ve 2.631,89 TL'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.131,89 TL olacağını; zimmet suçu işleyen davalı ... davalı banka çalışanı olduğunu, zimmete geçirilen tutarın davalı bankaya yatırılan tutarlardan ileri geldiğini, bankanın özen yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı bankanın davalı ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun olduğunu bildirmiştir.
Aynı bilirkişi ek raporunda özetle; davacı tarafından İzmir . Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan ... Esas ve ... Karar sayılı davada davanın reddine karar verildiğini, temyiz üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesi’nin 12/12/2007 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile “ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulduğunu, ceza dosyasında davacının alacağının 13.500.00.000-TL olarak karara bağlandığını bildirmiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda; ceza dosyasında davacı da dahil olmak üzere birden fazla mudinin şikayetçi olduğu, mahkeme tarafından sanıkların bankacılık faaliyetinden kaynaklanan eylemlerinin bir bütün halinde ele alınıp değerlendirildiği, bu hususun karar gerekçesine de bu şekilde yer aldığı (... Esas ve ... Karar sayılı), yine ceza mahkemesi tarafından “suçtan zarar görenin banka olduğu” gerekçesiyle mudilerin müdahale isteklerinin reddedildiği, bankanın müdahale isteğinin kabul edildiği, ceza mahkemesi tarafından... eyleminin bir bütün olarak zincirleme biçimde adiyen banka zimmeti suçunu oluşturduğu kanaatine ulaşıldığı, kararda "... Bilirkişiler tarafından Türk Lirası cinsinden zimmet miktarları ayrı, döviz cinsinden zimmet miktarları ayrı ayrı hesaplandığı için farklılık oluştuğu gibi, kısmen bilirkişilerin kısmen bazı mudilerin, kısmen de sanık ... savunmalarını esas almak suretiyle, sanık ... tarafından zimmete geçirilen paranın zimmet olmadığı yolunda görüş bildirmesinden kaynaklandığı saptanmış ve fakat tüm bilirkişi raporlarında mudilere ait çekilen paralarla ilgili olarak tam bir mutabakat gözlenmiştir. Gerekçede her bir mudinin hesabından çekilen paralar ayrı ayrı belirtilmek suretiyle bunların toplamı alınmış, toplam zimmet miktarının 302.376.952.909 liradan ibaret bulunduğu kesin biçimde tespit edilmiştir." dendiği, mahkemece birden fazla rapor aldırıldığı,.. müteselsil şekilde adiyen bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanan zimmet suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği belirlenmiştir.Olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 53. maddesinde; "Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde; "(1) Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. (2) Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklinde yerini almıştır. Her iki düzenlemeye göre de ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi olguların hukuk hakimini bağlamayacağı kuşkusuz olmakla birlikte, öğreti ve uygulamada hukuk hakimin, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlı olacaktır. Ceza mahkemesinin olayı suç sayan maddi olaylara ilişkin tespitinin mahkememizce bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir. Davalı ... yönünden; İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve ...Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda;... üzerine atılı nitelikli zimmet suçu sabit görülmüş, Yargıtay bozma kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak toplam zarar miktarının 287.130,45-TL, toplam nitelikli zimmet miktarının ise 79.717,00-TL olduğu belirlenerek, sanığın 13 yıl 7 ay 10 gün- hapis ve 199.292,50-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından dava tarihleri itibariyle belirlenen davacı alacaklarının, davalı... ceza mahkemesinin kararıyla belirlenen zimmet alacağının içinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu davalının, davacı ... yönelik eylemi yönünden 16.13,89-TL alacaktan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı ... yönünden; İzmir . Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda; “... sanık... eşi olduğu, üzerine atılı sanık ...bankanın parasını zimmetine geçirmesi konusunda azmettirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeter kesin kanıtların bulunmadığı, suçlamayı kabul etmediği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu da buna ilişkin tespitlerin bulunmadığı” gerekçesiyle “delil yetersizliği nedeniyle beraatine” karar verilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından davalı ...beraat etmiş olması nedeniyle davacı alacağından sorumlu olmadığı görüşüne varılmış ise de; ceza mahkemelerinin delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle davalı ... davalı ... eylemi nedeniyle sorumlu olup olmadığı hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Bu kapsamda da, bankacı bilirkişi tarafından davalı ... beraat etmiş olması nedeniyle davacı alacağından sorumlu olmadığı görüşüne varılmış ise de; ceza mahkemelerinin delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle davalı ... eylemi nedeniyle sorumlu olup olmadığı hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; her ne kadar ... ile birlikte sorumlu olması gerektiği ileri sürülmüş ise de; bu davalının, diğer davalı ... ile birlikte hareket ettiği, onun fiilini kolaylaştırdığı, kötü niyetle hareket ettiği, davaya konu tutardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu yönünde dosyaya delil sunulmadığından, bu davalı hakkındaki maddi tazminat dava haklı görülmemiş, reddine karar verilmiştir. Davalı banka yönünden ise; olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı Akbank T.A.Ş adam çalıştıran konumundadır. Bankalar güven kurumları olup, 4491 sayılı kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında çalıştırdıkları kişileri özenle seçmek ve onların işlemlerini denetlemek, yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdürler. Ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunan bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu çerçevede; davalı bankanın, davalı ... tarafından davacı aleyhine gerçekleştirilen zararın gerçekleşmemesi için durumun gerektirdiği dikkat ve özeni gösterdiğinden söz edilmesi olanaklı değildir. Bu nedenle de davalı bankanın, davalı...ile birlikte davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Manevi tazminat isteğine gelince; manevi tazminat isteğinin temelinde, karşı tarafın haksız fiili yatmaktadır. Haksız fiilin unsurları zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasıdır. Bu koşullardan en önemlisi zarar ile fiil arasındaki illiyet bağıdır. Olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 49. maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. So-mut olayda; davacı nezdinde 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı ve davacı tarafından kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiasının, açıkça ve yasal delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, emsal Yargıtay 1 Hukuk Dairesinin 01/04/2013 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nin 26/11/2020 tarihli, ...Esas ve... Karar sayılı kararlarında da bu hususa işaret edildiğinden, davacının manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
DAVACI MEHMET ... AÇTIĞI BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN ... ESAS SAYILI DAVASINDA;
Davacı taraf, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.800 Euro karşılığı 8.755,20 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
... ceza dosyasındaki 15/10/2004 tarihli ifadesinde; “Sanık ... benden habersiz vadeli hesabımdan çektiği 29 Milyar TL imzalanmış tediye makbuzu bulunmadığından banka üstlenip bana ödedi. Ancak ben aynı hesabıma 06/05/2004 tarihinde 4.800-EURO yatırmıştım. Bu parayı aynı hesaba değil vadeli döviz hesabına yatırmıştım. 29 Milyar TL fon hesabındaydı. Zannedersem bu hesaplarla yatırmak istediğim işlemler sırasında bana talimat belgesiymiş gibi tediye belgesi imzalatmış ve buna istinaden 4.800-EURO paramı zimmetine geçirmiştir. Hatta yatırdığım gün parayı çekmiş ancak tediye belgesi yanıltılarak bana imzalatılmasına rağmen banka yetkilileri bu paramı tazmine yanaşmadılar. Bu nedenle dilekçe vermek zorunda kaldım. Sanık ... şikayetçiyim.” demiştir.
Sonucu beklenen İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında (birleştirilen İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin... Esas ve ... Karar sayılı dosyanın dayanağını oluşturan) 03/02/2005 tarihli iddianamede ... yönelik eylemle ilgili olarak; “banka müşterisi ... 2004/1483 sayılı iddianameye konu vadeli hesabındaki 29.000,00-TL dışında döviz hesabına yatırdığı 4.800,00 EURO parasını talimat belgesi yerine tediye belgesi imzalatılarak zimmetine geçirdiği, sanık ... bu paraları ... Yetkili Senvis işini yapan resmi nikahlı eşi sanık ... finanse ettiği, her iki sanığın gelirlerine uygun olmayan yaşantı sürdükleri, mal ve mülk edindikleri, bu nedenle sanık... eşi olan diğer sanığı zimmet suçlarını işlemesi yönünde azmettirdiği, sanık ...nin 4389 sayılı kanunun 22/3, 765 sayılı TCK’nın 80, 31, 33; sanık ... TCK’nın 64/2, 66. maddeleri delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 22.3, TCK’nın 80, 31, 33. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları” hususları ileri sürülmüştür.
Davalı banka müfettişi... tarafından düzenlenen 05/08/2004 tarihli 42/11 sayılı ön soruşturma raporunda; gişe yetkilisi... 07/05/2004 tarihinde ... adlı mudiye vadeli hesap açacağını beyan ederek mudinin 48285 numaralı hesabında bulunan 29.000,00-TL açılacak meblağ ile uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenleyerek zimmetine geçirdiği, bu tutarın bankanın riski olduğu belirtilmiştir.
Ceza dosyasına sunulan 04/02/2008 ve 27/04/2009 tarihli bilirkişi raporlarında; 05/11/2002 tarihinde açılmış olan... numaralı EURO hesabının 06/05/2004 tarihinde 4.806.35-EURO bakiyesi ile kapatıldığı, hesabın kapatılmasına ilişkin 06/05/2004 tarihli 067556 numaralı fişi ... düzenlediği, söz konusu imzanın ...elinden çıkmış olduğu bildirilmiştir.
12/11/2009 tarihli bilirkişi raporunda; 29.000.000.000-TL’nin banka tarafından müştekiye ödendiği, ... numaralı Euro hesabının 06/05/2004 tarihinde bakiyesi olan 4.806.35-EURO’nun 06/05/2004 tarihinde ... numaralı tediye fişi ile ödendiği, fişteki imzanın 19/11/2007 tarihli bilirkişi raporunda ...eli ürünü olduğunun belirtildiği, ... “bu parayı çektiğini kabul etmediğini” belirttiği bildirilmiştir.
27/10/2008 tarihli bilirkişi raporunda; 4.806.95-EUR ödenmesi ile ilgili fişteki imza.. ait olduğundan sanığın sorumlu olmayacağı, 29 milyar TL ödeme ile ilgili ihtilaf bulunmadığından, 29.000.000 TL müşteriye ödendiğinden, zimmet tutarının 29 milyar olduğu sonucuna varıldığı; davacı tarafından İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan ... Esas ve 2008/359 Karar sayılı davanın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve sayılı davası ile birleştirildiği, davacının davalı bankanın Balçova Şubesi nezdindeki 54034-4 numaralı hesap ekstresine göre 05/11/2002 tarihinde vadeli olarak açılan hesabın vade sonunun 06/08/2004 olduğu ancak hesabın 06.05.2004 tarihinde 4.806.35 EURO olarak kapatıldığı bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişi... raporunda özetle; davalı...davacıya ait 29.000,00 TL zimmet tutarının banka tarafından davacıya ödendiği hususunun davacı tarafından da beyan edildiğini, davacının davalı bankanın Balçova Şubesi nezdindeki ... numaralı hesap ekstresi incelendiğinde 05/11/2002 tarihinde vadeli olarak açılan hesabın vade sonunun 06/08/2004 olduğu ancak hesabın 06/05/2004 tarihinde 4.806,35 Euro olarak kapatıldığı hususunun belirlendiğini, isteğin ve karardaki tutarın 4.800 Euro olması sebebiyle hesaplamada bu tutarın dikkate alındığını, 06/05/2004 tarihinde TCMB Euro efektif satış kurunun 1.766.441,00 TL olduğunu, bunun Türk Lirası karşılığının 8.478,92 TL olduğunu, davacının dava tarihi itibariyle 2.280,72 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 10.759,64 TL alacağının bulunduğunu, zimmet suçu işleyen davalı... davalı banka çalışanı olduğunu, zimmete geçirilen tutarın davalı bankaya yatırılan tutarlardan ileri geldiğini, bankanın özen yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı bankanın davalı...ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun olduğunu bildirmiştir.
Aynı bilirkişi ek raporunda; ceza dosyasında zimmete geçirilen tutarın 4.800 Euro olarak kabul edildiğini, 04/02/2008 ve 27/04/2009 tarihli bilirkişi raporlarında hesabın 4.806,35 Euro bakiye ile kapatılmasına ilişkin 06/05/2004 tarihli ... numaralı fişin...tarafından düzenlendiği, bilirkişi raporunda söz konusu imzanın ... elinden çıktığı sonucuna varıldığı, 07/05/2004 tarihinde 0066300 numaralı mevduat hesabının açıldığı ve ... benzeyen imzayı taşıyan hesap cüzdanının düzenlendiği, davacıya ait 29.000,00 TL ile ilgili tespitte yer almış ise de davalı ... davacıya 29.000,00 TL zimmet tutarının banka tarafından ödendiği hususunun davacı tarafından beyan edildiğini ceza dosyasında 4.800 Euro zimmet tutarının kesinleştiğini bildirmiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda; ceza dosyasında davacı da dahil olmak üzere birden fazla mudinin şikayetçi olduğu, mahkeme tarafından sanıkların bankacılık faaliyetinden kaynaklanan eylemlerinin bir bütün halinde ele alınıp değerlendirildiği, bu hususun karar gerekçesine de bu şekilde yer aldığı (... Esas ve ... Karar sayılı), yine ceza mahkemesi tarafından “suçtan zarar görenin banka olduğu” gerekçesiyle mudilerin müdahale isteklerinin reddedildiği, bankanın müdahale isteğinin kabul edildiği, ceza mahkemesi tarafından... eyleminin bir bütün olarak zincirleme biçimde adiyen banka zimmeti suçunu oluşturduğu kanaatine ulaşıldığı, kararda "... Bilirkişiler tarafından Türk Lirası cinsinden zimmet miktarları ayrı, döviz cinsinden zimmet miktarları ayrı ayrı hesaplandığı için farklılık oluştuğu gibi, kısmen bilirkişilerin kısmen bazı mudilerin, kısmen de sanık ... savunmalarını esas almak suretiyle, sanık ... tarafından zimmete geçirilen paranın zimmet olmadığı yolunda görüş bildirmesinden kaynaklandığı saptanmış ve fakat tüm bilirkişi raporlarında mudilere ait çekilen paralarla ilgili olarak tam bir mutabakat gözlenmiştir. Gerekçede her bir mudinin hesabından çekilen paralar ayrı ayrı belirtilmek suretiyle bunların toplamı alınmış, toplam zimmet miktarının 302.376.952.909 liradan ibaret bulunduğu kesin biçimde tespit edilmiştir." dendiği, mahkemece birden fazla rapor aldırıldığı, ... davacının hesabından çektiği parayla müteselsil şekilde adiyen bankacılık faaliyetlerinden kaynaklanan zimmet suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği belirlenmiştir.
Olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 53. maddesinde; "Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraet karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde; "(1) Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. (2) Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." şeklinde yerini almıştır. Her iki düzenlemeye göre de ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi olguların hukuk hakimini bağlamayacağı kuşkusuz olmakla birlikte, öğreti ve uygulamada hukuk hakimin, maddi olaylara ve özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitlerle bağlı olacaktır. Ceza mahkemesinin olayı suç sayan maddi olaylara ilişkin tespitinin mahkememizce bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir.
Davalı... yönünden; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda ...’nin üzerine atılı nitelikli zimmet suçu sabit görülmüş, Yargıtay bozma kararında ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak toplam zarar miktarının 287.130,45-TL, toplam nitelikli zimmet miktarının ise 79.717,00-TL olduğu tespit edilerek, sanığın 13 yıl 7 ay 10 gün - hapis ve 199.292,50-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından dava tarihleri itibariyle tespit edilen davacı alacaklarının, davalı ...ceza mahkemesinin kararıyla belirlenen zimmet alacağının içinde olduğu değerlendirilmiştir. Bu davalının, davacı ... yönelik eylemi yönünden 10.759,64-TL alacaktan sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Davalı ... yönünden; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin... Esas ve... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda; “... sanık... eşi olduğu, üzerine atılı sanık ... bankanın parasını zimmetine geçirmesi konusunda azmettirdiğine ilişkin mahkumiyetine yeter kesin kanıtların bulunmadığı, suçlamayı kabul etmediği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu da buna ilişkin tespitlerin bulunmadığı” gerekçesiyle “delil yetersizliği nedeniyle beraatine” karar verilmiş, bu karar Yargıtay . Ceza Dairesi’nin 29/05/2013 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bankacı bilirkişi tarafından davalı... beraat etmiş olması nedeniyle davacı alacağından sorumlu olmadığı görüşüne varılmış ise de; ceza mahkemelerinin delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle davalı ... eylemi nedeniyle sorumlu olup olmadığı hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Bu kapsamda da, bankacı bilirkişi tarafından davalı ...beraat etmiş olması nedeniyle davacı alacağından sorumlu olmadığı görüşüne varılmış ise de; ceza mahkemelerinin delil yetersizliği nedeniyle beraat kararları hukuk mahkemelerini bağlayıcı nitelikte değildir. Bu nedenle davalı ... davalı ... eylemi nedeniyle sorumlu olup olmadığı hususu mahkememizce değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda; her ne kadar ...ile birlikte sorumlu olması gerektiği ileri sürülmüş ise de; bu davalının, diğer davalı... ile birlikte hareket ettiği, onun fiilini kolaylaştırdığı, kötü niyetle hareket ettiği, davaya konu tutardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu yönünde dosyaya delil sunulmadığından, bu davalı hakkındaki maddi tazminat dava haklı görülmemiş, reddine karar verilmiştir. Davalı banka yönünden ise; olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı ... T.A.Ş adam çalıştıran konumundadır. Bankalar güven kurumları olup, 4491 sayılı kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında çalıştırdıkları kişileri özenle seçmek ve onların işlemlerini denetlemek, yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdürler. Ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunan bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu çerçevede; davalı bankanın, davalı... tarafından davacı aleyhine gerçekleştirilen zararın gerçekleşmemesi için durumun gerektirdiği dikkat ve özeni gösterdiğinden söz edilmesi olanaklı değildir. Bu nedenle de davalı bankanın, davalı ...ile birlikte davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 83. (yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenecek olup, ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahip olacaktır. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemeyecektir. Somut olayda; dava dilekçesinde istek Türk Lirası olarak ileri sürüldüğünden yani dilekçenin sonuç bölümünde maddi ve manevi tazminat olarak toplam 18.755,00 TL’nin tahsili istenmiş olup tercih hakkı bu yönde kullanıldığından, davacının yargılama sırasında bu tercihinden dönmesi (ıslah yoluyla da olsa) olanaklı olmadığından, Türk Lirası üzerinden değerlendirme yapılmış, zararın doğduğu tarihten itibaren faiz yürütülmüştür.
Manevi tazminat isteğine gelince; manevi tazminat isteğinin temelinde, karşı tarafın haksız fiili yatmaktadır. Haksız fiilin unsurları zarar, zarar ile fiil arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasıdır. Bu koşullardan en önemlisi zarar ile fiil arasındaki illiyet bağıdır. Olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 49. maddesi uyarınca şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesine göre genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Somut olayda; davacı nezdinde 818 sayılı BK'nın 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı ve davacı tarafından kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiasının, açıkça ve yasal delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/04/2013 tarihli ... Esas ve... Karar sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nin 26/11/2020 tarihli, ...Esas ve... Karar sayılı kararlarında da bu hususa işaret edildiğinden, davacının manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar kısa kararda asıl dava yönünden; "davacının, davalılar hakkında açtığı manevi tazminat davasının reddine" karar verilmiş ise de; asıl davada davacı tarafın manevi tazminata ilişkin bir isteğinin bulunmaması, diğer birleşen davaların sayısı ve dosyanın eski bir dosya olması sebepleriyle maddi hata ile sehven yazışmış olması karşısında hak kaybına sebebiyet verilmeyeceği de gözetilerek, HMK'nın 305. ve devamı maddeleri gereğince tavzih koşullarının bulunduğu kanaatine ulaşılarak kısa kararın I. maddesinin 1. bölümün c bendindeki "Davacının, davalılar hakkında açtığı manevi tazminat davasının reddine," şeklindeki kısım hükümden tümüyle kaldırılmış ve asıl dava ile birleşen davalar yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
I-Davacı... tarafından açılan ASIL DAVADA;
1-Davacının, davalılar hakkında açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
a-1.692,18 TL’nin dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
b-Maddi tazminat davası yönünden fazlaya ilişkin 1.208,82 TL tutarındaki isteğin reddine,
c-Maddi tazminat davası yönünden ıslah konusu yapılan 1.286,70 TL tutarındaki istekle ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 39,16 TL harcın ve 23,00 TL ıslah harcının düşülmesi ile kalan 553,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 10,10 TL'si başvurma harcı, 39,16 TL'si peşin harç ve 23,00 TL'si ıslah harcı olmak üzere toplam 72,26 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 10,50 TL'si posta gideri, 153,00 TL'si posta-tebligat gideri ve 1.647,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.810,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 731,59 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Maddi tazminat davası kısmen kabul edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 1.692,18 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat davası kısmen reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 1.208,82 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit olarak verilmesine,
II-Davacı ... tarafından açılan BİRLEŞEN İZMİR 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN... ESAS SAYILI DAVASINDA;
1-Davacının, davalı ... hakkında açtığı maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacının davalı ... ve davalı... T.A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile;
11.259,54 TL maddi tazminatın, 672,79 TL’sine 10/05/2004 tarihinden itibaren, 4.752,35 TL’sine 27/12/2002 tarihinden itibaren ve kalan kısmına 09/04/2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
3-Davacının, davalılar ... ve davalı ... T.A.Ş. hakkında açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 287,00 TL harcın düşülmesi ile kalan 328,40 TL harcın davalılar ... ve ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 11,20 TL'si başvurma harcı ve 287,00 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 298,20 TL'nin davalılar ... ve ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 14,00 TL'si posta-tebligat gideri ve 1.600,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.614,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 854,81 TL'sinin davalılar ... ve ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 11.259,54 TL vekalet ücretinin davalılar ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 11.259,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... verilmesine,
9-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit olarak verilmesine,
III-Davacı ... tarafından açılan BİRLEŞEN İZMİR 11.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN ... ESAS SAYILI DAVASINDA;
1-Davacının, davalı... hakkında açtığı maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacının davalı ...ve davalı... T.A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile;
a-22.400,00 TL maddi tazminatın, 4.000,00 TL’sine 09/09/2003 tarihinden itibaren, 4.775,00 TL’sine 10/09/2003 tarihinden itibaren, 6.911,00 TL’sine 12/09/2003 tarihinden itibaren, 3.417,00 TL’sine 15/09/2003 tarihinden itibaren, 320,00 TL’sine 18/09/2003 tarihinden itibaren, 2.977,00 TL’sine 20/09/2003 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve davalı ... T.A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
3-Davacının, davalılar ...ve davalı ... T.A.Ş. hakkında açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 437,40 TL harcın düşülmesi ile kalan 178,00 TL harcın davalılar... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 11,20 TL'si başvurma harcı ve 437,40 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 448,60 TL'nin davalılar... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 14,00 TL'si posta gideri, 545,00 TL'si posta-tebligat gideri ve 753,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.312,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 907,06 TL'sinin davalılar ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 22.400,00 TL vekalet ücretinin davalılar... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 22.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı... verilmesine,
9-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit olarak verilmesine,
IV-Davacı... tarafından açılan BİRLEŞEN İZMİR 11 ATM’NİN ... ESAS SAYILI DAVASINDA;
1-Davacının, davalı ... hakkında açtığı maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacının davalı ... T.A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile;
a-13.500,00 TL maddi tazminatın, 3.500,00 TL’sine 08/07/2004 tarihinden itibaren ve 10.000,00 TL’sine 09/07/2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... T.A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
3-Davacının, davalılar... T.A.Ş. hakkında açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 384,75 TL harcın düşülmesi ile kalan 230,65 TL harcın davalılar ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 11,20 TL'si başvurma harcı ve 384,75 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 395,95 TL'nin davalılar ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 14,00 TL'si posta-tebligat gideri ve 2.200,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.214,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.048,74 TL'sinin davalılar... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 13.500,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 13.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı...verilmesine,
9-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit olarak verilmesine,
V-Davacı ... tarafından açılan BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’nin ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
1-Davacının, davalı... hakkında açtığı maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacının davalı ... T.A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının KABULÜ ile;
a-8.755,20 TL maddi tazminatın 06/05/2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...T.A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
3-Davacının, davalılar ... T.A.Ş. hakkında açtığı manevi tazminat davasının REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 253,19 TL harcın düşülmesi ile kalan 362,21 TL harcın davalılar... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 11,20 TL'si başvurma harcı ve 253,19 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 264,39 TL'nin davalılar... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 14,00 TL'si posta-tebligat gideri 11,00 TL'si tebligat gideri ve 1.800,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.825,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 851,94 TL'sinin davalılar ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 8.755,20 TL vekalet ücretinin davalılar ... T.A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 8.755,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... verilmesine,
9-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara eşit olarak verilmesine,
VI-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; asıl davada davacı... vekilinin, birleşen davada davacı ... vekilinin, birleşen davada davacı ...vekilinin, birleşen davada davacı ... vekilinin, asıl davada ve birleşen davalarda davalı ... T.A.Ş vekilinin yüzlerine karşı, birleşen davalarda davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/05/2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza