T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/86 Esas
KARAR NO : 2025/1183
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/04/2019
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı şirket aleyhine 0...10.2018 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılarak 16.10.2018 tarihinde icra emri tebliğ edildiğini, Takip konusu ipoteğe ilişkin davacı şirketin davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davacının yasal süresi içerisinde icranın geri bırakılması davası ikame edildiğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya kapsamında görülen icranın geri bırakılması davasında mahkemece, 07.02.2019 tarihli duruşmada haksız ve hukuka aykırı bir şekilde haklı davanın reddine karar verildiğini, Davanın, halen istinaf aşamasında olduğunu iş bu menfi tespit ve ipoteğin fekki davasının ikamesinden önce davacı ile davalı şirket arasında zorunlu arabuluculuk yolu denendiğini ancak davalı şirketin 12.03.2019 tarihinde gerçekleşen ilk oturuma katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin sonuçsuz kaldığını, davaya konu ipotek senedi kapsamında davacı şirketin davalı tarafa hiçbir şekilde borcu bulunmadığı gibi yapılan takibin usulen de geçersiz olduğunu, usule ilişkin iptal ve dava sebeplerinde; İpotek, bayilik ilişkisinden doğan teminat-üst sınır ipoteği olduğunu, Alacaklının muacceliyet şartını yerine getirmediğini, Esasa ilişkin, takip konusu ipotek işleminin, taraflar arasında imzalanan Bayilik Ön Protokolünün 10.maddesinde düzenlenen hibe anlaşmasının teminatı olmak üzere tesis edildiğini, bu doğrultuda davalı ..., takip konusu ipotek işlemini tapuda gerçekleştirdikten sonra taahhüt ettiği yakıt desteği şeklindeki hibeyi yıl içerisinde belli aralıklarla davacıya bayiye hibe etmiş, davacı bayi de aralarındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi yenileninceye kadar yükümlülüklerini yerine getirmiş ve taraflar arasında 2010-2015 dönemine ilişkin herhangi bir alacak-borç ilişkisi kalmadığını, Davalı ...'in davacı firmadan alacağı olmadığını, Hibe konusunun düzenlendiği 20.01.2010 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin eki olan Bayilik Ön Protokolü'nün davacı şirket tarafından imzalı bir suretini dosyaya sunduklarını, davalı ... yetkilisinin imzasının bulunduğu söz konusu protokolün davacı şirket bünyesinde de bulunmakta olduğunu, fakat 16.0...2018 tarihinde şirkette gerçekleşen ve muhasebe bölümüne de sirayet eden yangın neticesinde ilgili Protokolün aslının yandığını, Yangına ilişkin tutanağın dosyaya sunulduğunu, Kötü niyetli olarak dava konusu icra takibini başlatan davalı ...'in, aralarında imzalanan Protokolü de kabul etmeyerek inkâr etmesinin mümkün olmadığını, protokolün taraflar arasında mutabakata varılarak imzalandığını bu hususun Protokolün davalı tarafın da kabulünde olduğunu, Özetle, 20.01.2018 tarihli Protokol kapsamında taraflar arasında düzenlenen hibe anlaşması gereği davalı ...'in davacı şirketten hiç bir şekilde bir alacağı bulunmadığını ve dolayısıyla teminatı olarak tapuya konulan ipoteğin ise bir alacağın varlığına dayanmadığını, davalı alacaklı olduğunu iddia ediyor ise alacağının varlığını ve miktarını ispat etmesi gerektiğini, Bu kapsamda ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatan davalı ...'in ipotek bedeli olan 250.000,00 TL'yi davacıya ödediği hususunu ispat etmesi gerektiğini, 7.000,00 TL'yi aşan ödemelerin banka kanalıyla yapılmasının zorunluluğu karşısında basiretli bir tacir olan davalı ...'in, ödeme hususunu banka dekontu gibi somut delillerle kanıtlaması gerektiğini, teminat karşılığında takibin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talep ettiklerini, Tüm bu nedenlerle İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takip dosyası nedeniyle davacı şirketin davalı tarafa borçlu bulunmadığının tespitini ve kötü niyetli olarak işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve davacı şirketin daha fazla mağdur olmaması adına icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini mahkemenizden talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, sonuç olarak ; davanın kabulü ile ; İpoteğe ilişkin iddia olunan alacak ipotek ile teminat altına alındığından icra takibinin teminatsız durdurulmasına, aksi kanaat hasıl olunacak olursa mahkemenizce uygun görülecek bir teminat karşılığında takibin tedbiren durdurulmasına, davacı yönünden başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası kapsamındaki icra takibinin iptaline, İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine istinaden müvekkil şirketin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, kötü niyetli olarak işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin zorunlu arabuluculuk görüşmelerine katılmayan davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini davacı adına talep ve dave etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı Müflis... Akaryakıt Dağıtım Pazarlama A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle ipotek resmi senedi ve Mahkeme ilamı ile sabit olan borca ilişkin yazılı delille kanıtlanmayan ödeme iddiası dahi bulunmadığından başkaca inceleme yapılmaksızın borçlu olmadığının tespiti davasının reddine, İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasına , Mahkeme ilamı ve resmi senet olmasına rağmen kötüniyetli olarak iş bu davayı açan davacı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir.
KANITLAR:
Bilirkişi E Vergi Müfettişi... 14/04/2025 tarihli rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi Doç. Dr ... 13/10/2025 tarihli rapor aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, borçlu olunmadığı yönünden İİK. madde 72 uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.
Öncelikle uyuşmazlığa konu menfi tespit davası ve kötü niyet tazminatına ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
Borçlu, aslında borçlu olmadığı veya borçlu olmadığına inandığı bir borcu ödememek için, alacaklının takip yapmasını veya dava açmasını bekleyebilir. Bu durumda aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edebilir ve itiraz üzerine takip duracağından, alacaklı bu itirazı bertaraf ettirmek için harekete geçtiğinde, alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması talebi üzerine, borçlu bu konudaki savunmalarını genel mahkemede veya icra mahkemesinde ileri sürebilecektir.
Diğer hâlde borçlu, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunması hâlinde borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir (İİK. m. 72/2).
Alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür (İİK. m. 72/3). Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açarak bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacaktır. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki bu da istirdat davasıdır (... İcra ve İflas Hukuku, s.156-164).
... sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK.) 72. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin ... fıkrası aynen “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir.
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren ... sayılı Kanunun 15. maddesi ile ... sayılı İİK’nın 72/5. fıkrasında yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, ..., s. 334, 335).
Başka bir ifadeyle; İİK’nın 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir.
Uyuşmazlık; Davalı şirketçe davacı şirket aleyhine başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra nedeniyle davacı şirketin borçlu bulunup bulunmadığı, İİK 149 maddesinin şartları ve taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi hükümleri, taraflar arasındaki ticari ilişkinin hangi tarihe kadar devam ettiği, bayilik sözleşmesinin feshi ile ipoteğin kaldırılmasına yönelik ihtarnamenin usulune uygun tebliğ edilip edilmediği, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin hangi tarihte yenilendiği, davalının takip konusu alacak nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığı, alacağın muacceliyet şartının yerine getirip getirmediğine ilişkindir.
Davalı şirketin yargılama devam ederken iflasına karar verildiği anlaşılmakla iflas kararının ve... Alacaklılar toplantısının yapılması beklenilmiş, ... alacaklılar toplantısının yapılmasına müteakiben davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren ... sy. yasanın ...maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapıldığı, davalı tarafça 2015-2016 yıllarına ait kayıtların flash bellek içerisinde incelemeye sunulduğu anlaşılmakla bu kayıtlar üzeride talimat yolu ile inceleme yapılmıştır.
Davalı müflis şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre " Tasfiye Halinde... Akaryakıt Dağıtım Pazarlama Anonim Şirketi'nin İstanbul Anadolu... İcra ve İflas Müdürlüğü'nden harici bellek içerisinde alınan... şeklinde kayıtlı sadece ... ve ... yevmiye defteri ve defteri kebir kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda ticari defterlerin ... ve... uyarınca usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususunda bir tespitin yapılamadığı, Davacı ...Gıda Pazarlama Nakliye Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 13.12.2016 tarihi itibariyle borç-alacak bakiyesinin bulunmadığı" tespit edilmiştir.
İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas... Karar sayılı dosyasında İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davacının şikayet isteminin reddine karar verildiği, kararın BAM ...'nin... Esas ... Karar sayılı ilamı ile şikayetin kabulüne karar verilmesinin gerektiğinin bildirilmesi nedeni ile borçlunun kendi borcu sebebi ile yine kendisine ait taşınmazı alacaklıya kesin borç ipoteği şeklinde ipotek ettirdiği, anılan ipoteğin süresiz olarak kurulduğu durumda alacaklanın borçluya takip önceki ihbarda bulunması zorunlu iken ihbar olmaksızın borçlu aleyhine ipoteğe dayalı ilamlı takip başlatılmasının usule aykırı olması nedeni ile davacı borçlu açısından icra emrinin iptaline karar verildiği verilen kararın 13/04/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İcra iflas mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar hakkında uzman bilirkişiden aldırılan raporda" .. Gerek bayilik sözleşmesinin 26., gerekse ön protokolün 15. Maddesinde tesis edilecek ipoteğin anapara ipoteği olacağının kararlaştırıldığı, dosya içeriğinden ipoteğin üst sınırı ipoteği olarak tesis edildiğine ilişkin bir bilgi-belge bulunmadığı, takibe konu olan ve teminen ipotek tesis edilen alacağın muaccel kılınmasına yönelik bir ihtarname bulunmadığı, 14.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda 13.12.2016 tarihi itibariyle ...Gıda Pazarlama Ltd. Şti. nin alacak veya da borç kaydının bulunmadığı" tespit edilmiş olup davalının inceleme sunduğu ticari defter ve kayıtlarda davacının borcunun bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Kötüniyet tazminatının yapılan değerlendirilmesinde: ... sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK.) 72. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin...fıkrası aynen “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir.
Davacının İİK 72/5 uyarınca talebi bulunduğu anlaşılmakla yasal koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1- Dava konusu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacı şirketin davalı tarafa BORÇLU BULUNMADIĞININ TESPİTİNE,
2-İİK 72/5.maddesi gereğince yasal koşulları gerçekleşmediğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 17.077,50 TL nispi harçtan, peşin alınan...269,38 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.808,12 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
4-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı,...269,38 TL peşin/nisbi harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.189,90 TL tebligat posta diğer masraflar olmak üzere toplam 13.003,68 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve ...sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren... sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 17/12/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza