T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/558 ESAS
KARAR NO : 2025/696 KARAR
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 10/07/2020
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, ....Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında; 23.12.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davalının ....Belediyesine ait soğuk hava deposunda bulunan mandalina ürünlerini satın aldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre; soğuk havada bulunan ürünlere karşılık, müvekkili tarafından ödeme yapılacağını, davalıya 27.12.2019 tarihinde 50.000TL, 30.12.2019 tarihinde 25.000TL, 08.01.2020 tarihinde 15.000TL müvekkilin... Bankası Koca Mustafa Paşa Şubesinde bulunan hesabından, davalının ...unan hesabına EFT yoluyla gönderildiğini,.... Ostim Sanayi Sitesine ait 15.02.2020 keşide tarihli 63.000TL bedelli çekte, davacıya, ürün bedeline karşılık verildiğini, çek bedelinin davacı tarafından alındığını, davaya konu bononun da teslim edildiğini, davalının soğuk deposunda bulunan mandalinalarından müvekkili tarafından, net 52.635,11 kilogram ürün elde edildiğini, davalının bahçesinden elde edilen ürünlerin bedelinin 52.635,11X2,75=144.746,55TL olduğunu, müvekkili tarafından davalıya, 153.000TL ödendiğini, müvekkilinin davalıya, aralarında düzenlenen, 23.12.2019 tarihli meyve alım satım sözleşmesinden dolayı bir borcu bulunmadığını, bononun bu sözleşme için verildiğini, müvekkili ile davalı arasında, meyve alım satımından kaynaklanan sözleşme dışında her hangi bir ticari faaliyet bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu bono ile ilgili olarak davalıya borcu bulunmadığını, dava konusu bononun bedelsiz kalan bono bedelinin davalı tarafından tahsil edilmesi davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, açıkladığı sebeplerle; müvekkilinin keşidecisi ..., 16.01.2020 düzenleme, 30.03.2020 vade tarihli, lehdarı ..., keşi yeri...Mahallesi Gazi Mustafa Kemalpaşa Bulvarı No:... olan 108.000TL bedelli bonodan borçlu olmadığının tespitini, davaya konu bononun ödemesinin ihtiyati tedbir suretiyle durdurulmasına ve bononun icraya konulması durumunda yapılacak icra takibinin ihtiyati tedbir suretiyle durdurulmasını, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkillere verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini, talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ...'in 23.12.2019 tarihinde ... ile alım satım mukavelesini imzaladığını, 23.12.2019 tarihinde düzenlenen alım satım mukavelesi ile İzmir, Selçuk soğuk hava deposunda depolanan ve depolanacak mandalinanın, 2,75 TL/kg bedelle satışı hususunda anlaşıldığını, anlaşma uyarınca 05.01.2020 tarihine kadar soğuk hava deposundan mal alımının gerçekleşeceği ifade edildiğini, 23.12.2019 tarihinde düzenlenen alım satım mukavelesi uyarınca davacıya 10.01.2020 tarihine kadar mal teslimi yapıldığını, satışa konu malların teslim edilmesinden sonra, taraflar arasında hesap görüldüğünü ve 16.01.2020 tarihli belge düzenlendiğini, belge ile “23.12.2019 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden ... ile ... arasında yapılan hesaplama sonucunda mandalina mahsulü toplam tutarı 261.000 TL’ye anlaşıldığını, ... tarafından ...'e -90.000 TL hesaba eft yapıldığını, 63.000 TL 15.02.2020-... Market’e ait 108.000 TL 30.03.2020 tarihine senet verildiğini, ...’e ödenen 90.000 TL tutarındaki para haricinde çek ile senet ödendiği takdirde ...’in ...’den hiçbir alacağı kalmamıştır.” şeklinde açıklama yapıldığını, yapılan mandalina alım satımı nedeniyle 16.01.2020 tarihli belge ile satış bedeli 261.000 TL olarak belirlendiğini, ... tarafından ...’e 90.000TL eft ile ödeme yapıldığını, 63.000 TL bedelli 15.02.2020 tarihli çek ve 30.03.2020 vade tarihli 108.000 TL’lik senet verildiğini, müvekkilinin satış bedeli olarak alınan 108.000 TL’lik senedin vade tarihi olan 30.03.2020 tarihi geçtikten sonra hala ödeme yapılmaması üzerine Selçuk İcra Müdürlüğü’nde... esas sayılı dosya üzerinden kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla takip yaparak icra işlemlerine başladığını, Selçuk İcra Hukuk Mahkemesi’nin... esas nolu dosyası ile Selçuk İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinin iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alına-rak müvekkile verilmesine karar verilmesini istemiş ve yetkiye itiraz ettiğini, davacının davaya konu senedin mandalina satışına ilişkin olarak verildiğini kabul ettiğini, Selçuk hava deposunda müvekkiline ait toplam 101.644 kg mandalina kasayla teslim edildiğini, Kasa tutarı olan 4.088 kg düşüldükten sonra davacıya net olarak teslim edilen mandalina 97.556 kg olduğunu, sözleşme uyarınca %3 fire olarak 2.926 kg düşüldükten sonra davacıya teslim edilen mandalina 94.630 kg mandalina teslim edildiğini, bu mandalinaların toplam bedelinin 94.630 x2,75= 260.232,5 TL olduğunu, her kasa için 1 TL bedel nedeniyle 1x 8176=8176 TL nı davacının ödemesi gerektiği için, toplam 268.408,5 TL alacağı olduğunu, taraflar arasında hesap görülerek, karşılıklı anlaşma sonucu borç tutarı 261.000 TL olarak anlaşıldığını, taraflar arasında 16.01.2020 tarihli belgenin düzenlendiğini, daha önceden ödenen 90.000 TL mahsup edildikten sonra, 63.000 TL bedelli 15.02.2020 tarihli çek ve davaya konu 30.03.2020 vade tarihli 108.000 TL’lik senet verildiğini, açıkladığı sebeplerle; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, davacı tarafın davaya konu bononun ödenmesinin ihtiyati tedbir suretiyle durdurulmasına ve bononun icraya konulması durumunda yapılacak icra takibinin ihtiyati tedbir suretiyle durdurulmasına ilişkin istemin reddini, davanın reddini, davacı tarafın İİK 72/5 maddesi uyarınca %20 kötü niyet tazminatı isteminin reddini, davacı tarafın müvekkilinin senetten kaynaklanan alacağının varlığını bilmesine rağmen kötüniyetli olarak bu davayı açmış olması nedeniyle İİK 72/4 maddesi uyarınca %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi... tarafından 21/06/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Davanın, dava konusu edilen 108.000.TL bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının iddiasını havi menfi tespit davası olduğu, dava konusu edilen senet nedeniyle, davacının davalıya borçlu olabileceği, görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Yargılama içerisinde 09.03.2023 tarihinde dinlenen tanık ... beyanında “Ben Selçuk Belediyesinde Ziraat Mühendisi olarak görev yaparım. Davalı ... bizim müşterimizdir. Ben ...'in kullandığı be-lediyeye ait olan soğuk hava deposunun yöneticisiyim. ... bizim uzun süre-dir müşterimizdir. 2019 yılında ayını hatırlamadığım bir tarihte 101-102 on civarında mandalinayı soğuk hava deposuna koydu. Selçuk Belediyesinin ödeme aldığından dolayı bu tonajın ne kadar olduğuna ilişkin kaydın olması gereklidir. Ben ... ile davalı ... bey arasında bir anlaşma olduğunu biliyorum. Çıkış aşamasında çoğunluk malı çıkardıktan sonra 2 3 kamyon kala ... bize parasının tamamını alamadığını ve çıkışın durması gerektiğini söyledi. Daha sonra davalı ... bey depoya geldi. Daha sonra ikisi aralarında görüştüler. Sonra ... geri kalan ürünler için senet aldığını bu nedenle çıkış yapılabileceğini söyledi. Biz de geri kalan ürünlerin çıkışını yaptık. Ben başkaca bir şeye taraflar arasındaki ticari satım nedeniyle şahit olmadım.
Davalı vekilinin sorusu üzerine; anlaşmada ödemelerin nasıl yapıldığını duyum olarak peşin ödeme yapılacağını biliyorum. Davalı ... Bey tarafından ve çevremdeki diğer bilenler tarafından da senedin ödenmediğini duydum…” şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) ve kötüniyet tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı nedeni ile mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi, mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.) İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660 sayılı ilamları)
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK m. 191/1, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Eğer taraflardan dan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Senede dayalı bu iddianın aksinin de yine yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. (Yargıtay HGK 05.02.2019 tarih ve 2017/(19)11-821 E. - 2019/58 K. sayılı ilamı)
Dava konusu somut olayda davacı taraf davalıyla arasında 23.12.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, kendisinin davalının Selçuk Belediyesine ait soğuk hava deposunda bulunan mandalina ürünlerini satın aldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre; soğuk havada bulunan ürünlere karşılık, müvekkili tarafından ödeme yapılacağını, davalıya 27.12.2019 tarihinde 50.000TL, 30.12.2019 tarihinde 25.000TL, 08.01.2020 tarihinde 15.000TL müvekkilin... Bankası Koca Mustafa Paşa Şubesinde bulunan hesabından, davalının ...'da bulunan hesabına EFT yoluyla gönderildiğini,.... Ostim Sanayi Sitesine ait 15.02.2020 keşide tarihli 63.000TL bedelli çekte, davacıya, ürün bedeline karşılık verildiğini, çek bedelinin davacı tarafından alındığını, davaya konu bononun da teslim edildiğini, davalının soğuk deposunda bulunan mandalinalarından net 52.635,11 kilogram ürün elde edildiğini, kantar fişlerine göre davalının, daralı olarak 57.740 kg ürünün 4.514 adet kasa ile taşındığı, her bir kasanın 500 gram ağırlığı (2.257kg), olduğunu, 61adet paletin ortalama 20 kilogramdan 1.220 kg olduğunu ve sözleşmeye göre %3 fire düşüldüğünde net 52.635,11 kilogram ürün elde edildiğini, sözleşme fiyatı olan 2.75/kg ile hesaplandığında; davalının bahçesinden elde edilen ürünlerin bedelinin 52.635,11 X 2,75=144.746,55TL olduğu ve o tarihe kadar davalıya, 153.000TL ödendiği için dava konusu bononun bedelsiz olduğunu iddia etmektedir,
Dava konusu senet:keşidecisi ..., 16.01.2020 düzenleme, 30.03.2020 vade tarihli, lehdarı ... olan 108.000TL bedelli keşi yeri Gümüldür Fevzi Çakmak Mahallesi Gazi Mustafa Kemalpaşa Bulvarı No:...olan malen kaydı bulunan bonodur.
Nihayet, “malen” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiş olarak kabul edilir. Alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir.
Eldeki davada, davacı senetteki imzayı inkar etmemiş; davacı, takibe konu yapılan bono nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığını iddia ederek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bononun teminat senedi olduğunu ve bedelsiz kaldığını yazılı delille kanıtlaması gerekir. Davacı iddiasının dayanağı olarak dosyaya, Selçuk Belediyesinin kantar fişlerine sunmuş ve davacının teslim aldığı brüt ürün miktarının 57.740.kg olduğu görülmektedir.
Ancak davalının cevaben,davacının delil olarak dayandığı bu kantar fişlerindeki tarihlerden sonra 16.01.2020 tarihli tutanağın imzalandığı davacıya toplam 101.644 kg mandalinanın kasayla teslim edildiği, kasa darası olan 4.088 kg düşüldükten sonra davacıya net olarak teslim edilen mandalinanın 97.556 kg olduğunu, sözleşme uyarınca %3 fire olarak 2.926 kg düşüldükten sonra davacıya teslim edilen mandalinanın 94.630 kg olduğunu, Kg. Fiyatı olan 2.75.TL ile hesaplandığında; 94.630 x2,75= 260.232,5 TL tuttuğunu, her kasanın 1 TL olan bedelinin 1x 8176=8176 TL olarak davacının ödemesi gerektiğini, buna göre davalının 268.408,5 TL alacaklı olacağını, bu tutarın 261.000.TL olarak uzlaşıldıktan sonra, taraflar arasında 16.01.2020 tarihli belge düzenlendiğini ve daha önceden ödenen 90.000 TL mahsup edildikten sonra, 63.000 TL bedelli 15.02.2020 tarihli çek ile davaya konu 30.03.2020 vade tarihli 108.000 TL’lik senetin kendilerine verildiği, çekin ödenip senedin ödenmediği itirazı karşısında ispat yükünü davalının üzerine aldığı görülmüştür.
Mahkememizce davalının delil olarak dayandığı belge aslı davalıdan istenmiş davalı tarafından ilgili belgenin aslı sunulamamış ise de, Satım sözleşmesi sonrasında düzenlenen senedin ödenmemesi üzerine yapılan takip için, davacı tarafın takibin iptali istemiyle Selçuk İcra Hukuk Mahkemesi’nin... esas sayılı dosyasıyla daçtığı davada davacı tarafından sunulan dilekçe ile “…Ekte sunulan 16.01.2020 tarihli belgeden de anlaşılacağı üzere, takibe konu bono, mandalina alım satım bedeline karşılık verilmiştir…İcra takibine
konu bono 16.01.2020 tarihli belgede yazan bonodur…” şeklinde açıklama yapıldığı ve
16.01.2020 tarihli belge uyarınca hesabın görüldüğü ve davaya konu senedin verildiği
kabul edildiği görülmüştür. Davacı taraf 16.01.2020 tarihli belgeyi inkar
etmediği gibi, Selçuk İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında sunulan dilekçe ile 16.01.2020 tarihli belgenin varlığını da açıkça kabul ettiği görülmüştür.
Eldeki davada,dava konusu 16.01.2020 düzenleme, 30.03.2020 vade tarihli 108.000 TL bedelli senedin taraflar arasında düzenlenen ve davacının da kabulünde olduğu anlaşılan 16.01.2020 tarihli belge doğrultusunda davacı tarafından davalıya mandalina alım satım bedeline karşılık olarak verildiğinin davalı tarafından yazılı delil ve tanık anlatımıyla ispatlandığı ancak davacının senedin bedelsiz olduğu iddiasını ispatlayamadığı, davalı alacaklının mal teslim ettiğini kanıtladığı, 16.01.2020 tarihli belgeye karşı Yazılı ikrarın aksini, davacı borçlunun kanıtlamak yükümlülüğünde olduğu görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığa ve takibe konu yapılan bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olduğu ve davacının iddiasını ispat edemediği, davacıın yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden dava konusuna ilişkin verilmiş ve uygulanmış bir ihtiyati tedbir kararına rastlanılamadığından İİK’nun 72/4. Fıkrası uyarınca yasal koşulları oluşmadığından davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının Kötüniyet tazminatı talebinin Reddine,
3-Peşin alınan 1.844,37-TL harçtan, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken maktu ret harç tutarı olan 615,40-TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 1.228,97-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa verilmesine,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafın yaptığı 42,00-TL posta giderinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır