T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/731 Esas
KARAR NO : 2025/807
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ: 31.12.2012
KARAR TARİHİ: 24.09.2025
Mahkememizce verilen 11.01.2016 tarih,... Esas ve ...Karar sayılı kararı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 12.11.2020 tarih, ...Esas ve ...Karar sayılı ilamıyla, dosya bozma kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Dış Bank İzmir Şubesi'nin ... müşteri nosu ile USD, YTL ve GBP hesaplarının mudisi olduğunu, aynı zamanda...Hazır Giyim Taş. Tur. San. Tic. A.Ş.'nin büyük ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin %001 oranında sembolik ortağının ve muhasebe işlerini yürüteninin de ... olduğunu, davacının İzmir 15 Noterliği'nden 01.08.2002 tarihinde düzenlediği vekaletname ile davalıya şirket adına bankalar nezdinde açılmış ve açılacak her türlü hesap ve kredilerden dilediği zaman ve miktarlarda para çekme, yatırma, hesapları ve kredileri kapatma vs. için tek başına münferiden yetkili olmak üzere özel yetki vererek vekil tayin ettiğini, davalı Mine'nin bu yetkiye dayanarak şirketin SSK, Vergi Dairesi vs. borçlarını ödemek üzere şirkete ait banka hesaplarından paralar çektiğini, ödemelerin yaklaşık 3 yıl düzenli olarak yapıldığını düşünen davacının 2005 yılı temmuz ayına kadar herhangi bir sorun ile karşılaşmadığını, 2005 yılında vergi dairesince şirketin banka hesaplarına bloke konulması sonucunda şirketin vergi dairesine ve SSK ya birikmiş borcu olduğunun ortaya çıktığını, bunun üzerine yaptığı araştırma sonunda şirket hesaplarında yüklü miktarda paraların davalı muhasebeci tarafından çekilmiş olmasına rağmen ilgili yerlere yatırılmadığını, davalının düzenlediği çek ve senetleri ilgili kuruluşlara nakit yerine vererek borç yenilemesi yaptığını, elden aldığı tebligatları da olumsuzluğu gizlemek suretiyle aksaklığın davacı tarafından uzunca bir süre anlaşılmasını engellediğini, davalının temsil yetkisinin azledilmek suretiyle ortadan kaldırıldığını, şirket hesaplarından çekildiği halde ilgili yerlere yatırılmayan borç miktarının ferileri hariç olmak üzere 1.000.000,00 TL nin üzerinde olduğunu, davalı... hakkında güveni kötüye kullanmak, sahtecilik ve dolandırıcılık suçları nedeni ile şikayette bulunulduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... Hazırlık numarasında soruşturmanın devam ettiğini, davalının sanki şahsi vekaleti de varmış gibi davacının şahsi hesaplarından da para çekme, bazen kendi isim ve imzası ile bazende davacının imzasını taklit ederek verdiği yazılı talimatlarla bu hesaplardan başka hesaplara ve kişilere para aktarma, EFT, Virman gibi işlemler yaptığını, banka şubesinden hesap özetleri getirildiğinde bunun tespit edilebileceğini, davalının şahsi hesaplarla ilgili yetkisi olmadığı halde verdiği yazılı talimatlarla önemli ölçüdeki paranın ... A.Ş.'nin hesaplarına aktarılmasını da sağladığını, bu hesaplardan para çekme yetkisi olduğundan şirket hesabından çektiği paralar ile mal varlığını arttırdığını, çektiği paranın bir kısmını eşinin hesabına aktardığını, davalı banka şubesinin de davalı... davacı adına açılmış hesaplardan işlem yapmaya ilişkin yetkisini taşıyan vekaletnamesinin varlığını hiç aramadan ve sorgulamadan gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yasaya aykırı davranışlar ile davacının ve ortağı olduğu ... A.Ş.'nin davalı Mine tarafından zarara uğratılmasına yol açtığını ve buna izin verdiğini bu şekilde tarafların davacıyı zarara uğrattıklarını ve şahsi mal varlığının azalmasına neden olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının şahsi mal varlığında meydana gelen azalma karşılığı olarak 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; tekstil işçisi olduğunu, muhasebeci olmadığını, ... Hazır Giyim A.Ş.'nin 1997 yılında %10 hisse ile ortağı olduğunu, dava dilekçesi ile hisse oranının %01 olduğunu öğrendiğini, davacının genellikle İstanbul'daki şirketin başında bulunduğunu, kendisine ve oğlu Süleyman'a verdiği telefon ve faks talimatı ile onun yerine yıllardır imza atarak hesabından para çekilip, onun talimatı doğrultusunda buradaki şirkete söylediği yer ve kurumlara yatırıldığını, vergi ve SSK borçları ile ilgili ödeme emirlerinden davacının haberdar olduğunu, ...Bank'taki şahsi hesaba yatırılan paraların davacı tarafından gönderildiğini, akıbetini bilmemesinin mümkün olmadığını, her ay geldiğinde para akışını kontrol ettiğini, şirketin zarara uğratıldığının tamamen yalan olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediğini, temmuz 2005 te darp edilip tehdit edildiğini, dairesinin davacının oğlu üzerine geçirtilip eve zorla girildiğini, Çeşme'de boşandığı eşine verasetten intikal eden hisseli yerler taşınmaz ve dükkanı bedelsiz olarak oğlu Süleyman AKÇAKIR üzerine aldıklarını, 500.000,00 TL'lik 5 adet senet imzalattıklarını şirket hissesini devir ile ilgili yazı yazdırıldığını, kendisinin de suç duyurusunda bulunduğunu, gayri menkuller ile ilgili iptal davaları açtığını, davacının hesaplarından kendi yararına hiç bir şey yapmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Yargılamanın devamı sırasında kendini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu, kötü niyetli ve haksız olarak dava açtığını, kendi bilgisi dahilinde çekilen miktarların yıllar sonra bilgisi dahilinde olmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, davacının kişisel hesabı ile şirket hesabını ortak şirket iş ve giderleri için kullandığını, vekaletname verdiğini, şirketin ticari defter ve belgelerinin sunulmadığını, yasal muhafaza süresine rağmen imha edildiğinin belirtildiğini, davalının 24.08.2005 tarihli protokol ile ibra edildiğini, ibraya rağmen dava açılmasının hukuki dayanağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İzmir Şubesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı banka nezdindeki şahsi hesabından yetkisi olmadığı halde diğer davalı tarafça para çekildiği ve davalı bankanın buna müsaade ettiği iddiası ile dava açıldığını, davacının tüm işlemlerden haberdar olduğunu, işlemlerin üzerinden yasal 1 yıllık süre geçtiğini, zamanaşımı nedeniyle iddiaların bankaya karşı ileri sürülmesinin hukuken olanaksız olduğunu, davacının şahsi hesabından yapılan işlemlerin davacının bilgi ve talimatı ile yapıldığını, şirket hesaplarına ilişkin olarak tüm işlemlerin davalı...tarafından gerçekleştirildiğini ve vekaletnameye istinaden yapıldığını, davacının şahsi hesabına yatırdığı bedellerin yine kendisinin vermiş bulunduğu talimatlara istinaden şirket hesabına geçirildiğini ve şirket hesabından da diğer davalı veya şirket çalışanlarına verilen talimat doğrultusunda ödeme yapıldığının görüldüğünü, işlemlerin 2003 yılı içerisinde gerçekleştirildiğini, dava tarihine kadar herhangi bir itirazda bulunulmaması nedeniyle tüm işlemlerde davacının bilgisi ve onayı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, çekilen paraların şirket ödemelerinde kullanılmakta olduğunun düşünüldüğünü, davacının talebi üzerine internet bankacılığının tanımlandığını ve şifrelerinde kendisine verildiğini, hesap hareketlerinin incelenmesinde yapılan bankacılık işlemlerinden büyük bir kısmının internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirildiğini, bu işlemlere bankanın müdahalesinin söz konusu olmadığını, bankanın hak sahibinin talebi ve istediği doğrultusunda işlem yaptığını, ödemelerinde kendisinden telefon ile teyit alınarak gerçekleştirildiğini, davacının 2003 yılından itibaren banka hesabında yapılan işlemleri bilmemesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-BİRLEŞEN DAVADA (İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas, ...Karar Sayılı),
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Naki AKÇAKIR'ın Halkbankası Mustafabey Şubesi'ndeki ... numaralı TL,... no'lu USD hesaplarının mudisi olduğunu, davacının ... Hazır Giyim Taşımacılık ve Turzm. San. Tic. A.Ş.'nin de ortağı ve yetkilisi olup şirketin %001 oranında sembolik ortağı olan, muhasebe işlerini yürüten davalı ... İzmir ... Noterliği'nin 01.08.2002 tarihli vekaletnamesi ile şirket adına bankalar nezdinde açılmış ve açılacak her türlü hesap ve kredilerden dilediği zaman ve miktarda para çekme, yatırma, hesapları ve kredileri kapatma vs. için tek başına münferiden yetkili olmak üzere özel yetki vererek vekil tayin ettiğini, davalı... yetkiye dayanarak şirketin SSK,Vergi Dairesi vs. borçlarını ödemek üzere banka hesabından paralar çektiğini, şirketin ilgili ödemelerinin 3 yıldır düzenli olarak yapıldığını düşünen davacı tarafın, 2005 yılı temmuz ayına kadar herhangi bir sorunla karşılaşmayarak işlerin düzenli yürüdüğüne inandırıldığını, 2005 yılının Temmuz ayında vergi dairesince şirket hesaplarına bloke koyulması sonucu şirketin vergi dairesine ve SSK.'ya birikmiş borcunun ortaya çıktığını, yapılan araştırmada yüklü miktarda paraların muhasebeci tarafından çekilmiş olmasına rağmen ödemelerin yapılmadığını, davalının düzenlediği çek ve senetlerle ilgili kuruluşlara nakit yerine vererek borç yenilemesi yaparak davacı tarafın uzunca bir süre bu durumun anlaşılmasını engellediğini, bunun üzerine şirket temsiline ilişkin yetkisi azledilerek ortadan kaldırıldığını, şirket hesaplarından çekilen ve ilgili yerlere yatırılmayan borç miktarının ferileri hariç 1.000.000,00 YTL'nin üzerinde olduğunu, davacı taraf kendisi adına asaleten ve... A.Ş.'yi temsilen muhasebecisi davalı ... ve eşi ... aleyhine İzmir C. Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, sadece şirket adına işlemler yapmak için vekalet verilmesine rağmen davacı tarafın şahsi hesaplarından da para çekme, bazen kendi imzası, bazen de davacı tarafın imzasını taklit etmek suretiyle verdiği yazılı talimatlarla hesaplardan başka hesaplara ve kişilere para aktarma, EFT, virman gibi işlemler yaptığını, davalı... bu işlemlerle şirket hesaplarından çektiği paralarla malvarlığını arttırdığını, olayın ortaya çıkması sonucu pişmanlık duyduğunu içeren mektup gönderdiğini, davalı banka,... davacı şirket adına açılmış hesaplarından işlem yapmaya ilişkin yetkisini vekaletnamenin varlığını aramadan gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek TTK. ve Bankalar Kanunu hükümlerine aykırı davranışlarla en büyük ortağı olduğu ... A.Ş'nin davalı... tarafından zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacı tarafın şahsi malvarlığında meydana gelen azalma karşılığı 10.000,00 YTL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı...Bankası Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ait ... ve ... no'lu, ...Hazır Giyim ... no'lu hesaplarının mevcut olduğunu, davalı...davacının ve şirketinin uzun yıllardan beri vergi, maliye ve bankacılık işlemleri dahil tüm işlemlerini takip ettiğini, davacının gerek şahsi ve gerekse şirket hesapları ile ilgili olarak...yetki verdiği muhtelif talimatları bulunduğunu, ayrıca İzmir 29. Noterliği'nin 02.12.2004 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile bankalarda işlem yapması yönünde vekil tayin ettiğini, davalı... tarafından bu vekaletnameye istinaden davacının şube nezdinde bulunan şahsi...no'lu dolar hesabından herhangi bir işlem yapılmadığını, ancak davacının... no'lu şahsi hesabına yatırılan paraların davalı tarafından çekilerek davacının hissedar ve yetkilisi olduğu...Giyim A.Ş.'ye ait ... no'lu hesaba yatırıldığını ve şirket çeklerinin ödendiğini, davacı tarafın hesaplarındaki tüm hesap hareketlerinden bilgi sahihi olduğu, yanı sıra davacı tarafa şahsi hesaplarından para çekme yetkisini kapsayacak şekilde vekaletname verdiği, davacı tarafın hissedarı olduğu...Hazır Giyim Taş. Turz. San. Tic. A.Ş'nin şubede bulunan hesaplarında davalı... 24.06.1998 tarihli yazısı ile her türlü işlem yapmak üzere yazılı yetki verdiği, daha sonra bu yetkiye ek olarak İzmir ... Noterliğinin 01.08.2002 tarih ve 13508 yevmiye no'lu vekaletnamesi ile bankalarda işlem yapmak üzere tam yetkili kılındığını, yine diğer davalı lehine verdiği 02.12.2004 tarihli vekaletname ile davacı tarafın şahsi hesaplarında işlem yapmak üzere de diğer davalı tarafı yetkili kıldığını, davacı tarafın bir çok kez bankaya gelip cüzdanlarını işlettiğini, aylık hesap ekstrelerini almak suretiyle hesaptaki mevcut hareketleri gördüğü gibi hesap ekstrelerine de itirazı olmadığını, davacı... davalı... vekaletname ile verdiği yetkinin bundan evvel yapmış olduğu tüm işlemler için icazet verdiği anlamına geleceği de göz önünde bulundurularak davacı tarafın, banka aleyhine açmış olduğu bu davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III-BİRLEŞEN DAVADA (İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas,... Karar Sayılı),
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı... bankanın Alsancak Şubesi'ndeki...no'lu TL ve ... no'lu USD hesaplarının mudisi olduğunu, ... HAZIR Giyim Taş. ve Turz. San Tic. A.Ş.'nin de büyük ortağı ve yetkilisi olup, şirketin %001 oranında sembolik ortağı olan ve muhasebe işlemlerini yürüten ... hesapları üzerinde münferiden vekaletname ile yetkili kıldığını,... şirketin SSK vergi vs. borçlarını ödemek için banka hesaplarından paralar çekmiş, şirketin ilgili ödemelerinin düzenli yapıldığını düşünen davacı tarafın, 2005 yılı temmuz ayına kadar herhangi bir sorunla karşılaşmamış işlerin sağlıklı yürüdüğüne inandırıldığını, Temmuz 2005 yılında vergi dairesince şirket hesaplarına bloke konulması üzerine şirketin Vergi Dairesi ve SGK birikmiş borçları olduğu meydana çıkmış, yapılan araştırmada hesaplarından davalı muhasebeci tarafından para çekilmense karşın ödemelerin yapılmadığı, çek ve senetlerle ilgili olarak borç yenilemeleri yaptığı olumsuzlukların gizlendiği öğrenildiğini, bunun üzerine davalının şirketi temsiline ilişkin yetkisi azledilmek suretiyle ortadan kaldırıldığını, olayın ortaya çıkması üzerine... ve eşi ... aleyhinde suç duyurusunda bulunmuş olduklarını, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayısı ile halen derdest olduğunu, davalı... davacı tarafın hesaplarından yetkisi olmadığı halde verdiği yazılı talimatlarla önemli ölçüdeki paranın Naki A.Ş.'nin hesaplarına aktarılmasını sağlamış Naki A.Ş. hesaplarından para çekme yetkisi olduğundan şirket hesaplarından çektiği paralarla malvarlığını artırarak kendi üzerine birçok gayrimenkul edindiği, eşinin hesaplarına aktardığı muhtelif mahkemelerdeki ceza ve hukuk dosyalarına ilişkin yargılamalarla ortaya çıkmış olduğunu, davalı tarafın, davacı tarafa yazdığı mektupla yaptıklarından pişmanlık duyduğunu mümkün olduğu kadar telafi etmeye çalışacağını belirterek suç konusu olayların bir kısmını açıkladığını, davalı banka şubesi, davalı ... davacı taraf adına açılmış hesaplardan işlem yapmaya ilişkin yetkisini taşıyan vekaletnamenin varlığını hiç aramadan böyle bir yetkisinin olup olmadığını sorgulamadan, gerekli dikkate ve özeni göstermeyerek TTK. ve BK. hükümlerine aykırı davranışlarıyla davacı tarafın ortağı olduğu şirketi ...tarafından zarara uğratılmasına yol açmış ve izin verdiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı davalıların hukuka aykırı işlemleri nedeniyle davacı tarafın şahsi mal varlığında meydana gelen azalma karşılığı olarak 10.000.00 TL Reeskont ve 37.200 USD döviz tevdiat hesaplarına verilen en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı... İzmir Şubesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2005 yalında hesaplarında usulsüz işlem yapıldığı iddiası ile...ve eşi ... hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve bu kişiler hakkında dava açılmış, yine 2005 yılında... (TEB) kişilere alacak davası açıldığını, iddia edilen usulsüz işlemlerin üzerinden 10 yıldan fazla, diğer kişilere açtığı davalardan ise uzun yıllar geçtikten sonra bankaya karşı dava açmaya kalktığını, tacir olan davacı tarafın hesaplarında varlığını iddia ettiği usulsüz işlemleri hem de sadece yapıldığı tarih itibari ile değil bugün dahi önemli rakamlara tekabül eden hesap hareketlerini yıllarca fark etmemiş 10 küsur yıl sonra fark etmiş olması inandırıcı olmadığını, bahse geçen işlemlerin üzerinden 10 yılı aşkın sir süre geçmiş olup bu alacağın varlığı taraflarınca kabul edilmemekle birlikte vardıysa bile artık zaman aşımına uğramış olup, talep edilebilir olmaktan çıktığını, gerek bu işlemlere ilişkin dekontlar ve gerekse bu işlemler için davacı Naki AKÇAKIR tarafından diğer davalı ... verilmiş olup talimatlar yasal yükümlülüğün sona ermiş olması sebebiyle imha edilmiş olduklarını, ..., son işlemin gerçekleştiği tarih olarak beyan ettiği 18.08.2004 tarihi sonrasında pek çok defalar şahsi hesapları üzerinde bizzat işlemler yapıldığını, hesap cüzdanı işletmiş ve hesabının mahiyeti ile ilgili bilgi sahibi olduğunu, dolayısıyla bu işlemlere zımnen muvafakat ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı tarafın dava konusu banka işlemlerinde ... ortağı olduğu... Hazır Giyim A.Ş.'de işlem tarihlerinde hissedar olduğunu, Şirketin tüm işlemlerini yapmak için vekaletinin bulunduğunu, basiretli bir tacirin yıllar sonra bu işlemlerden habersiz olması hayatın olağan akışına ters olduğunu, usulsüz işlemler nedeniyle davacı ... şikayeti sonucunda İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmış, dava devam etmekte olduğundan bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın 24.08.2005 tarihli protokol ile yaptığı tüm işlemlerden davalı tarafa ibra ettiğini, davacı tarafın, davalı tarafa zorla senet imzalatmış ve darp ettiğini, davacı taraf hakkında İzmir ... Sulh Ceza Mahkemesi'nde ... esas sayılı dosya ile dava açılmış ve davacı mahkum olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
VI-BİRLEŞEN DAVADA (İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas,... Karar Sayılı),
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın... Alsancak...no'lu YTL ve... no'lu USD hesaplarının mudisi olup, ...Hazır Giyim Taş. ve Tur. San. Tic. A.Ş.'nin de büyük ortağı ve yetkilisi olup, şirketin %001 oranında sembolik ortağı olan ve muhasebe işlerini yürüten davalı Mine adına şirket adına bankalar nezdinde açılmış alacak her türlü hesap ve kredilerden dilediği zaman para çekme, yatırma, hesapları ve kredileri kapatma vs. için İzmir ... Noterliği'nin 01.08.2012 tarihli vekaletname verildiği, şirket hesaplarından yüklü miktarda paraların davalı muhasebeci tarafından çekilmiş olmasına rağmen ilgili yerlere uzun süre yatırılmadığını, yine davalının düzenlediği çek ve senetleri ile ilgili kuruluşlara nakit yerine vererek, borç yenilemesi yaptığını, davacı tarafın şahsı hesaplarına yatırdığı paraların 1.000.000,00 YTL'nin bir hayli üzerinde olduğunu, davacının temmuz 2005'te vergi dairesince şirketin banka hesaplarına bloke konulması sonucunda durumun anlaşıldığını, ... ile eşi ... aleyhine 23.08.2005 tarih dilekçesi ile görevi kötüye kullanma suçları nedeni ile suç duyurusunda bulunulduğunu ve soruşturma sonucunda İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, davalı ... yetkilisi olmadığı halde bazen kendi adı ve imzasıyla bazen daha ileri giderek davacının imzasını taklit etmek sureti ile yazılı talimatlar verdiği, bu hesaplardan başka hesaplara ve kişilere para aktarma, EFT virman gibi işlemleri yaptığını, böylece davacıya büyük ölçüde maddi zarara uğradığını, davacı tarafın uğradığı zararın gerçek miktarının ortaya çıkacığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı tarafın şahsi malvarlığında meydana gelen azalma karşılığı olarak 10.000,00 YTL reeskont ve 37.200,00 USD'nin döviz tevdiat hesaplarına verilen en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli karar evrakı.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 05.06.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı Karar İlamı evrakı.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 12.11.2020 tarih,... Esas ve ... Karar sayılı Karar İlamı evrakı.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.01.2013 tarih,... Esas ve ... Karar sayılı birleştirme gerekçeli karar evrakı.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.09.2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı birleştirme gerekçeli karar evrakı.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.12.2016 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik gerekçeli karar evrakı.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 26.02.2018 tarih ve... Esas,... Karar sayılı Karar İlamı evrakı.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.01.2023 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı birleştirme gerekçeli karar evrakı.
İzmir Çeşme Tapu Müdürlüğü'nden dava konusu taşınmazlar için birden fazla müzekkere yazılmış ve tapu bilgileri celp edilmiştir.
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nden kayıtlı bulunan dekont asılları celp edilmiştir.
Davalı ... ait Nüfus kayıt örnekleri UYAP sistemi üzerinden sorgulanmıştır.
Mahkememizce Bankacı Bilirkişi ... 04.08.2023 tarihli bilirkişi ön raporu alınmıştır.
-04.08.2023 tarihli bilirkişi ön raporu üzerine kurulan 08.09.2023 tarihli ara karar gereğince Türk Ekonomi Bankası Anonim Şirketi Montrö Şubesi'ne birden fazla müzekkere yazılmış ve evrak listesi celp edilmiştir.
Mahkememizce SMM bilirkişi... Harita Mühendisi bilirkişisi... Bankacı Bilirkişi ...ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Prof. Dr. ...oluşan bilirkişi heyetinden 30.04.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Mahkememizce SMM bilirkişi ..., Harita Mühendisi bilirkişisi ..., Bankacı Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Prof. Dr. ... oluşan bilirkişi heyetinden 27.02.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu aldırılmıştır.
Birleşen Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında SMM bilirkişi ..., Bankacı Bilirkişi ... ve Bankacı Bilirkişi ... oluşan bilirkişi heyetinden 15.08.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Birleşen Mahkememiz... Esas sayılı dosyasında Bankacı Bilirkişi..., Adli Finans Bilirkişisi... ve SMM bilirkişisi...oluşan bilirkişi heyetinden 23.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Bozma öncesinde Mahkememizce... Esas sayılı dosyasında Yüksek Müh. Mimar ...'den 17.09.2013 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Bozma öncesinde Mahkememizce... Esas sayılı dosyasında Yüksek Müh. Mimar ...den 24.09.2013 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı vekili Bozma öncesinde Mahkememizce ...Esas sayılı dosyasında sunduğu 17.12.2012 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
Birleşen Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasına sunulan 15.08.2018 tarihli bilirkişi heyet raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce 30.04.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, 27.02.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, davalı bankalar nezdindeki hesaptan usulsüz para çekilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce verilen 11.01.2016 tarih ve... sayılı karar Yargıtay ... Hukuk Dairesinin... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile "...Davacı vekili, davacı tarafından şirket adına verilen vekaletname ile şirkete ait işlemlerin davalı... tarafından yürütüldüğü, davalı ... davacının şahsi hesabından taklit imzalarla para çektiği, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürmüştür. Davalı... ise, davacı ile 24/08/2005 tarihli protokol düzenlendiğini, kendisinin ibra edildiğini savunmuştur. Mahkemece, protokolde dava konusu ile ilgili hiçbir ibarenin geçmediği, taşınmazın devri karşılığında senet iade edileceğinin belirtildiği, protokolün içeriği itibariyle dava konusu ile ilgili olmadığı belirtilmiştir. Ancak davacı tarafından 27.08.2005 tarihinde Kaçakçılık ve Organize İşler Şube Müdürlüğünde verilen ifadede; 2005 yılı Temmuz ayının ilk haftası masasında mektup bulduğunu, davalı Mine Aslandağ tarafından yazılan mektupta Mine ve eşinin kendisini dolandırdığını öğrendiğini, davalının zararı karşılamak için bir kısım taşınmazları vermek istemesi üzerine davalıyla anlaşmaya vardığını, 24.08.2005 tarihli protokolü imzaladığı belirtilmiştir. Mahkemece protokolün dava konu ile ilgili olmadığı belirtilmişse de; mahkemenin bu gerekçesinin davacı tarafından verilen ifade ve protokol içeriğine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece protokolün içeriği, bu protokol ile devredilen taşınmazlar ve bu taşınmazlara ilişkin açılan dava dosyaları birlikte nazara alınıp protokolün ibra niteliğinde olup olmadığı hususları her iki davalı yönünden de göre değerlendirilip tartışılarak, neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozulup Mahkememizin...Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
6098 Sayılı Borçlar Kanunun borcu sona erdiren haller başlıklı 132. Maddesinde "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.", hükmü bulunmaktadır. Ancak davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık ve protokol ... sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce meydana geldiği için taraflar arasındaki uyuşmazlık bakımından 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmalıdır. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda ibra kurumu düzenlenmemiştir. İbra; borcun sebebinden bağımsız olarak alacaklının alacak hakkından vazgeçmesine, borç ifa edilmeksizin doğrudan ortadan kaldırılmasına ve borçlunun bu yükümlülükten kurtulmasına yönelik alacaklı ile borçlu arasında yapılan anlaşmadır. İbra anlaşmasının yapılması ile birlikte ibranın konusunu oluşturan borç sona erer. İbra ile birlikte alacak hakkı sona erdiği için ibra borçlandırıcı değil tasarruf işlemi niteliğindedir. İbra ivazlı veya ivazsız yapılabilir. İbra sözleşmesinin konusunu oluşturan alacak hakkı, borç ilişkisi, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşmeden doğabileceği gibi, aile hukuku, borçlar hukuk veya eşya hukuku ilişkilerinden de doğabilir. İbra borcun tamamı için veya bir kısmı için de yapılabilir. Taraflar ibra sözleşmesinde ibranın hangi borçları kapsadığını belirtebilirler. Ancak böyle bir belirleme yapılmaması durumunda, ibranın borcun tamamını kapsadığı kabul edilmelidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 25.10.1996.,. E.,. K.)
Taraflar arasında yapılan 24.08.2005 tarihli protokol;"1-İzmir-Çeşme, Çiftlik-Köyici Mevkii, 17 pafta, 2274 parselde kayıtlı Çiftlik Köyü içi Batir Kafe yanındaki 135 M2 alanlı zemin kat dükkan, tapuda ... adına devredilecektir. Halihazırda ... elinde bulunan 5 adet toplam: 100.000,00 TL'den, 500.000,00 TL Miktarlı Senetler... iade edilecektir. Bu işlemlerin yapılmasına müteakip taraflar... A.Ş. ve ... muhasebe ve şirket ortaklığı ile ilgili işlerini ayıracaklar...,Hazır Giyim Taş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.'deki ortaklık hisselerini... belirleyeceği bir kişi adına devredecek, bugüne değin yapılan bütün iş ve işlemler nedeniyle birbirlerini ibra etmiş sayılacaklardır. Taraflar birbirlerinden hukuki ve cezai konuda başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacaklardır." şeklindedir.
Davacı tarafından 23.08.2005 tarihinde davalı hakkında savcılığa başvuru yaptığı, başvurudan bir gün sonra 24.08.2005 tarihli protokolün yapıldığı, taraflar arasındaki Protokol hükümlerine göre İzmir Çeşme'deki taşınmazın...(davacının oğlu) devredileceği, ... elindeki 5 adet senedi davalıya devredeceği, protokol konusu taşınmazın protokol hükümlerine uygun olarak... devredildiğinin kararlaştırıldığı ve devir yapıldığı anlaşılmaktadır.
İbra sözleşmesi, taraflar arasındaki tüm borçları kapsayabileceği gibi belli borçlar içinde de yapılabilir. İbra sözleşmesinin yapılmasından sonra ibraya konu olan borç ilişkisine dayalı olarak tarafların birbirinden talepte bulunması artık mümkün değildir. İbra ivazlı olabileceği gibi ivazsız da yapılabilir. Protokol isimli belgeden ibra için belli yükümlülükler öngörüldüğü için ibranın ivazlı olarak yapıldığı sonucuna varılmıştır. İbra sözleşmesinin konusunu oluşturan alacak hakkı, borç ilişkisi, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşmeden doğabileceği gibi, aile hukuku, borçlar hukuku veya eşya hukuku ilişkilerinden de doğabileceğinden banka hesaplarından haksız para çekildiği konusu da ibraya konu olabilecektir. Taraflar arasındaki Protokol adlı belgede, "bugüne değin yapılan bütün iş ve işlemlerin" ibra kapsamında olduğu kararlaştırılmıştır. Protokol adlı belge ile protokol tarihine kadar taraflar arasındaki tüm ilişkinin sona erdirildiği, ibranın özellikle irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğuna ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, buna ilişkin bir davanın da açılmadığı anlaşıldığından davacının davalıyı ibra ettiği sonucuna ulaşılarak davalılar aleyhine açılan davaların reddine karar verilmiştir.
Ceza yargılamasının bu davaya etkisine ilişkin yapılan değerlendirme; Yargıtay tarafından onaylanan İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas,.. Karar sayılı kararında, davalının resmi evrakta sahtecilik ve hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan ceza aldığı, her iki suçun şikayete tabi olduğu, re'sen soruşturma ve kovuşturmaya tabi olduğu, davalının özel hukuktan kaynaklanan sorumluluğunun itfa, ibra ve diğer hukuki yollarla sona ermesi durumunun davalının cezai sorumluluğu ortadan kaldıramayacağı, davacı tarafça soruşturma konusu şikayetin yapılmasından sonra ibra sözleşmesinin imzalandığını, tarafların birbirlerinden hukuki ve cezai konuda başkaca hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacağının kararlaştırmış olması nedeniyle hukuki sorumluluğunun devam etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı ile davalılardan ... arasında yapılan ibra sözleşmesinin diğer davalı bankalara etkisine ilişkin yapılan değerlendirme; Taraflar arasında ibra sözleşmesi 2005 yılında yapılmış olduğundan 818 sayılı Borçlar kanunu hükümlerinin dikkate alınmasının gerektiği, 818 sayılı BK.'nın 145/2 maddesine göre "eğer müteselsil borçlulardan biri borç tediye olunmamışken, ondan tahallüs etmiş ise, diğer borçlular ancak halin veya borcun mahiyetinin irae ettiği nispette bu beraetten istifade edebilirler." hükmü, bankalardan para çekilmesi sürecinde asıl sorumlu olan dava konusu olayla bağlantı içerisinde bulunan davalı ... olduğundan ve para çekimi işlemlerini yapan ve sahte imzalarla para çekim işlemi ile ilgili asıl sorumlu olan... alacaklının borç konusu işlemle ilgili borçluyu ibra etmesi nedeniyle diğer müteselsil borçluların ibra ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Mahkememizin ... Esas (bozma öncesinde ... Esas,... Karar) Sayılı dosyasında Davacının Davalılar aleyhine açtığı Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 135,00 TL peşin harç ve 3.112,30 TL ıslah harcı ile tamamlanan toplam 3.247,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.631,90 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 35.133,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,
B-Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas, ...Karar sayılı dosyasında Davacının Davalılar aleyhine açtığı Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 135,00 TL peşin harç ve 1.932,40 TL ıslah harcı ile tamamlanan toplam 2.067,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.452,00 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,
C-Birleşen Mahkememizin ... Esas (bozma öncesinde Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile birleşen İzmir ... Asliye Ticaret mahkemesi'nin... Esas) Sayılı dosyasında Davacının Davalılar aleyhine açtığı Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.137,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 521,95 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,
D-Asıl ve Birleşen davalarda davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına,
E-Asıl ve Birleşen davalarda Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 103,6 TL, Davalı... İzmir Şubesi tarafından yapılan 2.050,00 TL, Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 2.506,50 TL, Davalı... tarafından yapılan 5.030,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
F-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren Yargıtay nezdinde başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 24.09.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza